
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ferhan şensoy
çok keldir bir çam ağacıhem ince hem uzun hem sanki dalı yok gibiiki savruk dalcık garipçe köke yakıntepesi açılmış belli yaşlı ve politikacıbir dik duruş ama yapay biliyorumüflesem sönecek mangal yüreklerafitap öyle bir çınar kibinyıllardır yaşıyor köylerin ortasında feodal yeşererek

Yazar: ferhan şensoy
Je M`en Fiche Bilader`den, Haneler`den, kabareci yeteneklerini sevgi ile izlediğim Ferhan Şensoy`un taze, sıcak, halkçı bir mizahı var. Yazgıdaşları imişcesine yansıttığı Kazancı Yokuşu`nun insancıklarını da bu külfetsiz anlatısı içinde bizlere sevdiriyor. Bu insancıklar nasıl ezildiklerinin tortusunu günlük yaşam sevinci içinde unutuyorlarsa, yazar da sanki onlardan biriymiş gibi toplumsal ukala…

Yazar: ferzan özpetek
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: nevzat çelik
YAĞMUR YAĞMASAYDI (....) gülüşün bir rüzgardı senin kuşların kanadına binip giden kuşların uçma merakına senin rüzgarların neden nerdesin musluğu açan ellerinde belli değil su mu akardı gümüş mü nerdesin yoruldu kalbim kadınlarda aramaktan seni tüketiyorum onları kendimi nerdesin (...)

Yazar: nevzat çelik
İTİRAZIN İKİ ŞARTI Çok olmadığımız kesin çok olan tarafta değiliz çok olan tarafta olmayacağız türkiyede kürt olacağız kürtlerde ermeni ermenilerde süryani gidip almanyada türk olacağız hollandada surinamlı fransada cezayirli İranda azeri Amerikada zifiri zenci olacağız çoğalan zenci de mutlaka kızılderili İsrailde filistinli köpeğin karşısında kedi kedinin karşısında kuş olacağız kuşun karşısınd…

Yazar: nevzat çelik
(...) beni burada arama anne kapıda adımı sorma saçlarına yıldız düşmüş koparma anne ağlama kırıldıysa düşevinin kapısı bütün kırık kapıların çağrılısıyım kızların yanaklarında çukurlaşan biten başlayan aşkların ortasındayım her kavgada ölen benim bayrak tutan çarpışan her kadın toprağı tırnaklayarak doğurur beni özlem benim kavga benim aşk benim bekle beni anne bir sabah çıkagelirim (...)

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: william shakespeare
Antonious ve Kleopatra Atinalı Timon Bir Yaz Gecesi Rüyası Coriolanus IV. Henry Fırtına Hamlet Huysuz Kız Julius Caesar Kral Lear Macbeth Onikinci Gece Othello Romeo ve Juliet Size Nasıl Geliyorsa Soneler III. Richard Venedik Taciri Windsor´ın şen Kadınları Yanlışlıklar Komedyası Yeter ki Sonu ıyi Bitsin Yok Yere Yaygara

Yazar: ahmet bulut, gülseren gümüş
Bir tarafta ailesini koruyan ve idare eden mantığın sesi erkekler; diğer tarafta ise şefkatiyle yuvasına sevgi aşılayan, kalbin sesi kadınlar..

Yazar: eylem tok
"İki kat arası merdiven boşluğu iki göğüs, iki delik ve bir beden mahşeriydi; beni yaktığınız o cehennem boşluğunda ikiniz arasında gidip gelmekten yorgun düşmüş çocukluğumun çığlığıdır bu sessiz dokunuşum. Hissediyor musun bilmem..." Eylem Tok ilk romanında kadınlığın coğrafyasına, bedenin sınırlarına cesur bir yolculuğa çıkarıyor okurları. Adem ve Havva'dan bu yana iki cinsi a…

Yazar: emrullah alp
Bazen, Tadı; kemirdiğin dudağının en çok ona benzemesini istemektir, özlem. Bazen, Kemirdiğin dudağında tadın en çok ona benzemesini istemektir, özlem. Bazen, Kemirdiğin dudağının tadı en çok ona benzesin istemektir, özlem. Bazen, Özlem, kemirdiğin dudağının tadının en çok ona benzemesini istemektir.

