sacredblame
@sacredblame

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Brida
7/1005.02.2013

Baskı: Brida

İşte İnsan
5/1005.02.2013

Baskı: İşte İnsan

Ecce Homo (işte insan); Pilatus'un İsa'yı göstererek sarfetmiş olduğu cümle.Bu sözü hep insanın acizliğini göstermek maksadı ile söylediğini düşünmüşümdür. Şimdi Azra Ehat ile ne alaka! Yaşanmış,yaşanacak ne varsa -insana dair- bunu bizlere değişik bakış açıları ile sunmuş.Mitoloji ile bağdaştırmış,Adem ve Havva'dan bahsetmiş,uzmanı olduğu kelime kökleri ve akıcı bir anlatım ile resmen gözümüze sokmaya çalışmıştır.Ama hep bize dair,hep bize ait.

Kazanan Yalnızdır
5/1005.02.2013

Baskı: Kazanan Yalnızdır

Olağan Paulo anlatımının dışına çıkmakla kalmamış bildiğiniz Agatha Christie romanlarına benzemiş.Hani kötüler kaybederdi?İyiki sonunda İgor'u peygamber ilan etmedi. Bu sefer suçlu yok suç yok gibi bir seyir izleyen roman bilindik üslup ile anlatılmış. Tavsiyem;okuyun ancak asla üçlemenin peşine okumayın.

İtiraflarım
8/1005.02.2013

Baskı: İtiraflarım

Okurken evet işte benim derdimin dermanı bu eserdir dediğim ancak ardından kafamın daha çok karışmasına neden olan eser.Özellikle yaşamı tarif için kullandığı uçurum kenarından sarkma hali anlatımının altın vuruşuydu.Yaşam bundan daha güzel tarif edilemezdi. Ancak şunu anlıyorum ki kendisi Hz. Süleyman ve Schopenhauer düşkünüdür.

On Bir Dakika
4/1005.02.2013

Baskı: On Bir Dakika

Brezilya'dan kalkıp İsviçre'ye gelen,büyük umutlar peşinde koşan ;ancak sonunda hayalkırıklığına uğrayan bir kadının hikayesi.Kitabın dilini ve üslübunu anlatmaya lüzum yok.Bilindik Coelho anlatımı.Diğer kitaplarındaki gibi altı çizilesi sözcükler azınlıkta.Hatta çok büyük bir hevesle başlamama neden olan kitabın giriş kısmına aldanmayınız; birinci ve sonuncu olduğum için hem kutsanan hem aşağılanan benim fahişe ve azizeyim bir erkeğin eşiyim ve bakireyim anneyim ve kızım annemin kollarıyım kısırım ve cocuklarım sayısız evliyim ve bekarım dünyaya getirdim ve hiç doğurmadım dogum sancilarinin ilaciyim hem karıyım hem koca ve beni erkeğim yarattı babamın annesiyim kocamın kız kardeşiyim ve o da benim dölümdür bana hep saygı gösterin çünkü ben, hem kepazeyim hem muhteşem Cesaret gerektiren bir konuyu derinlemesine işlediği için ilginç ancak hayal kırıklığı da yaratmadı değil.Kısaca her şey 11 dakikadan ibaretmiş.

Baskı: Türkan - Tek ve Tek Başına

Mükemmel bir anı-roman. Türkan Saylan ve bilinmeyen yönleri hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz aynı zamanda gıpta ile bakmanıza neden oluyor.Çocukluğundan,gençliğine,kariyer yaşamından,özel hayatına,son zamanlarda yaşadığı saygısızlığa dek hepsini bu romanda bulabilirsiniz.

Kemalizm ve Din
10/1005.02.2013

Baskı: Kemalizm ve Din

1997 basımı olan bir eseri okurken o günden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini görmek ne acı.Dindar ve dinci arasındaki farkı tümlemeden dönem koşullarını gerek istatistiksel gerek önemsenmesi gereken anektodlarla anlatması,Cumhuriyet Gazetesi,Abece Dergisi,Kemalist Ülkü,Çağdaş Ekin Dergisi yazılarının bir arada olması,kısa ama öz olan kitabı değerli kılmış. 'Efendiler ve ey ulus,iyi biliniz ki,Türkiye Cumhuriyeti asla şeyhler,dervişler,tarikat öğrencileri ve kapılananlar ülkesi olamaz.(...)En doğru,en gerçek tarikat,uygarlık tarikatıdır.(...)her sarıklı adam sanılmamalıdır.Adamlık sarıkla cübbe ile değil,akılla,fikirle olur!.'

