
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Daha
Hakan Günday artık favori yazarlarımdan çünkü ilk okuduğum Malafa kitabından sonra çok farklı bir konuya sahip bu kitabını okurken şöyle dedim: Yahu bu yaratıcılık nereden geliyor? Gaza, gazap oldu, azap oldu; insan kaçakçılığından hafefobiye uzanan bir öykü. Gerçekten sıradışı ve iz bırakan bir kitaptı.
Baskı: Madame Bovary
Okumayı yıllarca ertelediğim ve nihayetinde pişman olduğum bir kitaptır. Öncelikle o kadar güzel bir anlatımı var ki sanki karakterler gerçekten var ve ben biyografik bir eser okudum. Ara ara kızdım Madame Bovary'ye çünkü bu kadar doyumsuz olmak, maddi manevi sürekli bir arayış içinde olmak, ortalamaya olan tahammülsüzlüğü beni de çileden çıkardı ancak arka plan o kadar iyi anlatılmış ki her davranışın psikanalitik bir açıklamasını görebiliyorum. Eşine üzülmenin yanı sıra en çok çocuğuna üzülüyorsunuz ve sizde bir ömür boyu iz olarak kalıyor.
Baskı: Deniz İşçileri
Victor Hugo'nun en ünlü romanları neler? Sefiller, Notre-Dame de Paris. Bu iki kitap toplum ve din temalıdır. Peki Deniz İşçileri neden pek bilinmez? Çünkü aşırı derecede teknik detaylarla doludur ve gemilerden yelkenlere buharlılardan çalışanlarına kadar bu konulardan keyif duymanız gerekir. Aksi halde bu kitap size keyif vermeyecektir. Evet bir olay örgüsü de var ancak o kadar geç başlıyor ki olaylar kitabı yarıda bırakasınız geliyor. Kitapta karşılıksız bir aşk hikayesi ve bu uğurda yapılan fedakarlıklar anlatılmakta. Bu kitabı yıllar sonra yeniden okuyacağım ve eminim o zaman kitap kendini bana açacaktır.
Baskı: Stepford Kadınları
Bu kitabın Nicole Kidman'ın başrolünde oynadığı bir filmi de varmış çok sonradan öğrendim. Henüz filmini izlemedim ancak kitabın enfes olduğunu garanti ederim. Öncelikle İthaki tarafından basılıyor olması güzel çünkü İthaki genellikle kapak resimlerinde 'hadi canım' diyebileceğim ve ancak kitabın sonlarında anlaşılabilen kapak resimleri tasarlıyor. İçerik konusunda ipucu vermek istemem ancak feminizm temalı tüyler ürperten bir bilim kurgu kitabı desem genel hatları ile anlatmış olurum eseri.
Baskı: Büyük Umutlar
Kitabı Zeplin Kitap'tan okudum. Aslında 20 yıl önce de okumuştum ancak olay örgüsünü hatırlayamadığım için yeniden okuma gereği duydum. Anladım ki bu kitap her 20 yılda bir okunmalı. Muhteşem bir hikaye. Muhteşem bir olay örgüsü. Her sayfasında yeni bir olay veya yeni bir duygu durumu. İnsanın kendini sorgulamasına imkan veren bir olaylar dizisi. Sözlerin dizilimi ve teatral anlatım o kadar güçlü ki bu bir hafta boyunca Pip, Joe veya Estella gerçeten vardı bir yerlerde. Paranın bu kadar keskin sınırlar belirlediği bir toplumda yaşanan tüm bu olaylar bende kesinlikle kalıcı bir iz daha bıraktı.
Baskı: Sarı Duvar Kağıdı
İthaki'nin en sevdiğim serisi "Karanlık Kitaplar" olmuştur hep. Serinin kendine has basımı, kapak tasarımları albeniyi arttırmış ki eminim birçok okuyucu aldığı karanlık kitaplar serisini ödünç vermek dahi istemeyecektir. Gilman feminist bir yazardır. Kadınlar Ülkesi kitabını okuyanlar da bilir ki bu konuda gerçekten donanımlı ve iyi bir yazardır. Sarı Duvar Kağıdı kitabının önsözünde de belirttiği üzere kendi ruhsal sıkıntılarından da esinlenerek kitabı yazmış ve öyle başarılı olmuştur ki doktoru bu kitabın kesinlikle normal bir akıldan çıktığına inanamaz ve okunmasını da kimseye tavsiye etmez. (Oysa yıllar sonra yanıldığını itiraf edecektir.) Kısaca demem o ki içerisinde birden fazla korku hikayesini barındıran bu kısa kitap sizi etkileyecek ve heyecanla devamında ne olduğunu ürkerek merak edeceksiniz.
