
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Gökten Üç Elma Düştü
Oldukça eğlenceli, bir çok satırda insanı gülümseten yer yer kahkaha attıran bir kitaptı :) Magazin fotoğrafçısı Nil ile yazı işleri müdürü Volkan'ın deli dolu ve eğlenceli aşklarını satırlara işlemiş yazar. Kadın ne kadar deli doluysa adamın da ondan aşağı kalır yanı yoktu, bir bakıyorsunuz iki yetişkin gibiler, bir kaç sayfa sonra bakıyorsunuz tam bir ergenler ama birbirleriyle oldukça da uyumlular. Volkan uzun zamandır aşık Nil'e ama Nil bunun farkında bile değil, hatta Volkan'dan nefret ediyor, adama yapmadığını bırakmıyor, fakat daha sonra derinlere sakladığı hisleri yavaş yavaş ortaya çıkıyor, Volkan'ın yanında bir kadın görmesi ile başlıyor her şey ondan sonra olanlar oluyor. Nil'in kafasında 9 tane Nil daha mevcut, her biri ayrı telden çalıyor, iç sesler birbirine karışınca, dışarıda durum daha da karışıyor :) Nil sürekli kendisi ile konuşan, söylediği beyaz yalanlarla Volkan'ın canına okuyan, ne ondan uzaklaşan ne de yaklaşabilen bir kadın, en azından başlarda uzak durdu sonra Volkan'dan ayırmak pek mümkün olmuyor, böyle olunca da kahkahalar eksik olmuyor tabi :)) Dikkat spoiler olabilir Kitapla ilgili söyleyeceğim tek eksi şey düğün sahnelerinin olmamasıydı, yani evlendiler ama o düğün günü yaşananları okumayı çok isterdim, çok eğlenceli sahneler olacağından emindim, Volkan'ın bekarlığa veda partisinde Nil boş durmamıştı o nedenle o günü iple çekmiştim ama yazar es geçmiş maalesef :(
Baskı: Onarılmış (Broken Trilogy #3)
📚 Serinin final kitabı daha çok Cole ve Savannah'ın ilişkileri üzerine yoğunlaşmıştı, ikinci kitapta Savannah güvenli evden ayrılmış, kendi ayakları üzerinde durabileceğini göstermek istemişti ama bence o evden ve Cole'dan uzaklaşmak istemesi büyük aptallıktı... 📚 Savannah kasaba'daki barda barmaid olarak çalışmaya başlıyor, orası zaten Blackstone ekibinin sahibini tanıdığı ve sık sık uğradıkları yerlerden biri, bu nedenle evden ve ekiptekilerden çok da uzaklaşmış sayılmaz zira her daim gözaltında sayılır :)... 📚 İkili bir yandan aralarındaki problemleri çözmeye çalışıyor diğer yandan birbirlerinden uzak duramıyor, ama asıl sorun Savannah'ın New York'ta görülecek kaçırılma davasında, kardeşi gibi gördüğü ama tüm yaşadığı kabusun baş kahramanı olan Lynnie'ye karşı vereceği ifade... 📚 Finale doğru Savannah'ın iğrenç babasının yaptığı kötü sürpriz, ikiliyi bekleyen güzel haberler ve kitaptaki yan karakterlerin mükemmelliği derken kitabı mutlu sonla noktalıyoruz :)... 📚 Seriyi okuyacak olan arkadaşlar için hatırlatma yapayım +18 sahneler final kitabında biraz fazlaydı :))... 📚 Yayınevi Black Stone serisini de yayınlasaydı çok güzel olurdu, zira kitabın yan karakterleri de harika, onların kendi hikayelerini okumak isterdim :)
Baskı: Suya Yazılan Hayaller (Friday Harbor, #3)
📚 Yazarın Friday Harbor serisinin üçüncü kitabı, bir önceki kitap gibi bu da ortalamaydı yani çerezlik türünden. Bu kitapta Nolan kardeşlerden Alex Nolan ve Zoe'nin hikayesini okuyoruz. İki karakterin de geçmişte başarısız bir evlilik deneyimleri olmuş, Alex kendini hayattan soyutlayıp içkiye vururken, Zoe arkadaşı ile birlikte işlettiği pansiyonun mutfağında en başarılı olduğu konuda yani keklerin ve muffinlerin arasında kaybolmayı tercih etmiş, eski kocası kendisini başka bir erkek için terk ettiğinde o ana kadar eşinin