
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Karanlıktan Sonra
okuduğum ilk Murakami kitabı....dilini sevdim, konu basit ancak betimlemeler o kadar güzel ki ilgi uyandırıyor ve okumak istiyorsunuz....hayatlar, maskeler, maskelerin ardında kalan gerçekler....severek okudum, Mari öyle gerçek bir kahraman olarak canlandı ki gözümde,kitabı kapatırken inşallah bundan sonra mutlu olur diye iç geçirdim...
Baskı: Antabus
Leyla yine sayfalar arasından çıkıp gelecek kadar gerçekti, kim bilir etrafımızda kaç tane Leyla var, yolda sokakta geçerken gördüğümüz....akıp gidiyor, içinde insanın acı bırakıyor Antabus....
Baskı: İncir Kuşları
çok severek okudum, akıcı, insanın içini acıtan gözyaşlarıma engel olamadığım bir kitaptı....dilini basit bulanlara da diyeceğim şu ki, bizim insanımız zaten okumaktan aciz, basit olsun da anlasınlar diye düşünülmüştür belki...zaten okuyan ve anlayabilen bir toplum olsaydık şu an bu halde olmazdık....otobüste önündeki adamın gazetesini okuyan insanlar hala daha çok fazla dolayısıyla bırakın basit olsun....kalemine sağlık Sinan Akyüz....
Baskı: Ucunda Ölüm Var
genel olarak güzel bir kitap dili akıcı olayın anlatımı kitaba bağlıyor insanı, ancak Güneydoğu'da yaşanan olayları bir "savaş" olarak nitelendirmesi hoşuma gitmedi, savaş devletler arasında olur bizim yıllardır yaşadığımız terördür, dolayısıyla kurgu bile olsa insanlara verilen bu tip ince mesajlar hoş değil, sırf bu yüzden bir daha Kemal Varol!a ait herhangi bir kitap okumam....
Baskı: Kul
Mercan hayalleri olan, hayallerini capcanlı yaşayan bir kadın, sayfaların arasından çıkıp yanınıza gelecekmiş kadar canlı....kalemine sağlık Seray Şahiner....
Baskı: Ya Da Biz Masal Olsak
kitaba başlamam ve bitirmem bir oldu gece mümkün olsa uyumadan okumak istedim ama uykuya yenildim maalesef....ilk satırından sonuna kadar herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir hikaye....sonu tahmin edilebilir ancak o kadar içten o kadar samimi anlatmış ki Ezgi Durmuş kendinizi alamıyorsunuz okurken....tavsiye ederim zaten çabuk okunur bir kitap, neden bu zamana kadar erteledim okumak için kendime kızdım doğrusu....
Baskı: Huzursuzluk
Livaneli'nin kalemi her zaman ki gibi muhteşem....gerçekten adı gibi "huzursuzluk" kaplıyor insanın içini....Meleknaz, Zilan,Hüseyin aşk var ama acı, umutsuzluk, gözyaşı iliklerinize işleyecek....yaşadığımız coğrafyayı, bugünü, öncesini daha çok sorgulayacaksınız, yarınlar mı? işte orası muamma güzel günler görebilmek için huzursuzlukları bitirmek yenmek, okumak, okutmak zorundayız....
Baskı: Masalcı
yoğunluğumdan dolayı çok uzun sürdü bir türlü vakit ayıramadım, ancak 3 gece önce en baştan başladım ve su gibi aktı gitti....kesinlikle okumalısınız....masal mı gerçek mi siz de düşüneceksiniz....Erhan Altunay'ın kalemine, yüreğine emeğine sağlık....
Baskı: Bab-ı Esrar
bazı yerlerde hayal ve gerçek geçişleri sıktı ama kendini okutan bir kitap....cep boyu var bende, sonlara doğru bir yerde "güneydoğudaki savaş" ibaresiyle geçen bir anlatım vardı hoşuma gitmedi, çünkü savaş 2 devlet arasında olur bizim ülkemizin doğu ve güneydoğusunda olan şey terördür, Ahmet Ümit'in kullandığı bu benzetmeyi sevmedim sadece....konunun da bununla ilgisi yok yalnız onu da belirteyim sadece kişilerin arasında geçen konuşmanın bir parçasıydı...bunun dışında zaten severim Ahmet Ümit'in kalemini severek okudum o yüzden.....
Baskı: Tutsak Güneş
ilginç Ayşe Kulin'in alıştığımız tarzı dışında bir kitap ancak anlayana çok güzel mesajlar veren, eleştiriler yapan bir kitap....zevkle okudum, tavsiye ederim....
