
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Hep Seni Bekledim (Wait for You, #1)
http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/2014/10/hep-seni-bekledim-jennifer-l-armentrout.html Güzel bir kitaptı. Yani güzeldi ya. *şu an söyleyecek bir şey bulamıyorum.* Tıkandım. Ağğağ. Tamam.. Ve bence okuyun derim. Çünkü hepimizin içinde bir Avery olduğunu düşünüyorum. Bazılarımızın geçmişte bırakamadığı şeyler var, bazılarımızsa çekingen. Yani diyorum ki belki bu kitabı okuduktan sonra, Avery gibi bizde geçmişimizden veya çekingenliklerimizden kurtulabiliriz.
Baskı: Yolun Sonundaki Okyanus
Yorumun tamamını burada bulabilirsiniz :3 http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/2014/10/yolun-sonundaki-okyanus-neil-gaiman.html Ağağğağa. Cidden kitabı nasıl anlatsam bilemiyorum. Takip ettiğim ve bu kitabı yorumlayan diğer bloglar da aynı şeyi söylüyorlar. Bu kitap anlatılmaz çünkü. Hani derler ya "Anlatılmaz, yaşanır." diye, işte aynen böyle bir durum söz konusu. Hatta tamı tamına geçerli bu durum. Çünkü bu kitap okunulmuyor, adeta yaşanıyor.
Baskı: Düğün Hediyesi (Four Weddings and a Fiasco, #1)
Yorumun tamamını blogumda bulabilirsiniz. :3 http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/2014/10/dugun-hediyesi-lucy-kevin-yorum.html Kitapta Andrew'un Julie'yi zorlamasına bayıldım. Cidden. Çünkü kendine güveni olması gereken bir aşçı. Yemeklerini tatmadım tabi ki. Ahaha bu mümkün değil. :D Ama hayalimde canlandırdım ve mükemmel olduğuna kanaat getirdim. :D
Baskı: Serenad
Kitabın sonu tahmin edilebilir de ama içindekiler önemliydi. O sayfalarda geçenler... Mükemmeldi..
Baskı: Mezarla Randevu (Gece Avcısı, #1)
http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/2014/09/mezarla-randevu-jeaniene-frost-yorum.html Kitabın kötü bir tarafı yok, aksine ilk sayfadan bizi olayların içine sürüklüyor. Böyle güzel bir kitabı geç okuduğum için hayıflanıyorum. Kedicik ve Bones. Kemiklerden doğmuş bir adam ve arada hırçınlaşan bir Kedicik. Kitabın kötü yani yok dedim ama bir tanecik mini minicik var oda daha kitabın ortalarinda aşkın ortaya çıkması. Ben daha geç bekliyorum malum seri uzun sayılır. İnce ince ilmek ilmek örse daha mükemmel olurdu :D Neyse. Ama kitap cidden çok güzel. :)
Baskı: Yeni Bir Umut (Umutsuz, #2)
Tam yorum http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/ :3 Holder'la Sky'ın yaşayışlarına* hastayım. Değişik bir ilişki. Çünkü ikisi de her ne kadar birbirlerine benzeseler de farklı kişiler. *Like: Hoşlanmak Love: Sevmek Live: Yaşamak (sevmek ile hoşlanmanın arasında bulunan tabir) Bildiğim olayları üzerinden daha 24 saat geçmeden tekrar okuyunca yine aynı duyguları hissettim.
Baskı: Umutsuz (Umutsuz, #1)
Tam yorum http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/ :3 Kitabın bu şekilde olabileceğini düşünmüyordum. Sıradan bir aşk, gençlik romanı sanıyordum cidden. Yani mesela Grayson aralarına girecek, Holder bunu hazmedemeyecek tarzı şeyler. Fakat kesinlikle böyle değildi. Olaylar tahmin edilemeyecek kadar inanılmazdı. Ağlıyorsunuz. Cidden. Sky'ın gerçekleri öğrendiği an, hele Les.. Konuşamayacağım.
Baskı: Duvarların Dili Olsa (Cocktail #1)
Kitabın tam yorumu http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/ adresinde :) Kitapta dedikleri kadar komik sahne var mıydı? Vardı. Güldürdü mü? Güldürdü. Ve ayrıca eminim herkesin kitaptaki tek aşkı Clive. Bu Clive bir kedi. Aynen. Bir kedi. :) Caroline'dan pek hoşlanmadım çünkü kendi bedenindeki bölgelere (bknz: Alt Kattaki Caroline) isim takıyor. Hatta Simon'ınkine bile takmaya çalıştı bir kere (Çikita). Ayrıca sanki hayatı buna bağlıymış gibi sürekli Or'undan bahsedip durdu. Bu arada söyleyeyim Or, Caroline'ın orgazmları. Sürekli Or'dan bahsetmese eminim daha eğlenceli bir kitap olacaktı. :3 Simon'ınsa hamaratlığına bayıldım. Bulaşıkları yıkaması, Caroline'a yardım etmesi çok hoştu. Ama Caroline sanki Simon'ı sevmiyordu, çünkü sürekli, sürekli OR'undan bahsediyordu. Cidden bir süre sonra baydı.
