mucdem
@mucdem

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Sahte Aşık (Kowalski Family, #3)

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/08/shannon-stacey-sahte-ask.html#more On kitaplık Kowalski Serisinin üçüncü kitabı olan Sahte Aşık; romantik komedi, chick lit tarzı eğlenceli bir kitaptı.

Lacivert'in Büyüsü
4/1028.07.2020

Baskı: Lacivert'in Büyüsü

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/07/feyza-yazgan-lacivertin-buyusu.html#more Yazarın kalemini ilk kez okudum. Kitabın tanıtımları, konusu ilgimi çekmişti o sebeple okuma listeme almıştım. Yalnız bazen kitabın arka kapaktaki tanıtım yazısını okuyunca merak uyansa da kitabın içeriğini okumaya başlayınca hüsrana uğratan kitaplar oluyor. Maalesef bu kitapta beni hüsrana uğratan kitaplar arasına girdi.

Yara Silva
3/1017.07.2020

Baskı: Yara Silva

Kitap resmen haftalardır elimde sürünüp durdu. Kitap konusuyla, kapağıyla başlangıçta ilgimi çektiği için bekletmeden okuyayım dedim. Ama, açıkçası umduğumu bulamadım. Karakterlerin yaş ortalamasının küçük olmasına fazla takılmam ama nedense bu kitapta hem karakterler hem de kurgu fazla itici geldi. Özellikle de kurgu ilerledikçe kitabı elimde bırakmak isteyecek kadar sıkıldım. Tabi sonunda bitirdim, ama nasıl bitti orasını bir de bana sorun!.. On altı yaşında Yara Silva, başkarakterimiz, olay örgüsü genelde Yara’nın etrafında dönüyor. Ailesinin diğer kadınları gibi hayaletleri görüp onlarla iletişim kurabilen bir Ölü Bekleyen olan Yara, yeni başladığı okulunda tanık olduğu bir olaya müdahale ederek istemediği şeylerin dikkatini çekiyor. Okula altmış yıldır musallat olmuş bir lanet, hem Yara’nın hem de en yakın arkadaşlarının hayatını tehlikeye atıyor. Üç kitaplık bir serinin ilk kitabı olan Yara Silva, benim için ortalamanın altındaydı. Serinin devam kitapları henüz çıkmadı ama ilk kitaptan dolayı devamı için fazla meraklı değilim. Kitabı ne kadar çaba göstersem de sevemedim maalesef.

Vahşi
9/1028.06.2020

Baskı: Vahşi

http://birumuthayal.blogspot.com/2020/06/selvi-atc-vahsi.html#more Yazarın her yeni kitabını severek okuyorum. Yazarın ismini görmem bile kitabını alıp okumama yetiyor.

Kokun Yalan Söylemez
10/1026.06.2020

Baskı: Kokun Yalan Söylemez

Muhteşem! Tek kelimeyle muhteşem bir kitaptı. Aksiyon, heyecan, gizem, romantizm ve fantastik… Genelde bir kitapta aradığım türlerin tümünü yazar öyle güzel bir kurguda birleştirmiş ki kitap hiç bitsin istemedim. Sıra dışı yeteneğini kötüye kullanan, takıntılı bir genç adam Cade Wilson. Agresif tavırlarıyla acılarını gizleyen, başarılı bir kadın dedektif, Maite Santino. Vahşice işlenen bir cinayet bu iki zıt karakteri bir araya getiriyor. Sıra dışı yeteneğini kötüye kullanan, takıntılı Cade Wilson’ı ben çok sevdim. Cade ile Maite Santino’yu birlikte okurken de zevk aldım. Kitap hiç bitmesin istedim, seri olarak devam etsin istedim. Ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi; bu güzel kitabın da sonunu gördüm. Yalnız bir Linda Howard hayranı olarak yazarını kitaplarını anımsattı bana. -------------------- “Gerçekten burada mı yaşıyorsun yoksa beni işkenceyle öldürmek için özel olarak mı ayarladın burayı?” diyerek sordu nihayet. Eliyle etraftaki pisliği gösteriyor, sorusuna ciddi ciddi cevap bekliyordu Cade. “Gerçekten burada yaşıyorum. Tatildeydim ve biraz dağınık olabilir, kusura bakma. Bebek bakıcılığı yapacağımı bilmediğim için etrafı toparlamaya vaktim olmadı,” diye cevap veren Maite’nin alaycılığı tüm yüzüne yansımıştı. “Tanrı aşkına,” dedi Cade yüzünü ekşiterek. “Hangi dağınıklıktan bahsediyorsun sen? Burası şehir çöplüğüne dönmüş, köpek bile yaşamaz burada.” “Eh, o zaman köpek olmadığımız için mutlu olmamız lazım değil mi?” diyen Maite gülümserken kaşlarını havalı bir şekilde indirip kaldırmış, ardından duş alıp üzerini değiştireceğini söyleyerek Cade’i salonda şaşkınlığı ile başbaşa bırakmıştı.

