
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Tutkunun Dansı (Cynster, #15)
Okuyucu yorumlarından sonra büyük ön yargıyla başladığım bir kitap Tutkunun Dansı.Beğenmeyip sıkılacağımı düşünmüştüm okurken ama hiçde öyle olmadı.Gayet güzel bir kitaptı.Tabiki bir Julia ve Judith'in kitapları gibi değildi ama kendi çapında buda güzeldi:)Ben sıkılmadan okudum.He bir daha okurmuyum okumam:) Emily ve kardeşleri anne ve babasının ölümünden sonra varisleri olan amcalarının yanına taşınıyorlar.Tabi amcaları kötü biri.Hizmetçi gibi çalıştırıyor onları evinde.En sonunda Emily 25 yaşına geip reşit olunca kardeşlerinin vasiliğini üzerine alıyor ve amcalarının evinden kaçıyorlar.Amaçları aile hazinesini bulmak.Bu hazine uğruna Clayton adlı bir kasabaya geliyor ve hancılık yöneticiliği için bir ilan görüyor ve görüşmeye gidiyor.Tabi hanın sahibi.Süper yakışıklı Jonas:)Emily'nin hayallerinde ki han sahibi koca göbekli ak saçlı babacan tavırları olan yaşlı bir adam.Tabi karşısında Jonas gibi br adam bulunca dumur oluyor ve herzamanki gibi aralarında kıvılcımlar çakıyor.Bundan sonrası tabiki aşk ve macera:)Gerisini okuyunca görürsünüz. Yalnız şunuda belirteyim.Stephanie'nin diğer kitaplarında olduğu gibi burada da yoğun bir cinsellik var.Öyle yoğun ve uzun ki tek bir sahne bile 20 sayfa civarı birşey tutuyor:)Vasatın biraz üzerinde bir kitap.Okumaya değer ama:)
Baskı: Mekanik Kalp
İlginç bir kitaptı.Sonu keşke mutlu bitseydi ama malesef mutlu değil.Beklemediğim gelişmelerde oldu kitapta.Kısaca vasat bir kitaptı.
Baskı: İlk Aşkın Büyüsü
Çok beğendiğim söylenemez ama yinede sıkmadan okuttu kendini.Tren kompartımanında mahsur kalan dört adamın ilk aşklarının anlatıldığı bir roman.Herkes sırayla ilk aşkını anlatıyor.
Baskı: Aşkın Büyüsü
Beyaz dizi tadında bir romancıktı:)Güzeldi.Beyaz dizi okuyan biri olarak beğendim.İçerik hakkında ekstra yazacak birşeyim yok zaten tanıtımda ne var ne yok anlatmış neredeyse:)
Baskı: Kanatlar (Kanatlar, 1)
Gençlik romanı ama ben beğendimOkunabilir bir kitap.Asi Perileri de okudum ama burada bizim bildiğimiz periler biraz farklıEğlenceli bir gençlik romanıydı. Konudan da biraz bahsedeyim.Laurel 15 yaşlarında bir kız.3 Yaşındayken ailesi onu kapı önünde bulmuş yani evlatlıkEvde eğitim görmüşDiğer insanlardan biraz farklı sadece meyve sebze ile besleniyor hiç bir hayvansal gıda alamıyor.Bu yüzden de kendini vejeteryan görüyor ama tabi gerçek bambaşka16 Yaşındayken sırtında sivilce tarzı bir yumru hissediyor önce önemsemiyor ama sonradan bu yumru büyüp sekilde değiştirince işler iyice karışıyor. David okulda ki ilk arkadaşlarından biri tabi arkadaştan biraz daha fazlasıÇok şeker bi çocuktu her ne kadar sevsem de benim favorim TamaniYani muhafız periAhh ahh sonlara doğru bırak Laureli beni al diyesim bile geldiYalnız bununda saçı uzundı yaNeden bu perilerin saçı uzun olur ki Kısaca okumanızı tavsiye ederimGençlik romanı da olsa güzeldi
Baskı: Nefretten Sonra
Beyaz dizi tadında bir romandı.Okumasanızda birşey kaybetmezsiniz.
