
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sait faik abasıyanık
Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki her zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanmıyorduk. Yahut bana öyle geliyordu.diyen büyük yazarın ilk kez 1939 yılında yayımlanan hikâye kitabı Sarnıç yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKSarnıçDağın eteğine beyaz minareleriyle sarı…

Yazar: sait faik abasıyanık
Yazarın daha önce hiç yayınlanmamış iki öyküsü ve yayınlanmış öykülerinin taslak metinleri bir kitapta toplandı. Sevengül Sönmezin hazırladığı kitapta ayrıca Sait Faikin Burgazadadaki Müze arşivinin tüm listesi de yer alıyor.

Yazar: sait faik abasıyanık
“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını i…

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faiki 1940ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım. Nurullah Ataç, Burgaza gidip Sait Faiki görmemizi önerdi. O da kim? diye sordum. Türkiyenin en iyi hikâye yazarı dedi. Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum. Neden derseniz, benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan. Ve Sait öykülerinde şairdir.Mîna Urgan...Ben, iskambil oynarken, yanımda birisi durursa pek memnun olur…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.diyen büyük yazarın; ilk kez 1936 yılında yayımlanan hikâye kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek hazırlandı. TADIMLIKSemaver-- Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın.Ali nihayet iş…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…

Yazar: roland barthes
25 Ekim 1977: Roland Barthes 62 yıl süreyle birlikte yaşadığı, kendisi için iyi yürekliliği, soyluluğu, masumiyeti, yumuşaklığı simgeleyen annesini (anneciğini) yitirir. Büyük bir çöküntüdür bu onun için. Yas Günlüğü: Yaşamında bir yol ayrımına gelmiştir artık. Annesinin ölümünün hemen ertesinde, 26 Ekim 1977den 15 Eylül 1979a kadar sürecek bir günlük tutmaya başlar.

Yazar: jan potocki
Hafızın Yolculuğu: Gizemli, çekici, düşsel, şiirsel, çarpıcı ve renkli bir Doğu öyküsü okumak ister misiniz? Jan Potockinin koluna girip Hafızın yolculuğuna çıktığınızda bu öykünün içinde size de yer olduğunu göreceksiniz. Çok çok uzun yıllar öncesinde geçen, zekice kurgulanmış bu küçücük kitabın cüssesine bakıp aldanmamak gerek! TADIMLIK5. Beni-Hedar KabilesiHafız yanına, topraklarından geçe…

Yazar: yusuf atılgan
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın, otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin i…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: sabahattin ali
İhtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. Ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. Çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi. Hep genç kalacağım.Kitapta, Sabahattin Alinin ailesine, arkadaşlarına ve iş ortaklarına yazdığı mektuplarla, Sabahattin Aliye ailesi, Nâzım Hikmet, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin, Melahat Togar, A…

Yazar: amin maalouf
XII. yüzyılda, Akitanya'dayız... Soylu bir ozan, Jaufre Rudel, zevk ve eğlenceye doymuş, böylesi yaşam sürmekten bıkmış; uzak, arı ve sonsuz bir aşkı düşlüyor... Kusursuz, düşsel bir kadını anlatıyor dizelerinde. Ve günün birinde, denizler ötesinden gelen Gezgin, bu imgenin gerçekten yaşadığını haber veriyor ona. Çılgına dönen ozanın "Uzaktan Aşk"ını arayışı böyle başlıyor. Daha…

Yazar: amin maalouf
Amin Maalouf'dan yeni bir kitap... Maalouf'un Uzaktan Aşk'tan sonraki ikinci librettosu Adriana Mater. Maalouf bu operayı Opéra de Paris'nin isteği üzerine kaleme almış. Adriana Mater, yer ve zaman belirtilmemiş ama 20. yüzyıl sonlarında Balkanlar'ın durumunu çağrıştıran, iç savaşın yaşandığı bir ülkede geçiyor. Genç bir kadın olan Adriana tecavüze uğrar ve hamile kalı…

Yazar: amin maalouf
Türk okurunun daha çok tarihsel romanlarıyla tanıdığı Maalouf, bu kez medeniyetler çatışması adı altında kuramsallaşıp yasallaşan ve dünyadaki bütün kültürler ve halklar için felakete yol açacak politikaları eleştiriyor.Yazar, yaşamın devamlılığının olmazsa olmazı olarak gördüğü hoşgörü çığlığını yeniden duymaya davet ediyor insanlığı...Çivisi Çıkmış Dünya bir yandan küresel ısınma, enerji kaynak…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faik Abasıyanıkın sağlığındayken yayımlanan son kitabı olma özelliğini taşıyan Alemdağda Var Bir Yılan, yazarın milyonlar içindeki yalnızlığını etkileyici bir dille anlatıyor. Bu kitapla hikâye anlayışına ve anlatımına yenilikler getiren yazar; topluma, doğaya, hayata yepyeni açılardan bakarak, birtakım duygularını apaçık ortaya koyması açısından önem taşıyor. Alemdağda Var Bir Yılan yeniden…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faikin mektuplarından sonra şimdi de Haber gazetesinin Mahkemelerde köşesi için kaleme aldığı 26 yazısı okurla buluşuyor. Edebiyatın bu büyük ve yalın kalemi mahkeme kapılarında yaşanan dramları, gülünç olayları ama hep insanı anlatıyor. Yazıya kalemini açtıktan sonra öpecek kadar bağlı olan Sait Faikin bu yazıları da öykü tadında... TADIMLIKModern Bir Karı KocaCürmümeşhut hâkimi evvela…

Yazar: sait faik abasıyanık
''Sevgilim! (...) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, köralası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cigara, adam arıyor giibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikayeme yanaşamıyorum.'' Sait Faik Abasıyanık'ın ''Dört Zait'' adlı hikayesinden. ''…

Yazar: sait faik abasıyanık
Riyakârlık aşağılığın en son haddidir. Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi. (...) Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: Durun bakalım, der, biz de varızdiyen büyük yazarın; ilk kez 1953 yılında yayımlanan romanı Kayıp Aranıyor ye…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.Sait Faik Abasıyanıkın Son Kuşlar adlı hikâyesindenSon devir hik…

Yazar: artun ünsal
Kan davasını aile namus ve şerefinin korunmasına yönelik destansı bir alınyazısı olarak ele alan romantik yaklaşımyerine, bu şiddete toplumsal bir olgu olarak eğilme gerekliliğini savunan bir kitap Anadoluda Kan Davası. Anadoludaki geleneksel kan davalarını günümüzde yaşanan global şiddetin yerel bir dışavurumu olarak ele alıyor. Siyasal bilimci ve hukuk sosyologu Artun Ünsaldan çok boyutlu bir ç…

Yazar: hamdi koç
Gizli bir şey yapıyordum ve korkuyordum, karımdan, çocuklarımdan, patronumdan, arkadaşlarımdan, iş arkadaşlarımdan, kısaca bana sahip olan, hayatımı zorlaştırma, hatta karartma potansiyeline sahip herkesten, tek tek ve toplu olarak hepsinden.