Baskı: Dikkat! Aşk Çıkabilir
Kitabın tam yorumu http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/ adresinde :3 Kitapta sevmediğim tek şey ilk başlarda sürekli didişen çift daha sonra aşkım, canım gibi aşk sözcüklerini daha sık kullanmaya başladı. Kafayı yedim. Ahah! Bir de şu var. Kızın adını ilk yüz sayfa boyunca İklim sandım. Daha sonra Martin kızın adını düşününce(e tabi ki bende okuyunca) gerilere dönüp kızın adına tekrar baktım(hunharca gülme efekti). Kızın adı meğerse İlkim'miş. Kitabı çok sevdim :3 Yer yer güldüm. Yer yer de Martin'in kalın kafalığına küfrettim. İlkim'e kendimi çok yakın hissettim çünkü karakterimiz gözlüklü! İlk defa kendim gibi gözlüklü bir karakterin hikayesini okudum. İnanılmaz güzel bir şey. Çünkü karakterde kendimden bir sürü parçalar gördüm.
Baskı: Cam Ev (Morganville Vampirleri #1)
Ağaağa. Yazarı, vampirleri öldürmemize yardım eden kazıklarla deşmek istiyorum. Böyle bir son bırakılamaz!! İkinci kitabı okumak için kuduruyorum. Ayh. Hemen okumalıyım. Kitap üç-dört saatte biten bir kitaptı. Ve İNANILMAZ ötesi güzel. İnsan ilk sayfadan itibaren hızla, ihtiyaçla çeviriyor sayfaları. Claire her ne kadar sulu göz bir kız olsa da bence gayet cesur. Olaylar karşısında ağlaması onu kendime daha yakın hissettiriyor. Evet sert kadın karakterler iyi ama böyle cesur ama aslında içinde o kadar cesur olmayıp korkan karakterler bana daha samimi geliyor :3 Ve Shane... Konuşamıcam. Aklıma Patch geldi. En kısa sürede aşkımı tekrardan okumalıyım ^^
Baskı: Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar)
Kitabın tam yorumu http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/ adresinde :) Bu kitabı Psikolojiye olan ilgim yüzünden aldım :3. Ve bence Psikolojiye veya Psikiyatriye ilgi duyanların okuması gereken bir kitap. Kitap güzeldi fakat yazarın bazen ileriye gidip tekrar o zamana dönmesi pek belli olmasa da benim hoşuma gitmedi. Ayrıca yazarın kitabı karısıyla yazdığı bariz belliydi. Tabiki özel hayatında bir şeyler yaparken hastaları aklına gelecek, bazen kendi hayatından bir şeyler bulup onlara yardım edecek ama karısının bu işle ilişiğinin fazla olması beni rahatsız etti. Hikayeler cidden garipti. Daha önce bilmediğim, okumadığım şeylerdi. Fakat bir hikaye var ki bence yazar oradan bir sonuç çıkartamadı, hatta sırf özel bir jete bindiği fark edilsin diye yazdı.
