
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Nefret Oyunu
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/08/sally-thorne-nefret-oyunu.html#more Kitabı okumaya başlamadan önce tereddütteydim açıkçası ama başladıktan sonra bir baktım bitmiş.
Baskı: Hiçliğin Ötesinde
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/08/melissa-e-hurst-hicligin-otesinde.html#more Serinin devamı ilk kitabından çok ama çok sonra çıktığı için konusunu unutmuştum bu vesileyle ilk kitabını hızlı bir tekrardan sonra ikinci ve son kitabını okudum.
Baskı: Büyülü Fırtına
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/08/kristin-hannah-buyulu-frtna.html#more Yazarın şu ana kadar okuduğum kitapların arasında farklı bir kurguya sahip ve okurken o büyülü atmosferin içine giriyorsun.
Baskı: Aşktan Umudunu Kesme (The McCarthys of Gansett Island #8)
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/08/marie-force-asktan-umudunu-kesme.html#more Yazarın kitapları eğlenceli, okurken keyif alabileceğin türden ve genelde aşktan umudunu kesenlerin yollarını kesiştirip güzel bir aşk hikayesini ortaya çıkartan tadımlık bir seri. Serinin bu kitabında hem iş hem de aşk hayatında ihanete uğrayan Adam McCarthy ile bir türlü doğru kişiyi bulamayan ve bir zamanlar Grant McCarthy’nin (bilmeyenler için Adam’ın abisi olur kendisi) de kız arkadaşı olan Abby Callahan’ın Gansett Adasına giden feribotta karşılaşmalarıyla başlıyor. Abby, kendini büyük bir değişime hazırlıyor artık iyi kız Abby olmak istemiyor, yeni Abby’nin listesinde: küfür etmek, tek gecelik ilişki yaşamak, içki içmek, dövme yaptırmak var. Tabii Adam, Abby’nin çılgın planlarını sadece kendisiyle yapmasını sağlamak için tüm çabasını konuşturana kadar Eğlenceli bir kitaptı. Abby’nin saçmalıkları çok hoşuma gitti, Adam’ın da duygularının adını tam koyamasa da Abby’ e sahip çıkışı hoşuma gitti.
Baskı: Tarot Falım
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/07/busra-kopru-tarot-falm.html#more “Tarot Falım” kitabını ilk wattpad de okudum. Okurken de çok eğlendim. Bukle, tam anlamıyla sizden bizden biri kendimle fazlasıyla özdeşleştirdim. İşsiz güçsüz ve aşksız bir Bukle Erbağ; ummadık bir anda tesadüfler silsilelerinin meydana çıkardığı bir karşılaşma sonucu hayallerindeki işe sonunda kavuşuyor (keşke bana da vursa öyle bir talih kuşu). Bukle’yi okurken çok eğlendiğim ve güldüğüm doğrudur. Kitaptaki her bir karakteri Okan & Öykü çifti, Giray ve Gözde ( çift demiyorum kesinlikle) yi de çok sevdim Bukle kadar olmasa da. Ama Gözde’ye de ayrı bir hayran oldum Bukle ile konuşması ve yasak duyguların önünü açması Gözde’nin aslında soğuk duruşunun altında bambaşka biri olduğunu gösterdi bana. Evet, temmuz ayını da kapatıyoruz böylece aslında kitabı okuyalı neredeyse iki hafta olsa da yorum ancak yapabildim. ------------------------ Kendimi kaptırdığımı fark ederek başıma sertçe vuruyorum. Hayır, anlamıyorum. Her insanın içinde bu kadar çok benlik mevcut mudur? “İyi misiniz?” Bir kez daha soruyor. İyi değilim desem ne yapacak, niye sorup duruyor? “Değilim,” diyerek omuz silkiyorum. “Hasta mısınız?” “Hayır.” “Aç mısınız?” Sesinin iyice kibarlaşması dudaklarımı ısırmama sebep oluyor. O gün nasıl davrandıysam, sanki aynı şeyleri yaşamaktan gerçekten korkuyor. “Hayır,” diyerek rahatlatmaya çalışıyorum adamı.