Yazar: barış bıçakçı
Barış Bıçakçı, Herkes Herkesle Dostmuş Gibi kitabı ile geniş bir okur kitlesiyle dostmuş gibi... olmuştu. Bu uzun hikâye veya küçük roman da onun ruh akrabalarına çok iyi gelecek!Uzaktan ama içten dostluklar için güzel bir mecra, insanın kendine dönmesine omuz veren sağlam bir arkadaş olan radyonun aracılığıyla kesişen yaşantılar var Veciz Sözler´de de. Verilen anahtar kelimeyle veciz sözler üret…

Yazar: tarık tufan
Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri. Şehrin ötekileri yani. Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs. Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, ço…

Yazar: turgut uyar
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, ilk kitabı Üvercinka1958 Şubatında Yeditepe Yayınlarından çıktığında, 27 yaşında, ilk şiiri(Şarkısı Beyaz) daha beş yıl önce (8 Ocak 1953) ve üstelik bir meslek grubunun dergisinde (Mülkiye Fikir ve Sanat Dergisi) yayımlanmış genç bir şairdi. Bu kitapla çağcıl Türk şiirinin en çok konuşulan, en çok tartışılan akımlarından İkinci Yeninin öncülerinden biri olacağını ne kendisi ne de b…

Yazar: aziz nesin
Bu romanı, salt çocuklar için değil, anababalarla öğretmenler için de yazdım. Aziz Nesin Bu romanda, çocukların gözüyle büyüklerin nasıl göründüğü anlatılıyor. Bu romanda çocuklar, anababalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor.

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: didem madak
Güçlü bir el silkeledi beni sonraSanırım tanrının eliydi,Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,Çok şey görmüşüm gibi,Ve çok şey geçmiş gibi başımdanAh dedim sonra,Ah!İç ses, diye söylendim.Gel!Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla.

Yazar: didem madak
Geçen yıl aramızdan ayrılan şair Didem Madak'ın yayımlanmış üç kitabı vardır: Grapon Kâğıtları, Ah'lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Bir süredir baskısı olmayan ve okurlar tarafından ısrarla aranan kitapların yeni basımını yaptık. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: lâle müldür
Siyah Sistanbul, Lâle Müldür’ün sondan bir önceki şiir kitabı... ne korkunç şey seni unutmamız... ah giderdim giderdim de dumanlar gumanlar arasında eğiliverirdim sonra senle Yunus arasında... ağlama Yunus ağlama öldür Hayyam’ı, ona bel bağlama... bir peri o şimdi kıyasıya bağıran ve hemen bağır kaç git şimdi uzak numanlar numanlar arasında...

Yazar: birhan keskin
Geçen yıl toplu şiirleri Kim Bağışlayacak Beni ve Ba kitaplarını yayımladığımız Birhan Keskinin yeni şiir kitabı: Yol. Kitap iki bölümden oluşuyor. Kırk iki parçadan meydana gelen tek bir uzun şiir olan \Taş Parçaları\, 17 Kasım 2005-11 Ocak 2006 arasında, \Eski Dünya\ içinde yer alan şiirler ise, Mayıs-Ekim 2005 arasında yazılmış.Keskin Ba ile bu yıl dokuzuncusu verilen Antalya Altın Portakal Şi…

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: oruç aruoba
Hani, yana yana dibine varmış bir mumun içinde oluşan oyuğun çeperi bir noktasında çatlamış, eriyik madde dışarı akmış, fitili de açıkta kalıp tükenmişken, çatlağı akmış maddeyle doldurup tıkayarak bitkin fitili yeniden yakınca, ufacık, güçsüz, belli belirsiz; ama, pırıl pırıl, yoğun, direngen -altı canlı mavi; üstü parlak sarı- bir alev elde edersin ya - onun gibi işte... Oruç Arıobahani, Oruç…