
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: İshak
1994 basımındaki kapağı daha çok beğeniyorum. Bir çok kez okunacak dönüp dünüp okunacak öyküler. Yazarın kendisinin kaleme aldığı ön söz dahil. Çok kıymetli.
Baskı: Kimdir Bu Mitat Karaman?
Okurken çok eğlendim.Anlatım biçimi açısından kusursuz, kurgu zekice. Felsefi bir metin değilse de düşünülmesi, sorgulanması gereken maddeler de buldum. Hızlıca hiç bir şey sorgulamak istemeyen okura da dikte etmeden inceden sızdırmış. Her gün yanından geçtiğimiz sıradan görünen büyük sorulardı benim için. Fakat bir puan kırdım. Güncel ve lokal ögelerin kitapları sınırlandırdığına inanıyorum.
Baskı: Öyküyü Okumak
Nasıl güzel bir kitap. Türkiye'de öykü 50 lilerden sonra da devam etti değil mi? Öykü okuyanlar azaldı diye çok kıymetli öykücüler ve öyküler paspas altında kalmasın istemiş Feyza Hanım. Titizlikle Türkçe'nin güzel öykülerinden minik bir derleme yapmış. Her öyküden sonra kendi yumuşacık değerlendirmesini de yapmış. Zaten kitabı bu değerlendirmeler için okumalısınız. İyi bir okur ve yazar nasıl olunur cevabını verecek nokta atışı tespitler var. Ben ayrıca hiç bu açıdan bakmamışım dediğim pek çok detay buldum. İhmal ettiğimiz Türkçe'nin bazı değerli yazarlar sayesinde direnmeye devam ettiğini öğrendim. Öyküleri ve yazarlarını daha iyi anlamak, zaman kaybetmeden usta birinin seçtiği kaliteli öykülere ulaşmak için mutlaka okunmalı. Lütfen okuyun, mutlu olurum:)
Baskı: Peygamber Endişesi
Akıcılığına ve dili kullanış biçimine laf etmek haddim değil. Fakat isminin iddiasını taşımıyor.
Baskı: Beton Bahçe
Kitabi sevsem mi sevmesem mi karar veremedim ama kesinlikle bir zaman kaybi degildi. Sanki hic sorgulama dusunme seyret dermis gibi yazilmis olmasina ragmen elimden birakmadan okudum. 15- 16 yasindaki bir gencin ben- anlatici kisisi olarak varolup bir yetiskin gibi duzgun cumleler kurmasina karsin, bu kadar edilgen olusu beni rahatsiz etti sadece. Cagrisim yaptirsa da ne bir sinekler tanrisi ne de bir cavdar tarlasinda cocuklar. E ama bu konuyla malzemeyle olunmaz miydi olurdu ama iste olamamis. Arka kapakta Ian McEwan icin usta yazar deniliyor. Tamamen katilmiyor degilim tertemiz bir dile temiz bir kurguya ulasmis. Belki de biyografisinde belirtildigi gibi' yaratici yazarlik kursu'nun ilk mezunlarindan olmasi bu noktada basarli olmasini saglarken bir seyleri edinmesini mi saglayamamis ki vallahi bilemedim. Diger kitaplarini okumayacak degilim. Beni boyle kararsiz birakmasindan dolayi garip bir sekilde merak ediyorum diger eserlerini. Belki de etkileyici bir roman yazari olarak gorulmesininin sirri da burdadir. Kim bilir.
Baskı: İçimizdeki Şeytan
Kürk Mantolu Madonna'yı bu kadar okuyan olmasaydi diye düşündüm alttaki bazı yorumları okuyunca. K.K.M'yı okuyupta seven ustune dusunen bir insanin İçimizdeki Şeytan'ı sevmeme durumunu hiç anlamiyorum. Zaten anlamama da gerek yok. İcimizdeki Seytan ocin usengecligimden beceriksizligimden yorum yazamayacagim ama omur boyu ustune konusacagim, ve de konusulacak bir roman. Klasik olma ozelligini asla yitirmeyecek bir eser. Hatta oyle basarili ki kurgunun ihtiyaci 254 sayfa ile giderilmis. Bazilari bunu 700 kusur sayfalarla gidermis mesala ha onlari da cok sevdik o ayri:)
Baskı: Dost / Yaşamasız
Karanlık adamın aykiri oykuleri. Kesinlikle tekrar tekrar okunmali.
Baskı: Bütün Şiirleri
Bazı kelimeler yanlış hecelerle yazılmıştı fazla değildi umursamadım. Çeviri daha özenli olabilirdi elbette asla orjinali kadar iyi olamaz okur bu riskin her zaman farkindadir ama insan ben soyle cevirirdim demekten de kendini alikoyamiyor. Uzun yillar once demek yerine orjinalindeki havaya uygun uzun uzun yillar once demek daha guzel olmaz miydi basit bir ornek olarak. Çeviri konusunda haksizlik etmek hic istemem. Bilemiyorum. Zaten tek okumayla altindan kalkilacak bir kitap degil. Sonucta guzel bir okuma deneyimiydi. Insan kendi mitolojik bir varlik gibi hissediyor.