Baskı: Doğunun İncisi
Watpadd ‘de düzenli takip ettiğim, her yazdığını severek okuduğum ve kitap olarak elime alınca da çok ama çook sevindiğim yazarların arasında yer alıyor. Sonunda İnci ile Ömer aşkını kitap olarak bir bütün halinde okuduğuma memnunum. İnci için; geçmişte aşık olduğunu düşündüğü Yusuf tarafından kötü bir şekilde terk edilince hayat daha da çekilmez oluyor. Tabii abisi İlker’in arkadaşı Ömer’in tekrar hayatlarına girmesiyle ise çekilmez olan hayatı tam tersine dönüyor. Ömer’in aşkını İnci’ye olan duygularını hissettiriş şeklini çok sevdim. Ömer’in aşkı İnci’nin yarım kalmışlığını çok güzel tamamlıyor. -------------------------------- Yanağımı okşadı, sonra tutup çekerek alnını alnıma yasladı. Gözleri kapalıydı, çok savunmasız duruyordu. İlk defa böyle görüyordum onu. “Beni istemediğin düşüncesi canımı acıtıyor İnci. Her şey isteğin dışında oluyor ve ben senin düşüncelerini biliyorum. Bunları düşününce öfkeme engel olamıyorum. Çünkü hala kalbinin dolu olduğunu biliyorum…” --------- Gelen İlknur’du. “Safiş teyze geliyor,” demesiyle gözlerimi irice açtım. İlknur gözcülük mü yapıyordu? Üçümüz birbirimize baktık ve ardından hepimiz kahkaha attık. İlknur bile kendi haline gülüyordu. Liseli aşıklara dönmüştük. Liseli aşık mı? Aşk mı?
Baskı: Mutluluk Sınır Tanımaz (Not Quite #3)
Yazarın tüm kitapları, eğlenceli sıkmadan seri bir şekilde okutuyor. Serinin üçüncü kitabı da bir o kadar eğlenceliydi. Monica Mann, insanların hayatını kurtarmak ve onlara daha fazla yardım edebilmek için Sınır Tanımayan Hemşireler’e katılır. Büyük bir depremin meydana geldiği Jamaika’ya gönüllü hemşire olarak giderken, küçük bir helikopter filosu olan yalınayak Trent Fairchild ile yolları kesişiyor. Monica en başından beri ne istediğini bilen ve Trent’e karşı hissettiği çekimi inkâr etmeden doyasıya yaşamayı seçen güçlü bir kadın. Monica’yı bu yüzden çok sevdim. ----------------------------- Monica birkaç adım uzaklaştığında adını duydu. “Monica?” Hatırlıyor muydu? “Adım Trent. Yalın Ayak değil.” Trent bacağını kaldırıp ayağını salladı. Monica yüzünün kızardığını hissetti. Hafifçe gülümseyip “Öğrendiğim iyi oldu,” diyerek arkasını döndü.
Baskı: Mutluluk Yemini (Regencies, #5)
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/07/stephanie-laurens-mutluluk-yemini.html#more Şu anki okuma hızımı çok sevdim, eski tempoma kavuşmuş gibi hissettim. Umarım sorunsuz devam eder. Evet, kitap bitti bitmesine de nedense yazarın kitaplarını okurken diğer historical kitapları okurken aldığım zevki alamıyorum maalesef. Bu kitabı da aynıydı maalesef.
Baskı: Acının Efendisi (Brotherhood of the Sword/MacAllister #5)
Historical kitaplara olan özlem gitgide artarken Epsilon Yayınları ardı ardına beklenmedik sürprizler yaparak beni (bizleri) şaşırttı. Umarı devamı da arayı açmadan gelmeye devam eder. Bir yanda sırf savaştıkları için şövalyelerden özellikle uzak duran güzel ve barışçıl Rowena diğer yanda ise geçmişini hatırlattığı için müzikle, dansla ilgili her şeyden uzak duran ve Blackmoor Kontu Stryder. İkisini okurken çok eğlendim, ince mizah anlayışları kitabı eğlenceli kılmıştı. Geçmişten gelen bir hayaletin işlediği cinayetler ise kitabı daha bir merakla okuma sebebim oldu. Serinin beşinci kitabını okuduk ama üç ve dört çevrilmedi diye hatırlıyorum. Tek temennim yayınevinin beklediğimiz serilerle ilgili bu kadar uzun bir ara vermemesi yönünde ama umudum yok bu konuda. -------------------------- Rowena bilmiyordu ama bir cevap beklediği kesindi. “Müziği neden bu kadar aşağılıyorsunuz?” “Sizin şövalyeleri aşağıladığınız sebepten dolayı leydim. Müzik, benim bu dünyada en sevdiğim varlığın ölümüne neden oldu. Ve onun ölümünden beri sadece müzikten değil, müziği sevenlerden de nefret ediyorum.”
