
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: şeyh galib
Şeyh Galib (1757-1799): Sadece 23 yaşında tertib ettiği Dîvanının (1780) yanı sıra iki yıl sonra yazdığı Hüsn ü Aşk (İyilik ve Aşk) adlı mesnevisiyle de Dîvan Edebiyatının son büyük ustası olarak adlandırılan 18. yüzyıl şairidir. Galibin, yaklaşımıyla Dîvan Edebiyatının daralan ufkunu açtığı kabul edilen Hüsn ü Aşkı, Gölpınarlının çeviri, günümüz diline aktarım, açımlama ve Galibin el yazısı ile…

Yazar: şeyh galib
Şeyh Galib (1757-1799): Sadece 23 yaşında tertib ettiği Dîvanının (1780) yanı sıra iki yıl sonra yazdığı Hüsn ü Aşk (İyilik ve Aşk) adlı mesnevisiyle de Dîvan Edebiyatının son büyük ustası olarak adlandırılan 18. yüzyıl şairidir. Galibin, yaklaşımıyla Dîvan Edebiyatının daralan ufkunu açtığı kabul edilen Hüsn ü Aşkı, Gölpınarlının çeviri, günümüz diline aktarım, açımlama ve Galibin el yazısı ile…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…
6/10
Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: selim ileri
"En az anlaşılmış olduğunu sandığım yapıtlarından birinde, Ölünceye Kadar Seninim'de, İleri, yaşayan günün içine gönderir okuru: tam da bir toplumsal karabasanın içine." -Ahmet Oktay- "Ölünceye Kadar Seninim, bireyin gelişmişliğiyle içinden geldiği ortamın çoraklığı arasındaki acı karşıtlığı yetkin bir anlatımla dile getiriyor." -Ahmet Cemal- "Ölünceye Ka…

Yazar: adalet ağaoğlu
ç sesleri çoğalta çoğalta yaşanır (mı?) aşk; ten ürpermesi, göz kararması, iç dinliği; iki kişiyi sarıp sarmalarken ruh üşümesi...Adam bakıp duruyor. Şimdi artık elsiz, dilsiz, bakışsız ve sessiz olana. Ne acı ne tatlı; ne sıcak, ne soğuk; ne ıssızlık ne de başka bir şey. Sol eldeki çatalın küçük bir tık sesiyle tabağın kıyısına bırakılışını izleyen büyük bir sessizlik. İçe çekiliş.İşte çırpınan…
8/10
Yazar: adalet ağaoğlu
ç sesleri çoğalta çoğalta yaşanır (mı?) aşk; ten ürpermesi, göz kararması, iç dinliği; iki kişiyi sarıp sarmalarken ruh üşümesi...Adam bakıp duruyor. Şimdi artık elsiz, dilsiz, bakışsız ve sessiz olana. Ne acı ne tatlı; ne sıcak, ne soğuk; ne ıssızlık ne de başka bir şey. Sol eldeki çatalın küçük bir tık sesiyle tabağın kıyısına bırakılışını izleyen büyük bir sessizlik. İçe çekiliş.İşte çırpınan…

Yazar: adalet ağaoğlu
ç sesleri çoğalta çoğalta yaşanır (mı?) aşk; ten ürpermesi, göz kararması, iç dinliği; iki kişiyi sarıp sarmalarken ruh üşümesi...Adam bakıp duruyor. Şimdi artık elsiz, dilsiz, bakışsız ve sessiz olana. Ne acı ne tatlı; ne sıcak, ne soğuk; ne ıssızlık ne de başka bir şey. Sol eldeki çatalın küçük bir tık sesiyle tabağın kıyısına bırakılışını izleyen büyük bir sessizlik. İçe çekiliş.İşte çırpınan…

Yazar: adalet ağaoğlu
Bir kimse, oltasını neden, içinde tek balık olmadığını bildiği bir göle sarkıtır ve orada, o göl kıyısında oturup saatlerce bekler? Yazsonunda bu soru, kahramanın ağzından bir Akdeniz kentinde sorulur. Zaman, belki bir dinlencedir, belki değildir; dönüş, belki vardır, belki yoktur; Akdenizin büyülü atmosferine kendilerini bir kez kaptıranlar, içinde balık olmadığını çok iyi bildikleri sulara da o…

Yazar: adalet ağaoğlu
Edebiyatın kendisi başlı başına bir risktir hiç kuşkusuz ama herhalde hikâye, edebî türler arasında risk almayı daha çok gerektiren bir niteliğe sahiptir. Siz bakmayın öyle önüne gelenin öykü yazıp öykücü sıfatıyla ortalıkta gezinmesine, hikâye farklıdır. Elinizde tuttuğunuz kitap, hem aldığı risklerle, hem de giderek klasikleşen yapısıyla apayrı bir yerde duruyor bu nedenle ve yine bu nedenle, h…

Yazar: adalet ağaoğlu
ç sesleri çoğalta çoğalta yaşanır (mı?) aşk; ten ürpermesi, göz kararması, iç dinliği; iki kişiyi sarıp sarmalarken ruh üşümesi...Adam bakıp duruyor. Şimdi artık elsiz, dilsiz, bakışsız ve sessiz olana. Ne acı ne tatlı; ne sıcak, ne soğuk; ne ıssızlık ne de başka bir şey. Sol eldeki çatalın küçük bir tık sesiyle tabağın kıyısına bırakılışını izleyen büyük bir sessizlik. İçe çekiliş.İşte çırpınan…

Yazar: adalet ağaoğlu
ç sesleri çoğalta çoğalta yaşanır (mı?) aşk; ten ürpermesi, göz kararması, iç dinliği; iki kişiyi sarıp sarmalarken ruh üşümesi...Adam bakıp duruyor. Şimdi artık elsiz, dilsiz, bakışsız ve sessiz olana. Ne acı ne tatlı; ne sıcak, ne soğuk; ne ıssızlık ne de başka bir şey. Sol eldeki çatalın küçük bir tık sesiyle tabağın kıyısına bırakılışını izleyen büyük bir sessizlik. İçe çekiliş.İşte çırpınan…

Yazar: osman necmi gürmen
Paraketanın yemlerini değiştiriyorlardı ertesi sabah, açıkta. Bedenden kopmuştu oltanın biri:- Vay anasini!- Düğümden değil bu!- Diş yeri de yok!Kafasının birinci yumrusunu kaşıdı Stelyo:- Kiliç ilem kesmişler sankim.- Vre ne için koyduk bu paraketa, bu deniz ortasında? diye sordu Yanni.- Kiliç için.- Vre kiliç ne ilem keser ipi?- Kiliç ilem! He! Kiliç bu! diye sonuca vardı Stelyo.Dönüş yolunda Y…
7/10
Yazar: osman necmi gürmen
Paraketanın yemlerini değiştiriyorlardı ertesi sabah, açıkta. Bedenden kopmuştu oltanın biri:- Vay anasini!- Düğümden değil bu!- Diş yeri de yok!Kafasının birinci yumrusunu kaşıdı Stelyo:- Kiliç ilem kesmişler sankim.- Vre ne için koyduk bu paraketa, bu deniz ortasında? diye sordu Yanni.- Kiliç için.- Vre kiliç ne ilem keser ipi?- Kiliç ilem! He! Kiliç bu! diye sonuca vardı Stelyo.Dönüş yolunda Y…

Yazar: osman necmi gürmen
Paraketanın yemlerini değiştiriyorlardı ertesi sabah, açıkta. Bedenden kopmuştu oltanın biri:- Vay anasini!- Düğümden değil bu!- Diş yeri de yok!Kafasının birinci yumrusunu kaşıdı Stelyo:- Kiliç ilem kesmişler sankim.- Vre ne için koyduk bu paraketa, bu deniz ortasında? diye sordu Yanni.- Kiliç için.- Vre kiliç ne ilem keser ipi?- Kiliç ilem! He! Kiliç bu! diye sonuca vardı Stelyo.Dönüş yolunda Y…