
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Zamanın Efendisi
Katilimizin finalde yarattığı eser çok çarpıcıydı.
Baskı: Gece Kuşları
Martin'in iki romancık ve hikayelerinden oluşan bu kitabında şaşırtıcı sonlar bekledim ama beklediğimi bulamadım.
Baskı: Aramızdaki Şey
Kırmızı nesnelerle hikayeler arası ilintiler kurulması hoş bir fikirdi.
Baskı: Enstitü
Böylesi bir tesis için yapılan yetersiz güvenlik düzenlemelerini , yılların getirdiği gevşekliğe bağlamak biraz kolaycılık olmuş ama yine de kralı bir kez daha okumak güzeldi.
Baskı: Yaza Yolculuk
Bu kitaptaki öykülerde üslubu farklıydı Uyar'ın . Biraz dağınık ve kafa karıştırıcı bir ilerleyiş vardı.
Baskı: Dirilen Öfke
Richard Morgan istikrarlı olarak dibe çakılma konusunda bu seride çok başarılı bir iş çıkarmış. Kitap upuzun bir saçma ve sıkıcı diyaloglar ve anlamsız detaylar silsilesi. Bir noktadan sonra sadece evrenle ilgili farklı teknolojik tasarım tasvirleri var mı diye arayarak atlaya atlaya okudum kitabı. İthaki de yine bir editörlük hatası yapmış. Kitabın başında öfke (fury) kelimesinin iki sözlük anlamı yazılmış. Ama öfke kelimesinin dilimizde öyle bir ikinci anlamı yok. Açıklama öfke değil fury kelimesinin açıklaması şeklinde yazılmalıydı. Böyle detaylar nasıl gözden kaçıyor ilginç.
Baskı: Dizboyu Papatyalar
Yüksek gözlem gücü, edebiyat hazzı veren benzetmeler ve detaylarla dolu hikayeler. Tomris Uyar'la tanıştığım kitap. Üslubunu çok sevdim.
Baskı: Düşmüş Melekler
lk kitap bir cyberpunk polisiye iken bu kitapta askeri bilimkurguya dönmüş. Ama hikaye çok da içine alan bir hikaye değildi. Karakterlerin motivasyonlarını anlamlandırmak , hikayenin gidişatını takip etmek güçtü. Diyaloglar sıkıntılıydı. Potansiyeli olan bir evren ancak Morgan cyberpunk atmosfere ve bu atmosferi hissettirecek diyaloglara fazlaca dalmış. Arka planı oluşturan şeyler çok belirsiz kalmış. Çeviri de çok iyi değil belli ki maalesef.
Baskı: Çocukluğun Soğuk Geceleri
Kısacık bir kitapta böyle yoğun bir anlatım. Çarpıcı bir manik-depresif metin.
Baskı: Ölümün Sonu (Üç Cisim Problemi, #3)
Seriye müthiş bir kapanış olmuş bu kitap. Fizik ve astrofizik bilmiyorum ama kitabın bilimsel yanı da çok güçlü görünüyor. K.S. Robinson'un dediği gibi tuhaf bir havası da var. Bir çocuksuluk. Kitabın yoğun karamsar gelecek tasviri iç sıksa da çok tatmin edici bir bilimkurgu okuması sağlıyor bu kitap. Üç Cisimliler e dair belli belirsiz detaylar dışında bir şey öğrenememek de hoşuma gitti nedense. Belki de kitabın gerçekçiliğini artırdı benim için, onca olağanüstü şeye rağmen. 1. ve 3. kitabı ile son dönemde yazılmış en iyi bilimkurgu serilerinden biri olabilir, ikinci kitabı çok beğenmesem de...
Baskı: Incognito: Beynin Gizli Hayatı
Adalet sistemini sorgulayıp, suçluların işlediği suçların sebebinin beyinlerinin farklı işleyişi olduğu tezini açıkladığı bölüm biraz fazla tek yanlı gibi göründü. Beyinle ilgili çok okuma yapmamış olanların ilgisini çekecek detaylar ve örnekler barındırıyor.
Baskı: Gece Oturumları
Asimovvari şüphelerle ve sorgulamalarla bezeli bir suçlu robot hikayesi. Bilinç geliştiren, savaş robotu gövdesinden polis robotu gövdesine bilinci aktarıldığı için kendisini sakat olarak görebilen, iman edebilen, birbirleri ile sürekli iletişim halindeki insansı robotlar. Nükleer silahların kullanıldığı din savaşlarından sonra tamamen sekülerleşen bir dünya. Bedenle entegre edilmiş teknoloji... Polisiye detaylar biraz fazla ve zaman zaman sıkıcı gelse de tatmin edici bir bilimkurgu atmosferi yaratmış Macleod.
Baskı: Gladyatör
Roma İmparatorluğu döneminde geçen oldukça aksiyonlu bir maceraydı. 19 kitaplık bir serinin 9. kitabı imiş. Aradan okumuş oldum .
Baskı: Titanlı Oyuncular
Dick'in depresif ve paranoid üslubunu sevemedim bir türlü. Bu kitap da onlardan biri. İlginç fikirler barındırıyor aslında ama işleyiş yine sıkıntılı bana göre. Yine de okuyorum işte kitaplarını :)
Baskı: Mars Yıllıkları
386 sayfa boyunca Bradbury'nin içe dokunan ve çarpıcı şiirsel cümleleri ile korkudan, kara mizaha, dramdan gerilime bir edebi türler yolculuğu adeta bu kitap. Ve bu yolculuğu Mars'ta yapıyor olduğunuzu düşününce kitabın daha da özel bir hale gelmesi kaçınılmaz oluyor. Kitap boyunca özellikle yalnızlık duygusunu çok yoğun hissettim . Beni en çok etkileyen öykü, Rus yapımı bir kısa animasyon filmi de çekilmiş olan "Yağmur Çiseleyecek" oldu. İnsanların gidişinden sonra bile otomatik olarak her gün dakik bir şekilde çalışıp kahvaltı sofrası kuran , evi temizleyen , akşam eğlencelerini hazırlayıp şiir okuyan robotların olduğu o ev çok etkiledi beni. Fahrenheit 451'e giriş diyebileceğimiz ve Edgar Allan Poe'ya saygı duruşu niteliğindeki "Usher II" de bir başka özel öyküydü benim için.
Baskı: Bir İz Bırak (Carve The Mark #1)
Son derece kof bir evren tasarımı. Bilimkurgu sosu olsun diye eklenmiş zorlama detaylar. Sıradanlığın zirvesinde bir hikaye. Gençlerin yazdığı genç yetişkin romanlarına şüpheyle bakıyordum. Şüphemi doğrulayan kitaplardan biri oldu.
Baskı: ŞE7T4N
Oğul King Baba King'i çok anımsattı bu kitabında. Tam bir King ekolü bu korku romanı. Vic'in mucizevi kurtuluşları birazcık kolaycılık gibi görünüyor ama romanın anlatımı oldukça tatmin edici. Sıkmadan okutuyor 640 sayfayı.
Baskı: Aptal Beyin - Bir Sinirbilimci Beyninize Neler Olup Bittiğini Anlatıyor
Beynin işleyişi üzerine eğlenceli bilgilendirici bir anlatım
Baskı: 3001: Son Efsane
Clarke bu güzel başlayan seriye yakışır, tatmin edici bir final yapamamış maalesef.