Baskı: Ölene Dek Beraberiz
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/07/jennifer-l-armentrout-olene-dek.html#more Kadının ismini görmem bile kitaplarını alıp okumam için yeterli bir neden bence. Genelde fantastik ve romantik türde kitaplarını okumuş ve sevmiştim. Şimdi ise polisiye türü ile karşımızda daha doğrusu avuçlarımın arasında ve yine en az diğer kitapları kadar harikaydı.
Baskı: Aşk Başka Bir Şey
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/07/fatih-murat-arsal-ask-baska-bir-sey.html#more Temmuz ayına, en çok merak ettiğim kitapla giriş yaptım. Daha fazla dayanamadım, ne kadar başlarken yavaş yavaş, sindire sindire okuyacağım desem de nasıl bitti anlamadım su gibi akıp gitti. Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; Sorumsuzca yapılan bir kaza, Harun’un ailesini yok ederken Işıl’ın geleceğini belirledi. Harun kaybettiklerinin büyüklüğü karşılığında, doğal olarak intikam istiyordu. Başta Işıl’a yaptığı teklif sırf onu kendinden uzak tutmak için yapmış olsa da Işıl’ın ailesi için fedakârca tutumu işleri çığırından çıkarmış oldu. Ben en çok İsmet’e kızdım bencilliğinden dolayı sonra da Işıl’a kızdım kardeşini korumak istemesini anlarım ama yaptığı fedakarlığı biraz fazla buldum. Kardeşinin önünü kesmek yerine ödül verir gibi tavrını da ayrıca sinir bozucu buldum. Harun’a da sunduğu teklif için kızdım ama yaşadığı acı olay yüzünden mi ya da diğerlerine olan kızgınlığımda dolayı mı bilmem o kadar kızdığımı hissedemedim Harun’a. Nur Sultanı ise çok sevdim, hayran olunası bir kadın. Severek okuduğum bir Fatih Murat Arsal kitabı daha oldu. ---------------------------------- “Bana bir erkek çocuk vermeni istiyorum.” diye tekrar etti genç adam. Işıl’ın irileşmiş gözleri birden öfkeyle dolmuştu. “Ben de yanlış duyduğumu zannetmiştim! Bu nasıl iğrenç bir teklif böyle? Beni sınamak için yaptığınız bir şakaysa eğer…” “Şaka değil!” dedi adam onun sözünü keserek. “O çok değer verdiğin kardeşin sayesinde bir katliam yaşandı! Burlu sülalesi tarihten tamamen silinecekti az kalsın. Senin küçümsediğin bu kaza bizim hayatımızı nasıl değiştirdi biliyor musun?” Işıl duraklamıştı. Onun öfkesi ile susmuştu. “Evimizin içi artık bir mezarlıktan farksız!”
Baskı: Kötülük Kariyeri (Cormoran Strike, #3)
Yorumum için: https://birumuthayal.blogspot.com/2018/07/robert-galbraith-kotuluk-kariyeri.html#more
Baskı: Zalim Prens (Peri Halkı Serisi #1)
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/06/holly-black-zalim-prens.html#more Uzun bir süre fantastik kitap okumamıştım (tabi benim için uzun bir süre). Hilenin, entrikanın ve ihanetin bol olduğu bir kitaptı.
Baskı: Aşk Peşinde Bir Yıl
Geneli dram ağırlıklıydı, okurken sıkıldım açıkçası.
Baskı: Sonsuza Dek Sen
http://birumuthayal.blogspot.com/2018/06/jojo-moyes-sonsuza-dek-sen_19.html#more Yazarın tarzını seviyorum. Kitaplarında duyguları o kadar naif bir şekilde işliyor ki aşırılık hissi vermiyor.
Baskı: Bedeli Ödenen Günahlar (Shaw and Katie James, #2)
Maalesef serinin ikinci kitabını o kadar sevemedim. Keşke okumasaydım ilk kitabın heyecan ve macerası yeter de artardı bile dedim. Çok sıkıldım okurken. Bu sefer farklı kulvarlarda iki istihbarat ajanı Shaw ile Reggie’nin yollarının kesişmesiyle asıl olay başlıyor. Bazı yorumlarda romantizmin ağır olduğuna dair eleştiriler vardı ama bana göre romantizm yoktu (keşke olsaydı). Ben ancak durumu Shaw’ın ne istediğini bilmemesi olarak yorumluyorum. Açıkçası kitabı sevemedim, zorla bitirdim.