Baskı: Rüzgarın Kızı Şahbanu
Çok etkilendiğimi belirtmek isterimÇölde yaşayan ve deve satımı ile geçinen insanların hikayesi diyebiliriz ama en önemlisi 12 yaşında ki Şahbanunun 3 karılı 55 yaşında bir adam ile evlendirilme çabasının hikayesi.Şahbanu başına buyruk özgürlük isteyen bir kızımız hali ile evlenme meraklısı da değil.Hele 3 karılı 55 yaşında bir adamla evlenmek hiç istemiyor.Etkilememin sebebi bu zaman da bile var böyle şeyler.Genci geçtim çocuk babaları hatta dedeleri olacak insanlarla evlendiriliyorlar ve seslerinide çıkaramıyorlar.İnsan bunları okudukça haline şükrediyor.
Baskı: Fırtınadan Sonra
İlk olarak çok beğenerek okuduğumu söyleyeyimFantastik kitaptan çok historical'a bir kayma olmuş gibiArada da vampirler druidler olmasa al sana historical diyeceğim yaniBu seriye zaten bayılıyorum ama hiçbiri ilk kitabın yerini tutmadıBende ki beğeni sıralaması 1-3-2 şeklinde Konudan biraz bahsedeyimNell lanetli olduğuna inan kızımızGeleceği görüyor.Yaşadığı kasabadan da başına gelen olaylar yüzünden ayrılıp mürebbiye olarak çalışmaya başlıyor.Mürebbiyeliğini yaptığı çocukla beraber bir gemi yolculuğunda yakışıklı prensimiz Mikhaile ile yolları kesişiveriyor Mikhail ise bazı vampirlerin kutsanmışları ve onların çocuklarını öldürmek istemesi üzerine kızkardeşi ve kuzeninin çocuklarını alıp güvenli bir yere götürmek üzere bir gemi yolcuğuna çıkıyorlar ve burada da saldırıya uğrayacaken Nell sayesinde kurtuluyorlar. baştan sona sürükleyici bir kitap.Özellikle sonu daha da sürükleyiciNell çok egzantirik bir kişilikSöylediği o tuhaf laflara bayıldım Kleopatranın koca burnu İsanın ayağı Da Vinci'nin sakalı ve daha neler neler Okumanızı tavsiye ederim ben çok beğenerek okudumBundan sonra kimin hikayesinin anlatılacağınıda çok merak etmekteyim
Baskı: İskoçyalı'nın Gelini
Kitap Bitti.İskoç karakterleri sevmeyen yoktur herhaldeBu da güzeldi.Yalnız hikaye de yeni birşey yok onu baştan söyleyeyim.Resmen popüler yazarların bazı romanlarının birleştirilmiş hali gibi.Bu isim konusudan C harfinden gitme meselesi Julia Quiin'i hatırlattıAyrıca Gelin ve Düğün kitaplarından oluşan bir sentez gibiydi adeta.He birazcıkta Fidye ile Sır vardı Conner Julia'nın Alec ve Connor karakterlerinden Laurel ise Jamie ve Brenna karakterlerinden bazı özellikle alınıp harmanlanmış gibiydi. Laurel'in karakteristik özellikleri şatoyu adam etmeye çalışması sinirlenmesi dediğim dedik halleri galce bilipte bunu saklama çabaları avlanması ata çok çok iyi binmesi klan haklıyla iyi geçinmesi bunların hepsini Julia'nın kitaplarında okumuştum.Aynı şey Connor içinde geçerli.Koruuculuğu sinirlenince ne dediğinin bilmemesi Laurel'e yasaklar koyması en önemliside evlenmemeye kafayı takmış olması Bunların hepsini okuduk farklı farklı kitaplarda.Ama dediğim gibide severek de okudum her ne kadar yazacık azıcık araklamacı gazeteci gibi davransada güzeldi
Baskı: Asi Periler
