
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kayboluş Günü
Yazarın diğer kitabı Amansızı okuduktan sonra tarzını beğenip aldığım bir kitaptı. Her şey beklentilediğim gibiydi, yalnız klasik bir son ve bir iki klişe için bir puan düşürdüm notunu. Gizem ve bilimden hoşlanıyorsanız ayırdığınız zamana değecektir.
Baskı: Sefiller Cilt 5
Bu harika eserin son nefesini alırken bir çok bölümde "hayır, hayır, hayır" diye sayıklamama engel olamadım. Hikaye öyle pikler yapıyorki, yazarın bir yandan verdiği tarih derslerindeki öğrenmenin çoşkusunu gölgede bırakan duygulara neden oluyor. Çarpıcı bir final sizleri bekliyor.
Baskı: Sefiller Cilt 4
Bir önceki kitapta tanıdığımız Paris sokak çocuklarının asıl karakteri bu kitapta önce çıkıyor. Ayrıca toplumun sınıflı yapısının çarpıklığı ve sonuçları yine bütün çıplaklığı ve şaşırtıcılığla önümüze seriliyor. Seriliyor dedim ama bu konuda daha fazla içerik sahibi olmayıda istemiyor değilim merakım bir kat daha arttı resmen. Victor HUGO yine okuru başından sonuna bilgiyle donatmayıda ihmal etmemiş.
Baskı: Sefiller Cilt 3
Hikaye gittikçe daha ilginç bir hal alırken, yazar tarihin sahneleri arasında bilgi dağarcığınıza katkı yapmaya hiç ara vermiyor. Seriye başlarken yalnızca bir yoksulluk hikayesi okuyacağımı düşündüğümü hatırlıyorumda ne büyük yanılgıymış. Her yönüyle bir klasik olmanın hakkını sonuna dek veriyor.
Baskı: Sefiller Cilt 2
Kesinlikle harika, hikayesini ve karakterlerini anlatmak için sürekli romandan çıkıp dönemin olaylarını bütün gerçekliğiyle önümüze sermesi, okuru adeta dönemin avrupasına taşıyor, orada gerçeklemiş olayların zincirleme şekilde günümüzü nasıl etkilediğinin farkındalığını artırıyor. Bu hikaye arası gerçekler sanki bir sağlık görevlisinin nabzı bulmak için bileği yoklaması gibi, okurun haz damarlarını bulmak beyinde bir yerleri yoklamasına benzetmek cürretini göstereceğim. Okurken öğrenmekten zevk alan biriyseniz, nitelikli hikaye ve anlatımı takadir eden biriyseniz hemen bütün ciltlerini edinip bu harikulade eseri okumaya başlamalısınız derim. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim manastır ve benzeri kurumların toplumların üzerindeki yıkım etkisini anlattığı kısım ayrıca takdire şayan, biz bu sorunu 21. yy da hala bütün şiddetiyle yaşıyoruz ne acı.