Baskı: Kördüğüm (Kördüğüm, #1)
Kitabın tam yorumu http://kitapkaravani.blogspot.com.tr/ adresinde :) Aden Stone zihninde dört ruhla yaşamaktadır. Eve kafasındaki dört ruhtan tek dişi olandır. Ve zamanda yolculuk yapabilme yeteneğine sahiptir. Ama Aden bunu yapmasını pek istemez. Çünkü zamanda geriye gittiklerinde hep bir şeyleri değiştiriyorlardır. Caleb bence ruhların en hovardası. Aden'ın insanlarının bedenlerinin içine girmesine yardım eder. Julian ölüleri diriltebiliyor. Fakat bu sanıldığı kadar mükemmel değil. Çünkü bu ölüler ete aç bir şekilde uyanıyor. Binevi zombi gibi. Elijah ise geleceği görebiliyor. Aden'ın nasıl öleceğini görmüştür. Aden bu ruhların kafalarından gitmesini istiyor çünkü bu ruhlar hayatı boyunca deli muamelesi görmesinin sebebi. Ruhların gittiği tek bir an var oda Mary Ann'in yanında olduğu zaman. Mary Ann adeta bir nötreştirici. Kitapta bir çok mitolojik yaratık olmasına rağmen benim kafam karışmadı. Çünkü iki tane mitolojik karekter ön planda, diğerleriyse gerideydi. Bu yüzden benim için kafa karıştırıcı olmadı. Bence kitap çok güzeldi :3
Baskı: Yaprak Dökümü
Galiba ben bu kitabı tam olarak anlayamadım. Bana hitap etmedi galiba. Çünkü kitapyurdundan baktım ve kitabı beğendiklerini gördüm. Bende mi sorun var? Kitap ful kaos, mutsuzluk ve kara şeylerle dolu. Ali Rıza Bey yaşını başını almış, namuslu, çocuklarını ve eşini seven, iyi niyetli bir adamdır. Çalıştığı Altın Yaprak Anonim Şirketinden çıkmasının nedeni kendini sorumlu gördüğü bir namussuzluk meselesidir. İşten çıktığı için artık evini geçindirecek olan tek oğlu Şevket'tir. Eve para getirmediği için giderek hiddetlenen karısı Hayriye bir gün oğlu Şevket'in yaptıklarından bahseder. Şevket, evli bir kadınla ilişkiye girmiştir ve kadının kocası bunu fark edince kadını sokağa atmıştır. Zorlu ısrarlarla Ali Rıza Bey, oğlu Şevketin bu kadınla yani Ferhunde'yle evlenmesine razı gelir. Daha sonra Fikret bu 'cehennem' evde kalmayıp kocaya varır. Necla ablası Leyla'nın nişanlısıyla evlenir fakat orada rahata varamaz. Leyla bir avukatın metresi olur. Ali Rıza Bey bunu öğrenince kızı kovar. Hayriye Hanım dayanamaz. Ali Rıza Bey kızı Fikret'in yanına gider. Daha sonra geri gelir. Kısacası içinde mutluluk barındırmayan bir kitap.
Baskı: Hayvan Çiftliği
Kitabın başında hayvanların insanlara bir başkaldırış gösterdiğini okuyoruz.Domuzların önderliğinde olan başkaldırış amacına ulaşmış ve insanları çiftlikten çıkarmıştır.Hayvanların ilk işi önceden Beylik Çiftliği olan çiftliğin adını Hayvan Çiftliği olarak değiştirmektir. Daha sonraysa çiftliğin duvarına yazacakları 7 emiri kararlaştırmak. Hayvanlar artık kendi başlarının çaresine bakıyorlar, yiyeceklerini kendileri karşılıyorlar. Ve her Pazar toplantılar yaparak İngiltere'nin Hayvanları Şarkısı'nı söylüyorlar. Fakat zamanla 7 emir değişiyor, domuzlar kendilerini üstün olarak görmeye başlıyor. Kitabın sonundaysa Yel Değirmeni 2 kez başarısız denemeden sonra yapılıyor, Hayvan Çiftliği tekrardan ad değiştiriyor. Domuzlar yönetimi alıyor.
Baskı: Kayıp Dük (Two Dukes of Wyndham #1)
"Onu seviyordu" Her Julia Quinn romanında geçen ve her gördüğümde ağlamaya başladığım kelime. Her Julia Quinn kitabı gibi mutlu sonla bitti. Her kitabı gibi karakterler ilk görüşte bir ürperti hissetti. Bunlar her historical romans da olan şeyler Düşes inanılmaz gıcık ve bu tek kitapta hoşlanmadığım karakter. Tabiki Lord Crowland'ın da bu listede yeri var. Julia Quinn benim hele favori yazarım olmuştur. Bu tarz sevenler okumayı düşünmeli :)
Baskı: Sevda Sözleri
Kitap güzel. Şiir severlere inanılmazz. Lakin ben şiir sever değilim galiba. Şiir sever olduğumu düşünürdüm. Demek tek şiir severlerdenim. Ama bu kitap güzel. Eğitici. Cemal Süreya sözü diye bildiğimiz sözler yalanmış. Burada, bu kitapta öğreniyoruz. Bütün şiir severlerin, özellikle Süreya severlerin okuması gereken bir kitap
Baskı: Ozan Beedle'ın Hikayeleri
Bunu okuyunca Harry Potter'ı ne kadar özlediğimi hatırladım. PotterHead olan olmayan herkesin okuması lazım. Azıcık bir şey zaten hemen bitiyor. İçindeki hikayeler beni ürkütmedi ama büyücü çocuklarını ürkütebilecek derecedeymiş. Ron öyle söylüyor. En iyisi bir günümü Harry Potter günü ilan edeyim. :))
Baskı: Sevgilimden Son Mektup
1 puani nerden kırdım bilmiyorum. Kitabı ilk başlarda anlayamadım ve sıkıldım. Daha sonra olaylar gelişmeye başladı. Kitapta pek heyecan yok. Fakat güzel bir kitap. Jennifer ve John evliler. Fakat güzel Jennifer John gibi değil. Ellie'nin sonunda doğruyu bulmasına sevindim. Ne yalan söyleyeyim kitabın mutsuz sonla bitmesini bekliyordum. Senden Önce Ben'e hayran kaldım. Hayatımı değiştirdi yani. Bu kitap hayat değiştiren bir kitap değil. Ama güzel bir konusu var.
