
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Atlantis'in Muhafızları - ( Poseidon Savaşçıları #5 )
Bu seriyi sonradan keşfettim ve ilk kitabını okuduktan sonra da düzenli takip etmeye başladım. devamı.. http://birumuthayal.blogspot.com.tr/2017/03/alyssa-day-atlantisin-muhafzlar.html
Baskı: Çifte Bela (Gece Prensi, #2)
Serinin ilk kitabını okuduktan sonra ikincisini sabırsızlıkla beklemiştim ve sonunda çıktı. Gece Prensi serisi aynı zamanda Gece Avcısı adlı serisinin yan serisi. Fantastik severlere şiddetle tavsiye edebileceğim bir seri. http://birumuthayal.blogspot.com.tr/2017/03/jeaniene-frost-cifte-bela.html
Baskı: Sadece Bir Bebek
İlk kez watpadda okudum ve hikayenin başları olmasına rağmen çok etkilendim özellikle de Can beni çok etkiledi. Algin ile Can'ın iletişimi birbirlerine olan sevgileri beni çok etkiledi. Can10 yaşında lösemi hastasıdır ve öz annesi onu daha bebekken terk etmiş ve babası bakmış tabi Can için uygun ilik bulunmayınca son çare başkasıyla evlenip Can'a bir kardeşi olursa ilik uyma ihtimaliydi. Ve orada devreye dede Ata Bey sayesinde Algin girdi.Tabii sonradan başlarına bela olan gizli düşman ile başa çıkmaya çalışmaları ve her birinin hayatının tehlikede olması da her sayfasında ayrı bir merak içeriyordu. Ama Algin ile Can'ın ilişkisini okumaktan ne kadar zevk alsam da Atalay ile Algin'in ilişkisinde bir şeyler eksik gibi geldi bana sevgilerini fazla hissedemedim tamam başlangıçta birbirlerine mecburi katlansalar da ilerleyen sayfalarda bekledim bir şeyler ama yine bir şeyler eksik gibi geldi. Ama kitabı genel olarak beğendim, yazarın kalemini takip listeme aldım. ------------------------------------- "Babamın dikkatini dağıttığımıza göre, birlikte uyuyabiliriz değil mi güzel şey?" "Uyuyabiliriz yakışıklı şey." İltifat etmemden midir, beyaz teninin yanak kısmında oluşan kızarıklığından öptüm. Geri Çekildiğimde kıkırdamasını bastırmak için eliyle dudağına baskı yaptı. "İçim bir hoş oldu, gıdıklandım. Babaannemden ve Piraye Teyze'den sonra ilk defa bir kadının öpücüğünü aldım. Heyecandan galiba." Art arda iç çektikten sonra, "Neyse, uyku saatim geçmeden hemen uyuyalım bence," dedi.
Baskı: Cezayir Menekşesi
Uzun bir süredir beklediğim bir kitaptı, özellikle de paylaşılan alıntıları okudukça daha da merak ederek bekleme işine devam ettim :) Sonunda, kitabı muhteşem cildiyle ve bir o kadar muhteşem iç kapağıyla ellerimin arasına aldığım gibi bir solukta okudum, yalayıp yuttum. Beklediğimin her saniyesine değdi. http://birumuthayal.blogspot.com.tr/2017/03/burcu-buyukyldz-cezayir-meneksesi.html#more
Baskı: En Karanlık Sır (Karanlığın Efendileri 7)
Yazarın kalemini her zaman çok sevdim ve özellikle bu serisi düzenli takip listemde yer alıyor. Bu kitabını da bir o kadar beğendim. Ve en çok Paris - Sienna ve Strider - Kaia'nın hikayelerini çok ama çok merak ediyorum.