Baskı: Sefiller Cilt 1
ÇARPICI Kelimenin tam anlamıyla böyle, bir klasiğin insanın etkilemesi beklenen bir sonuç olsada hiç beklemediğim bir anlatım tarzı ve içerikle karşılaştığımı belirtmeliyim. İlk etapta yabancıladığım anlatım tarzı sonrasında beni sarıp sarmalarken, kimi zaman karşılıklı muhabbet, kimi zamansa öğreten bir havaya sokup hem şaşırtıp hemde aldığım hazzı katladı. İçeriğe gelirsek spoiler vermemek adına olaylardan bahsetmeyeceğim lakin bir çoğumuzun hayatında arkadaşlarıyla muhabbetini yaptığı etik, ananeler ve kanunlar üzerine harika diyalog ve anlatımlarla dolu olduğunu bu bakımdanda okuyucuya kültürel kazanımlar sunarken psikolojik değerlendirmeleriyle de ayrı bir değer kategorisine girdiği kanısındayım. Sonuç olarak bu yaşa kadar ertelediğim için kendime epey kızdığımı söyleyebilirim
Baskı: Zaman Çarkı, 14. Kitap: Işığın Anısı
Ve bitti, hayatımın geç döneminde bir çok farklı eseri okuduktan sonra tanıştığım bu yazar ve onun harkulade hayal dünyası, kelimenin tam anlamıyla beni kendine hayran bıraktı. Rober Jordan çıtayı öyle bir yere koyduki bundan sonra konuk olacağım hikayelerde hep bir eksiklik hissedeceğimi düşündürüyor. Bu seriyi okurken geçirdiğim zaman ve yaşadıklarım beni daha da olgunlaştırıp epeyce de yordu. Işığın yolcusu sanıp herşeyimi hesapsızca sunduğum insanların aslında karanlığın iğrenç birer sureti oldukları gerçeğiyle yüzleşip ne kadar toy, insan seçmekte ne kadar beceriksiz olduğumun farkına varmamı sağladı. Kitabın kahramanlarının köy delikanlılarından bambaşka kişilere değişmesi gibi bende bu hikaye boyunca bambaşka bir şekle girdim. Eserin içeriğindeki zenginlik bu değişime bir çok yönden katkıda bulundu. Fantastik sevmeyen okurların bile türüne aldanmayıp bu zengin ve çok kaliteli hikayeyi okumasını tavsiye ederim, içinde hayata dair gerçekten çok şey var ve şunu belirtmeliyimki uzun zamandır bir hikayeden bu derecede keyif almamıştım.
Baskı: Labirent: Ölüm Emri (Labirent, #0.5)
Güzel bir hikaye örgüsü, asıl seriyi henüz okumamış olmama olayların öncesini bilmek aldığım hazzı artıracak sanırım.
Baskı: Zaman Çarkı, 13. Kitap: Geceyarısı Kuleleri
Sona yaklaştıkça benliğimin öher köşesine daha çok sızan hikaye örgüsüne ve yazara hayranlığım hat safhaya çıktı diyebilirim.
Baskı: Zaman Çarkı, 10. Kitap: Alacakaranlık Kavşağı [2. Cilt]
Olaylar ne kadar yavaş gelişiyor gibi görünüyorsa da aslında bir sürü karakterin ,gelişimlerinin ve durumların detayına inmiş ve bu açılım müthiş bir finale gidecek. Biliyorumki seri bittiğinde benimsediğim bir çok karakterden ayrılmak bu detay seviyesi yüzünden çok zor olacak.
Baskı: Sherlock Holmes - Şüphe Asla Uyumaz
Sahafta gezerken ismiyle dikkatimi çekip aldığım ve aynı gün bitirdiğim kitaptır. Daha önce Doyle okumadığım için resmen üzüldüm bu kadar sade ve açık bir anlatımla böyle bir sürükleyicilik gerçekten şaşırtıcı. Bu tanışma sayesinde yazarın eserleri için zihnnimde WANTED ilanları asılmıştır. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Baskı: Zaman Çarkı, 04. Kitap: Gölge Yükseliyor [Tek Cilt]
Uzun bir kuluçka döneminin sonu bu kitaptır diye düşünüyorum, iki nehirli gençlerin geldikleri kimlikleri bir kenara bırakmayı kabullenip kabuklarından sıyrılmaları ileride olacaklarında temellerini oluşturacaklar. Yazar detayın dibine vurup okumaktan keyif alanların damağına hitap etmiş.
Baskı: Beyoğlu Rapsodisi
Dinlediklerim doğrultusunda büyük beklentilerle okuduğum ama bir sürü boşluk ve gereksiz diyalogla geçen bir kitap umarım yazarın diğer kitapları daha profesyonelcedir.
Baskı: Açlık Oyunları (Açlık Oyunları, #1)
Sürükleyici bir hikaye keyifli bir dille anlatılmış, umduğumdan çok daha kısa bir sürede dünyadan bağımı kestiğimi de eklemeliyim. Umarım diğer kitaplar da bu güzel fikri ve hikayeyi taçlandırır niteliklte olur. Rue'ye veda sahnesi duyguların doruk yaptığı andı kendimi zor tuttum.