thyructus
@thyructus

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Hareketli Resimler (Diskdünya Serisi #9)

Bu keskin zekanın ürünü mizahın müptelası oldum. Hollywood Diskdünyada hayat bulunca neler olur? Tabii ki çok komik şeyler olur. Pratchett huzur içinde uyu.

50 Soruda Yapay Zeka
8/1023.08.2020

Baskı: 50 Soruda Yapay Zeka

Sokaktaki adam için genel olarak anlaşılır bir şekilde yazılmış başarılı bir kitap.

Uzay Piyangosu
3/1022.08.2020

Baskı: Uzay Piyangosu

Dick'in yayınlanan bu ilk kitabı , darmadağınık bir üslubu olacağını gösteriyormuş bağıra çağıra. Sarmal yayınevinin inanılması güç bir hata eseri Arthur C. Clarke adıyla bastığı "Suikastçı" versiyonundan okudum. Neyse ki kitabın aslında Dick'e ait olduğunu biliyordum da Clarke'dan soğumadım :)

Su Adamı
7/1020.08.2020

Baskı: Su Adamı

Hem İtalyan stili bir çizgi roman macerası okuyormuşum gibi hissettim, hem biraz da bir Jules Verne kitabı okuyor gibi. Mahkeme sahnesi ise çarpıcı. Evrimciler ile yaratılışçıların bir karşılaşması gibi. Doktor Salvator'un mahkeme konuşması etkileyiciydi.

Gelecekbilim Kongresi
9/1014.08.2020

Baskı: Gelecekbilim Kongresi

Mükemmel bir alaycı mizah. Çok zekice. Kelime oyunları ve hem icat ettiği kelimelerle em de kurguladığı gelecekte hayal ettiği icatlarla zihninizi allak bullak ediyor, sarsıyor, şaşırtıyor , güldürüyor ve kendine hayran bırakıyor Lem. Yaratıcılığı başka bir boyutta Lem'in. Bu dünyadan değil sanki diyesim geliyor :)"İleriye yönelik etimoloji" yi anlattığı kısım özellikle müthiş. Kelimeler size haz veriyorsa bu kitap tam size göre. Serinin ilk kitabı Yıldız Güncesi de harikaydı. Keşke serinin 2. kitabı da dilimize çevrilse. Fatma Taşkent'in çevirisinde yaptığı yerelleştirmeleri de çok başarılı buldum.

Baskı: 2001: Bir Uzay Efsanesi

Kitabın, bilimkurgu sinemasının klasiklerinden biri olacak şekilde başarılı bir proje gibi yazılmış olduğu seziliyor okunurken. Katı bilimkurgu severleri mest edecek bir roman. Devam ciltlerini okumak için yoğun bir merak duygusu uyandırarak bitti kitap. Yapay zekanın tehlikeleri üzerine o yıllarda bir farkındalık oluşturması da takdire şayan.

Baskı: 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Hayatımızı yöneten kurmacaları , önceki kitaplarında da verdiği örneklerle günümüz dünyasında anlatmış olması, aynı şeyleri tekrar okuyormuş gibi hissettirdi. İnsanların birer bilgi metası olarak kullanılmaya başlanması, hakikatin biçimlendirilmesi üzerine söyledikleri ilginçti.

Dr. Moreau'nun Adası
8/1027.07.2020

Baskı: Dr. Moreau'nun Adası

Wells'in etkileyici alegorilerle dolu kitabı.. İnsanlaştırılmaya çalışılan ama önünde sonunda hayvan özlerine dönen hayvanlar arasında korkunç zamanlar geçiren Prendick'in insanlar arasına döndüğünde, insanları yaşamdan kopmuş , içlerindeki hayvanın bir gün galip geleceği canlılar olarak algılamaya başlaması, insanlığı içgüdülerinden kurtulmak, "hiçbir fantastik kanunun kölesi olmamak" olarak nitelemesi, maymun adamın günlük hayatın konuları için küçük düşünceler ve yeni kelimeler türettiği ve saçmalıklar hakkında konuştuğu büyük düşünceler için felsefi bir ayrım yapması gibi ironiler çarpıcı.

Ben, Efsane!
8/1018.07.2020

Baskı: Ben, Efsane!