Son Ada
8/1005.02.2013

Baskı: Son Ada

Kuyucaklı Yusuf
9/1005.02.2013

Baskı: Kuyucaklı Yusuf

Normal bir insanda tramva yaratması gereken olaylar karşısında fütursuzca hadiseleri benimseyen Yusuf'un hikayesidir. Yalnız bana absürt gelen mevzu ailesinin ölümünden sonra sığındığı evin kızına aşık olması.Yine de Muazzez'in Yusuf'a veya Yusuf'un Muazzez'e karşı hislerini okurken mest olmuştum.Bazı şeyler bu kadar güzel olabilir mi diye düşündürüyor. Yaban'ın çalıntısı söylemini haketmeyen eser.Ancak okurken de aklıma Camus'un Yabancı'sı gelmedi değil.

Bin Muhteşem Güneş
9/1005.02.2013

Baskı: Bin Muhteşem Güneş

Kadın olmak? Kimine göre şans kimine göre lütuf.... Ancak Afganistan'da kadın olmak! Burka içerisinde,özgürlükten yoksun,silik bir yaşama sahip olmak. Erkek egosunun dini değerleri kafasına göre yorumlayarak zirve yaptığı savaş içinde bir ülke. Bin Muhteşem Güneş bize bunu 'kısmen' de olsa gösteriyor.Yazar sade bir anlatım ve kültürel öğelerle taçlandırarak başarılı bir anlatım sergilemiş.Her ne kadar sonlara doğru yine yapacağını yapan yazar Amerika'yı demokrasi bekçisi(!) ilan etse de,bu esere gölge düşürmemiş. Okurken öfkelenebilir,şaşırabilir,gülümseleyebiilir hatta ağlayabilirsiniz de.

Baskı: Zafer Vaat Etmeyen Topraklar

Ankara savaşında Timur'a esir düşen Yıldırım Bayezıt'ın hikayesinden bahsediliyor.Mükemmel bir kurgu ve sade bir dille anlatılan bu eserde 'gerçekten öyle miydi?' diyebileceğiniz bir çok olay var. Çoğumuz Bayezıt'ın Timur'a esir düşmesini kendine yediremediği için intihar ettiğini biliyoruz. Ancak gerçekten öyle mi? Veya neden Timur esir aldığı Bayezıt'ı öldürmemiştir? Bir devleti ayakta tutan nedir?Ne olmalı yahut olmamalı gibi sorulara cevap da bulabilirsiniz.

Baskı: Çivisi Çıkmış Dünya: Uygarlıklarımız Tükendiğinde

Çok da uzun sayılmayan bir kitapta bunca bilgiye nasıl yer verdi hala şaşıyorum. Atatürk,Amanullah,Doktor Musaddık,Nasır'dan tutun Saddam Hüseyin'e dek bilgiler içeriyor.Sadece kişilerle kalmamış. Arap israil savaşından Vietnam savaşına dek bir kaç önemli olaya da yer vermekte. Hepsinden de önemlisi objektif gözlemler ve yorumlar içermesi. Altı çizilesi yorumlar ve tespitler barındıran kitabın sadece bir kere değil ara ara okunmasında yarar var. Tabi ki fikren katılmadığım yerler var.Ancak bu kitabı okutmayı engellemiyor. Kısaca Dünya'nın çivisinin çıkma durumu.

Baskı: Cumhuriyet: Türk Mucizesi

Üçlemenin son kitabının ilk cildidir. İsmet Paşa'nın Lozan'da neler çektiğini daha iyi anlayabilmeniz için kaynakça ile hazırlanmış muhteşem bir yapıt. Sadece Lozan'dan bahsetmiyor.O dönemde iktisadi anlamda neler planlandığını,kadın erkek eşitliği için Atatürk'ün nasıl çabaladığını,dönemin yazar ve aydınlarının milli mücadeleye katkılarını (veya zararlarını),hatta yine o dönemde yapılan futbol maçını anlatıyor. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Baskı: Çiçeklerin Tanrısı

Oidipus komleksi eşiklerinde gördüm sizi.Kahramanlarının kafayı sıyırdığı romanları severim.Ama bu kadar olacağını sanmıyordum.Açık,içten (kısaca çok da tın okuyucu çok da umrumda değil:Etiklerini ve değerlerini umursamıyorum şeklinde) yazılmış. Açıkçası Çiçeklerin Tanrısı ismini sevdiğim için okumaya karar verdim,içinden aşk hikayesi çıktı. Bunalım,bunalım,bunalım... İlk sayfalarından medet ummayın;ancak ilerledikçe sizde iz bırakacağına inanıyorum. 'Ağlarsın geçer,ağlayış geçer gider,ağladığını da unutursun,ağlamayı da unutursun.Hep ağlayamazsın,hep hatırlayamazsın,acı yorar'

Gargantua
5/1005.02.2013

Baskı: Gargantua

bu kitabı okuyan okur dostlar atın içinizden her türlü kuşkuyu okurken de irkilmeyin sakın ne kötülük var içinde ne muzurluk doğrusu güldürmeden başka da bir hüner bulamayacaksınız pek başka yola gidemiyor gönlüm sizleri dertler içinde görürken gülen kitap yeğdir ağlayan kitaptan gülmektir çünkü insanı insan eden Diyerek başlar.Bolca skatolojiye yer vermiş.Sembolik anlatım ile fransız halkı aşağılanmış.Şarabı çok seven bir dev olan Gargantua'nın doğumu,eğitimi,savaşları ve kurduğu tapınak anlatılmıştır.Dipnotlar yüzünden konsantrasyonunuz bozulabilir. (Abartıldığı kadar olmasa da) güzel bir taşlama örneği.

Hipnozcu
5/1005.02.2013

Baskı: Hipnozcu

Büyük puntolu yazılar,etrafında önermeler görmeye başlamış,matrix ağına düşmüş pilot neo.Başkahramanda bir süre sonra kişilik bölünmesi bile sezinleyebilirsiniz.Ancak kitabın finali güzeldi. Tabi Martı neredeee,Hipnozcu neredee?

Baskı: Binbir Çiçekli Bahçe

Atatürk için şiir yazdım. Atatürk öldüğünde ben ortaokul 2'deydim.Çok üzüldüm bir de şiir yazdım onun için.Şu an hatırımda değil.O şiiri bir öğretmenim aldı elimden.Çok üzüldüm Atatürk'ün öldüğüne.Aklım ermiyordu onun ne kadar büyük bir insan olduğuna.Büyük bir adamdı,Türkiye'yi bugünkü haline getiren adamdı.Onun kurduğu Türkiye,çok kötü yönetilmesine rağmen hala yıkılmadı.Türkiye'nin Mustafa Kemal olmasaydı ne olacağı belli değildi.Hala Atatürk'ün gücü duruyor bu toplum üzerinde ve o bize güç veriyor.Yoksa Türkiye batmıştı.(282) ...Türk-Kürt savaşının hiç bir anlamı yok.Sebebi de yok.Bu savaşın bir tek sebebi var,o da insanlığın kanseri olan ırkçılık.Yoksa sağcı,ırkçı dergiler kapaklarını,gazeteler sayfalarını,'her ırkın üstünde Türk ırkı' sözleriyle süsleyebilirler miydi?Her ırkın üstünde Türk ırkı sözlerinin kardeşi de 'Ne mutlu Türküm diyene' sözleridir....(37) Ne mutlu Türküm sözleri de ATATÜRK'e aittir.Bu nasıl bir çelişki.Kitabın bir çok yerinde Atatürk övgüleri ile karşılaştım ancak Ne mutlu Türküm diyene sözlerini hazmedememenin verdiği ezikliği anlayabilmiş değilim. Eser Yaşar Kemal'in daha önceden gazetelerde dergilerde yayımladığı röportajlardan,köşe yazılarından oluşmaktadır.Sayesinde yazarlara,dengbejlere,destanlara bunun yanı sıra siyasi geçmişimize onun gözünden bakabildim.Beklediğim kadar güzel olmasa da okunmalı.

Baskı: Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım (Yedinci Gün #1)

Hristiyanlık yıllar önce yapmış olduğu katliamları kalıba sokmak,onları mantığa bürümek konusunda oldukça yetenekli. Tanrıya bir cins olma sıfatını yasak olduğu için hiç veremedik.Ve inadına zihnimizde erkeğimsi canlandı. Sizi çeldirme günahına katlanabilirseniz, bu kitapta tanrının kadın yüzünü görebilirsiniz. Yine de Paulo Coelho'nun eserde değiştiremediğimi bir şey var.Tanrı bir kadın siluetine de sahip ;ancak havarileri her daim erkek! Hallelujah...!

ÖncekiSayfa 16 / 21Sonraki