eşcinsel olduğunun bile farkında olmayan bir kadın kendisi, bir kedisi ve hasta bir büyükannesi var. Alex Nolan dışarıdan sert ve yabani görünen biri, dediğim gibi içkiyi biraz fazla seviyor, geçimini marangozluk işleri yaparak sağlıyor ve işinde oldukça da başarılı, Zoe ve büyükannesinin birlikte yaşayacağı evin tadilat işlerini almasıyla aralarında bir yakınlaşma başlıyor. Anlaşılan bu serinin kadın karakterleri erkek karakterlerine göre daha baskın, burada da Zoe fazla ısrarcıydı ve ben yazarın bu tarzından pek hoşlanmadım, bir yanda masum bir kadın profili çizerken diğer yandan adamın üstüne atlayacak türde bir kadın karakter yaratmak tam bir tezat olmuş :) Yazar bu kitapta da fantastik öğeler barındırmayı ihmal etmemiş mesela Alex bir hayaleti görüyor ve onunla konuşabiliyor, kitapta hayaletin geçmişine de yolculuk yapıyor, onun da kendi hikayesini okuyoruz yalnız onun hikayesindeki kadın tam bir sürpriz :)
Baskı: Parçalanmış (Broken Trilogy #2)
Serinin ikinci kitabı bitmiş bulunmakta, aslında seri 3 kitap yerine 2 kitapta olabilirmiş zira kitap çok inceydi... Yazar ilk kitaptaki şimdiki zaman yazım tarzını bu kitapta kullanmamış bence çok da iyi olmus, zira karakterlerin duygularını bizzat kendilerinden okumayı seviyorum... Savannah'ın yaşadıklarından dolayı güvenli evdeki herkesin gözü onun üzerinde, onu koruyup güvende tutmak ve bu arada da amerikalı denen pisliği bulmak için canla başla çalışıyorlar, fakat Savannah ekibin, özellikle de Cole'un kendisi için hayatını riske atmasından oldukça endişeli, bu yüzden ipleri kendi eline almaya karar veriyor.... Belediye başkanı olan babasıyla yüzleşmesinin zamanı geldi, kaçırılmasıyla onun bir ilgisi olup olmadığını mutlaka öğrenmeli, bunun için de kimseye haber vermeden yanına askerlerden birini alarak daha doğrusu mecbur bırakarak evden gizlice ayrılıyor.... Bence Savannah her ne kadar sevdiği adamı korumak için bu kararı aldıysa da güvenli evden ayrılmakla hayatının hatasını yaptı, çünkü gerçek düşmanları hiç tahmin etmediği kişilerdi, zaten bu gerçekle yüzleştikten sonra işler iyice karıştı, ekipten biri hayatını kaybetti, Savannah tekrar kaçırıldı, işkence gördü, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide ölümün soğuk nefesini bu kez daha yakından hissetti.... Finale doğru ekibin onu tekrar bulması, Amerikalı denen sadistle yüzleşmeleri, onlar gelene kadar Amerikalının Savannah'a yaptıkları korku ve aksiyon filmlerini aratmadı bence ... Son sayfalarda Savannah'ın aldığı karar bence çok saçmaydı Cole'a haksızlık yaptığını düşünüyorum, bakalım bu aptallığını final kitabında nasıl düzeltecek... @gulunkitapligi
Baskı: Kırılmış (Broken Trilogy #1)
Yazarın şimdiki zaman ekleri beni biraz yordu, geliyor gidiyor yapıyor ediyor gibi, bu tarzı sevmiyorum, ben her karakteri kendi ağzından okumayı, duygularını, düşüncelerini kendilerinden dinlemeyi tercih ederim, umarım diğer kitaplarda aynı şeyle karşılaşmam :) ama bunu görmezden gelirsek seriye güzel başladım diyebilirim :) ..... New York Belediye Başkanının kızı olan Savannah, bir grup Kartel tarafından kaçırılıyor, yaklaşık yedi ay bir odada esir tutulup işkence görüyor, tam her şeyden umudunu kestiği ve kendisini ölümün kucağına bırakmayı düşündüğü bir anda, adına Gölgeler denilen özel eğitimli bir grup tarafindan kurtarılıyor, özel ekip Savannah'ı bu tarz operasyonlardan