Kitap bana biraz Tinkerbell'in son filmini hatırlattıOradada bir insanla arkadaşlık kuruyordu.Bazı benzeyen kısımlar var ama kitap biraz daha büyük bir yaş ortalamasına hitap ediyor Konudan bahsedeyim birazKitapta periler bildiğimiz küçük kanatlı yaratıklar ve bir meşe ağacında yaşıyorlar bir lanet yüzünden sihir güçlerini kaybetmişler ve sessizlik adını verdikleri bir hastalık yüzünden ölüyorlar.Ölünce de yerlerine yeni bir yumurta oluşuyor o sayede perilerin soyları devam ediyor.Hançer cesur bir periTinkerbell hesabı yalnız burada avcılardan biriKüçükken Paul adında bir çocukla gözgöze geliyor.Paul ile ilk karışlamaları bu oluyor.Yıllar sonra Paul büyüyünce iyi arkadaş oluyor hatta birbirlerine aşık oluyorlarPaul bazı şeyler konusuda Hançere yardım ediyorÖzellikle sihir güçlerinin neden kaybolduğu konusunda Aşk ve fedakarlık içeren İlginç ve farklı bir kitap sayfa sayısı da az masal gibiydi hemen bittiBen beğendim serinin devamınıda okurumEnteresan bir yerde bitti bundan sonra neler yapacaklarını merak ediyorum
Baskı: En Çok Beni Sev (Bridgerton, #2)
Sonunda muradıma erdimAnthonymi okuyup bitirdimTeklime ile muhteşemdiSerini en güzel kitabı olduğu kesinZaten merakla beklediğim kitaplardan biriydi uyuz epsilona kaldık böyle en son okuduk işte Bir kere kitabın ön sözü muhteşemdi.Babalarının ölümü o kadar duygu yüklüydü ki yani ruhsuz duygusuz ben bile etkilendimAile ilişkilerinin bu kadar güzel anlatıldığı bir kitap daha okumadım ben.Çok komikti evet ama komikliğinden kat kat daha fazla duygusallık içeriyordu.Daha ön sözde bile yazar okuyucuyu duygusallığa sürüklemiş.Anthony ile babasına olan düşkünlüğü Kate'in annesini kaybettiğinde yaşadıkları.Bu olaylara bağlı korkular çok güzeldi. Kitaptan biraz bahsetmek lazım:) herzamanki gibiAnthony'nin babası genç yaşında arı sokması yüzünden ansızın ölüyor ve bu durum Anthony'de bi nevi travma gibi birşeye neden oluyor.Oda tıpkı babası gibi genç yaşında ölüp gideceğine kendini inandırıyor(ki bu inancı yüzünden okurken kafasını duvara duvara vurup aklını başına getirmek istediğim çok oldu) ve bu yüzden de bir gün ansızın evlenmeye karar veriyor.Çünkü evlenmeden varisleri olsun istiyor.Tabiki bu evlilikteki en önemli kural.Aşık olmamak. Kate ise çok güzel olmayan kızımız 21 yaşında ve evde kalmış gözüyle bakılan biri çünkü güzel olmadığı ve durumları iyi olmadığı için kimse onunla ilgilenmiyor.Bir üvey kardeşi ve birde üvey annesi var ama araları çok iyi:)Üvey kardeşi çok güzel herkes onun peşinde tabi evlenmeye karar veren zamparamız Anthony'de onun peşinde:)Tabi bu durum ne kadar böyle devam eder orasını okuyunca anlarsınız Bazı sahnelerde gülmekten öldüm.Koskoca Vikont Anthony köpek kovaladı:)Masanın altında yakalanma kısmı da çok komikti.Kriket oyununda gülmekten öldüm.Pembe kriket sopası süperdi.Hele o siyah sopaya verilen isime bittim Ölüm Sopası:)Fırtına sırasında ki masa altı sahnesi çok romantik ve duygusal bir sahneydiGerdek gecesi konuşmaları beni bitirdi Tek bir kısımı sevmedim Leydi Whistledown'un yazılarını okurken hiçbir heyecan ve merak hissetmedim aksine sıkıldım.Kim olduğunu bilince işinde bir heyecanı kalmadıTabi buda kimin suçu tabiki EPSİLON'un.Lanet epsilon sırayla gitse ölürdü sanki. Seriye başlamamış olanlar vardır belki.Tavsiyem.Seride ki sıralamaya göre gidin.Eminim bizlerin okuduğundan daha fazla tat alırsınız.