En Güzel Hatam
8/1026.06.2020

Baskı: En Güzel Hatam

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/06/vi-keeland-en-guzel-hatam.html#more Uzun bir aradan sonra okurken zevk aldığım, hem eğlendiğim hemde hüzünlendiğim bir kitaptı.

Baskı: Serseri Patronum - Feveran

Yazarın ilk wattpadde yayınlanan Karadeniz Serisini okudum ve çok sevdim. O sebeple basılı olan ilk kitabını da okumaya karar verdim. Yalnız açıkçası beni Karadeniz serisi kadar etkilemedi. Yiğit Arslanoğlu ile Asya Özkurt’un hikayesi sırlarla geçmişe ait yalanlar örülü bir şekilde başladı. Asya’nın hayatındaki değişikliklerde, yeni patronunun etkisi – Asya farkında olmasa da – büyük bir etkisi oluyor. Bazı bölümlerde kurgunun havada kaldığını hissettim. Tabi şöyle bir durumda vardı; baskıdan kaynaklı neredeyse 10 sayfa yakın boş sayfa yer alıyor kitapta o sebeple kurguya tam giremedim. Kitabı almamın üzerinden de uzun bir süre geçtiği için değişitiremedim; elimdeki haliyle okumak zorunda kaldım. Kitabın final sahnesinden de bahsetmeden geçemeyeceğim; son sahne henüz Yiğit ile Asya’nın hikayesinin son bulmadığını hissettirdi. Bence ilk kitapta son bulabilirdi ama son sahne havada kaldığı için ikinci bir kitap olacak diye düşünüyorum. Okuyacak başka kitabınız kalmadıysa, boş vaktinizde okuyabileceğiniz bir kitaptı.

Çaylak
10/1012.06.2020

Baskı: Çaylak

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/06/monica-mccarty-caylak.html#more Son iki aydır tekrar okuma hızımda düşüşler yaşanmakta; umarım bu süreçten tez vakitte çıkarım

Sınırı Aşacaksın
6/1012.06.2020

Baskı: Sınırı Aşacaksın

Yorumum için: https://birumuthayal.blogspot.com/2020/05/cindy-gerard-snr-asacaksn.html#more

Avcı
8/1013.05.2020

Baskı: Avcı

http://birumuthayal.blogspot.com/2020/05/m-rise-avc.html#more Seri üç kitap ile bitiyor diye düşünmüştüm ama son sayfasını kapatırken anladım ki henüz Jay ile Anabelle’nin maceraları devam ediyor.

Çaylak (Av, #2)
8/1012.05.2020

Baskı: Çaylak (Av, #2)

birumuthayal.blogspot.com/2020/05/m-rise-caylak.html#more Aslında serinin ilk kitabını okuyalı uzun bir süre oldu yalnız serini devamını okumadığımdan hikaye havada kalmıştı. Şimdi serinin tüm kitapları elimdeyken tekrar okumaya başladım.

Baskı: Yalnızlığın Kara Laneti (Cursebreakers #1)

http://birumuthayal.blogspot.com/2020/05/brigid-kemmerer-yalnzlgn-kara-laneti.html#more Uzun zaman sonra okuduğum çok iyi bir fantastik bir kitap ile mayıs ayına başladım. Farklı bir dünyanın içine konuk oluyoruz. Güzel ve Çirkin’in daha modern ve fantastik hali hatta ben azıcık Binbirgece Masallarından da esintiler varmış gibi geldi.