sonra kurtardıkları rehineleri, bir süreliğine misafir ettikleri, Montana'da ki güvenli evlerine götürüyor, bu ev aynı zamanda ekibin de ikamet ettiği ev ..... Fakat Karteller Savannah'ın peşini bırakmaya hiç niyetli değil, aslında tam olarak ne istedikleri de belli değil, zira kartellerin başı olan ve adına Amerikalı denilen sadistin Savannah için özel bir planı var gibi görünüyor , bu nedenle Savannah için tehlike geçmiş değil .... Özel ekip bir yandan amerikalı'yı bulmaya çalışırken diğer yandan aynı evin içinde Savannah'la birlikte yaşamaya, yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyor, özellikle ekibin lideri Cole Logan, Savannah'a karşı farklı duygular hissetmeye başladığında, görevi ile duyguları arasında bocalıyor .... Gerilim, kitabın sonlarına doğru hat safhaya ulaşırken, kitap hem üzüldüğüm hem de devamını merak ettiğim bir yerde bitiyor :(
Baskı: Aşkın Son Yankısı (Friday Harbor, #2)
Yazarın Friday Harbor serisinin ikinci kitabı, ortalama bir kitaptı yani çerezlik dediğimiz türden ... Lucy işinde oldukça başarılı bir cam ustası, Friday Limanında sevgilisiyle sessiz sakin bir hayatı varken, sevgilisinin onu kız kardeşi için terk etmesiyle hem hayatının şokunu yaşıyor hemde geleceğe dair planları alt üst oluyor, artık ciddi ilişkiler istemediği bir zamanda hayatına dahil olan ve uzun soluklu ilişkilerin adamı olmayan Sam'le birlikte hayat onlara farklı bir yol çiziyor... Yazar kurguya biraz fantastik sahneler serpiştirmiş, mesela Lucy 'nin ve Sam'in kimsenin bilmedigi sihirli güçleri var... Fakat benim kitapta Lucy ile ilgili sevmedigim şey kızın adama göre fazla rahat olmasıydı yani fazla ısrarcıydı , ayrıca eski sevgilileri hakkında çok özellerini rahatça konuşabilmelerinden de hoşlanmadım :)
Baskı: Yalnızlar Adası (Friday Harbor, #1)
Eğlenceli ve Sıcacık bir aşk hikayesi , yaklaşan noel öncesi , kırık kalplerin birbirini bulmasının ve küçük bir çocuğun noel dileğinin gerçekleşmesinin hikayesiydi, hani benzerini her noel tv lerde görmeye alışık olduğumuz türden : ))
Baskı: Aziz Arif
📚 Yazarın okuduğum ikinci kitabı, acaba yaşananlar hayal mi gerçek mi diye satırların arasında dolaşmak hem heyecan verici hemde üzücüydü . Lavin evlilik hayatı boyunca mutluluğu bulamamış bir kadın, bir gün tek bir bavulla evinden ayrılıyor ve arkadaşının ona gitmesi için verdiği bir adreste, Karaköy'deki Aziz Arif Pansiyonunda yeni hayatına adım atıyor, o andan itibaren pansiyonun sahibi Salih baba oğlu Aziz Arif ve diğer sakinleri Lavin'le birlikte bizim de hayatımıza dahil oluyor. Aslında bu pansiyonun bazı sakinleri, hiç de düşündüğünüz kadar masum değil, Salih baba ve sessiz bir adam olan oğlu Aziz Arif'in Lavin'in geçmişi ile çok önemli bir bağlantısı var. Geçmişten gelen sırlar, ortaya çıkan mektuplar şimdiyi ve geleceği çok değiştirecek, tarih tekerrür mü edecek yoksa kaderler yeni baştan mı yazılacak, peki Lavin sırları çözmeye başladıkça, alınmak için pusuda bekleyen intikamın tam ortasında mı kalacak. Bu hikayede kim gerçek kim hayal anlaması zor, sayfalar ilerledikçe Lavin gibi bizimde kafamız karışıyor, yazar fantastik öğeler de katarak her sayfayı merakla çevireceğiniz bir kurgu çıkarmış ortaya 📚
Baskı: İki Entrika Bir Düğün - İsmail