Baskı: Yarasa
Şubat ayı içerisinde çıkmasını beklediğim ve çok merak ettiğim iki kitaptan biri de Selvi Atıcı'nın Yarasa adlı kitabıydı. Siparişim geldiği gün okumaya başladım ve aynı gün soluksuz bir şekilde bitirdim. http://birumuthayal.blogspot.com.tr/
Baskı: Kağıttan Duvarlar
Anlatımı akıcı sıkılmadan okuduğum beğendiğim bir kitap oldu. Elizabeth lise mezuniyetinde başına gelen olay yüzünden kalbi ve ruhu paramparça olmuş ve aşka tövbeli artık tek gecelik ilişkileri tercih eden bir insan; ta ki Declan ile karşılaşana kadar. Declan ise zengin, yakışıklı ve bir o kadar da tehlikelidir. Spor salonu açmak için sokak dövüşlerine katılarak para kazanmaya çalışıyor.Babasından maddi yardım almak istemiyor. Ayrıca Declan'ın ikizi Dax de çok tatlıydı. İkisinin gelgitli duygularını okumak çok güzeldi. Bir ara Elizabethe sinir olduğumu söylemem gerek ama geçmişin gölgesini sürekli üzerinde hissetmesi ve Declandan bazı şeyleri saklaması nedeniyle. Ama sonunda yine aşk galip geldi. İki kitaplık serinin ilk kitabıydı. İkincisi Dax'i anlatıyor sanırım, merakla bekliyorum. ------- Hoca elini salladı. "İyi. Bize kadın kahramanımızı anlat. Elizabeth Bennett'imiz ile ilgili ne düşünüyorsun?" Elini hafifçe yüzünde gezdirdi. "Esprili ve cesur. Zengin bir adamla evlenebileceğini düşüneceğim son kişi ama kitabın sonunda bunu yapıyor." Gri gözleri ağır ağır üzerimde dolaştı. "Ayrıca yağmuru seven güzel bir kız." Kalbim hızla çarpmaya başladı. Tanrım, benden bahsediyor gibiydi.
Baskı: Milyoner (Billionaire Boys Club, #1)
Milyoner Erkekler Kulübü serisinin ilk kitabı Logan Hawking'i anlatıyor ve ben bu seriyi seveceğe benziyorum ama ben en çok serinin ikinci kitabını merak ediyorum. Logan'ın işi genelde batmakta olan otel, şirket tarzı yerleri alıp daha iyi bir duruma getirip işletmektir. Ve gizli toplantılarında arkadaşı Hunter Buchanan'ın önerisi üzerine Bahamalarda inişte olan bir otelden bahsetmesi ve uygun bir zamanda oteli görmeye gitmesini istemesi ile Logan aşka doğru yol almaya başlar Brönte Dawson küçük bir lokanto garsonudur. Radyodan Bahamalar tatili kazanır. Tabi beklediği bu tatil beklenmedik kasırga nedeniyle kabusa dönüşür. Otel tahliye edilmiştir ve o kabusun içinde kalan sadece Logan ile Brönte hem hayatta kalmak için mücadele ederken hem de aralarındaki tutkuyla savaşacaklar. Sonunda tabi ki aşk galip geliyor. Kitap eğlenceliydi, sıkılmadan bir solukta bitirdim. Tabii ben en çok ikinci kitabı yani Hunter Buchanan'ı merak ediyorum.
Baskı: Karanlığın Kokusu (Karanlığın Vârisleri #1)
Ann Smith özel asistanlığını yaptığı patronu Jasha Wilder' a aşıktır. Tabii o ana kadar kendi içinde yaşar bu aşkı. Patronu izinde olduğu gün ona dosyaları götürmek amacıyla hemde artık duygularını ona açıklamak için Jasha'nın evine gider ve o zaman Jashanın ikinci kimliğiyle de karşı karşıya kalır. Bir anda sevdiği adamın kurt adama dönüşmesi karşısında dehşete düşer. Ve o zaman çocukken ona bakan rahibenin söylediği söz aklına gelir ; Ann kötü insanları çekerdi her zaman çekmişti. Ann ile Jasha'yı okurken çok eğlendim.Yazarın kalemi akıcıydı,sıkmadan bir günde bitirdim. Sherrılyn Kenyon'dan sonra düzenli takip listeme aldım bu yazarı da. Fantastik severlere tavsiye edeceğim bir kitap. Umarım serinin devamı da çabuk çıkar.
Baskı: Hep Seni İstedim (Wait for You, #2)
Sonunda Wait For You serisinin ikincisi çıktı. Birinci kitaptaki Cameron'ın kız kardeşi Teresa ile arkadaşı Jase'in hikayesi. Başlarda Jase ne istediğini bir türlü bilemeyen ve Teresa'yı sürekli karışıklık içinde bıraktığı için kızsamda sonunda özelliklede geçmişte yaşadıklarını öğrenince hak vermesem de korkularını anladım. Ben özellikle bu kitapta Jack' e bayıldım. Teresa'nın da geçmişi de travmalarla dolu birde bunun üstüne kaldığı yurtta yaşadıkları eklenince, Teresa ile Jace birbirlerinin yaralarını sarıp kendilerini iyileştiriyor aynı zamanda da korkuları bir kenara bırakıp tutkulu aşklarını yaşıyorlar. Bu kitapta Cameron ile Avery den de haberler vardı . Üçüncü kitabı sanırım Teresanın okuldan arkadaşı Calla'nın hikayesi ve onu da merak ediyorum. Umarım üçüncü kitabı bir 3 yıl daha beklemeyiz. ---------- Küçük bir el, gömleğimin ucuna asılıp çekiştirdi. Dönüp hem çocuksu hem de duygu dolu olan gri gözlere baktım. "Merhaba," dedi Jack Dudaklarım küçük bir gülümsemeyle genişledi. "Sana da merhaba." "Çok güzelsin," dedi, gözlerini kırpıştırarak. "Teşekkür ederim." Ağzımdan minik bir kahkaha çıkıverdi. Resmice. Bu çocuğu sevmiştim. "Sen de çok yakışıklısın." Jack'in yüzü parladı. "Biliyorum." Yine kahkaha attım. Bu çocuk kesinlikle Jase'in kardeşiydi.