Baskı: Bukalemun - Çakal Avı

Yazarın kalemiyle ilmek ilmek dokuduğu farklı kurguların içerisine konuk olurken o kadar çok duyguyu bir arada yaşıyorum ki; o an okuduğum kitap ile adeta bütünleşiyorum. Ve yine öyle bir kitapla karşınızdayım.. Kurgusuyla ayrı, ne kadar yaralı bir geçmişe sahip olsalarda bir o kadar da güçlü karakterlerle ayrı bir hayat öyküsü.. Hatta kitaptaki her karakterin apayrı bir hikayesi var. Yaman Alaz ile Alaz Yamandağlı’nın hikayesi ise bambaşka.. Aslında kurguyu anlatıp spoiler vermek istemiyorum. Bu ikilinin yaşadıkları o kadar acıya, kayıba, düşmana, intikam hissine rağmen sevmeye, sevilmeye, dostluğa, arkadaşlığa verdiği değer o kadar güzeldi ki okurken içimde hissettim. Ve yazarımız kan bağı olmasa da nasıl güzel bir aile olunabileceğini o kadar iyi anlatmış ki, en çok okurken hissettirdiği duyguları sevdim. Yaman ve Alaz’ın hikayesi yanılmıyorsam 6 kitaptan oluşacak. Ve şu an sadece ilk kitabı okudum; umarım devam kitapları da fazla beklemeden çıkar. Tabii ondan sonra inşallah darısı Anka’nın başına ki – benim ilk göz ağrım olur yazarımızın kalemiyle ilk kez tanışmama vesile olduğu için – yeri apayrı.

Zambak Baharı
10/1014.04.2020

Baskı: Zambak Baharı

Zambak Baharı, ilk çıktığında en başta kapağındaki görsel ve rengi naifliğinden etkilendim. Konusunu okuyunca ise yazarımızın uzun bir aradan sonra farklı bir kurgu ile bizi başka diyarlara götüreceğini anlamış oldum. Ama kitabı okuduktan sonra ise kesinlikle son sayfasını bambaşka duygularla kapattım. Geçmiş ve geleceği çok iyi bir ustalıkla geçişlerle anlatmış sevgili yazarımız. Srebrenita.. Vahşetin adı mı desem, insanlığın utancı mı… Adelisa, geçmişin gölgesinden kurtulmak için kendini olmadığı biri olarak göstermek de dahil her yolu denerken; bir gün çalıştığı yere gizemli bir adam geliyor. Rodoplu.. Adelisa ile Rodoplu’un yollarının kesişmesiyle birbirlerine derman olma yolunda ilerliyorlar. Kitabın kapağını kapattığımda o son ile daha da büyülendim böyle bir şey bekliyordum. Ama erkenden ortaya çıkmayınca çıkmaz diye düşünmüştüm. ------------------ “Herkesin beklentileri vardır. Kimse çok olduğunu düşünmez ama ister.” “Ben istemem.” “Neden?” Rakısından bir yudum aldığında kalbimin ortasında hiç kapanmayan yaram bir damla kan sızdırdı. Bir gün gerçekten tamamı kabuk tutacak mıydı acaba? Dinecek miydi kanaması, yoksa beni o kanamadan öldürene dek yavaş yavaş sızacak mıydı? “İstemek hayallerle alakalı. Benim hayallerim yok.”

Baskı: Hanım Hanımcık (Wynette, Texas #2)

Yorumum için : https://birumuthayal.blogspot.com/2020/04/susan-elizabeth-phillips-hanm-hanmck.html#more

Baskı: Son Yıldız Sönene Kadar

Yazarı Lacivert serisiyle tanımıştım. Son Yıldız Sönene Kadar kitabı ise kurgu olarak farklı ve daha hafif boş zamanlarda okuyabileceğiniz akıcı bir kitap. Manno ile Lavin’in hikayesi Roma’da turistik bir gezide tesadüf bir karşılamayla başlıyor. İkisinin yolları ayrılsa birbirlerini düşünmekten geri kalmıyorlar. Ve ikinci karşılaşmaları tamamen planlı bir şekilde aylar sonra gerçekleşiyor. Açıkçası ben karakterlere pek ısınamadım. Lavin’e kızdım; sorgulayan taraf olmadığı ve önüne sunulanları sebepsiz kabul ettiği için. Manno’ya kızdım; en ufak bir sıkıntıda Lavin’i dışladığı (ne kadar onun iyiliğini düşündüğünü söylesede kesinlikle inanmıyorum) için. Yani bu ikili benim için James ile Beren’in yerini dolduramadı. ---------------------------- “Beni mi takip ediyorsun? Buraya kapatılırsak muhteşem İtalyan aksanın ve delici gözlerinle senden etkileneceğimi mi düşündüm?” Önce benim gibi gözlerini kıssa da gecikmeden bir kahkaha attı. “Hayır,” dedikten sonra gülümsedi. “Yani kısmen. Pantheon’a girdiğini görmüş ve seninle konuşmak istemiş olabilirim.”