Vampirliğe getirdiği (kendince ) bilimsel açıklama sanıyorum yazıldığı dönem için oldukça iyi bir fikir olsa gerek. Yine de haç korkusunu açıklamaya çalışmasaymış daha iyi olabilirmiş, o biraz zorlama olmuş doğrusu. Sürükleyiciliği ve dramatik finali ile güzel bir kitap. Yabancılaşma, çoğunluğun normali belirlemesi gibi üzerine düşünülecek durumlara güzel bir örnek teşkil ediyor. Not: Kitabın İthaki baskısında, karakterin vampirlik üzerine bilimsel inceleme yapıp sonuçlara vardığı çok önemli bir bölüm olan 11. bölümün kitaba basılması unutulmuş, mecburen o bölümü İngilizce epub sürümünden okudum. Artemis baskısında vardır sanıyorum.

Solaris
9/1016.07.2020

Baskı: Solaris

Lem'in yaratıcılığın zirvelerinde gezindiği, tekinsiz, ürkütücü, gerilimli eseri. Okyanusu, okyanusun yaratımlarını,okyanus üzerine yapılan bilimsel araştırmaları anlattığı kısımlar yaratıcılığın zirveye çıktığı ama okuması zor bölümler. Finali daha iyi olabilirdi. Yine de Solaris okyanusunun detayları 9 yıldızı hak ediyor.

Baskı: Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi

Güncel gelişmeleri takip ediyorsanız kitabın söylediği yeni , farklı bir şey yok sizin için.

Maymunlar Gezegeni
5/1009.07.2020

Baskı: Maymunlar Gezegeni

1963' de yazılmış bir bilimkurgu kitabı için oldukça nahif bir tarzı vardı kitabın. Sanki bilimkurgu türünün ilk zamanlarında yazılmış gibi. Evrime getirdiği alternatif kurguyu daha iyi işleyebilirdi, bu haliyle biraz çocuksu olmuş.

Baskı: Hiçi Destanı 3 - Hiçi ile Buluşma

Seri tam , zihin transferi, yapay zekaların insanileştirilmesi ve birbirleri arasında temas, farklı uzaylı ırkların ortaya çıkması gibi konularla daha da derinleşip, Hiçiler ile temasın sağlandığı zirve bir noktaya ulaşmışken Türkçe çeviri kitapların bu cilt ile sonlanması kötü olmuş. Devamını orijinal dilinden okuyacağım mecburen. Pohl gerçekten de çok sağlam bir kurguya imza atmış. Katı bilimkurgu severleri çok memnun edecek bir seri bu.

Baskı: Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Sesli kitap olarak dinledim. Bu yüzden yazarın başvurduğu kaynak sayısı ne kadar bilemiyorum. O yüzden açık bir kapı bırakmakta fayda var. Yazarın özellikle tahılla beslenmeye geçişin etkileri üzerine söyledikleri çok düşündürücü. Modern yaşamın sahtelikleri ve hayvan hakları üzerine farkındalık geliştirme adına oldukça kışkırtıcı bir kitap.

Baskı: Hiçi Destanı 2 - Mavi Ufkun Ötesinde

İlk kitabın aksine Essie sayesinde Broadhead'i sevdiğim, Hiçiler ile ilgili gizemin biraz aydınlandığı , uzay yolculuklarının heyecanı ve zorluğunu hissettiren harika bir devam kitabı.