Baskı: Atomik Alışkanlıklar
Kişisel gelişim kitaplarına okuyucular kitap aleminin mültecileri gözüyle bakar ancak farkında bile değilizdir arada dış motivasyona ihtiyacımız olduğunun veya okuyup öylece kenara atsak da bize farkında olmadan neler kattığını önemsemeyiz. İçimizde bir yerlerde hep hırsla başarıya koşmaya bekleyen bir kişilik vardır ancak beynimizin hazzı tercih eden kısmına hep yenik düşeriz. Bu kitapta da bununla baş etme yöntemlerini yenilikçi yöntemlerle anlatıyor. Kitabın bir yerinde Barış Özcan'ın "Zinciri Kır" fikrine de rastlıyorum. Çığır açan bir kitap mı? Bence değil ancak üstümüzdeki paslanmışlığı almak adına okunabilir.
Baskı: Nigahdar
Bir araştırma yapılarak yazıldığı açıkça belli olan kitapta dinler tarihine dair ilginç bilgiler var ama neden bilmiyorum bana biraz Dan Brown'ı hatırlattı. Son ana kadar korunan gizem hikayenin ritmini yüksek tutuyor. Komplo teorilerini baş tacı eden hikayede hem nalına hem mıhına vurulmuş. Yine bir dış güçler hikayesi ile ekonomimiz çökertiliyor, İstanbul'da bombalar patlıyor ama Atatürk'e hayranlık dolu doğrudan atıflara yer veriliyor. Hazır Lozan üzerinden de 100 yıl geçmişken=) Komplo teorilerine çok da meyletmemek gerektiğini, bu tür kitapların yüksek komplo teorileri barındırdığını ve tarihin tozlu raflarında öylece kalacağını yazmak istedim.
Baskı: Kalaktik Trenyolu'nda Gece Vakti
Bir çocuk üzerinden anlatılan fantastik bir tren yolculuğu. Japon edebiyatı özgünlüğü ile kendine çekerken bu kısa öykü akıcı ve duygusal bir içeriğe sahip. Yazar en çok çocuk edebiyatı alanında eser vermiş bir vejetaryen bir budisttir. Bu arada eserin animesi de varmış.
Baskı: Geleceğin Cumhuriyeti ya da Sosyalizm Gerçeği
Aslında ütopya değil ütopya gibi başlayan bir distopya diyebilirim. Evet, sosyalizmde önemlidir cinsiyet eşitliği ancak bunu sağlamak için kurulan dünya ya insanların potansiyeline, evrimsel sürecine veya hayallerine engel ise? Yine de eşitlik der miydik? Kitap kısa ve basit aslında. Gayet akıcı. Kısa olmasına rağmen bu evrenin teatral anlatımını çok iyi çizmiş. Sonunda kendinize soru sorar halde buluyorsunuz kendinizi.
Baskı: Uyuyan ve İğ
Bu kadar puanı sadece çizimleri için verdim. Gerçekten çok güzel çizimleri var. Pamuk prenses ve uyuyan güzel hikayesini remiksleyip eşcinsel öğeler yüklediğiniz bir masal olmuş. Bu masalda tek bir şaşırtıcı olaya yer verilmiş. Spoiler olmasın diye anlatmıyorum ancak Neil Gaiman mevzu bahis olunca beklentim yüksekti.
Baskı: Seks ve Ceza (Arzuyu Yargılamanın Dört Bin Yıllık Tarihi)
Alanında yazılmış en iyi araştırma kitaplarından diyebilirim. Eşcinsellik, kilise ve tutumları, pedofili, ensest, Messelina, çok eşlilik, ulusların cinsellik konusu ile ilgili yargı kararları ve tutumları, Marquiz de Sade, örnek olaylar... Açık bir dille yazılmış cinselliğin tarihi. Araştırmalarda kaynak olarak kullanılabilecek bir kitap.
Baskı: Dünyanın En Mutlu Çocukları-Hollandalıların Çocuk Yetiştirme Yöntemleri
Bir çocuk gelişimci ve öğretmen olarak kitabı değerlendireceğim. Öncelikle kitabın ilk yarısı çocukların rekabetçi bir eğitime sokulmaması gerektiği ve Hollanda'nın bunu gayet güzel yapabildiği; ebeveynlerin mükemmel olamayacağı ve Hollandalı ebeveynlerin de bunun farkında olduğu için anne-baba olmanın keyfini çıkarmaya çalıştığını anlatan güzel detaylar ve aile görüşmeleri ile dolu. Buraya kadar olan kısmından biz Türk aileleri de faydalanabiliriz ancak uzmanlığımı çocuk cinsel gelişimi üzerine yaptım ve Türk ailelerin bu konuda çok tutucu olduğunu cinsel gelişim konusunda çocuklarını desteklemeleri gerektiğini (gerekli bilgiyi vermek, meraklarını doğru yollarla gidermek... gibi) bilsem de 15 yaşında çocuğunuzun güvenli cinsel gelişim yaşaması için partnerini evinize alacak kadar değil. Yani demem o ki kitabın cinsel gelişim kısmından sonrası bizim kültürümüzle çok tezat.
