Asterion
@Asterion

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Aşıklar Bayramı
10/1004.04.2019

Baskı: Aşıklar Bayramı

Çok beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Kitapla ilgili, yukarıdaki tanıtım yazısı çok aydınlatıcı görünüyor, gerçekten hepsi bir arada: Hem yol hikayesi, hem baba-oğul hikayesi, hem aşk, hem de insanın derinlerine ait türlü duygular işleniyor. Ek olarak kitap, tanıdık gelen ama unutulup yeniden hatırlanan şeyler hissettirdi okurken, bazı türkü sözlerini bile daha iyi anlamaya başladım sanki. Ayrıca en önemlisi anlatım çok çok doğal geldi bana. Belki ancak bu topraklarda ve şair hassasiyetiyle yetişmiş bir insanın verebileceği bir şeydir bu doğallık. Ve yolculuk sırasında birkaç taş parçasında, bir ağaçta ya da çıplak dağlarda gizlenmiş tarihi hatırlamak ve insana dair güzellikleri, çirkinlikleri görebilmek de çok anlamlıydı. İnsanı derinden etkileyen bir roman, hayatında benzer sorunları yaşamış insanlar için fazla hüzünlü gelebilir, dikkat...

Baskı: Osmanlı Kapısında Büyümek

Bu eser akademik bir çalışmanın ürünü sanıyorum, fazlasıyla bilgi ve karşılaştırma içeriyor. Eseri sıkılmadan okumak ve daha iyi anlamak için Ahmet Mithat Efendi başta olmak üzere Nabizade Nazım'dan Mizancı Murat'a, Ömer Seyfettin'den Halide Edip'e, Yakup Kadri'ye kadar pek çok yazarın eserlerine hakim olmak gerekiyor gibi görünüyor. Benim için eksik bir okuma oldu o yüzden. Yine de edebiyatımızda Rumların, Ermenilerin ve Yahudilerin nasıl yer aldıklarına, hangi meslekleri yaptıklarına, yazarlarımız tarafından olumlu mu olumsuz mu değerlendirildiklerine dair derli toplu bir çalışma okumak güzeldi.

Almodovar Teoremi
10/1010.10.2018

Baskı: Almodovar Teoremi

Ortalıkta evin içinde yaşayan bir geyik dolaşsa da fazlasıyla sahici bir eser gibi geldi bana. Hem anlatım ve kitaba serpiştirilmiş felsefik, politik, duygusal ve matematiksel düşünceler çok çarpıcıydı, hem de hikaye ilgi çekiciydi. Kitapta ilgimi çeken şeylerden biri sinemadan çıkan insanla ilgili yazılanlardı, Aylak Adam'daki sinemadan çıkan insan türünü hatırlattı: "Her büyük film bizi sendeletir. /.../ Bu hayattan kaçmak yerine bir kahraman gibi yaşayabileceğimize dair belli bir hisle çıkarız karanlığın içinden. Bu lütuf anlarında, hassaslığımızı hissederiz. /.../ Sonra korku çıkagelir, biçimleri, çerçeveleri, toplumun işleyişini korumamız gerektiğini hatırlatır." Ayrıca kitapta İstanbul/Kapalı Çarşı adı geçiyor:)

Ahraz
10/1027.07.2018

Baskı: Ahraz

Albaya Mektup Yok
10/1004.12.2017

Baskı: Albaya Mektup Yok

Eski baskıları "Albaya Kimseden Mektup Yok" ya da "Albaya Mektup Yazan Kimse Yok" olarak çıkmış. Bence en iyi hali "Albaya Kimseden Mektup Yok", Can Yayınları o haline döndürse keşke baskıyı.

