sacredblame
@sacredblame

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Siddhartha
7/1007.04.2014

Baskı: Siddhartha

Baskı: Yatak Odasında Felsefe

Simgelediği tüm iğrençliklerin duvarı olarak tanrıyı suçlarken ateistlerin bile benimsemediği bir yaşam tarzı öne sürüyor olması en büyük kaybıdır. İnançların tümüne karşı çıkarken Paganizme sahip çıkması ikinci büyük saçmasıdır. Kadınların ikinci plana atılmış olması 'cinselliğin tamamlayıcı unsuru olan kadın' ile çelişir. Dönemin siyasetinden kaynaklı olsa gerek din-devlet ilişkisini kaynaştırmış.Laik devlet kavramından bihaber. Tarihe adını yazdırmanın ancak Messelina gibi yaşamaktan geçtiğini anlatan kişinin Agora'dan Rahibe Teresa'dan haberi yokmuş. Erkek şehveti odaklı,kadına seçim hakkı bırakmayan sodomist,ensest en sağlam Snuff filmlerine taş çıkartan pornografik-(sözde) felsefe kitabı. Zaten orijinal adı da Yatak Odasında Felsefe değil Yatak odasında Terör'dür.

Baskı: Tarihi Değiştiren Gizli Servisler

CIA(Büyük Abi) KGB(Düşman Kardeş) MI6(Asil Kardeş) MOSSAD(Şimarık Küçük Kardeş) 4 büyük gizli servisin mübalağa yapmadan temelsiz dedikodulara yer vermeden objektif kısa açıklamaları.İşin daha çok magazinsel yönü üzerinde durulmuş.Arada dökülen ilginç bilgiler arada hadi canım demenize yol açabilir. Misal;KGB'nin başkanı Kennedy'i öldüren Lee Harvey Oswald'ı süikastten önce,Rusya'da yaşadığı yıllarda izlediğini ama 'işe yaramaz dengesizin teki' teşhisiyle kendisine ajanlık teklif etmekten vazgeçtiğini biliyor muydunuz? KGB içinde Putin hakkında yazılanlar,Fidel Castro için düşünülen CIA oyunları,Mata Hari gibi bilindik isimler de unutulmamış.

Kırmızı Pazartesi
7/1008.04.2013

Baskı: Kırmızı Pazartesi

İşleneceği herkesçe bilinen göz göre göre işlenen cinayetin romanı.Cinayet Kolombiya'da işlenir.Her namus(!) davası doğulu topraklarda işlenmiyormuş.Ayrıca cinayet gerçek bir olaya dayanıyor.Kitapta Marquez ismi de geçmekte.Hatta Marquez çocukluğunda olaya tanık olmuştur. Ayrıca toplumda var olan kadın erkek eşitsizliği,toplumsal baskı,cehalet de arka planda.Kitaptaki en çarpıcı cümle bunu özetliyor. "bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım"

Utanç
6/1007.04.2013

Baskı: Utanç

Kitabın arkasındaki Coetzee fotoğrafı ile kendisinin arasında dağlar kadar fark olan 2003 Nobel ödüllü bu yazar amcanın kitabı öyle çok sürükleyici değil.(Nobel ödülü alan yazarlara da hep şüphe ile bakmışımdır).Sadece ilginç bir konusu var.Kitabın arka kapağında bu olayın yarısı anlatılmış.Can yayınlarından okuduğum kitapta dipnotların kimisi havada kalmış.Açıklanması gereken cümle ve terimler fazla. Üstelik yazar kahramanı konuşturmamış onun yerine kendi ağzından anlatmıştır.Lord Byron'a bulanmış kitap içerisinde metresinden düşüncelerine kadar her şeyi bulabilirsiniz.

Baskı: Brooklyn Çılgınlıkları

Absürd kurgu adına henüz daha iyisi ile karşılaşmadığım Amerikalı yazar.Kitap sürpriz yumurta kıvamında.Belki üç yüz sayfa.Bu kadar az sayfalarda bu kadar çok ilginç olaylara vermesi ilginç.Yapay bir sürprizlik değil aslında.Sonuçta yer Amerika.Eşcinseller o kadar normal karşılanmıyor burada veya Monica Lewinsky kıvamında olaylar da pek yok. Sürükleyici,tiyatral anlamda başarılı bir Auster kitabı olmuş.Kişilerin iç yaşamlarına dair tahlillere sıkça yer vermiş bunu da okuyucunun canını sıkmadan yapmıştır.Diğer yazarlara dair bilgilerini kahramanların ağzından konuşturmuştur.Edgar E. Poe,Franz Kafka vs hakkında anlatılanları çoğu edebiyatsever bilmez.Ama satır aralarında yakalanabilir. Ölümün yakında bir zamanda kaçınılmaz olduğunu kafasına koyan yaşlı bir adamın hikayesi.Yeğenleri,eski eşi,kızı ve onların çocukları,onların sıradışı yaşamları,dolandırıcı iyi yürekli dostlar,yobaz dindarlar,pişmanlıklar,hayaller... Yine de kitabın sonunda verilen -verilmeye çalışılan mesaj- pek güzel değil.11 Eylül saldırısı kitabı okurken yüzüme verdiği gülümsemenin bir anda silinmesine yol açsa da ; -"Aklım Yugoslavya'ya takıldı;Saraybosna ve Kosova'daki dehşeti,sadece kendilerini öldürenlerden farklı olmaları nedeniyle katledilen binlerce masumu düşünüyorum." satırları ile elde var sıfır kıvamına indirgemiştir. Kitabın çevirmeni Seçkin Selvi açıklayıcı olamak adına elinden geleni yapmış.Eğer açıklama kısımları olmasaydı bir kaç nokta muallakta kalabilirdi. Sürükleyici,ilginç bir kitap okumak istiyorsanız kesinlikle kaçırmayın.