Baskı: Sev Sevebilirsen
Beğenerek okuduğum kitaplardan biri oldu.Serinin ikinci kitabı ama ben bunu daha çok sevdim.İlk kitaba göre daha fazla polisiye mevcuttu.Kitapta ilk kitabın kahramanı Coop da mevcut tabiki deli gibi aşık bir erkek olarak çok şeker:)Ayrıca Rafe'in kardeşi Nick ile eşi Angel'ın ve Viv Hala ve Kocası Pirro'nun hikayelerinede yer verilmiş kısa da olsa:)Viv Hala ve Pirro süperler.Özellikle Viv hala'nın hastalığına çok güldüm:)Okuyunca anlarsınız.Pirro zarasız bir şekilde başladığı iş ile başını büyük bir belaya sokuyor:) Sara ilk kitaptan da tanıdığımız Coop'un komşunu seksi polisimiz:)Rafe de eski iş ortağı.Birbirlerine ta ortakken bir çekimleri var ama ikiside kabullenemiyor. Sara'nın aile hayatı berbat herkes polis ve eşlerin hemen hemen hepsi boşanmış o yüzden de evlilik ve bağlanma deyince ardına bakmadan kaçıyor.Rafe ise tam tersi mutlu mesut ve kalabalık bir ailenin çocuğu o yüzden evlilik meraklısı diyebiliriz.Böyle oluncada sorun çıkıyor tabiki:) Bekar günlükleri serisinin son kitabıydı bu o yüzden bekar günlükleri yazarınında kimliğini öğrenmiş olduk:) Güzel bir kitaptı sürükleyiciydi bir çırpıda bitti:)
Baskı: İlk Buluşmada Asla Isırma
Farklı ve güzel bir kitap:)Kitapta ki vampircikler bol bol dedektifçilik oynadılar.Katilin kimliği konusunda şüphelenmiştim ve şüphelerim doğru çıktı ama Daniel ve Milo'nun kimliklerini ben tam tersi şekilde tahmin etmiştim.Rowan da vampirdir demiştim ama işlediği suçu tahmin edememişim. Güzeldi. Zaten kısada bir kitap.Çerez niyetine okunup hemen bitiyor.
Baskı: Aşkın Kalesi (Carsington Brothers, #5)
Bu kadının kitaplarına bayılıyorum yaÜç kitabını okudum üçüde birbirinden güzeldiKitabı o kadar sevdim ki böyle oturup herşeyi tek tek anlatasım var sizeÇok komikti bütün karakterler. Kitaptan bahsedeyim önce biraz.Olivia ve Lisle çocukluk arkadaşı birde akraba oluyorlar ama Olivia üvey olduğu için aralarında kan bağı yok.Lisle tam bir Mısır tutkunu.Çocukken mısıra gidiyor oradaki kazılara katılıyor ve bu arada da Olivia ile mektuplaşıyorlar.Çok iyi arkadaşlar.Ve Lisle 24 yaşındayken eve dönüyor.Tabi ki anne ve babasının ısrarı üzerine.Çağırılma nedeni de İskoçya da bulunan bir kaleyi adam etmek.Lisle ngiltereye geldiği gün bir baloya katılıyor ve Oliviayı ilk olarak orada görüyor bu arada Olivia 22 yaşındaUzun zamandır görüşmemişler.Baloda ki ilk karşılaşmada ki diyaloglar süperdi.Gülmekten öldümBu arad Lesli sarışın ve gri gözlü bir karakter Olivia ise kızıl saçlı mavi gözlü ve erkekleri büyüleyen bir kız.Deli dolu biri.Canı ne isterse onu yapıyor.Adı da skandallara karışıyor tabiki ve her skandal da ailesi tarafından uzaklaştırılıp taşraya yollanıyor en sikayetçi olduğu konuda bu.Tam bir macera delisiRomantik ve hayal aleminde yaşan biri.Lesli de tam tersi tam bir realist gözünün gördüğü şeylere inanan biri.Kalbi ile değil mantık ile hareket edenlerden.Karakterler tamamen birbirine zıt ama birbirlerinide çekiyorlar. Lesli iskoçyaya gitmek istemiyor ama Olivia allem ediyor kallem ediyor sonunda iskoçyaya gidiyorlar tabi ki oradada ufak bir sorun varHAYALETLEREn azından hayalet olduğu düşünülen şeyler Kitap gerçekten çok güzeldi.Bir kere Vampirler olarak adlandırılan iki dula bayıldımNelerden nelerden bahsettiler okumalısınızİkiside çok komik.Hele heleOlivianın büyük büyük annesinin oymaları süper.Kadın 95 yaşında ama bişey yapamasam da çevremde yakışıklı güçlü kuvvetli erkek görmek hoşuma gidiyor diyor Tamam bu kadar yeterBana kalsa hepsini anlatırım burada size okuyacak birşey kalmaz ama size tavsiyem elinizdeki kitabı bırakın buna başlayın
Baskı: Sözde Nişanlı
Kitabı bitirdim:)İlk önce konudan biraz bahsedeyim.Gabriel bir markini oğlu ama babası çok kötü biri.Genç yaşında adı bir skandala karıştığı için babası evden kovuyor ve Gabriel de hayatını kumar masalarında kazandıkları ile sürdürüyor. Psyche ise anne ve babasını kaybetmiş bir kadın.Birde kız kardeşi var ve tabi yüklücede bir servet ama servetinin kontrolü amcasında.Servetinin bir kısmını nişanlanınca alıcak diğer kısmını ise evlenince.Bir nişanlılık masalı uyduruyor etrafındakilere ve bunun içinde bir oyuncu ile anlaşıyor ama tabi işler ters gidiyor ve böylelikle Gabriel ve Psyche kendilerini bir anda nişanlı buluyorlar ki buda gabrielin çok işine geliyor çünkü peşinde onu öldürmek isteyen insanlar var.Hikayemiz böyle başlıyor. Öncelikle güzel bir historicaldı ama çok ahım başım birşey değildi.Okunup rafa kaldırılacak cinsten.Okumak için bir daha elime almam şahsen:)Pysche'nin kız kardeşine bayıldım.Onun hikayesini okumak için sabırsızlanıyorum.Epsilon onuda çıkarır umarım.Serinin üçüncü kitabı onun hikayesi yani bu kitaptan sonra sırada o var.David ile olan konuşmaları çok hoştu:)Aralarında kesin bir aşk doğacak:)Yazar ilk sinyalleri verdi:) Gabrielin haline üzüldüm walla bir ara gözlerim doldu hatta:(Yaşadıkları yüzünden.Kaybolmuş küçük bir çocuğu hatırlattı bana okurken. 10 üzerinden 6 vereceğim bir roman.Okuyun bakalım siz beğenecekmisiniz..