Artık, böyle bir mahalle ve böyle sıcak insanlar kaldı mı bilmiyorum ama olsa ne güzel olurdu, sevgileri, öfkeleri, kızgınlıkları, dedikoduları ,samimi diyalogları ile sıcacık karakterlerden oluşan, insanı kahkahalara boğan harika bir kurgu sizi bekliyor :) Mahallenin yakışıklı ağır abilerinden minübüs şöförü İsmail ile yan eve yeni taşınan ailenin üniversite öğrencisi kızları İnci arasında tesadüflerle ve yanlış anlamalarla başlayan bir aşkın, tamamen kontrolsüz bir şekilde evliliğe doğru yol almasını okuyoruz, aileler gerçekten bir alem, özellikle İsmail'in bir annesi var ki evlere şenlik, aslında hepimizin evinde olan annelerin kopyası :) Hiç söylenmemiş sözler, ağızdan ağıza dolaşıp başka hallere büründükçe, gençler işin içinden çıkamıyor, aileler devreye girince kimse gerçekleri, yani aralarında bir şey olmadığını itiraf edemiyor, olaylar büyüdükçe İsmail, aramızda bir şey olmasa da adı benimle anılan bir kızı yarı yolda bırakamam erkekliğe sığmaz derken, İnci adı kötüye çıkacak diye ailesine bir şey diyemiyor, tüm bu karmaşanın ortasında birbirlerinden kurtulmanın yollarını ararken farkında olmadan daha da yaklaşıyorlar ve tatlı bir aşk başlıyor, birbirleriyle didişmeleri,ailelerin evlilik heyecanına ayak uydurmaya çalışmaları,konu komşunun dedikodusu derken her satırında eğlendim, özellikle İsmail harika bir karakterdi :)
Baskı: İnsanoğlu Ayağa Kalk
Bu konuların her zaman önemli ve gerçeğin ta kendisi olduguna inanan biri olarak tamamen açık bir bilinçle okunması gereken özel bir kitap olduğunu düşünüyorum, maalesef yazarın türkçeye çevrilmiş tek kitabı, içeriğinde çok fazla konu var, bir kaç örnek vermek gerekirse ki daha fazla konu ve detay kitabın içeriğinde mevcut. Ay'ın gerçekte ne oldugu ve aya bahsedilen tarihten çok daha önce daha gelişmiş araçlarla gidildiğinden ve bunların arkasında nazi bilim adamlarının olduğundan söz ediliyor, hatta ayın içinde nelerin olduğu ve kimlerin yaşadığı da çok önemli bir konu. Kitlesel zihin kontrolü, iklim değişikliğinin tamamen uydurma bir senaryo olduğu . İlluminati örgütü ile ilgili çok detaylı bilgiler ve ailelerin soylarının nerelere dayandığı dinlerin ve sembollerin anlamları.. İlluminati nin bir kuruluşu olan Fabian cemiyeti ve üyelerinden bahsediliyor hatta tanıdık bir kaç yazar ismi de geçiyor.. Tarihte bahsi geçen vampirlerin aslında sürüngen Irklar olduğu ve gerçekten de insan kanı içtikleri ve bunun nedenlerini anlatıyor. Kazıklı Voyvoda dan ve onun soyunun nerelere dayandığından Dracula isminin hangi kökenden geldiğinden de bahsediliyor.. İnsanları manipule eden kötü niyetli Daraco yıldız kümesi varlıkları ve diğer sürüngenlerin insanlar üzerinde yaptıkları deneyler, soylarını nasıl devam ettirdikleri, ve tüm dünyanın sürüngen ırklar tarafından yaratılan hibrid soylar tarafindan nasıl yönetildiği ve insanlar üzerindeki müdahaleleri kontrol altında tutmaları ve daha fazlası. Sürekli bahsedilen grilerin sürüngen ırk tarafından nasıl yaratıldığı.. Kraliyet ve aristokrat aileler için kullanılan Mavi Kan teriminin açılımı.. Dünya'da bulunan sürüngen - insan yeraltı üsleri ve mağara şehirleri ki en çok ABD de bulunuyormuş ve bu üslerde çalışan işçilerin anlattıkları çok önemli olaylar var, mesela Denver Havaalanı bire bir yeraltı üssü paravanıymış Dulce gibi yeraltındaki askeri üslerde yaratılan hibridlerden bahsediliyor .... Kitlelerin mikroçiplenmesi, zihnin çiplenmesi, mikroçipli kimyasal puskürtme, yani chemtrails dan ve daha bir çok konudan bahsediyor...