Baskı: Asıl Gerçek (Shaw and Katie James, #1)
http://birumuthayal.blogspot.com/2018/06/david-baldacci-asl-gercek.html#more Yazarın kitaplarını ne kadar geç keşfetmiş olsam da hemen hemen çoğunu okudum. Ve okuduklarım içinden de birçoğunu çok beğendim. Genelde akıcı bir anlatıma sahip, okurken kitabın nasıl bittiğini anlamadım. A.Shaw uluslararası çalışan bağımsız bir iş bitirici iken kendisine komplo kurulması sonucu tek bir hükümet için çalışmaya mecbur kalıyor. Shaw bir yanda sevdiği kadınla evlenme umudu bir yandan da tehlikeli ajanlık işi olan ikili bir hayat yaşamaktadır. Ta ki dünyayı etkisi altına alan bir tehdidin hükümeti, tüm hükümet ajanlarını ve güvenlik birimlerini alarma geçirecek bir olayın meydana gelmesi ile Shaw bu görevle daha şahsi ilgilenmeye başlıyor. Katie James geçmişte verdiği kayıbın acısı alkolle atmaya çalışıp dibi gören bir Pulitzer ödüllü bir gazeteci. Tekrar eski şöhretine kavuşmak için etkili bir haber arayışındayken Shaw ile yolları kesişiyor. İkisinin gerçeği bulmak için birlikte hareket etmeleri ile müthiş bir heyecan, macera dolu bir dünya ile karşılaşıyoruz. Kitaba sabah başladım akşamına bitirdim. Yani demem o ki elimden bırakamadım. Şimdi sıra serinin ikinci kitabında ------------------ Katie dikkatlice ayağa kalktı. Bacaklarını hissetmeye çalışıyordu. Çantasını omzuna attı. “Shaw öleceğiz değil mi?” “Muhtemelen. Neden?” “Sadece emin olmak istedim.”
Baskı: Evlilik Sözleşmesi
https://birumuthayal.blogspot.com/2018/06/michelle-richmond-evlilik-sozlesmesi.html#more “Evlilik Sözleşmesi” kitabı ismiyle ve konusuyla ilgimi çekmişti. Benim için yeni bir yazar deneyimi oldu. Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; Alice ve Jake, düğünlerinde gelen bir hediyeyle kendilerini “Sözleşme” isimli bir grubun (tarikata daha çok benziyor) içinde buluyorlar. Sözleşmenin amacı: Evliliklerini sonsuza dek sürmesini sağlamak. Ufak kuralları ilk bakışta hoş geliyor: “Eşiniz aradığında telefonu her zaman açın”, “Her bir üye eşine, her ay bir hediye sunmalıdır”, “Her üye, yılın her çeyreği için müşterek bir yolculuk planlamak zorundadır”. Her kuralın ise ayrı bir cezası var. Ve bu gruptan çıkmak kesinlikle yasak. Alice ve Jake, evliliklerinin sonsuza dek sürmesi açısından başlarda bu grubun iyi şeyler yaptığını düşünseler de her yeni gün öğrendikleriyle daha da içe batmadan kurtulmanın yollarını aramaya başlıyorlar. Açıkçası değişik bir kurgu ve ne kadar gerilim kitabı olsa da bana biraz durağan geldi.