Baskı: Ters Yüz
Kitap bitti ama bende bittim yaniİlk olarak merak edenlere mutlu sonla bitiyor Kafam karıştı walla okurken.Kitabı Cope ve Ella'nın aşkı olarak ele alırsak güzel bir aşk hikayesi.Biraz dram bolca sadakat ve dostluk içeren bir roman.Bu yönden beğendim ama Hiç anlamadığım bir konu var.Serinin içinci kitabından başlamışlar ama ilk iki kitaptaki özellikle birinci kitaptaki konu bu kitabın yarısını kaplamış vaziyette. Erin Todd ve Ben ilk kitabın kahramanları.Bu kitapta bol miktarda mevcutlar ve aralarında çok çarpışık bir ilişki var.İlk olarak Todd ve Erin birbirlerine aşıklar daha sonra araya Ben giriyor Todd Ben'e aşık Erin Ben'e aşık Ben Erin'e aşık ama Todd'u da ya seviyor yada hoşanıyor.Erin Ben ile evli ve hamile.Bu üçü birlikte yaşıyorlar.Arada eşcinsel bir ilişki var anlayacağınız.Ben'in babası bebeğin Todd'dan olduğuna inanıyor bu yüzden DNA testi istiyor arıza bir tip anlayacağınız.Konuşmuyor Ben ile ve sürekli tartışma çıkarıyor. Brody ve Elise ikinci kitabın kahramanları.Elise'nin birde kızı var ama babası Brody değil. Adrian Erin'in kardeşi ve bir Rock Yıldızı.. Ben Brody ve Cope da kardeşler Bütün kitaptan çıkarabildiğim bunlarOkuyupta kafası karışmamış biri bana neler olup bittiğini anlatsın lütfen
Baskı: Beyaz Kedi (Lanet İşleyiciler 1)
Çok ilginç ve güzel bir kitap.Olay örgüsü çok güzeldi.Yazarın hayal gücüne de resmen bayıldım.Olayları iyi bağlamış.Favorilerim arasında ki yerini aldı.Klasik fantastik konulardan(melekler vampirler kurtadamlar) sıkılanlar için kesinlikle çok iyi bir kitap. Okumalısınız muhakkak:)
Baskı: İhtiras Çemberi
Okuduğum kitaplardan biri:)Güzeldi AMA:) Bir kere kitabın yarısına kadar Simon yok gibi bişey.Bir ki yerde ancak karşımıza çıkıyor.Prenses ise başkasıyla evli.Bu kısımlar çok ağır ilerlediği için biraz sıkılmıştım ama karşılaştıktan sonra 10 numara bir kitaba dönüşüyor.Tavşan kaç tazı tut hesabı Elanour kaçıyor Simon kovalıyor:)Eh tabi prensescik bir yerden sonra bırakıveriyor kendini savaşçının kollarına:) İlk yarıda sıkılabilirsiniz okurken ama dişinizi sıkıp okursanız güzel bir ikinci yarı sizi bekliyor:)
Baskı: Gece Avcısı (Ayın Kardeşleri #5)
Tıpkı serinin diğer kitapları gibiydi ama sonunda o aptal kötü cinden kurtuldular:)Okunabilir bir seri.Sıkıcı değil en azından sıkmadan okutuyor kendini. Ama ben kardeşlerden en çok cadıyı seviyorum ve kesinlikle karakter olarak Dumanlı favorim:)
Baskı: Türk Kızının Sofisi Selindrella İstanbul Usulü Külkedisi Masalı
Okudum bitirdim ama hala gülüyorum:)Kesinlikle yabancı çik-lit yazarlarına bin basar:)Pek çik-lit okumayan ben okusam da sevmeyen ben bile sevdiğime göre çik-litçiler bayılırlar:) Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Baskı: Sirena (Ocean Rose, #1)
Vampir ve Melek furyasından sonra ilaç gibi geldi valla:) Kızımız bir siren ama tabiki bundan haberi yok.Olaylar Vanessanın kız kardeşinin kayalıklardan denizde atlayıp ölmesi ile başlıyor.Bundan sonra bir dizi ölüm daha gerçekleşiyor ölenlerin hepsi erkek ve yüzlerinde bir gülümseme var. Fraklı ve güzel bir kitap.Okumanızı tavsiye ederim.Seriymiş zaten ikinci kitabı da merakla beklemekteyim.
Baskı: Tatlı Tuzak
Sonunda okumayı başardım be:)Çıktığı günden beri okumak için ölüyordum.Ölmeme de değermiş yane:) Kitap Elisha'nın bitlendiği için saçlarının kesilmesi ile başlıyor.:)Annesi resmen koyun kırpar gibi kırpıyor saçlarını ve erkek gibi oluyor.Claire Elisha'nın en yakın arkadaşı ve bir han sahibinin kızı.Connor ile arabasının tekeri kırıldığı için mecburen handa konaklaması ile karşılaşıyorlar.Bazı olaylar sonucu ki bunları okuyunca görün Connor Elisha ile evlenmeye karar veriyor ki asıl önemi olaylar bu noktadan sonra başlıyor:) Genel manada sürükleyici ve iyi bir anlatım ile yazılmış bir roman.Okurken en çok hoşuma giden kapaktaki sahnenin aynısının hikayede geçmesi oldu:)Genelde kapaklar ile alakasız olurdu ama bu sefer tam on ikiden vurulmuş:) Okurken Connor'ı öldüresim geldi itiraf ediyorum.Ne kalın kafalı bir Düktür bu ya:)Kıza demediği kalmadı sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık. Elisha çok sabırlı ve dayanıklı bir karakter.Kolay kolay yıkılmadı:)Onca söze rağmen dimdik ayaktaydı.Beni en çok da bu etkiledi:) Uzun lafın kısası okuduğum en iyi romanlar listeme bir yeni kitap daha ekledim.Listemde ki ilk Türk yazar:)Devamıda gelir inşallah:)İlk kitap Kalbimi çaldın bana biraz daha romantik komedi gibi gelmişti ama bu kesinlikle duygusal ve romantik bir hikaye:)Okumanızı tavsiye ederim:)
Baskı: Boş Yere Süslenme (Charlize Edwards Serisi 1)
Bazı yerlerde güldüm kabul ediyorum ama yinede okurken sıkıldım:)Ne zaman bitecek diye gözüm sürekli sayfa sayısına takılıp durdu.
Baskı: Aşık ve Gururlu
Aşk ve Gurur'un günümüz versiyonu.Tabi bu romantik komedi tadındaGüzeldi. Dergi yazarı Jasmin Fields, hayır amaçlı bir Aşk ve Gurur uyarlamasında Elizabeth Bennet rolüne mahkum kaldığında, oyunun yönetmenin, Hollywood’da yürekleri yerinden oynatan Harry Noble’ın, tam da düşündüğü kadar züppe bir adam olduğunu görünce hiç şaşırmaz.Bir süre herşey güzel giderken bir gün Jasmin'in bütün hayatı tepe taklak olur.Ailesi dağılmaya başlar gazetede ki köşesi tehlikededir ve daha bir sürü şey değişmeyen tek şey ise Harry Noble'nin inatla ona takılmaya devam etmesidir.Klasik br çik-lit.Yüzünüzde bir gülümseme ile okuyorsunuz kitabı.Tek sinir olduğum yer Birbirlerine sevgilerini son 10 sayfada söylemeleri Birde yazar 2006 yılında 37 yaşında göğüs kanserinden ölmüş.Hemde 3 yaşındaki oğlu Sam'ın doğum gününden hemen önce ölmüşSon romanı da ölümünden hemen sonra 2006 yılında yayınlanmış.Adı The Learning Curve.