Üç Adım Uzakta
10/1005.04.2020

Baskı: Üç Adım Uzakta

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/04/rachael-lippincott-uc-adm-uzakta.html#more Kitap ile ilgili genelde olumlu yorumlar okudum; o yüzden merak ettim ve kitap elime geçer geçmez vakit kaybetmeden okumaya başladım. Kitap o kadar akıcı, hüzünlü ve naif bir şekilde yazılmış -çevirisi de o kadar iyiydi- ki nasıl bitti anlayamadım.

Kırmızı Gelinlik
7/1002.04.2020

Baskı: Kırmızı Gelinlik

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/04/hamide-yesilyurt-krmz-gelinlik.html#more Nisan ayının ilk kitabı.. Kırmızı Gelinlik, wattpad’de severek takip ettiğim bir hikaye idi. Ve kitap olarak çıktığı gibi alıp okudum. Yazarın şu ana kadar basılı olan kitapların hepsini okudum. Ve en çok günümüz türünde yazdığı kitaplarını daha çok sevdim.

Veda Caddesi Cevf
8/1031.03.2020

Baskı: Veda Caddesi Cevf

Bu sıralar gündemimizde olan salgından ülkemizin de etkilendiği ve hızla artan sonuçlar sonucunda #evdekaldığımız süreçte kitap okumaya devam. Yazarın farklı bir hikayesine tesadüfen wattpad adlı sosyal platformda rastlamış ve okudukça keyif almıştım. Ve yazarın basılı kitabı olduğunu görünce de vakit kaybetmeden alıp okudum. Kamer, acı dolu bir geçmişin gölgesinde intikam umuduna sarılarak yaşayan ve önündeki beyaz sayfayı bile intikamı uğruna harcamak üzere olan bir genç adam. Aymira, geçmişi acı dolu sevgisizlik içinde güven duygusundan yoksun yaşayan ve bir gecede karşısın çıkan sırlarla dolu genç adamın akışına kapılmak üzere.. Kamer ve Aymira’nın hikayesi nasıl bitecek? Geçmişin gölgesinde mi? Geleceğin ışığında mı? Kitabın devam kitabı da yeni çıktı ve ben bu ikilinin hikayesinin sonunu görmek için en kısa sürede devam kitabını alıp okuyacağım. ------------------ #alıntı “Ne sevmesi, sevmek ne? “Niye ki? Sevgi güzel bir şey. Seni ayakta tutar.” Öyleydi zaten. İnsan kalbi attığı sürece yaşardı. Bu bir insanı sevmekten ibaret değildi yalnız. Kuşu, köpeği hatta aynaya baktığında karşında gördüğün kişiyi bile sevmekti. Tekrar bana döndü, bu sefer sırtını duvara yaslayıp parmakları arasındaki sigarayı bana gösterdi. “Beni ayakta tutan şey bu,” deyip yüzünü ekşitti. “Ben bilmem sevmeyi, bir içtiğim sigara bir de soluduğum hava.” #alıntı2 Ben artık Kamer’in Diana’sı ya da bukalemunu değildim. Bunlar benim hayatımda hep bir iz, hep bir hatıra olarak kalmaya devam edecekti çünkü o olmadan bunları duymamın da, yaşamanın da bir anlamı yoktu. O varken Diana vardı, o varken bukalemun vardı. O yokken ben sadece Aymira’ydım. O yokken ben yine kalkanları altına sığınan güçlü olmaya çalışan savaşçı kızdım.