Yolda
3/1031.03.2013

Baskı: Yolda

Bu kitabın Türk versiyonu çıksa zevk alabilirsiniz.Tabi bizim hiç bir zaman hobo kuşağımız olmadı.O ayrı mesele ama bir adamın Amerika'yı eyalet eyalet dolaşması uçkur peşinde abazalık yapması çiçek çocuk ayağına göçebe yaşaması pek ilgi çekici değil.Üstelik oku oku bitmiyor. Zaten filmi de çıktı.Gidin filmini izleyin. Kristen Stewart oynuyor üstelik.

Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar

Rezil,Manyak,Lanet,Tip,Kıyak kelimelerinin;Vay canına,Tanrı aşkına,bittim buna ünlemlerinin sıkça tekrarlandığı başı sonu olayan bir kitap.Bir nevi zengin velet travması.Türkiye'de işler böyle yürümez.Okumayan çocuk yazın bir kaportacı yanına verilir zaten çocuğun aklı başına gelir. Tabi çocuk gözünden bakması,büyüklerin olmak istediği gibi değil onlara dayatıldığı gibi yaşaması küçük kahramanın sık sık midesinin bulanmasına neden oluyor. Bu kitabı okumak istememin nedeni,kitabın ismi aslında.Neden Çavdar Tarlası? Bunu kitabın 162. sayfasında anlayabiliyorsunuz. "Her neyse, hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta- yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey." Kısaca küçük kahraman babası gibi avukat abisi gibi yazar olmak yerine Çavdar tarlasında çocuk yakalayıcısı olmak istiyormuş.

Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)

Bir yazarın ilk romanı olması açısından başarılı sayılabilir.Ama bu kadar satan ve okunan roman bu muymuş? demekten kendimi alamadım.Güzel başladı ortasında yarım bırakmayı düşündüm sonu biraz hareketliydi.Klasik bir seri katil hikayesi.Hatta kitaba ismini veren olay olmasa aşırı derecede sıradan bir hikaye denebilir.

Beyaz Diş
10/1024.03.2013

Baskı: Beyaz Diş

Jack London'ın Amerika'da yazarlıkla voleyi vuran ilk Amerikalı olduğunu duyunca şaşırmıştım.Üstelik sosyalist olmasına rağmen.Sanırım Beyaz Diş kitabını okumak bunun nedenini anlamaya yetiyor.Altı üstü bir kurt köpeğinin hikayesi ne kadar ilginç olabilir ki önyargısı ile yıllarca okumayı ertelediğim bir kitap olsa da okuyunca ne çok şey kaçırmış olduğumu fark ettim. Bir solukta okuyabileceğiniz mükemmel kurguya sahip okudukça kendisine çeken bir sonraki sayfasını merak ettiğiniz kimi zaman hüzünlendiren kimi zaman gülümseten bir eser.Okumayan çok şey kaybeder.

On Küçük Zenci
9/1022.03.2013

Baskı: On Küçük Zenci

Çok zekice hazırlanmış bir kurgu.Okuduğum ilk Agatha Christie romanı olması nedeniyle diğerleri ile kıyas yapamasam da kulvarında dahiyane bir kitap diyebilirim.Hatta sonunda cinayetlerden sorumlu kişinin bıraktığı not olmasaydı yine de olaylar aydınlatılamaz bizde meraktan çatlardık.Mükemmel bir akıcılık barındıran kitabı bu tür romanlara merakı olmayanlar bile büyük bir keyif ve bağımlılıkla okuyabilir.Duyduk duymadık demeyin.

Dublörün Dilemması
9/1021.03.2013

Baskı: Dublörün Dilemması

Tarz yapmaya çalışan moloz yığınlarını hemen anlarım ama ne kadar ilginç olursa olsun bu kitap öyle değil.Altı çizilecek sözler kitabın 1/3'i kadar.Olaylar çok marjinal.Mükemmel sıfat tamlamaları.Elinize almanız yeterli zaten hemen okuyup bitirebilirsiniz.