Değirmen
9/1031.10.2016

Baskı: Değirmen

Tol
9/1030.10.2016

Baskı: Tol

Fırtına Takvimi
8/1030.10.2016

Baskı: Fırtına Takvimi

Bu yaz okuyup etkilendiğim kitaplardan biri. Karakterler de konular da gerçekçiydi ve bu gerçekleri açığa çıkardığı için içindeki karakterle birlikte adeta bize de sorumluluk yükleyen bir kitaptı. Bölümler ilerledikçe aydınlanan ve tamamlanan kurgusu da bir okur olarak hoşuma gitti.

Baskı: Malte Laurids Brigge'nin Notları

Doğada yaşayan hayvanlarda ve ilkel dönemdeki insanlarda sadece hayatta kalabilme kaygısı vardır, yer, içer, ürerler. Modern insan da buna sadece daha fazla eğlenceyi eklemiş durumda. Fakat Rilke insanlığa adım atmış ve insan olmanın yükünü çok ağır bir şekilde taşımış. Ve bu kitap okuduktan sonra insanın kendisini ya da içinde yaşadığı dünyayı başka türlü yapan bir kitap. Üzerinde düşünecek çok şey veriyor bize...

Baskı: Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek

Aslında listeye eklenecek bir kitap olarak aklıma gelmezdi ama ana sayfada görünce yorum yapmadan geçemedim. Doğu Perinçek ilginç biri. Bu kitapta hatırladığım kadarıyla Anadolu'da feodalilte olduğunu ve proleter devrimi gerçekleştirebileceğimizi ispatlamaya çalışıyordu. Ayrıca Turancılığa karşı çıkıyor, bunun bu ülkede yaşayan Türk ve Kürt milleti için iyi olmayacağını söylüyordu. Bugün bazı konularda fikirleri epey değişmiş görünüyor, değişmeseydi daha iyiydi dediğim fikirleri var. Kitaptaki Sovyet-sosyal emperyalistleri, ABD emperyalistleri ve faşistler için yapılan eleştirilere ise diyecek sözüm yok.

Bab-ı Esrar
4/1018.03.2013

Baskı: Bab-ı Esrar

Bazen gerçek kişiler üzerine böyle kurgu eserler yazılmasına karşı olmaya karar veriyorum, Bab-ı Esrar'ı da böyle bir merakla okudum, acaba karşı olmakta haklı mıyım değil miyim diye. Ne yazık ki hâlâ olumlu düşünmüyorum. Kitapta anlatılan olaylar ne kadar doğru bilmiyorum ama yine de kabul edebilirim ki yüzlerce yıl öncesindeki insanların başlarından neler geçtiğini bilmek tarih araştırmaları sayesinde mümkün olabilir, belki başlarından geçen bu olaylar karşısında nasıl tavır aldıklarını bilmek de mümkündür ama neden öyle bir tavır aldıklarını bilmek çok zor. Bu tür kitaplarda bu konuda ahkam kesiliyor, bu kitapta Ahmet Ümit kesin yorum yapmaktan kaçınıyor gibiydi, gerçekler göründüğü gibi değildir sözü de tekrarlanıyordu ama gösterilen olaylar ve gösteriliş şekilleri bizi belli düşüncelere yönlendiriyordu. Biz insanlar böyleyiz, yüzlerce yıl önce yaşanmış bir olay ayrıntılarıyla gösterilirse onu öylece belleriz, bir daha da aklımızdan çıkmaz, nedenini niçinini düşünmeyiz, günümüze göre kendimize göre yargılarız. İşte bu noktadada bu tarihi kişilere haksızlık yapmış olma ihtimalimiz yüksek oluyor. Mevlana'nın bir hikayesinde gülyağı şişelerini devirdiği için kafasına vurulan ve bu yüzden kel kalan dudu kuşu yoldan geçen saygıdeğer dervişe "Sen de mi benim gibi gülyağı şişelerini devirdin?" diye soruyordu, Ahmet Ümit ya da bu tarzda yazan diğer insanlar dudu kuşuyla aynı durumdalar gibi geliyor bana.

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki