Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote #2
Bu kitap için yorum yapmaya gerek var mı emin olamadım. Türkçe tabiriyle "Don Kişot" deyip geçiliyor bir çok insan tarafından, üstelik okumadıkları halde. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Baskı: La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote #1
Bu kitap için yorum yapmaya gerek var mı emin olamadım. Türkçe tabiriyle "Don Kişot" deyip geçiliyor bir çok insan tarafından, üstelik okumadıkları halde. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Baskı: Uzun Dünya
Tipik İngiliz espri anlayışı ile insanı "vay be, ne güzel tarif etmiş" ya da "benim aklıma hayatta gelmez böyle şeyler" dedirten cümleler ve betimlemelerle dolu bir kitap. İngiliz espri anlayışını seviyorsanız okuyun, tavsiye edin. "Kutsal Damacana" filmindeki gibi bir espri anlayışınız varsa sıkılırsınız zaten.
Baskı: Tanrı'nın Formülü
Çok yaratıcı ve güzel kurgulanmış, etkilenmemek elde değil.
Baskı: Üst Kattaki Terörist
Çocukluğunu 80-90'lı yıllarda geçirmiş kişiler için eğenceli sayılabilir.
Baskı: Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız (Millennium, #5)
Stieg Larsson'dan sonra devamı gelmez diye beklenen serinin bir diğer kitabı. David Lagercrantz seriyi güzel devam ettirmiş, beni tatmin etti.
Baskı: Mobius
Olasılıksız ve/veya Empati gibi değildi, biraz hayal kırıklığı yarattı açıkcası.
Baskı: Zamir
Final kısmı daha şık olabilirdi sanıyorum. Onun dışında gayet sürükleyici ve yer yer bilgilendirici bir hikaye olmuş. Biraz da Murat Menteş havası sezinledim okurken ki bu iki yazar zaman zaman benzer üsluplar kullanabiliyorlar. Tavsiye ederim, sürükleyici ve düşündürücü bir kitap.
Baskı: Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda
Ayakta uyuyan bir milletin ve uyanmasinlar diye mutenadiyen masallar anlatan bir yönetici grubunun hikayesi. Trajedi mevhumunun Türkçe tercümesi.
Baskı: Kara Pazar
Hannibal serisinden sonra çok tatmin etmedi, amerikan ve israil milliyetçiliğini bu kadar öne çıkarmasa daha iyi olabilirmiş. Yine de okunmaya değer bir kitap. Hiçbir şey olmasa Thomas Harris imzasını taşıyor, o bile yeter.
Baskı: Ruhi Mücerret
Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varım'dan sonra yavan geldi. Yine de sürükleyici ve betimlemeler harika.
Baskı: Yıldız Gemisi Titanic
Otostopçu serisi kadar tat verdiği söylenemez. Douglas Adams'ın katkısı olmasa hiç tat vermezdi sanırım.
Baskı: Alaycı Kuş (Açlık Oyunları, #3)
Serinin ilk iki kitabı gibi sürükleyici değil ne yazık ki..!
Baskı: Lüsyen
Lüsyen'den daha çok Abdülhak Hamid'i anlatıyor ama olsun, sıkılmadan okuyabileceğiniz bir eser.
Baskı: Empati
İyilerin kazandığı klasik bir son ama olayın kötü kahramanı cidden insanı şaşırtıyor.
Baskı: Olasılıksız
Sürükleyici, ilgi çekici, bilgilendirici, kafa karıştırıcı bir roman. Bir solukta okunabilecek kitaplar arasında gösterilebilir.
Baskı: Korkma Ben Varım
Murat Menteş ile kitaplarını okuyarak değil, çok eskiden beri dost olarak tanışıyor olmak isterdim. Bu adamın hayalgücü küçük bir çocuğun hayalgücü ile aynı seviyede. Hani çocukların hayalgüçleri yetişkinlere oranla çok daha geniştir ya, o yüzden böyle söylüyorum. Hİkaye içerisinde yapmış olduğu betimlemeler ve benzetmeler insanı hem düşündürüyor hem de güldürüyor. Mesela şu cümle bile kitabı özetlemeye yeter; "Hakikat güneşinin altında,hakkımdaki çerden çöpten şüphelerin üzerine mercek tutarak bir iftira yangını çıkarmak istiyorlar.." Kesinlikle okunması gereken bir eser.
Baskı: Dublörün Dilemması
Türkiye'nin Quentin Tarantino'su diyebileceğimiz gırgır ötesi insandan süper bir kurgu. Başta kafanız biraz karışsa da okudukça taşlar yerine oturacak. Bundan emin olabilirsiniz...
Baskı: Bin Muhteşem Güneş
Şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap. Gözyaşlarınızı tutamayacaksınız..! Kitabın sonunda biraz Amerikan propagandası yapılmış. Amerika gittiği heryere özgürlük, refah, insanca yaşama hakkı götürmüş gibi lanse edilmiş. Bunun dışında söylenecek pek fazla birşey de yok aslında. Etkileyici, sürükleyici, okumaya değer kitaplardan biri.
Baskı: Uçurtma Avcısı
Bu kitap için söylenebilecek o kadar çok şey var ki. Ama ben lafı uzatmayıp yalnızca bir şey söyleyeceğim. Çekirdek çitlemek... Evet, bu kitabı okumak tıpkı çekirdek çitlemeye benziyor. Okudukça okuyor, tıpkı çekirdek gibi, birirmeden rahat edemiyorsunuz. Çekirdeğin lezzeti ağzınızda hoş bir tat bırakırken tuzu dudaklarınızı yakar ya hani, aynı öyle bir şey. Çekilen acıların içinde yakalanan küçük mutluluklar okuyanda bu hissi uyandırıyor. Kendimi fazla kaptırdığımdan mıdır bilemedim, karakterleri kendi çocukluğumda yaşadıklarımla karşılaştırıp, özellikle hasan'ın sapanlı sahnesinde, çocukluğumda yaşadığım benzer bir olay aklıma geldi. Tamam, çocukken belki Hasan kadar isabetli sapan atışı yapamıyordum ve onunki kadar kötü bir çocukluk yaşamadım ama bir defasında sapan ile mahallenin belalı gençlerine kafa tutmuşluğum, hatta çocuğun kulağını yarmışlığım var. Assef'in tarifi, teyzemin benden bir yaş büyük oğluna o kadar benziyor ki onun yerine teyzemin oğlunu koydum, Amir'in babasını kendi babamın yerine. bizim için yaptığı fedakarlıkları, Allah uzun ömür versin kendi babamın öleceğini düşündüm. Sonradan açığa çıkan gerçeklere rağmen ne kadar da güzel tarif edilmiş bir baba tasfiri. Herhalde hemen herkesin babası kendi gözünde bu tasfirlerdeki gibidir. Sanırım hikayenin kötü yanı, Amir'in, Hasan ile yaşadıklarının hemen hemen aynısını Sohrab ile de yaşaması. Sohrab'ın tekrar yetimhaneye bırakılma ihtimali doğduğunda yaptıkları sayılabilir. Bu kadar tesadüf biraz fazla gibi. Ayrıca o yaştaki bir çocuğun kendine ettiği son kötülük de öyle. O yaşta bir çocuk, psikolojisi ne kadar bozuk olursa olsun bunu aklına getiremez diye tahmin ediyorum. Çok gerçekçi, çok sürükleyici, gözyaşartıcı bir kitap. Bu kitabı okumak biber gazı solumak, çekirdek çitlemek gibi.