Baskı: Çoluk Çocuk
Sanat kelimesinin neredeyse hiçbir şey ifade etmediği bir ülkede yaşadığım için sanat ve yaratıcılık uğruna aç kalan insanların var olduğunu bilmek şaşırtıcı. Punk Rock müziğinin annesi olarak bilinen Patti Smith ve hayatına dair otobiyografik bu eseri keyifle okudum. Eşi ile değil ancak daha önce birlikte yaşadığı erkek (Robert) ile sanırım kendisinin de istediği gibi Frida'nın Diego'su olmuştur.
Baskı: Atmacanın A'sı
Sonradan öğrendiğim üzere bir de dizisi çekilmiş olan kitaptır kendisi. Kitabı gibi dizisi de sıkıcı bulunmuş olacak ki geniş bir seyirci kitlesine ulaşmadı. Sonuç olarak Helen isimli bir kız çocuğunun küçük yaştan başlayan yırtıcı kuş sevgisinin Mabel isimli atmacası ile doruk noktasına ulaşmasını anlatan bir serüven hikayesi.
Baskı: Bir Gün Tek Başına
Bu kitap sanırım bende iz bıraktı. Yıllar sonra da aklıma gelivereceklerden. Karakterlerin yaşadıklarını sürekli sorguladım. Ya öyle olmasa bu ne rahatlık, bu kadar paranoya neden gibi? Ancak o dönemin şartları ve şimdiki şartlar öyle farklıydı ki. 27 Mayıs 1960 darbesi öncesini konu alan romanda yasak aşklardan devrim hevesi ile mitingden mitinge koşan karakterler ve bunların tam karşısında yer alan küçük burjuva insanları var. Kitabı okumak için sağcı veya solcu olmanıza gerek yok. O dönemin içeriğini ve duygusal çözümlemelerini en iyi anlatan kitaplardan birisiydi bu kitap.
Baskı: Drakula
Hollywood filmi vampir temasının temelini oluşturan bu kitap kesinlikle namını hak ediyor. Özellikle "hadi ya popüler kültürdeki gibi değil miymiş?" fikrinin temelini atması sürekli bir tansiyon yaşatması da cabası. Örneğin Van Helsing aslında Hugh Jackman'ın da canlandırdığı bir görselliğe sahip değil hatta işi vampir avcılığı da değil. Adam sadece açık görüşlü bir doktor. Tüm bunların yanında sarımsaklar, aynada görünmeyen bedenler, davet etmeden girilemeyen evler gibi bilinen durumların kaynağı bu hikayede. Örneğin ben kurt adamlar bir yana vampirler bir yana şeklinde bir kulvar ayrımına giderken Drakula meğer kurtları kontrol edebiliyormuş. Çok detay vermeyeyim ancak bu tür edebiyat sevenler için muhteşem bir kitap. Zaten çok vampir filmi izledim ne gereği var dememeli, meraklısı iseniz kesinlikle okumalısınız.
Baskı: Bırak Serpilsin Aspidistra
Bir Martin Eden havası ile başlayıp bilinçaltındaki Aspidistrasını harekete geçiren Gordon Comstock içimden sürekli "pasif direnişin kimsenin umurunda değil" dedirtti. Esere genel olarak bakacak olursak kesinlikle akıcı ve teatral bir anlatıma sahip bir eser. Bir çırpıda bitiveriyor ancak kahramana sürekli sitem ederek. Tamam sen sistemin bir dişlisi olmak istemiyor gibi yapıyorsun Gordon Comstock o zaman bilinçaltın aksi gibi davranmamalı. Hem zenginmiş gibi yaşamak değer görmek istiyorsun ancak paradan nefret ediyor her şeyi paraya bağlıyor tüm değerleri parayla ölçüyorsun. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu sözünün karakter olmuş halisin.
Baskı: Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor
Kitap özellikle 0-6 yaş arası dönem çocuğu olan ebeveynler için gerçekten çok faydalı. Bir çocuk gelişimci olarak benim bile duyduğumda hadi canım diyebileceğim bir bilgi ile karşılaştıysam (miyopluk ve evde çok vakit geçirme arasındaki bağ) eminim aileler için çok faydalı olacaktır. Yapılan çalışmaların kaynakçalı yazımı akademik çalışmalarınız için de kullanılabilir.