Sina - Edebiyat
10/1022.03.2020

Baskı: Sina - Edebiyat

Serinin ikinci kitabı öyle bir yerde bitmişti ki devam kitabı elime geçer geçmez bekletmeden okudum. Ve Sina muhteşem bir finalle son buluyor. İkinci kitap Karan’ın sonunda iz bırakmadan ortadan kaybolan Sina’yı bulmasıyla son bulmuştu. Devam kitabı ise bu ikilinin yüzleşmesiyle başlıyor. Yazarın kalemi, hayal gücü o kadar güçlü ki yazdığı karakterlerin hemen hemen her biri ayrı bir iz bırakıyor. Ve o iz bırakanlardan en güçlü iki karakter olan Sina ile Karan’ın yeri ayrı. Bir de genelde kitaplarında çoğu kitapta karşılaştığımdan farklı olarak kadın karakterleri güçlü, tek başına ayakta durabilen, aklı başında tasvir etmesi en sevdiğim tarafı. Kitabın konusu hakkında bilgi vermeyeceğim. Yalnız Karan ile İber’in iletişimi çok ama çok güzeldi bunu demeden geçemedim. Ve epilog kısımlarını çok sevdim, özellikle de ikincisini. Keşke daha fazla epilog okuyabilseydik. ------------------------- Karan alayla gülümseyerek kaşlarını kaldırdı. “Sen inat konusunda tez bile hazırlarsın.” “Abartma!” dedi Sina yan gözle ona bakarak. “Abartmıyorum. İnatçısın, sürekli burnunun dikine gidiyorsun, sadece kendi doğruna inanıp başkalarının doğrusunu kabul etmiyorsun.” “Bak, şimdi tespitten ziyade suçlamaya dönüştü bu gözlemin.” “Suçlama değil ki gerçeği dile getiriyorum.” “Sadece içinde bulunduğum durumların matematiğini sorguluyorum. Matematiksel doğrular tektir öyle değil mi?” dedi, kendi içindeki durumu düşünürken. Karan Sina’nın kafasından geçenleri tahmin etmekte zorlanmadı ancak Sina’nın onun kafasından geçenleri bilmesi imkansızdı. O da tıpkı Sina’nın düşündüğü şeyi aklından geçirirken kızın başka bir şeyden söz ettiğini düşündüğüne emin olarak karşılık verdi. “Ama insanlar söz konusu olunca matematiksel doğrular her zaman sapma gösterebilir. Sonuçta biz insanlar, duygularıyla hareket eden canlılarız çoğu zaman. Diğer türlü robottan farkımız kalmaz.” “Benim robot olduğumu mu düşünüyorsun?” Sina’nın sesinde belli belirsiz bir alınmışlık vardı. “Hayır. Aksine, sen robot olamayacak kadar fazlasıyla kendi duygularının içinde boğuşan birisin.”

Baskı: Kalbim Seni Unutmuşken

Hakan ile Karmen’in hikayesini uzun bir süredir merak ediyordum. Beklediğim an geldi çattı. Karmen ile Hakan’ın hikayesini uzun uzadıya anlatıp, nerede tanışmışlar aşkları nasıl engellerden geçmiş diye kesinlikle spoiler vermeyeceğim. Ama şunu söyleyebilirim ki ikisi de çok aşık çok güzellerdi. Bundan sonrası azıcık Spoiler içerir!! Tutku serisinin devamı olan kitap aslında farklı bir ekip olan Akrepler ekibinin ilk kitabı olacak sanırım diyorum. Çünkü henüz kitabı basılmamış olsa Bora ve babası Deniz’den de haberler alıyoruz. Bu durumda bana acaba sıradaki kitap Bora’nın kitabı olabilir mi dedim. Tabi bir de yeni ekipten merakımı cezbeden Yılmaz var. Ayrıca Ghost ekibinin üyelerini de görüyoruz. -------------------- Hakan’ın kaşları hafifçe kalktı. “Hatırladım şimdi!” dedi rahatlamış gibi. Gözleri üzerinde gezindi. “Fedor’un adamları seni yaka paça tutmuşlardı. Pasaportunu almışlardı zorla. Adını da hatırladım. Fedor sana Tahir demişti, değil mi? Soyadını hatırlayamadım şimdi… Serkan gibi bir şeydi.” “Sertan!” diye düzeltti kır şakaklı adam. Mahkumun zekiliği su götürmezdi. “Bu kadar ayrıntılı hatırlamana şaşırdım.” “Aynaya bakmıyor musun dostum? Kolay unutulacak bir adam değilsin. Yara izi gibi insanın beynine kazınacak bir tipin var. Eminim o gece, kulüpte olan herkes seni hatırlıyordur. Özellikle kadınlar!” Sırıttı hafifçe. “İsmin de sıradan değil. Tahir dedemin adıdır. Ayrıca o gece bana kırık bir buruna mal olmuştun.”

