
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: leylâ erbil
Mektup Aşkları, düşlenen aşkla gerçek aşk arasındaki uçurumun acımasız mizahını dile getiriyor. Platondan günümüze, Hegelin aşkın karşımızdakinin isteğini istemek olduğu kuramından başlayarak, J.P. Sartreın özgürlükçü aşkını, W. Reichı, Sadeı vb. çeşitli kuramları ve İslami aşkın şizofrenik döngüsünü yorumluyor Leyla Erbil. İnsan hayatının bütününü kendisiyle meşgul eden aşktan elde kalan, mektup…

Yazar: umay umay
Sahipsiz bulduğumuz her konuşmayı, her anıyı, her susuşu yalan yapıp içimize doldurduk. Aradığımız neydi bilmiyorum. Bu o kadar da önemli değildi. Sevimli, âşık, çekingen korkuluklar gibiydik. Gerçek denilen kötü kokulu kargaları kovuyorduk

Yazar: kadir aydemir
Çocuk musun? Artık kazık kadar oldun! Bu yaşa geldin, hâlâ çocuk gibisin! Ah ne güzel şey bunları duymak. Demek ki şanslıyız ve doğru yoldayız, içimizdeki çocuk buralarda bir yerde... Kadir Aydemir'in hazırladığı "80'lerde Çocuk Olmak" kitabının bir devamı olarak hazırlanan bu kitap yakın Türkiye tarihine ışık tutan bir kaynak kitap değil. Bir ansiklopedi değil. Bu, bi…

Yazar: karl marx, friedrich engels
Karl Marx ve Friedrich Engels’in, Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat’ında, tüm Avrupa’nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra’nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan top…

Yazar: ahmet telli
Suya düşen bir karanfilse yüreğinbırak kendini ırmağın türküsüne gülümvursun seni o taştan bu taşa

Yazar: ali çolak
Unutamamak büyük acılar yaşatır insana, eski acılar... Bazen de unutmak acı verir, hatırlayamadığın küçücük bir ayrıntı, tatlı biran... O küçük ve değerli anın etrafını temizler, havalandırır, beklersin. Bir yerlerden hayal meyal belirsin, sonra yavaş yavaş görünür olsun, şekillensin istersin. Olmaz, öylece kararıp kalır. Kederlenirsin...

Yazar: özgür bacaksız
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.' "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"

Yazar: ahmet telli
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirHer sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseAma bir tufan az mı gelir yoksa yine deYırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlakaHiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

Yazar: ayhan bozkurt
Bütün Aşklar Birbirine Benzer "Sinirlenen, öfkelenen, sevinen yüzünden eser yok şimdi. Yastığa başını gömmüş, kımıldamadan uyuyor. Aralık duran ağzıyla çocuksu bir ifade beliriyor yüzünde. Dudaklarının üzerinde parmaklarımı gezdiriyorum. Kulaklarını okşuyorum. Saçlarını usul usul tarıyorum, her bir teline ayrı ayrı dokunuyorum. Birden silkinip kalkmasını, bana cevap vermesini istiyorum.…

Yazar: ferzende kaya
Mehmed Uzunun muhteşem anlatımı eşliğinde... Eşi Zozan Uzun, kayınpederi ve amcası Celal Uzun, çevirmeni, bacanağı ve arkadaşı Muhsin Kızılkaya, kardeşi Mahmut Uzun, arkadaşları Firat Cevverî, İbrahim Güçlü, Adem Avcıkıran, Keya İzol ve doktoru Mahmut İlhanın tanıklıklarıyla...A. Ömer Türkeş, Ahmet Güneştekin, Ahmet Öz, Ahmet Tulgar, Ahmet Uzun, Abidin Parıltı, Berat Günçıkan, Canip Yıldırım, Evr…

Yazar: ferzende kaya
O bir şarkıcıydı. Çocuksuydu.Öfkeliydi. Yaralıydı.Ve, hayatının son dönemindeyağmurlarını tanımadığı şehirlerdeyalnızdı.Dilini bilmediği bir şehirde,karısının ve kızının kolları arasında öldü.Çabucak öldü. Bir çocuk gibi öldü.Daha önce sürgünde ölenler gibi yalnızlığıyla parçalanarak öldü.Tanımadığı bir ülkenin topraklarına gömüldü.Kürtçe bir şarkı söylemek istediğini söylediği için terkedilmiş o…

Yazar: ayhan bozkurt
Şiir ve öyküleriyle tanıdığımız Ayhan Bozkurt, ilk romanı Barikattaki Çocuk ile edebiyatın farklı bir alanını deniyor. Şiir ve öyküdeki dil ustalığını romanına da taşıyan Bozkurt, bir çocuğun gözlerinden hemen 12 Eylül öncesinde Çorum'da yaşananları anlatıyor bize. Tüm ülkenin barikatlara bölündüğü bir dönemde Çorum'da Alevilerin çoğunlukta olduğu bir mahallede geçen bu çocukluk, güz…

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…

Yazar: sunay akın
Falih Rıfkı Atay'ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz: "Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale'ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik." Oysa Çanakkale'yi ziyaret ederek, izlenimlerini…

Yazar: ahmet telli
Aşklar mı diyordun, anladımSenin incindiğin benimseYollara düştüğümdür benimseBiten bir aşk içinSöylenecek söz şu olmalıGüzeldi yine deHiç kimse bir aşkıOnarmaya kalkmasınKaybedilmeye değerEn güzel anında bitirilmişse eğer

Yazar: ahmet telli
Kalbim dedim sonra, aşk daBozkırdaki yangınlar misaliYeşerse de arsız otlar yenidenNe dağların eflatun ufku ne deKırlangıçların esmerliği görülürKi her ömrün ezberindedirBu hecenin bütün harfleriEprimiş anılar kalıyor gerideBir de ceylanların ürkekSıçrayışları tetik boşluğundaVe unutuluyor işte bu kadarÇok sevilmişse sevilenin adı
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: ali çolak
Ali Çolak edebiyat - deneme Gece bitiyor ve serin bir yaz şafağı söküyor usulca. Birazdan, sihirli bir eldeğmiş gibi birden uyanacak şehir. Yeniden başlamanın sevinci alıp yürüyecek. Taze bir günün ilk ışıklarıyla dirilecek her şey. İlk kuşlar yuvalarını terk edecek, ilk çocuk ağlayacak, ilk pencere açılacak, ilk ezanlar okunacak, ilk sigara yakılacak, bir fırının tezgahına ilk ekmekler düşecek.…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: şükrü erbaş
Güneş tanrım. / Yağmur annem. / Toprak ömrüm. / Bir su damlasından sonsuzluk veren hayat... / bir su damlasına kur mezarımı.

Yazar: şükrü erbaş
Babam gelirdi ve akşam olurdu. Bahçedeki akasya ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşları, birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza. Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam. Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi. Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım. Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam. Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı. Tanrıyı ve uzu…

Yazar: şükrü erbaş
O çocuk oturmuş çarşılar ortasına Bir güz kederiyle iplik iplik ağlıyor Babam olsaydı babam olsaydı babam olsaydı... Işıklı vitrinler önünde simsiyah bir leke Çocuk ağlamıyor Almış kanatlarına bütün özlemlerini Bir turna sürüsü gözlerinin burcunda Akşamı parçalaya parçalaya uçuyor...