Baskı: Peygamberimizin Kızları
Acaba literatürdeki tüm kaynaklar bu kadar mıydı yoksa kısa mı tutulmak istendi diye düşündüğüm bir kitap oldu benim için. Kısa olmasının avantajı verilmek istenen bilginin az ve öz şekilde okuyucuya ulaştırılmış olmasıdır ancak ara ara yinelenen bilgilerle kitap çok yalın kalmış. Daha önceden kim kimin eşiydi diye düşündüğüm önemli zatların şeceresi kafama oturdu ancak sanki bir manevi hissiyat eksikliği de olmadı değil. Daha ulvi bir gidişhat beklerdim eserden. Yine de bir başlangıç kitabı olarak görülüp okunursa beklenen verim alınabilir. Sırası itibariyle peygamber efendimizin (sav) kızları ve o dönem yaşanan olayları az ve öz bir şekilde anlatan güzel bir eserdi.
Baskı: Bir Ömür Nasıl Yaşanır
Eğer tarih veya buna paralel bir bölüm okusaydım kesinlikle başucu kitabım olurdu çünkü Ortaylı'nın vermiş olduğu tavsiyeler bir yol haritası oluşturmanıza yarıyor. Benim gibi çok farklı bir alana bile sahip olsanız bunu kesin yapmalıyım, şunu kesin izlemeliyim diyebileceğiniz bilgilerle dolu. Keşke gençlik yıllarımda karşılaşsaydım dediğim ara ara 40 yaşına geldim çok mu geç acaba diye beni düşündüren bir kitap olsa da yerli-yabancı piyasadaki tüm kişisel gelişim kitaplarını siler süpürür bu kitap. Öncelikle motivasyonunuzu yükseltiyor. Hayatta yapılacak daha neler var diyebilirsiniz.
Baskı: Sus Barbatus! 1
Uzun kış betimlemelerinden de anladığım üzere Ardahan'ı anlatan yazar Ardahan'a özgü Barbatus denilen bir domuz etrafında yaşananları anlatıyor. Yer yer tansiyonun yükseldiği olaylar esnasında kitap akıp gidiveriyor. İşin içine haksızlığa karşı isyan, devrim zamanı ve haksız sorgulamalar da giriyor. İnsan şaşırıyor. Kitap kurgu olsa da yaşananların olma ihtimali öyle yüksek ki üzülerek şaşırıyor. Kitabın 1. cildi öyle bir yerde bitti ki 2. cildi okumak için sabırsızlanıyorum. Ardahan'da görev yapan bir öğretmen olarak bu kitabı okumak benim için farklı bir deneyim oldu.
Baskı: Altı Öykü
Kitap çok seri akışa sahip 6 öyküden oluşmaktadır. Hani öyle düello sahneleri var ki sonunu çok ciddi bir merakla beklersiniz. İşin ilginç yanı da sonu asla beklediğiniz gibi değildir. Conrad'a ait okuduğum ilk kitaptı ve son olmayacak sanırım. Yazar'a dair en ilginç bulduğum bilgi ise Leh hanedan armasına sahip olduğu için İngiliz şovalyeliğini reddetmesidir. (Bizde böyle olmazdı dedirtti.)
Baskı: Düzenli Olmanın Yolları
Kişisel gelişim kitabı okumayı pek sevmiyorum deyip her 5 kitabından biri kişisel gelişim olan biri olarak söylüyorum ki bu kitap biraz öğrenciye yönelik değil. Tabi içerisinde muhakkak hitap eden kısımları var ancak genel itibariyle iş yaşamında ve özellikle toplantı, masa başı, bilgisayarda çalışma üzerine kurulu bir işiniz varsa bu kitap işe yarayabilir. Yarar demiyorum yarayabilir çünkü kişisel gelişim kitaplarına aşina iseniz içerisindekiler size önceki bilgileri tekrar ediyormuş gibi gelecektir. Çok yenilikçi bir durum yok. Yalnız kitabın sonlarına doğru bir fikir oldukça ilgimi çekti. Kendini puanlamak gibi. Siz de benim gibi muhteşem ajandalara sürekli şunu veya bunu yapacağım gibi kayıtlar alıyor ancak aldığınızla kalıyorsanız onlara bir de puan vermeyi deneyebilirsiniz. 10 görev belirleyip onar puan vererek gün sonunda 100 puana ulaşabiliyor musunuz, kontrol edebilirsiniz. Yoksa gerisi insanın içinde olacak.