Baskı: Hiçi Destanı 1 - Çıkış Kapısı

Çıkış Kapısı mükemmel bir bilimkurgu romanı. Hugo, Nebula, Locus ve J.W.Campbell olmak üzere 4 ayrı bilimkurgu ödülünü de alıp boşuna rekor kırmamış Frederik Pohl'un Hiçi Destanı'nın başlangıç kitabı. Pohl'un kurguladığı bu gelecek gizem dolu. Hiç bir üyesiyle karşılaşılmamış ve belki de çok uzun süre yok olmuş bir dünyadışı ırkın geride bıraktığı yerleşimler, aletler, ve uzay gemileri, kullanımını bile tam bilmediğiniz bu uzay gemileri ile nereye gittiğinizi bilmeden ışık yılları ötesine körlemesine yolculuk ettiğiniz, ya öldüğünüz, ya da bu uzaylılara ait ve ne işe yaradıkları henüz tam anlaşılamamış eşyaları toplayarak geri dönüp zengin olduğunuz bir evren. Çaresizlik ya da yoksulluk nedeniyle , neredeyse %50 ölüm tehlikesi bulunan bu yolculuklara çıkan insanlar. Kahramanımız Robinette Broadhead de bunlardan biri. Kitabın sevdiğim yönlerinden biri Broadhead'in şan, şeref ya da kahramanlık için değil, korkaklığı yüzünden sürekli ertelese de mecburiyetten bu yolculuklara çıkan, iyi mi yoksa kötü biri mi olduğunu çok da anlayamadığınız biri olması. Kitap iki mecradan ilerliyor. Biri bu uzay yolculuklarının yapıldığı Çıkış Kapısında yaşananlar, diğeri de kahramanımızın hologram bir robot terapist olan ve zaman zaman Sigmund Freud görünümünü alan Sigfrid ile yaptığı psikanaliz seansları. Hem Çıkış Kapısı'nda yaşananları hem de psikanaliz seanslarını okurken, ilerde meydana gelecek olanların gerginliğinin giderek arttığını hissediyorsunuz. Ve finaldeki o dramatik çözülme bir şekilde nihayete erme ferahlığı ve rahatlığı yaratıyor , sanki siz de bir terapideymişsiniz gibi. Kitabın içine serpiştirilmiş olan birer sayfalık görev raporları, ilanlar, ders parçaları , mektuplar da evrenin gerçekçiliğini artıran unsurlar olmuş. Kitabın çevirisi ise çok iyi değil maalesef, kitap boyunca bizim yazı ya da konuşma dilinde kullanmadığımız "İşini çok severdi. Çok iyi yapardı onu" " Bir panel vardı. Bir gezegen haritasıydı o" gibi çok fazla "o, onu" kelimeleri kullanılmış, İngilizce'den motomot çeviri yapmak hatasıyla sanırım. Güncel ve daha güzel bir çevirisi yapılsa harika olur. Sonuç olarak katı bilimkurgu seviyorsanız çok seveceğiniz bir kitap Çıkış Kapısı.

Baskı: Eric (Diskdünya Serisi #12)

Yine mükemmel. Bu keskin mizah beni öldürüyor :)

Baskı: Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri

Türün ustalarını bir araya getiren önemli bir bilimkurgu öykü derlemesi. Bilimkurgunun ülkemizde çok bilinmeyen yazarlarını tanımak adına da oldukça faydalı bir eser. Bu büyük ustaların arasında Philip K. Dick'in olmaması büyük ve hatta tuhaf bir eksiklik olmuş. Kim Stanley Robinson'u da bu derlemede görmek isterdim. Öykülerin yazılış yılı da belirtilse iyi olurmuş. Beğendiğim öyküler şunlardı: Bana Joe Deyin-Poul Anderson Siz Zombiler- Robert Heinlein Yalnızlığın Uçan Dairesi- Theodore Sturgeon Karaydı Tenleri ve Altın Rengiydi Gözleri- Ray Bradbury Eurema'nın Varisi-R.A. Lafferty Dünyanın Altındaki Tünel- Frederik Pohl Gelgeç Ay- Larry Niven Çölkralları - G.R.R. Martin Gidilmeyen Yol- Harry Turtledove İt Dalaşı- William Gibson & Michael Swanwick Sıçan- James Patrick Kelly Temiz Bir Kaçış-John Kessel

Çarpışma
4/1014.05.2020

Baskı: Çarpışma

Sanırım edebiyat dünyasında başka bir örneği daha olmayan bir kitap. Yazarın, oldukça sert ifadelerle dolu sapkınca bir öyküye James Ballard adıyla kendini de bir kişi olarak yerleştirmesi, ve bu sapkınca olayların içinde yer alıp bu sapkınca düşünceleri zihninden geçiren bir karakter olması çok cesurca bir hareket. Araştırmadım ama Edebiyat dünyasında şok etkisi yaratmış olduğu kesin. Otomobil fetişizmini çok detaylı ifadelerle betimlemesi belki yazarlık gücü olarak nitelenebilir ama bir noktadan sonra tekrara düşme haline geliyor ve sıkıcılaşıyor. Öyküdeki zarar verici davranışlar, özkıyım arzusu temelde bir amaç barındırsa da, görünüm olarak anlamsız davranışlar sergileyen karakterleri hiç sevmedim ve hiç empati kuramadım okuduğum kitaplarda. Bu da o kitaplardan biri oldu benim için. Hassas kişilerin çok zorlanacağı , sert ve pornografik derecede detaylı ifadeler içeren bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Psikolojik profil çıkarma adına, ve nesnelerin ruhsal karşılıklarını irdeleme adına ilginç bir okuma olabilir.

Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Kitabı okurken Atatürk'ün neden okuma listesinde olmasını istediğini anlıyorsunuz.