Baskı: Önce Ekmek
Öykülerin çoğu güzeldi ve bazılari daha güzeldi kuşkusuz. Tertemiz bir Türkçe ile tdk odulunun, yalinlik ve gundelik hayatin siradan kisilerini sahnenin yildizi yapan konulari ve diyologlariyla da Sait Faik odulunun hakkini veren bi kitapti bana gore. Bilmedigimiz hic yasamadigimiz bir donemin insanlariyla tanistigim icin mutluyum. Anlatilan eski filmlerde gorulen bize gercek degilmis gibi gelen o insanlar bu kitapta kanli canli karsimda bana basindan gecen kisa hikayelerini anlattilar.
Baskı: Her Şey Aydınlandı
Genç sıradışı ve mizahi bir kalem J. Safran Foer. Bir ilk kitap olması açısından, düşündüğümden daha yüksek bir puanla kaydettim listeme. Deneyen, deneyen ve bulan, tekrarların labirentinde,zaman ve mekan oyunlarıyla edebiyatın bir çok bahçesine okuyucu çeken diliyle, mizah barındıran hüzünlü hikayesiyle benim dikkatimi çekmeyi başardı. Çağdaş edebiyat nereye gidiyor diye merak edenler okumalı derim. Kendinden önceki dev edebiyatçıları okumuş ama hüsrana kapılmamış farklı ve temiz bir edebiyatçı olmanın peşinde bir yazarmış izlenimine kapıldığım kitabıyla J. Safran Foer okumaktan kesinlikle keyif aldım.
Baskı: Daktiloya Çekilmiş Şiirler
""Ey, yüzleri bir babakuş gölgesine çakılmış olanlar, Üzgün adım, ileri marş! ""
Baskı: Picasso: Dahi ve Deli
Aslında puan daha çokk dahi ve deliye. Bu kitabı herkes okusa keşke
Baskı: Şimdilik
Uzun yaşasaydı daha neler yazacaktı diye insan merak etmeden yapamıyor.
Baskı: Edebiyattan Pek Anlamam
Çok eğlendiğim, not aldığım ve kendimi sınadığım bir okuma deneyimi oldu benim için. Eğer kitabın tanıtımı doğru algılanırsa hayal kırıklığı yaratmayacak bir kitap. Okuma oburlarının evinde bulunması gereken bir başvuru kitabı kesinlikle. Kitabı yanlış anlayanlar olacaktır elbette. Bu kitap edebiyatın tanımı ve çözümlemeleri yapmıyor ya da yazarların gizli hayatlarını,öz yaşam öykülerini anlatmıyor. Bu iddada da değil zaten. Her zaman ne okumalıyım , iyi bir edebiyat okuyucusu olarak neleri atlıyorum diye kara kara düşünenler için başvuru niteliği taşırken,zaten iyi bir okuyucu olanlar için ise eğlenceli bir test kitabı olarak çıkıyor karşımıza. Ben çok eğlendim.Çokça da keşifte bulundum. Arzu ettiğim isimlerin başlığını bulamadım diye de kızmadım hiç.Zaten edebiyatı uğraş edinen adam da biraz araştırsın bir zahmet.
Baskı: Bütün Şiirleri
Kitabın ''Tanpınar'ın şiir sanatı hakkında birkaç söz'' kısmında öğrencisi olan Prof. Dr. Mehmet Kaplan şöyle diyor: ''Sanatı adeta din kadar kutsal sayan Tanpınar, ne para ne şöhret, ne de anlaşılmak peşinde idi. O, tanrısına ibadet eden gerçek eden bir dindar gibi, kendi kendisine mustarip ve mesuttu. Kendi içinde ve şiirde sırlarını kendisinin bildiği gizli bir alem bulmuştu.'' Ben basit bir okuyucu olarak haddimi aşmam bu sözleri alıntılarım.
Baskı: Kişisel Bir Sorun
Hakkında çok şey konuşmak istediğim kitap. Durmadan kendi kendime sorular sorup durmama neden olan kitap. Bird'ün o kişisel sorunu için kafamda kurduğum mahkemelerin cümlelerin hiç biri nihayetine ermedi. sürekli yeniden yıktim yeniden yaptım. Nobel alacak bir edebiyat eseri midir sorusu bana çok yersiz geldi. Tabi ki bazı ''sorunlar''dan bahsetmek icin tasarrufa gidilmis ama o da bana bir tercih gibi geldi. Ayrıca kitabın sonunu olayın sadece bir kaç günde geçmesini pek tutmayacak olan okurlar için gayet tatmin edici buldum ki bi kitabı güclü yapan özelliklerinden biri de bu zaman durumudur bence.