
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: per petterson
İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şeyler olgular, duygular değil; herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüzü, başınıza gelenlerin ve verdiğiniz kararların sizi nasıl siz yaptığını bilm…

Yazar: arthur schnitzler
Freud’un, “Ruh ikizim” dediği Arthur Schnitzler, Freud’un yalnızca çağdaşı değil, aynı zamanda arkadaşı ve çalışmalarından da oldukça etkilenmiş biridir. Eserlerinde Psikanaliz’i mercek altına alan yazarın, kahramanları da Freud’un teorilerinin ete kemiğe bürünmüş halleridir. Denebilir ki, Schnitzler’in kalemi insanın karanlıklarında gezinir, gizli saklı bir duygu bırakmaz ve gördüklerini yazmakt…

Yazar: arthur schnitzler
Freud’un, “Ruh ikizim” dediği Arthur Schnitzler, Freud’un yalnızca çağdaşı değil, aynı zamanda arkadaşı ve çalışmalarından da oldukça etkilenmiş biridir. Eserlerinde Psikanaliz’i mercek altına alan yazarın, kahramanları da Freud’un teorilerinin ete kemiğe bürünmüş halleridir. Denebilir ki, Schnitzler’in kalemi insanın karanlıklarında gezinir, gizli saklı bir duygu bırakmaz ve gördüklerini yazmakt…
Yazar: arthur schnitzler
Arthur Schnitzler (1862 - 1931) Alman edebiyatının on dokuzuncu yüzyıl sonlarıyla yirminci yüzyıl başlarındaki önde gelen adlarından, Yahudi asıllı, Avusturyalı roman, öykü ve oyun yazarı. Avusturya - Macaristan İmparatorluğu'nun çöküşünden önceki son döneminin sivil ve askeri yaşamını ayrıntılı biçimde anlatan Schnitzler, kendine özgü anlatım biçimi ve yarattığı gerilim içinde zamanının iki…

Yazar: heinrich von kleist
Alman tüccar Hans Kohlhase 1532'de Leipzig panayırına giderken, bir Sakson soylusu iki atına el koyar. Kendisine tazminat ödenmesi için mahkemeye yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, tüm Sakson soylularına açıktan açığa meydan okumaya başlar... 19. yüzyıl Alman edebiyatının en etkileyici yazar ve şairlerinden Heinrich von Kleist'ın ilk kez 1810'da yayınlanan Michael Kohlhaas adlı n…
8/10
Yazar: heinrich von kleist
Alman tüccar Hans Kohlhase 1532'de Leipzig panayırına giderken, bir Sakson soylusu iki atına el koyar. Kendisine tazminat ödenmesi için mahkemeye yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, tüm Sakson soylularına açıktan açığa meydan okumaya başlar... 19. yüzyıl Alman edebiyatının en etkileyici yazar ve şairlerinden Heinrich von Kleist'ın ilk kez 1810'da yayınlanan Michael Kohlhaas adlı n…

Yazar: orhan veli kanık
Orhan Velinin hikâyeleri, 1947-50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyandan "serbest" olarak çevirdiği hikâyesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı. Hikâyeler ilk kez ayrı bir kitapta toplanmış ve kitaba yazarın edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç bir konuşması da eklenmiştir. Hoşgör…

Yazar: ıain banks
Fay Weldon' ın ''çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu'' diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks' in ilk romanı Eşekarısı Fabrikası , 1980' li yıllarda İngiltere' de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplarından biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazd…



Yazar: ıain banks
Fay Weldon' ın ''çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu'' diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks' in ilk romanı Eşekarısı Fabrikası , 1980' li yıllarda İngiltere' de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplarından biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazd…

Yazar: albert camus
Albert Camus çağdaş düşün ve yazın dünyasındaki saygın yerini yalnızca oyunlarıyla da, yalnızca Sisifos Söyleni ve Başkaldıran İnsanla da alırdı belki. Ama Camusyü Camus yapan öncelikle anlatı yapıtlarıdır, Yabancı (1942), Veba (1947) ve Düşüşse (1956) bu yapıtlar arasında üç büyük doruktur. Ancak, kimi yazınseverler bu üç başyapıt arasında daha çok Düşüşü yeğlerler. Bu kitap, herhangi bir düşünc…

Yazar: franz kafka, peter kuper
Franz Kafkanın 1915 yılında yayımlanan Dönüşüm adlı romanı, yazarın, anlatım sanatının doruğa ulaştığı bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu roman, aynı zamanda toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Romanın kahramanı Gregor…

Yazar: jerome david salinger
Sahte dünyanın sahte insanlarına topyekün savaş açmıştı Salinger: Bu kitaptaki öyküler, bu dünyanın kabullenilmesinde değil, aşılmasında buluyor doruk noktasını. İnce bir ironiyi, keskin gözlemleriyle bütünleyen yazar, James Joyce'un epiphany tanımına uyan bir öykü döngüsü yaratıyor: Seymour'un intihar etmesiyle başlayan, geleceği görebilen harika çocuk Teddy'nin kızkardeşi tarafın…

Yazar: marguerite yourcenar
Biz gençken bu kitabı tekrar tekrar okuduk. Başucu kitabımız yaptık. Ernesto Saboto'nun Tüneli, Italo Calvino'nun Görünmez Kentleri neyse, Doğu Öyküleri de oydu bizim için. Bir şölen. Düzyazı sevmeyen dostlarımız bile önünde secdeye dururlardı bu kitabın. Yourcenar, efsanevi isim. Bu kitap, efsanevi bir kitap. Nefî divanını Bulak baskısıyla karşılaştıran ve şiir deyince, açıyorum eskile…

Yazar: kemal tahir
Devlet Ana, Osmanlı kurulmadan önceki Anadolunun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli... bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahirin en önemli romanı olarak gösterilen Devlet Ana, onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.Kemal Tahir, tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerin…

Yazar: franz kafka
1883-1924 Çek asıllı Avusturyalı öykü ve roman yazarı. İnsanın korkularını, yalnızlığını, kendi kendine yabancılaşmasını ve çevresiyle iletişimsizliğini dile getirmiştir. Çok farklı açılardan yorumlanan yapıtlarını, konu ve biçim açısından edebiyat tarihinin belirli bir akımı içerisine yerleştirmek zordur. Kafka’nın yaşamı ve kişiliği ile ilgili önemli ipuçları mektupları ve günlüklerinde yer alı…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: lenoid tsipkin
Bu sıra dışı roman, adsız ama açıkça Tsıpkin’in kendisinden başkası olmayan Yahudi anlatıcısının Moskova’dan Leningrad’a 1970’lerdeki tren yolculuğu ile başlar. Orada hayranı olduğu Dostoyevski’nin son günlerini geçirdiği evi ziyaret etmeyi planlamıştır. Trende Dostoyevski’nin ikinci eşi Anna Grigoriyevna’nın günlüğünü okumaya koyulur. Yolculuk sırasında Tsıpkin’in düşüncesi iki paralel alanda il…

Yazar: bernard malamud
Adalet tarihinde Beitiss davası adıyla bilinen tüyler ürperten gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış, çağdaş dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen bu kitap 1970lerin edebiyat dünyasında büyük yankılar uyandırmış ve yazan Bernard Malamuda Pulitzer ve Ulusal Kitap Ödüllerini kazandırmıştır. Kievdeki Adam insanoğlunun tarih boyu sergilediği akıl almaz zulümlerden nasib…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…