Yeşil Yol
10/1008.05.2020

Baskı: Yeşil Yol

King'in kendi "Fareler ve İnsanlar"ı ve başyapıtlarından biri. En dokunaklı, en boğaz düğümleyen ve en etkileyici öykülerinden biri Yeşil Yol. Yazarlığının ustalığını gösterdiği, öyküdeki duyguları okuyucuya çok başarılı bir şekilde aktardığı bir roman. King 1930'ları konu edindiği anlatılarında hep böyle başarılı oluyor yanılmıyorsam. Altın Kitaplar yayınevinin bize yalan söyleyerek yıllar önce özet hallerini okuttuğu Mahşer, O, Sis gibi kitaplarının şimdiki tam metin hallerini saymazsak King'in Türkçede basılmış tek okumadığım kitabıydı Yeşil Yol. Filmini izlediğim ve konuyu bildiğim için, unutacak kadar çok zaman sonra okuyayım demiştim ama daha kitaba başlar başlamaz, filmin detayları çok canlı bir şekilde zihnimi doldurdu. Genelde King'in romanlarının sinema uyarlamaları güzel olmaz. Ama Yeşil Yol bir istisnaydı. Kitabı okurken filmi de baştan sona izledim sanki zihnimde. Hem üzüldüm bu çok güzel kitabı bu kadar geç okuduğum için, hem de çok zevk aldım bu okumadan. Eğer henüz okumadıysanız ve King hayranıysanız benim gibi geç kalmayın derim.

Modem Zamanlar 2.0
2/1001.05.2020

Baskı: Modem Zamanlar 2.0

Uyarı: Michael Moorcock'la tanışmak için çok yanlış bir seçim olur. Elric serisiyle tanışmıştım Moorcock ile. Çok ilgi çekici bir karakter ve evren yaratmasına rağmen , dağınık üslubu ile serinin kitaplarına devam edemeden kopmuştum. Bu kitapta bu dağınıklığın zirvesi var. Gerçi ana karakterin olduğu seriyi okuyanlar için bir anlam ifade edebilir ama o seri olmadan tam bir saçmalama gibi olmuş. Tanınmış bir bilimkurgu yazarı olunca böyle uçarılıklar yapabiliyorsunuz ve kitap olarak basılabiliyor :) Başı ve sonu olmadığı için hikayeler diyemeyeceğimiz fragmanları okumak bir süre sonra " ne yapıyorum ben" diye kendinizi sorgulamaya neden oluyor. Ben de öyle yaptım ve kitabın bir noktasından sonra fragmanların başlarındaki, 2000lerin başlarındaki dergilerden alınmış kısımları okudum sadece. Kitabın sonundaki röportajında, Tolkien'ı "okunamayacak yazar" olarak nitelemesi ile de Moorcock benim için bitmiş oldu :) Ayrıntı Yayınlarının bu kitabı seriye niye aldığını da anlayamadım.

Cehennemlik Yürek
7/1030.04.2020

Baskı: Cehennemlik Yürek

Barker'dan uzun metinler okumaya alışmışken bu kısa kitap acelesinden bitirilmiş gibi geldi. Yine de etkileyici bir kitap. Barker'ın üslubu bir başka.

Uyuyan Güzeller
8/1029.04.2020

Baskı: Uyuyan Güzeller

Özlediğim Stephen King'i okutan kitap oldu. Son birkaç kitaptır King'in kitapları eski tadını vermiyordu bana ama Uyuyan Güzeller , King'in müthiş bir hikaye anlatıcısı olduğunu gösterdi yine. Mahşer'deki gibi, Kubbenin Altında'daki gibi dalga dalga yayılan bir kaos, bu kaos ortamında habis ruhlarını tatmin etmek için fırsat bulan kötüler, kaosla baş etmeye çalışan bir çok insan ve onların hikayeleri... Tabii bir iyi-kötü savaşı. Ancak bu sefer, iyiler ve kötüler arasındaki ayrım keskin değil. İki tarafa da hak veriyorsunuz yer yer. Eksikleri de var kitabın, "iyiler" diye adlandırabileceğimiz tarafın motivasyonu biraz havada kalmış ,erkekler ve kadınlar arasındaki o bildik anlaşmazlık da biraz sjw usulü abartılmış, olayları başlatan Evie 'nin sonu da havada kalmış. Yine de temposu hiç düşmeyen , merak duygusunu hep diri tutan , Stephen King'e yakışır kanlı ve vahşi sahnelerle dolu bir kitap Uyuyan Güzeller. King hayranları mutlaka okumalı

ÖncekiSayfa 3 / 7Sonraki