Baskı: Satılık
Bazı insanların kaderlerinin nasıl da birbirine bağlı olduğunu gösteren, aşkı, kardeşliği, dostluğu, aileyi konu alan, ilk sayfalarından itibaren yeşilçam tadında olan güzel bir kitaptı Karakterlerin hayatlarının birbirine bu denli bağlı olması fazla tesadüfi görünebilir, ama bu hayatta olmaz diye bir şey yoktur :)
Baskı: Sevda Yanığı
Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı maalesef kurgusunu pek sevemedim bence bu kitapta bir kadının aşkı uğruna gururunu ayaklar altına alması anlatılıyordu. Bazı aşklar vardır bırak gururu insan kendisinden bile vazgeçer ama ben bu kitapta bu kadar büyük bir aşk ve kendinden bile vazgeçebilecek bir erkek karakter göremedim, adam gerçekten her şeyi ile çok sahteydi ve aşklarıda çok yavandı. Yasemin kendini bildi bileli Okan'a aşık ama ondan hiçbir karşılık alamıyor, bir gün arkadaş grubu içinde kötü bir şekilde reddedilince ülkeyi terk ediyor, geride kalan ortak arkadaşlarıda kızı üzdüğü için Okan'a sırtını dönüyor ve bu da adamın kıza iyice kinlenmesine neden oluyor. Yasemin ülkesine geri döndüğünde bu ikili sanki hiçbir şey olmamış gibi hemen bir yemekte buluşuyorlar kız bildiğin aptal aşık misali unutuyor yaşadıklarını ve dalıyor bir hayal dünyasına, sonrasında devreye Okan'ın intikam planı giriyor, senin yüzünden tüm dostlarım bana sırtını döndü diye kıza bir oyun oynuyor. Bakalım Okan'ın planı mı yoksa Kaderin planınımı devreye girecek hep beraber göreceğiz
Baskı: Çöl Rüyası 3 / Aşkın Gücü
Serinin son kitabını da tamamlamış oldum :) Serap ikinci ve üçüncü kitaplarda Omar'ın geçmişiyle ilgili gizemli mesajlar almaya başlamıştı, Omar'ın sakladığı bazı şeyler vardı ve bu kitapta hepsini öğreniyoruz... 🍂 Birlikte gittikleri bir İtalya seyahatinde Omarın arkadaşı Leonardo'yu tanımıştık ve serinin son kitabında bu adamın kilit noktası olduğunu anlıyoruz... 🍂 "Spoiler olabilir" ... Aslında her şey klasik bir oyunla başlamış, oyunun aktörleri, Omar, Leonardo ve Can. Serap ise Omar tarafından bu oyunla elde edilecek daha doğrusu avlanacak bir kuş... 🍹 Yukarıdaki üçlünün nasıl bir araya geldiğini, ve kralların davetlerinde boy gösterecek derecede önemli bir iş adamının da, böyle çocukça bir oyuna nasıl dahil olduğunu hala çözebilmiş değilim anlayan beri gelsin :) 🍂Velhasıl Omar gerçekten aşık olunca geçmişin üzerine bir sünger çekiyor ve Serap'la yeni bir hayata başlama kararı alıyor... 🍂 Ama geçmiş insanın yakasını kolay kolay bırakmaz, özellikle de her şey kirli bir oyunla başlamışsa... 🍂 Final kitabına yazar biraz hareketlilik katayım diye düşünmüş, bir takım entrikalar, gizemler, yaratmaya çalışmış ve bu üç tuhaf adamı bir araya getirmiş, ama bence sayfalar ilerledikçe kitap resmen aşure kazanına dönmüş... 🍂 Bir de şu Ultra zenginlik olayı çok fazla abartılmış adam sabah kalkıyor yat alıyor gece yatıyor kat alıyor araya da bir saray yavrusu sıkıştırıyor :).... 🍹 Son olarak söylemek isterim ki bence bu kurgudaki asıl sorun ; Yaratılmak istenen Omar karakterinin, yaratılan Omar karakterine bir kaç beden büyük gelmesi 🙄 @gulunkitapligi
Baskı: Çöl Rüyası 2 - Aşkın Gizemi
Serinin ikinci kitabına çiftimizin balayında yaşadığı küçük bir alıkonma olayıyla başlıyoruz, belli ki azıcık aksiyon olsun diye yaratılan bir sahneydi :) 🍂Bence bu serinin tüm karakterleri çok sevimsizdi ama Omar'ın hala kızı Khalida açık ara önde önde gidiyor. Omar ile evlenmenin hayalini kuran, işler istediği gibi gitmeyince Serap'ın karşısına çıkıp kendisine kuma olabileceğini söyleyen bir cibiliyetsiz kendisi, ailede onun kadar hasta ruhlu olanlar Omar'ın annesi ve bol eşli iğrenç amcası . 🍂Kitabın sonlarına doğru üçüncü kitabın temelini oluşturabilecek bir olay yaşanıyor, Serap gizli bir odada Omar'ın yazdığı bir günlük buluyor, günlükte Omar'ın daha önce başka bir Türk kızına aşık olduğu ve bir aldatılma olayından sonra ayrıldığı yazıyor. 🍂Kitabın geneline baktığımızda yine insanı tatmin etmeyen bir kurgu hakim, yani elle tutulur bir olay örgüsü yok ve bu ikilinin aşkı bana hala inandırıcı gelmiyor 🙄 Ama her zaman söylediğim gibi, herkesin her kitaptan aldığı tat farklıdır, okuyup siz karar verin @gulunkitapligi
Baskı: Çöl Rüyası 1 - Aşk Ateşi
Yazarın ilk kitabı diye biliyorum o nedenle acemilik göze batıyor umarım zamanla gelişecektir . Turizm öğrencisi olan Serap büyük bir şirkette staj yapma şansını yakalıyor, orta derece arapça bilince patronu ondan çok ünlü ve ultra zengin bir Arap iş adamı olan Omar Al-Ahdal'a İstanbul turunda rehberlik etmesini istiyor, sonrasında ise kendisinden hiç haz etmediğim kızımız ile zenginlikten başı dönmüş, ergenlikle yetişkinlik arasında sıkışıp kalmış arap abimizin aşkı başlıyor... Maalesef sıfır betimlemesi ve çok hızlı geçişleri olan bir kitap, ortada sizi içine çeken bir kurgu yok, tatmin edici bir aşk yok, okurken duygu yoksunluğu çektim resmen. Tabi bunlar benim düşüncelerim ama seriyi çok sevenler olduğunu biliyorum aslında biraz da o nedenle merak edip başlamıştım :) 🍹 Kısacası klasik bir wattpad hikayesi diyeceğim ama bu sözü de pek sevmiyorum zira çıtayı yükselten çok güzel kitaplar da çıkıyor wattpad den 🍹 @gulunkitapligi
Baskı: Seni Severken
Severek okuduğum bir kitap oldu, iki çiftimiz var bu kitapta Deniz ve Ateş ile Gülsu ve Erkan... Deniz çocukluğundan beri aşıktı Ateş'e sevdiği adam hayatını bir başkasıyla kurduğunda, hatta baba olduğunda bile onu uzaktan sevmeye devam etti hiç bir beklentisi olmadan, tam umudunu yitirdiği bir an da kader bu kez Deniz'e göz kırpmaya karar vermişti... Erkan mı daha çok sevdi Gülsu'yu yoksa tam tersimiydi cevabı yok ben de, yaklaşık yirmi yıl önce iki üniversite öğrencisiyken başladı onların aşkları, Erkan katıldığı gösteriler yüzünden başı beladan kurtulmayan, sert, asi, öfkeli, duygularını daha çok içinde yaşayan, farkında olmadan kırıp döken biri. Gülsu ise tam tersi, mavi gözlü bir melek, sevgisi, sessizliği ve sadakati ile sevdiği adamın kalbine kazınmış, birlikte kurduğu hayalleri Erkan'ın ailesinin onu zorla bir başkasıyla evlendirmek istemesiyle tepetaklak oluyor ve iki sevgilinin yolları ayrılıyor, için de sevdiği adamdan bir can taşıyan Gülsu için ise hayat daha zor oluyor, hayatın farklı yönlere savurduğu bu iki aşığın yolları Deniz ve Ateş'in hayatlarına dahil olmasıyla tekrar birleşiyor, fakat geçmişin hesabı onlar için hiç de kolay kapanmayacak gibi görünüyor .. Kitapta beni rahatsız eden tek şey geçişlerin çok hızlı olmasıydı, yani bir anda baska bir ortamda hatta başka bir şehirde buluyoruz kendimizi bu geçişler arasında biraz betimleme fena olmazdı onun dışında çok beğendim kitabı favori çiftim Erkan ve Gülsu 😊💖 @gulunkitapligi
