
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jorge luis borges
Kimi yazarlarca postmodern olarak nitelenen zamanımız, belki bir gün Borgesin çağı diye anılacak. Borgesin, merkezini yitirmiş, çözülen bu modernizm sonrası duyarlılıkla ilişkisini Necmi Zeka şöyle anlatıyor: Borges deyince ... şunlar sıralanıyor: Labirentler, aynalar, alegoriler, şaşırtmacalar, bilmeceler, mitolojiler, parodiler, bir yandan da, kimilerine göre, aşırı incelik, züppelik, bilgiçlik…

Yazar: kerime nadir
''DEHŞET GECESİ'' fantastik roman türünün bir pırlantasıdır. Korkunç gerçeklerden dokunmuş nefis bir fantezi... Zevkine doyulmaz bir akıcılıkla anlatılan esrar dolu bir hikaye... Romanın yazarı kulağımıza şöyle fısıldıyor: ''Sakın onu geceleri okumayın!''

Yazar: kemal tahir
Memleketin gerçeklerini yazmak isteyen bir realist romancı bugünkü tarih devresinde köyü, köylüyü yanlışsız tanımak, fantezilerini kullanmadan tanıtmak zorundadır. Gerek işçi, gerek esnaf, gerekse memur, tüccar, devlet adamı olarak hepimiz hâlâ biraz köylüyüz. Köyün, köylülüğün özellikleri gözden kaçırılırsa şehirlilerin Türk milletini damgalayan özellikleri ya hiç aydınlatılmaz, ya da işe yarama…

Yazar: khaled hosseini
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o, içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi... Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı.Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostluklar…

Yazar: george orwell
"Bu ülkede bulunmamızın, hırsızlıktan başka bir nedeni olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu öylesine kolay ki. İngiltere’nin memuru, Burmalı’nın kollarını tutar, tüccar da adamın ceplerini boşaltır. Britanya İmparatorluğu, İngilizlerin, daha doğrusu Yahudi ve İskoç çetelerinin ticaret tekelleri kurmalarını sağlayan bir aracıdan başka bir şey değildir." Bu sözler, George Orwell’in Burma’…

Yazar: ihsan oktay anar
Eflâtun rengi hayaller kuran bir 'suskun'un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce... Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin …

Yazar: umberto eco
Italo Calvinonun Amerika Dersleri gibi, Umberto Econun Anlatı Ormanlarında Altı Gezintisi de her yıl kültür-sanat alanında uluslararası ünü ve saygınlığı olan sanatçı, yazar ya da bilim adamlarının Harvard Üniversitesinde sunduğu altı konferansın metinlerinden oluşuyor. Anlatı konusundaki kuramsal çalışmalanyla da tanınan Eco, bu kez bir kuramcıdan çok, okur kimliğiyle çıkıyor karşımıza: Onun eşl…

Yazar: vedat türkali
27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürdürmektedir. Aslında mutsuzdur, içi ile barışık değildir. Bir meyhanede tanıştığı genç Günsel, içinde çürümemek için direnen ne varsa hepsini ateşl…

Yazar: vladimir nabokov
Soylu bir Rus ailesinin oğlu olan Nabokovun Lolitası için özetle cinsel tutkunun dünya çapında en önemli klasiklerinden biri denebilir. Okurların yabancısı olmadığı Nabokov yine dili ustalıkla kullandığı romanında, beyaz ırktan dul bir erkeğin küçük su periciklerine tutkusunu anlatıyor.