Baskı: Kocan Kadar Konuş
Yaaa bu neyy??!! Gülerken öldüm :DDD Hele sonu.. O son neee?? Kaldım merakta şimdi. Hele o kitabın içindeki sözler.. Ayh öldüm gülmektem vallahi. Mükemmeldi yani. Sabah Yandaş'ın bitiminde ağlarken şimdi gülüyorum. İlahi ben!
Baskı: Yandaş (Uyumsuz, #3)
4 verdim çünkü beni 40 sayfa boyunca ağlattı. O son sayfalar... Kadın psikopat, herkesi öldürüyor. Kitap bitince saydırabildiğim kadar saydırdım. Sen nası yaparsın bunu? Gerizekalı. O baş kahraman. O her şey. Tris'i cidden seviyorum. Kararsızlığı bana gerçek dünyadaki insanları hatırlatıyor. Tobias'a sinir oldum. Ya oğlum kadınların 6. hissi var bilmez misin? Niye Tris'e güvenmiyorsun? Son 40 sayfa olmasaydı bu kitap gitmezdi, olmazdı yani. İlk kitap çok ayrı cidden. Hemen bitti, içine çekiyordu insanı. Ayyy bu kitapta nassı sıkıldım nası.. Anlatamam. Seri o kadarda gerekli bir seri değil ama kadının hayal gücü mükemmel bana göre. Hayal gücü için okunur
Baskı: Cimri
Şahsen kitap benim hoşuma gitti. Romeo ve Julyet kadar iç karatıcı değildi. Sonunda intihar etmediler. Dram yoktu. Mutlu bitti. Hemencicik bitiriverdim. Güzeldi.
Baskı: Kuralsız (Uyumsuz, #2)
Bitti. İnanamıyorum. Böyle bir yerde biter mi? O kız kim şimdi? Ne? OMG!!!!1! Tris'e inanılmaz sinirliydim lakin sonra geçti. Tobias' a sinirlendim. Odun olmasına. Yontulmamış olmasına. Güven istediği halde bunu vermemesine. İki kitapta benzer aslında. Mutlu sonla bitiyor ama ardında olaylar da bırakıyor. O 1 puan şu anki zamandan gitti. İnsan anlayamıyor. Aklı karışıyor. Şu an olduğu için mi bilmiyorum ama betimleme yok kitapta. Aklımda fazla canlandıramadım. Veya olaylar birden oldu ve ben yine canlandıramadım. Kitabın sayfası 500 civarında olsa da olaylar çabuk gelişiyor, kitabın ne ara bittiğini anlayamıyorsunuz bile. Kitabı sevmemin bir diğer nedeni de Tris'e ne kadar gıcık olsam da onu kendime benzetmem. Bir karar verememesi, güzel olmadığını düşünmesi.. Cidden okuyun ama. Pişman olmayacaksınız.
Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
Ağağağğağağa Bu nası son böyle ya. Yazar illa diğer kitabı alalım diye böyle bir son yapmış sanki. Şükür ki diğer kitap hemen elimin altında :DD Kitabı resmen bir günde bitirdim :) Buradan güzel ve inanılmaz sürükleyici olduğunu çıkartabilirsiniz. Hatta çıkartın lütfen. Dört'ün hikayesi güzeldi. O kısım mükemmel kurgulanmış Tabi diğer kısımlarda. Her şey tahmin edilebilir yönde gitti. Kitabın adının içerikle dehşet şekilde uyumlu olması çok hoşuma gitti. Kitapta 'Uyumsuz' kelimesini sık sık görüyoruz ve ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz her defasında. Tris'in korkuları çok mantıklı. Kitap çok güzel kurgulanmış. İnsanı sıkmıyor. Filmi de izlemek için sabırsızlanıyorum. Bakalım aklımda kurguladığım gibi mi her şey :))
Baskı: Yaz Arkadaşları (Peaches, #1)
Kitabı ikinci okuyuşum. Tahmin edilebilir olaylar vardı. Şaşırmadım. Öyle anlı şanlı bir şey değil beklentinizi yüksek tutmayın yanılırsınız. Fakat boş zamanlarda okumak için ideal bir kitap.