
Cenk Hikâyeleri
Cenk Hikâyeleri
10/10
Her ne kadar sonuç hep insanoğlunun ihaneti olsa da çok güzel düşünülmüş, ince hikâyeler. En güzeli tabi ki Şahmeran -bence-.
29.12.2013
"çok okumaya çalışan yine de az şey bilmeye gayret eden biri" tanımlaması benim için en uygun tanımlamadır sanırım.

Cenk Hikâyeleri
10/10
Her ne kadar sonuç hep insanoğlunun ihaneti olsa da çok güzel düşünülmüş, ince hikâyeler. En güzeli tabi ki Şahmeran -bence-.
29.12.2013

Az
8/10
Kitabın kurgusu muhteşem. Sadece, bence sonu daha güzel olabilirdi, biraz klasik olmuş gibi. Özellikle Oğuz Atay çok güzel olmuş.
29.12.2013

Şiir Nedir ve Nasıl Yazılır?
10/10
Şiir konusunda beni eğiten çok güzel bir kitap
26.07.2013

Aylak Adam
10/10
Hayatımın kitabı mı? Evet
26.07.2013

Yaşam Başka Yerde
10/10
26.07.2013

Kürk Mantolu Madonna
10/10
29.08.2012

Kuyucaklı Yusuf
8/10
25.08.2012

Beyoğlu Rapsodisi
6/10
Yakın çevrem Beyoğlu Rapsodisi'ni İstanbul Hatırası'nda daha çok beğensede ben buna pek katılmıyorum. Bence İstanbul Hatırası bu kitaptan daha iyi. Bana iki kitap arasındaki benzerlik çokmuş gibi geldi. Ama Beyoğlu Rapsodisi'nde de "İyi ki okumuşum." diyorum.
16.08.2012

Yazar: oğuz atay
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve oyun oynuyormuş gibi ilgilenme yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.

Yazar: murathan mungan
Eskiden, çok eskiden, uzun kış gecelerinde, kısık lambaların puslu camlarda titrek ışıltılarla kıpraştığı köy kahvelerine gece masalcıları, dengbejler, âşıklar gelirlermiş... Dışarıda dondurucu bir fırtına ortalığı kasıp kavurur, şiddetli bir tipi dünyanın bütün kış kahvelerini tehdit ederken, onlar, üzerlerindeki karları silkeleyip, kalın abalarını ocağın kenarında kurutup, kendilerine sunulan k…


Yazar: murathan mungan
Eskiden, çok eskiden, uzun kış gecelerinde, kısık lambaların puslu camlarda titrek ışıltılarla kıpraştığı köy kahvelerine gece masalcıları, dengbejler, âşıklar gelirlermiş... Dışarıda dondurucu bir fırtına ortalığı kasıp kavurur, şiddetli bir tipi dünyanın bütün kış kahvelerini tehdit ederken, onlar, üzerlerindeki karları silkeleyip, kalın abalarını ocağın kenarında kurutup, kendilerine sunulan k…

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…