Baskı: Bayan Ukala
Yazarın adını görmem bile kitabı alıp okumam için geçerli bir etken. Yalnız şunu da belirtmek isterim ki en çok “Chicago Stars” serisi favorim. Bu seriyi onun kadar sevemedim maalesef. devamı için: https://birumuthayal.blogspot.com/2018/06/susan-elizabeth-phillips-bayan-ukala.html#more
Baskı: Bin Ömrüm Olsa
Haziran ayına hızlı bir giriş yapmış bulunmaktayım. Umarım bu ay hızım hiç düşmez diyeceğim ama ne zaman desem oluyor o yüzden bu sefer demiyorum. Yazarın çevrilen tüm kitaplarını okudum hepsi de okurken ayrı duygular barındırıyordu içlerinde, her okuduğumda apayrı duygular hissettiriyordu. Ama ben bu kitabı daha çok sevdim. Başarılı bir bilim insanı olan Tess Gregory, küçük yaşta geçirdiği hastalık yüzünden kulakları duymayan; özgür ruhlu, hayat dolu yirminci yüzyılda yaşayan bir kadındır ama beklenmedik ölümü ile kendisini bir anda on dokuzuncu yüzyılda üç çocuk sahibi olan Amarylis Rafferty’nin bedeninde bulur. Yazar genelde hep güçlü karakterler ortaya çıkarıyor. Ve bence Tess de o güçlü karakterlerden biri. Amarylis Rafferty’nin sevgisizliğe, acı dolu bir hayata mahkûm ettiği ailesini sadece severek, şefkat göstererek ve anlayarak tekrar ayağa kaldıran onlara sevmeyi ve sevilmeyi öğreten güçlü bir kadın Tess Gregory. Tekrar tekrar okusam sıkılmayacağım bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye ederim okumanızı. ----------------- Sabahtan beri kendine karısının kim olduğunu ve ne yaptığını hatırlatıp durmuştu. Tekrar tekrar bunun da oyunlarından biri olduğunu, ona ve çocuklara zarar vermek için tasarladığı taktiklerinden biri olduğunu söylemişti. Ama bu kez kendini buna inandıramıyordu. Geçmişte oynadığı o zalimce oyunları ne zaman düşünse onu şimdiki haliyle görüyordu. Kahkaha atan, gülümseyen, okuldaki o yaşlı ve huysuz kadına karşı gelen, yanmış ekmekleri fırlatan, Caleb’in karnını sevgiyle öpen kadını görüyordu.
Baskı: Lacivert Safir
http://birumuthayal.blogspot.com/2018/05/ty-mazer-lacivert-safir.html#more Ah ahhh bu sıralar ev taşımaydı, boyaydı, derken kitap okumaya ara verdim gibi bir şey oldu. Kitabı okuyalı haftalar oldu ama ancak yorumlamaya fırsat bulabildim. Bu sıralar nedense hedeflediğim sayıyı tutturamıyorum. Kitap okumak içimden hiç gelmiyor ve bu durumdan bir an önce sıyrılmayı umut ediyorum.
Baskı: Sevgimin Esareti
https://birumuthayal.blogspot.com.tr/2018/05/aysegul-cicekoglu-sevgimin-esareti.html#more Yazarın kalemini severek okuyorum ve her yeni çıkan kitabı bir öncekinden daha iyi bir kurgu daha sürükleyici oluyor. Kitabın ilk birkaç bölümü durağandı ama devamı tabiri caizse su gibi akıp gitti. Demir geçmişinde yaşadığı acıları, kayıpları öfkesinin ardına gizleyen yaralı bir adam iken; Hazan yaşadığı acıları, kayıpları kahkahalarının ardına gizleyen neşeli, hayat dolu bir kızdı. Geçmişin düğümleri çözüldükçe Demir ile Hazan’ın hayatının birbirine nasıl kördüğümle bağlı olduğunu da görüyoruz. Kitabın konusundan bahsedip spoiler vermemeye çalıştım. Sevgili yazarımızın kalemini hala okumayan varsa kesinlikle okumanızı öneririm. ---------------- Kelebeği uçmak için hazırdı. Kanatlarını çırpmaya başlamıştı, artık onu hiçbir şey durduramazdı. ------------------ Onu rahat bırakmalıydı, eğer Hazan geri dönerse bir daha bırakmayacağını biliyordu. Biraz buradan uzaklaşmalı ve duygularından emin olmalıydı. Ne diyorlardı; “Bırak gitsin; dönerse zaten senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.”
Baskı: Dirilen Sevgili
https://birumuthayal.blogspot.com.tr/2018/05/jr-ward-dirilen-sevgili.html#more
Baskı: Hedef (Off Campus, #4)
Mayıs ayına Of Campus serisinin son kitabı Hedef ile kaldığım yerden devam ediyorum. Geçen ay okuma hızım fazlasıyla düşmüştü, istediğim verimi alamadım. İnşallah bu ay eski hızıma dönebilirim. Sabrina James için önemli olan mezun olduktan sonra hedeflediği büyük bir hukuk firmasında yüksek maaşlı bir işe girmekti. Ve bunun önüne herhangi bir duygusal bağlılığın geçmesini istemediği için de tek gecelik ilişkiden başkasına yeşil ışık yakmıyor. John Turker’ın ise Sabrina için farklı planları vardı. İkisinin çekişmeli ilişkilerini okurken yeri geldi çok eğlendim yeri geldi hüzünlendim. Seriyi henüz okumamış olanlara ve bu türü sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.