Baskı: Hayat Kitabı (Ruhlar Üçlemesi, #3)

Bir serinin daha sonu.. Bu seriyi bu kadar beklettiğime pişmanım. Serinin ikinci kitabında bu ikilinin 16. Yüzyıl zaman yolculuğundaki maceralarını okumuştuk. Cadı tarihçi Diana Bishop ve vampir bilimci Matthew Clairmont geçmişten günümüze dönünce yeni sorunlar ve eski düşmanlarla karşılaşır. Fransada, Matthewun atalarından kalma evinde tanıdıkları pek çok kişiyle tekrar bir araya gelirler ancak çok önemli bir kişi eksiktir. Geleceklerine dair en büyük tehdit ise henüz açığa çıkmamıştır ve bunun farkına vardıkları an, hızla Ashmole 782 ile kayıp sayfalarını bulma çabasına gireceklerdir. Kitaptaki hemen hemen her karakteri sevdim. Seriyi geç de olsa iyi ki de okumuşum diyorum. ------------------- “Bu tam zamanlı iş, Diana.” Matthew’un gerginliği artıyordu. “Bayan Clairmont olmak uğruna Profesör Bishop olmaktan vazgeçmeye hazır mısın?” “Herhalde dikkatin başka yerdeydi, ben zaten Bayan Clairmont oldum.”

Baskı: Gecenin Gölgesi (Ruhlar Üçlemesi, #2)

Güçlü bir cadı ailesinden gelen tarihçi Diana Bishop ile vampir Matthew Clairmont’ı en son 21.yüzyıl Londra’sından 16. Yüzyıl Lodnrasına zaman yolculuğuna çıkarken serinin ilk kitabını bitirmiştik. İkinci kitap Diana ile Matthew’in 16. Yüzyıldaki maceralarını konu alıyor. Ve o süreçte yeni yaratıkları tanıyoruz. Hatta ölmüş aile üyelerinin bazılarını da okuyoruz. Ve hatta ben o iki kişiyi 21. Yüzyılda da okumak isterdim. Bu kitapla birlikte bazı sırlar açığa çıkıyor; bilinmeyenler yavaş yavaş ortay çıkmaya başlıyor. Serinin ikinci kitabını daha çok sevdim. Yalnız bu kitapta ise çok fazla yeni karakter olduğundan biraz karıştırdım. Arada kim kimdi, neciydi durumu oldu. Yoksa ilk kitaptan daha akıcı geldi bana. Ve vakit kaybetmeden serinin üçüncü kitabına başlanır.. #alıntı “Durum pek çok yönden sıkıntı verici olsa da önümüzdeki yıllarda tıraş olmaya karşı mantıklı bir yaklaşım benimsendiğini gördüğüme sevindim.” Philippe düzgün kesilmiş sakalını ve bıyığını tembel tembel kaşıdı. “Sakal bilgelik değil, bitlenme işaretidir.” #alıntı “Papa hazretleri bekleyebilir.” Philippe silahın konumunu inceledi. “Diana’yı hedef alsaydım daha hızlı hareket ederdin.” “Eğlenceni bozduğum için kusura bakma,” dedi Matthew buz gibi bir öfkeyle. “Üzerime bir bıçak atılmayalı epey zaman oldu. Yeteneklerim körelmiş olabilir.”

Baskı: Cadıların Keşfi (Ruhlar Üçlemesi, #1)

https://birumuthayal.blogspot.com/2020/03/deborah-harkness-cadlarn-kesfi.html#more Uzun bir zamandır ilgimi çeken bir seri olmasına rağmen kitap kalınlıkları ve konunun ağır işlendiğine dair aldığım uyarılar nedeniyle seriye geç başladım.

ÖncekiSayfa 9 / 21Sonraki