Boyalı Kuş
10/1015.03.2013

Baskı: Boyalı Kuş

Kitabı benimle takas eden periyodik neşriyat'a teşekkür ediyor sayesinde ilginç bir kitap okuduğumu belirtmek istiyorum.Olay küçük kahramanın gözünden anlatılmış.Beklemediğim kadar akıcı,edebi. Altı çizilesi sözcükler barındıran kitap. (...)Beni şaşırtıyordu şu Almanlar.Amma ziyankardılar ha!Böylesine acımasız,sefil bir dünyanın hakimi olmak neye yarardı?(...) Biraz mide gerektiren cinsten.1940'lar Almanya'sı desem zaten ne kadar mide gerektiği anlaşılır.Okuduğum kitabın yayınevi E yayınları.Kitabın kapağında denildiği gibi 'Cehaletin,boş inancın tuzağı insanlar(...)' Arka planında olayları şekillendiren şiddetin şiirini yazan J. Kosinski eserini şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Hobbit
9/1014.03.2013

Baskı: Hobbit

Bakire ile Çingene
5/1004.03.2013

Baskı: Bakire ile Çingene

Dönemin yasaklı yazarı Lawrence'ın ilginç bir kitabı.Amaç genel ahlak kurallarına başkaldırmak.-ki bunu da başarmış-.Belki biz Türk olduğumuz için aykırı kısmı nerede diye sorabiliriz ancak yıl 1885'ler bir rahip kızı ve bir çingene arası ilişki anlatılıyor.Dolayısıyla tepki toplaması gayet normaldir.Kurallara karşı gelmeye çalışan ergenler ,özgür irade ve bireysel tercihler var.Dışlanmak adına daha ne yazabilirsiniz ki? -hele ki bayan ise-,

Akl-ı Kemal 2. Cilt
10/1026.02.2013

Baskı: Akl-ı Kemal 2. Cilt

İçerikten; Hoca geliyor, söylüyor, çocuklar ezberliyor. Bu çocukları köleleştirme eğitimidir. Köle olan köle yapmaya çalışır. İnsanlar her yerde böyle yetiştirildikçe, barış olmaz. Biz Köy Enstitüleriyle eğitime -yaşayarak ve yaratarak eğitim-i katmıştık. Böyle bir eğitime doğru gidilseydi dünyada savaş olmazdı. Çünkü o, doğayla, gökyüzüyle, eşyayla birlikte gelişen gerçek bir insan olurdu. 20.yüzyılda Türklerin yarattığı ve insanlığa armağan ettiği en büyük iştir Köy Enstitüleri. Ben üç şeyle övünmesini isterim Türkiye’nin: Atatürk’ün gerçekleştirdiği kendine dönüş ve bağımsızlık politikası, Hakkı Tonguç’un gerçekleştirdiği demokratik eğitim. Ve Nazım Hikmet’in getirdiği insancıl, ulusal şiir… Az katkı değildir bunlar insanlığa, atom icat etmekten daha büyük bir katkıdır… Yaşar KEMAL Köy Enstitüleri’nin neden kapatıldığını ise DP milletvekili Kinyas Kartal şöyle açıklamıştı: “Köy Enstitüleri gelişiyor. Biz ağalar toplandık. Bu Köy Enstitüleri 10 yıl daha sürerse Doğu’da ağalık ölecek... 1950 seçimleri öncesinde Demokrat Parti ile pazarlık yaptık ve Köy Enstitüleri’ni kapatmaya söz verirseniz oyumuzu size vereceğiz dedik. Söz verdiler oyumuzu verdik. Enstitüleri de kapattırdık.” İçerik bakımından sadece köy enstitüleri değil merak edilen,her ağzı olanın konuştuğu konular kaynakçaları ile mevcuttur.Kesinlikle okunması gereken bir kitap.Tavsiye ederim.

Baskı: Dr. Jekyll ve Mr. Hyde Ve Diğer Fantastik Öyküler

Dili ve tiyatral anlamda canlandırmayı İngiliz yazarlarına bu kadar benzetmeye çalıştıkları için olsa gerek İskoç yazarlardan hoşlanmıyorum.Kitap üç hikayeden oluşuyor.Konular güzel ama ilginç bir konu bu kadar mı uyuşuk anlatılır.Bitse de kurtulsam artık dediğim ender kitaplardan biri işte.

Akl-ı Kemal 1. Cilt
7/1018.02.2013

Baskı: Akl-ı Kemal 1. Cilt

Diğer iki cildi nasıldır bilmem ama birinci cildinde beklediğim bilgi ve akıcılığı bulamadım.Ara ara serpiştirilmiş bilinmeyen bilgiler bulunmasa kendini zor okutur veya Cumhuriyet tarihi hakkında hiç bilgisi olmayan insanlar için tatmin edici bir kaynak olabilir.

ÖncekiSayfa 10 / 21Sonraki