Baskı: Kül ve Ateş
Hayat bitti dediğin yerde başlarmış, bence bu söz hem Savannah hemde Asher için oldukça uygun :) Kendisini çıkarı için kullanan sevgilisi sayesinde gazetecilik hayatı sona eren Savannah, hem kafasını dinlemek hemde kardeşinin düğünü için evine geri döner, fakat hiç ummadığı bir teklif hayatını kökten değiştirecektir, eski bir arkadaşı ondan, 4 temmuz için insanların ilgisini çekecek, kalplerine dokunacak özel bir röportaj yapmasını ister, eğer başarılı olursa, gazetede ona yer vereceğini söyler... Savannah, yıllar önce kasabanın altın çocuğu olan, başarılı bir tıp öğrencisiyken, 11 eylül olaylarından sonra Afganistan'a giden ve geriye vücudunda çok önemli yaralarla dönen Asher ile bu röportajı yapmaya karar verir, tabi önce Asher'ın buna izin vermesi gerekmektedir, zira genç adam yıllardır kahyası olan kadın dışında kimseyle görüşmek istememiş kendisini dış dünyadan izole etmiştir... Savannah bir gün elinde ev yapımı bir tabak çikolatalı kek ve üzerindeki çiçekli elbisesiyle kapısında belirdiğinde Asher başının çok fena derde gireceğini anlar,Savannah'a karşı hissettikleriyle aynada gördüğü yansıması arasında kalan Asher tam bir çıkmaza girer, zira aynada, yüzünün ve burnunun bir kısmı parçalanmış, bir kulağı olmayan,sağ dirseğinden itibaren elinin olması gereken yerde koca bir boşluk olan ve bir bacağı aksayan genç bir adam vardır, karşısında ise dünyalar güzeli bir kadın... Kitabı çok beğendim Savannah'ın beni deli ettiği yerler vardı ama onu bile görmezden gelebilirim, Mia Sheridan kitaplarının tadını aldım :)
Baskı: Sen Yokken
Çok yakın iki arkadaş olan İpek ve Çiçek kardeşten öte gibiler, ölüm onları ayırdığında Çiçek hayatındaki en değerli varlığı yani yeni doğan bebeği Duygu'yu arkadaşına emanet ediyor, çünkü biliyor ki bebeğine kardeşi gibi gördüğü İpek'den daha iyi kimse bakamaz.... Çicek geride mektuplar bırakıyor, hem şimdiki zamanda hem de gelecek zamanda İpek'in karşılaşacağı zorluklar karşısında neler yapması gerektiğini anlatıyor tabi bebeğinin babası hakkında bilgiler de veriyor onun bir çocuğu olacağını bilmediğini bu nedenle onu bulmasını istiyor..... İpek bebegin babası Cemal'i bulduğunda onun çocuğuna bu denli bağlanıp sahip çıkacağını hesaba katmıyor ve ikili arasında Duygu için bir çeşit velayet savaşı başlıyor. Cemal bebeğini kendi büyütmekte kararlı, İpek'de emanetini bırakmamakta ... Zamanla aralarındaki öfke sancılı bir aşka dönüşüyor, İpek aşık olduğu adamın kendisine olan hislerinden emin olamazken üzerine bir de Cemal'in tutarsız davranışları eklenince zorlu günler kapıyı çalıyor .. Cemal'e dayanabilirseniz güzel bir kitaptı 😁
Baskı: Saplantı - 2
İlk kitabın finalinde olayların büyük bir kısmı açığa çıkmıştı sadistin kim olduğunu öğrenmiştik ama asıl final bu kitapta onu belirteyim.. Yazar bu kitapta sadistin kendisine yoğunlaşmış, onun kim olduğunu, geçmişini, ailesini, kurbanlarını, kafasının içindeki sesi, Meyra'nin hayatına neden ve nasıl dahil olduğunu öğreniyoruz.. Meyra karakterini hiç sevmesemde güzel bir seriydi, yazarın kalemine yüreğine sağlık :))