Baskı: Uyanış (Ciltli)
Yazarın kalemini ilk kez wattpad de Kırmızı Başlıklı Kız adlı hikayesiyle tanıdım ve ondan sonra da yazdığı tüm kurguları takibime aldım. İyi ki de aldım böylece Amazon Efsanesi Serisi de böylece radarımdan kaçmadı :) Gregg ile Aleka, son kitabı okurken nereden nereye dedim. Her cümlesini hatta her kelimesini içime sindire sindire okudum bir andan bir son olduğu için üzüldüm bir taraftan da Gregg ile Aleka geldiği son durumu okudukça mutlu oldum.Her duyguyu hissederek okudum. İçeriğine hemen hemen hiç değinmedim çünkü; anlatıp o muhteşem hissi bozmak istemiyorum. Ama birazcık daha Gregg ile Alekayı aralarına katılan son üyeyle birlikte okumak isterdim. serinin son kitabında tüm karakterlerle ilgili gelişmeler oldu. Gregg'i evlat edinen ailesi kardeşi hepsi vardı.Kısacası dopdolu bir kitaptı Ufak bir alıntı : Gregg yüzünü tutarak ona yaklaştı. Burnunun ucunu öpüp saçlarını tek tek yüzünden çekti. "Onların nasıl baktığını boşver. Ben hayatım boyunca sana dünyadaki en değerli varlıkmışsın gibi bakacağım. Çünkü benim için öylesin ve bunu hiçbir şey değiştiremez. Sen benim soğuk rüzgarımsın."
Baskı: Yazgı / Yazgı Serisi 1
Berna, Rizeli ve lisede okurken belli olaylar zinciri ile (spoiler vermemek için detay vermiyorum)Akınla karşılaşıyor anlık bir bakış o zaman farketmeseler de birbirlerinden uzakta bile hala birbirlerini anımsayarak acaba şuan ne yapıyordur diye düşünceleri akıllarının bir ucunda yer ediyor.Tabii bu esna da ikisi de kendi hayatlarını ayrı bir yerde kuruyorlar Berna Kerem ile evleniyor, Akın ise aynı meslekten Bahar ile evleniyor. Ve yıllar sonra yine Kader yapacağını yapıyor ve yine belli olaylar zinciriyle sürekli karşılaşmalarını sağlıyor Berna Keremden hamile, Akın'ın ise Bahardan çocuğu olacak ama olaylar öyle gelişiyor ki Akın karısını Berna ise Kerimden aldığı darbe yüzünde eşinden ayrılıyor ve ikisi de birbirlerinin yarasını fark etmeden sarıyor.Fazla detaylı yorum yapamadım spoiler olmasın diye ama özellikle Akın sırf Berna daha fazla üzülmesin diye söylediği yalan ortaya çıkınca Berna'nın vereceği tepkiyi çok merak ediyorum. Tabii bunların dışında Akın'ın kardeşi Derin ile Gökmenin hikayesini de unutmamak lazım.Ama şu bir gerçek ki bu kitapta merak ettiğim tüm gizemler ikinci kitapta çözülmeyi bekliyor. Ve bende ikinci kitabı merakla bekliyorum.
Baskı: Küçük Mucizeler
Yazarın kalemini watpadde okumuştum ama bu hikayesini ilk kez kitap olarak basıldıktan sonra okudum. Okurken eğlendiğim bazı kısımlarında ise duygulandığım bir kitaptı. Özellikle de Pamir Ege'nin hiç görmediği babasına olan özlemi beni duygulandıran kısımlardı. Elis küçük yaşta evlenip hamile kaldıktan sonra eşi tarafından terk edile ama oğlu Pamir Ege için ayakta durup her zorluğa göğüs geren bir anne. Serhat ile Ceylinin dostlukları ve Safiye annesi onun dayanakları. Elis şirketteki patronu Mehmet Beyin özel asistanı. Ama Mehmet Bey geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yerini Amerika'da yaşayan yeğeni Doruk Ataoğlu'na bırakmasıyla Elis ile Doruk Ataoğlu'nun yolları kesişiyor. Ve iyi ki de kesişiyor çünkü Doruk hem Elise sevgisini veriyor hemde Elis'in güvenli limanı oluyor ama; her şeyden önemlisi de Pamir'e harika bir baba oluyor. İkisinin iletişimi yüzümde büyük tebessümle okudum. Çok güzel, mutluluğun,dostluğun, sevginin ve bir parça da hüznün olduğu ve kitabın son sayfsını kapattıktan sonra yüzümde tebessüm oluşturan bir kitaptı. Küçük bir alıntıyla yorumuma son veriyorum: "Bunu alalım mı?" dedi Pamir cinsini bilmediğim bir köpeği gösterip. "Adını da Tarçın koyarız." "İsmini Doruk amcan koyacak. Sonuçta onun köpeği." "Yoo." dedi Pamir yanımıza gelip Doruk'un elini tutarken. "O bizim köpeğimiz olacak değil mi Doruk amca?" "Aynen dostum. Sen ne istersen onu alacağız." Pamir bana bilmiş bir bakış atınca ona dil çıkardım.
Baskı: Kum Taneleri (Aşkın Sen Hali #1)
Yazarın kalemini ilk kez okudum. Alırken tereddüt etmedim desem yalan olur. Ama korktuğum gibi çıkmadı. Heyecanı eksik olmayan bir kurguydu. Sadece karakterlerin duygu belirsizliklerinin fazlalığı sıkmadı desem yalan olur. Azra, ailesi öldükten sonra; Arat,Buğra,Barış ve Umut tarafından korunup,sevilip kardeşleriymiş gibi sahiplenildi.Azra ailesini bir kazada kaybettiğini sanıyordu yalnız sonradan ondan saklanan aslı sır ortaya çıktı. Bu kitapta dostluk o kadar güzel anlatılmış ki ben de böyle abi isterim diyesim geldi. Azra'nın peşinden gelen ölüm yeri geldi onlara kayıplar verdirtti ama birbirlerine de bir o kadar kuvvetle bağladı. Arat'ın Azra'ya olan aşkını başlarda kabul etmeyişi sırf kendini ve Azrayı bu tutumuna inandırmak için üçüncü kişileri araya katmaya çalışması beni sinirlendirdi ki Azra zaten sinirinden ne yapacağını şaşırdı. Ama sonraları ikisininde o kadar belaya karşı aşklarını yaşaması çok güzeldi. Sonunda mutluluğu bulmaları onlardan çok beni sevindirdi. Tabii bu arada Buğra ile Esra'nın aşkınıda unutmamalıyız. Onların aşkı da bir o kadar güzeldi Arat ve Azra'dan minicik bir alıntı: "Yaralarımı her zaman öperek saracağına söz verir misin?"
Baskı: Exit-Kaçış Planı (EXIT Inc. #1)
Yazarı ilk Ölüm Falı kitabını okuyarak tanımıştım ondan sonrada düzenli takip listemde yer almaya başladı. Eğer Linda Howard kitaplarını okuyup sevdiyseniz onun tadını veriyor size. Exit serisi, Ölüm serisinden bağımsız bir seri yalnız; Ölüm serisindeki dedektif ve FBI ajanımızda son sayfalara doğru kendini gösteriyor. Sabrina Hightower sıraylasevdiklerini kaybetmiş bir kadın, önce abisi Thomas bir kaza sonucu ölüyor ardından da anne ve babası EXIT tur şirketinin zipline etkinliği sırasında hayatını kaybediyor, büyükbabası ise ölen torununun kazasını araştırırken kayboluyor, ve Sabrina'nın bilmediği şey ise tüm bu kayıpların aslında birbiri ile bağlantılı olduğudur. Sabrina, gecenin bir yarısı evine izinsiz gelen misafirle karşılaşınca artık bildiği hayatı tamamen değişeceğini anlamıştır. EXIT adına çalışan Muson Hunt, çalışma prensibi ve iş ahlakı yüzünden verilen işi sorgulamaya başlayınca hiç bilmediği gerçeklerle karşılaşıyor, Sabrina ile birlikte EXIT e karşı savaşıyorlar ve tüm bunlar yaşanırken birbirlerine karşı yoğun duygular beslemeye başlıyorlar. Güzel bir kitaptı, karakterleri okumak zevkliydi, her sayfasında ayrı heyecan, ayrı bir adrenalin vardı ve tabi aşk.. Serinin ikincisini merakla bekliyorum.Umarım fazla uzun sürmez.
Baskı: Daima Aşk Kazanır
Sonunda Tekin'in hikayesini okuyabildim. Akıcı anlatım ve heyecan bir araya gelince çok kısa sürede bitti. Rüya'nın kuzeni Aylin sayesinde olaylı bir tanışma yaşıyor Tekin ile Rüya. Tekinin Rüyayı küçümsemesine karşı Rüya da Tekinle inatlaşmadan geri kalmıyor. Yanlış anlamalar yüzünden yaşanan tek bir gece onların yollarını birbiriyle kesişmesi için gerekli olan önemli şeyi meydana getiriyor : Besteyi Fazla spoiler vermeden kitapta iki yıllık bir zaman atlaması oluyor ve sonunda Rüya kızını Tekinle tanıştırıyor.Tekinin uzun süren kızını kabul edememe sorunu yavaş kabullenmeye ve kızı ve Rüyayı kimseyle paylaşamamasına dönüyor ;) tabi o Tekin'i çok sevdim Rüyaya takılmasını ayrı ama Besteyle iletişimini daha çok sevdim :) Rüya ve Tekin'den bir parça: "Ne oldu evlenmeyi kabul mü ediyorsun?" "Hayır!""O halde istemiyorum.""Evlenmeyi kabul edersem , sen de evliliği isteyecek misin?""Evet!" Bu da Tekin ve Beste'den (çok sevdim bu kısmı) : "Sezini seviyor musun, kızım?""Sefiyoyum", dedi minik meleğim."Büyüyünce erkeklerden uzak duracaksın, değil mi?"Beste kafasını kaldırıp babasına sırıttı. "Hayıy.""Sana öğreteceğim, küçük baş belası. benim dışımdaki bütün erkeklerden nefret edeceksin. Tamam mı?"Kızımız bu defa "Dammam," dedi. Ama bazı yerlerde de Tekin'e çok kızdım Rüya'nın biraz süründürmesini isterdim çünkü bazı yerlerde Rüya'ya ettiği hakaretler Tekin'i boğmak istememe neden olmadı dersem yalan olur.. Ayrıca kitabımızdaki diğer karakterleri de unutmamak gerek : Serdar- Aylin çifti, Tuna - Deniz çifti (onlardan haber almak güzeldi), ve Tekin'in kardeşi Sezin ve Dr. Engin (sadece ismen de geçse ilgimi çekti) . Belki sırada Sezin ile Dr. Engin'in hikayesini okuruz.
Baskı: Önyargı
Yazarın okuduğum ilk kitabı "Önyargı",konusu diğer historical romanlarla aynıydı. İngiliz Elizabeth Anna Perry'in hayatı, abisi Adam'ın işlediği bir suç nedeniyle geri dönmesiyle alt üst olur. Ve sonucunda korkusuz, barbar İskoç kontu Andrew James Donaway'ın esiri olur. Sonlara doğru tüm yanlış anlamalar ve Elizabeth Anna Perry'in kendisiyle ilgili bilmediği sır ortaya çıkıyor. Kitap güzeldi ama bazı yerlerde çok sıkıldım özellikle Elizabeth Anna Perry'in Andrew'e karşı takındığı bazı itici tavırları çok sıktı. Adam ile Rose bu ikiliye sinir olmadım dersem yalan olur. Elizabeth ile Andrew'in tanışmalarına sebep olmaları iyi bir şey olsa da birbirlerini yanlış anlamalarına ve bazı yalanların aralarını açmasına sebep oldular(kendilerinin dinleme gibi özelliklerinin olmadıklarını saymazsak). Kitap okunmayacak gibi değildi. Sadece Elizabeth'in Andrew'e karşı bir iyi bir kötü tutumu beni biraz sıktı ve sinir etti. Beğendiğim bir alıntıyı da paylaşmak isterim: - "Korkmuyorum haklısın. Çünkü sana baktığım zaman içinde sakladığın adamı görüyorum." Andrew, kızın itirafı karşısında şaşırarak ne diyeceğini bilemedi. Elizabeth gerçekten de herkesten sakladığı yanını görüyor olabilir miydi? - "Çünkü o adam bir tek senin yanında ortaya çıkıyor."