Baskı: Zindan (Darby McCormick, #1)
heyecanlı, merak ve gerilim bir an olsun düşmüyor, benim için okumak çok uzun sürdü çünkü Mayıs ayından beri kitap okumakta zorlanıyorum, zamansızlık isteksizlik hepsi bir arada....tavsiye ederim, hoşunuza gidecek bir kitap
Baskı: Elveda Güzel Vatanım
Ahmet Ümit severim aslında, dili, uslubu güzeldir, şimdiye kadar tüm kitaplarını severek okudum ancak bu kitapta aynı tadı alamadım, çok uzun zamana yayıldı bir kere normalde çok yoğun bile olsam hiç değilse 15-20 sayfa okumadan uyumam ve eksik hissederim kendimi bunu elime almak bile istemedim, zaman uzadıkça da soğudum...aslında tarih kitapları ve tarihi romanları severim çünkü hikayenin içine girip mutlaka bir şeyler öğretir insana....bu sefer çok başarılı bulmadım kitabı, ancak okumayın diyemem, özellikle döneme ilişkin çok şey var kitapta pişman olmazsınız
Baskı: Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna'ya göre daha çok beğendim, acaba ne olacak diye merak ettirmenin dışında bir albenisi yoktu benim için...belki de yazılanlar yüzünden beklentim çok yüksekti ondan böyle bir hayal kırıklığı yaşamış olabilirim....ancak edebiyatımızın temel taşlarından biri Sabahattin Ali o yüzden okunmalı diye düşünüyorum....
Baskı: Lucky
Sezgin Kaymaz'ın dili ve uslubu harika...Lucky çok güzel ve zevkle okuduğum bir kitap, her karaktere tek tek hayran kaldım Ali Memet hariç...zevkle okuyacağınıza eminim...
Baskı: Devlet Sırrı
okuduğum ilk Osman Aysu kitabı....daha ilk sayfasından insanı içine alıyor, son ana kadar da bırakmıyor, yalnız bazı ayrıntıların bir kaç kere verilmesi sıkıcı ve gereksiz olmuş....sonuna kadar bitmeyen bir esrar, olaylar arasında filizlenen bir aşk ve yıllar geçmesine rağmen bitmeyen bir aşkın büyüsü...güzeldi, beğenerek okudum....
Baskı: Kayıp Kızlar Adası
ilk başlarda biraz sıkıcı ama sonradan kitap kendini okutuyor, dili sade, anlaşılır ve akıcı, sonundaki sürprizlere inanamayacaksınız.....
Baskı: Bakele
bazısı güldüren bazısı ağlatan güzel öyküler...ancak bana sorarsanız Sezgin Kaymaz roman yazmalı, öyküde o kadar zevk almadım....yine de okunabilir, zaten anlatım akıcı dil sadece ve zevkli...
Baskı: Kemik Adamın Kızları
normal akıcılıkta, kurgu güzel kendini okutan bir kitap,soluksuz okudum diyemem ama merak ettiriyor ve bi şekilde kendine bağlıyor....ancak umarım Martı yayınları da bunları okuyodur, ilk defa bu kadar çok basım hatası olan bir kitap daha önce okumamıştım, kitaptan soğutuyor resmen, 3 kere kontrol ediyosanız 13 kere kontrol edin lütfen baskı dizgi hatası kitap okurken hoş olmuyor....
Baskı: Bildiğin Gibi Değil: 90'larda Güneydoğu'da Çocuk Olmak
dili akıcı,uslup doğal, sıkmıyor okutuyor kendini,keşke ilk sayfada yazıldığı gibi tarafsız anlatılsaydı, elbette ki çok acılar yaşandı ülkemiz insanlarımız çok acı çekti hala çekiyor, okurken o yıllara gittim o yıllarda ben de oradaydım, uygulanan politikalar eleştirilebilir ama nasıl ifade etmem gerektiğini bilemedim o yüzden ben anlatanların karşı tarafındaydım ve benzer acıları biz de yaşadık....1990-1995 arasında yaşadıklarımı anlatsam ben de kağıda döksem ben nasıl bu kitabı okurken ağladıysam, sizler de gözyaşlarınızı tutamazsınız.ancak okulda asker ya da polis çocuğu olduğun için sınıfta kimsenin seninle konuşmamasının ne demek olduğunu, okuldan çıkıp oturduğun lojmana gelene kadar taşlarla sopalarla kovalayanların olduğunu da ben unutmadım.acılar elbette silinmeyecek ancak artık insanların canı yanmasın, insanlar korkuyla yaşamasın...bu ülke hepimizin.bu yüzden okumaktan ve anlamaya çalışmaktan kaçmayın lütfen
Baskı: Gördüğüne Asla İnanma
Mazzanti, Şah Mat'tan sonra okuduğum ikinci kitabıydı yine soluksuz ve büyük bir heyecanla okudum, son 20-30 sayfaya kadar kim olabilir diye düşünüp durdum....dil akıcı, kurgu yine çok güzel ve kendini okutan bir kitap, pişman olmazsınız tavsiye ederim....
Baskı: Böğürtlen Kışı
muhteşemdi, hiç bitmesin istedim, reading slump sorunuma son veren kitap oldu, aylardır Karanlık Zihinler yüzünden yaşadığım stresi bitirdi....umuda ve aşka olan inancımı artırdı...bittiğinde gözyaşlarınızı tutamayacaksınız ve siz de benim kadar geç kaldıysanız okumak için kendinize kızacaksınız....
Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde
okumalısınız ve de okutmalısınız, özellikle şu günlerde gerçekten ihtiyacımız var diye düşünüyorum...
Baskı: Aşık Papağan Barı
aşk,ölüm.özlem,heyecan birarada bu kadar anlatılabilirdi...fantastik kitapların kraliçesi....