Yazar: voltaire
İnsanlık tarihinde yeni bir dönemin başlatıcısı olan Voltaire (1694-1778), yaşamı yıllarca zindanlarda yatmıştır. Rousseaunun savunduğu iyimser felsefe kuramını eleştirdiği Candide adlı yapıtı, dünyanın en çok okunan kitapları arasına girmiştir Çağlar öncesinden gelen bir macera tadı da taşıyan bu yapıtında, dünyanın değişik yerlerine yapılan hayali yolculuklar, aşk ve felsefe aynı anda işlenmişt…

Yazar: bernard werber
Sadece bu cümleyi okumak için geçireceğiniz birkaç saniyelik zaman içinde dünyada kırk insan ve buna karşılık yedi yüz milyon karınca doğacaktır: Minicik, akıllı ve acımasız. Bizden yüz milyon yıldan fazla bir zaman önce birlikleri, siteleri, imparatorlukları ile bütün dünya yüzeyine yayılmış olarak burada idiler. Bize benzer uygarlıklar yarattılar, gerçek krallıklar kurdular, en etkin silahl…

Yazar: bernard werber
Sayıları milyarlarca. Biz onları fark etmiyoruz bile ama onlar bizi uzun süredir izliyorlar. Bazıları için Tanrıyız. Diğerleri için de kötülük yapan yaratıklar. Müthiş bir zekâ ve en korkunç orduları aratmayacak, inanılmaz örgütleriyle insafsız bir savaşa hazırlanıyorlar. Dünyanın gerçek efendileri kim olacak? Onların hayatta kalması sorunun yanıtına bağlı... Bizim hayatta kalmamız da. Karıncalar…

Yazar: bernard werber
On iki asker, şaşkınlıktan antenlerini dikiyorlar. ''Pankart nedir?'' 103.683. açıklıyor: Parmaklar herhangi bir yere beyaz bir pankart koyarlarsa, bu ağaçları kesmeye hazırlandıklarını, siteleri yerle bir edeceklerini ve her şeyi dümdüz edeceklerini gösterir. Genel olarak, beyaz pankartlar küp şeklindeki yuvalarından birini kuracaklarını haber verir. Bir beyaz p…

Yazar: aziz nesin
Komiser, -Yaptık, dedi, seni şehir meclisine üye yaptık. Hadi kardeşim, in aşağı da arkadaşlarını bekletme!.. -İnmem! Belediye başkanı yapın ineyim! İhtiyar, -Gördünüz mü, dedi, vaktiyle gerekti. Şimdi hiç inmez. Ter içinde kalan itfaiye komutanı, -Yani belediye başkanı yaparsak ne olur, dedi, yapalım. Sonra iki elini ağzına boru yapıp yukarı seslendi: -İn kardeşim!.. Seni belediye başkanı yaptık…

Yazar: aziz nesin
- Ben sana tilefon itmedim mi? - Ettin onbaşım. - Ben sana demograsinin emrini bildirmedim mi? - Bildirdin onbaşım. - Ben sana şu candarmaynan haber iletmedim mi? - İlettin onbaşım. - Pekiy, ilettim de sen ne yaptın? Ne demiye garşılama törenine gelmiyonuz? Hı? Ben size yüz yayan, gırk da atlıynan garşılama meydanına geleceğiniz, orada, "Yaşasın demograsi!" deyi bağıracağınız, gel…

Yazar: aziz nesin
şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz bir zübüğüz Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmask, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bişzim içimizde.Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyuoruz. Sonra, kendi zübüklerimizin bir tek Zübük'te…

Yazar: aziz nesin
O kadar çok kaçak eşya çıkarttık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı, -Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi, çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz. Siz bu eşyaları geminin neresinden çıkardınız?... Sİ

Yazar: aziz nesin
Bu romanı, salt çocuklar için değil, anababalarla öğretmenler için de yazdım. Aziz Nesin Bu romanda, çocukların gözüyle büyüklerin nasıl göründüğü anlatılıyor. Bu romanda çocuklar, anababalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor.

Yazar: aziz nesin
Nesin Vakfı'nın yedi yapısı vardır. Bunlardan ikisi işçi evidir; biri Nesin Vakfı'nın yönetmenevidir. Birinin alt katı ahır, üst katı yine işgören evidir. Birinin altı işgören evi, üst katı Aziz Nesin'in evidir. Dört katlı büyük yapı Nesin Vakfı çocuklarının evidir... Aziz Nesin'in 32 dile çevrilmiş kitapları sırasıyla en çok şu dillere çevrilmiştir: İran'da (70), Yuna…




