
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: adalet ağaoğlu
Edebiyatın kendisi başlı başına bir risktir hiç kuşkusuz ama herhalde hikâye, edebî türler arasında risk almayı daha çok gerektiren bir niteliğe sahiptir. Siz bakmayın öyle önüne gelenin öykü yazıp öykücü sıfatıyla ortalıkta gezinmesine, hikâye farklıdır. Elinizde tuttuğunuz kitap, hem aldığı risklerle, hem de giderek klasikleşen yapısıyla apayrı bir yerde duruyor bu nedenle ve yine bu nedenle, h…

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: adalet ağaoğlu
Edebiyatın kendisi başlı başına bir risktir hiç kuşkusuz ama herhalde hikâye, edebî türler arasında risk almayı daha çok gerektiren bir niteliğe sahiptir. Siz bakmayın öyle önüne gelenin öykü yazıp öykücü sıfatıyla ortalıkta gezinmesine, hikâye farklıdır. Elinizde tuttuğunuz kitap, hem aldığı risklerle, hem de giderek klasikleşen yapısıyla apayrı bir yerde duruyor bu nedenle ve yine bu nedenle, h…

Yazar: adalet ağaoğlu
Edebiyatın kendisi başlı başına bir risktir hiç kuşkusuz ama herhalde hikâye, edebî türler arasında risk almayı daha çok gerektiren bir niteliğe sahiptir. Siz bakmayın öyle önüne gelenin öykü yazıp öykücü sıfatıyla ortalıkta gezinmesine, hikâye farklıdır. Elinizde tuttuğunuz kitap, hem aldığı risklerle, hem de giderek klasikleşen yapısıyla apayrı bir yerde duruyor bu nedenle ve yine bu nedenle, h…

Yazar: adalet ağaoğlu
Edebiyatın kendisi başlı başına bir risktir hiç kuşkusuz ama herhalde hikâye, edebî türler arasında risk almayı daha çok gerektiren bir niteliğe sahiptir. Siz bakmayın öyle önüne gelenin öykü yazıp öykücü sıfatıyla ortalıkta gezinmesine, hikâye farklıdır. Elinizde tuttuğunuz kitap, hem aldığı risklerle, hem de giderek klasikleşen yapısıyla apayrı bir yerde duruyor bu nedenle ve yine bu nedenle, h…

Yazar: oya uysal
Uçuruma Düşen Nehir, Oya Uysalın 1997 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülünü kazandığı kitabı. Uysalın daha önce Can Yayınları şiir dizisinde çıkan Mevsimini Kaybetmiş Rüzgâr da 1999 Cemal Süreya Şiir Ödülünü kazanmıştı. Oya Uysal, kenarına iliştiği hayatın kırdığı insanları yazıyor; yıkıntılar arasında kendini arayan insanları... Ve artık hayatın anlamını aramaktan vazgeçip ötekinin hayatındaki anlamını…
5/10
Yazar: oya uysal
Uçuruma Düşen Nehir, Oya Uysalın 1997 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülünü kazandığı kitabı. Uysalın daha önce Can Yayınları şiir dizisinde çıkan Mevsimini Kaybetmiş Rüzgâr da 1999 Cemal Süreya Şiir Ödülünü kazanmıştı. Oya Uysal, kenarına iliştiği hayatın kırdığı insanları yazıyor; yıkıntılar arasında kendini arayan insanları... Ve artık hayatın anlamını aramaktan vazgeçip ötekinin hayatındaki anlamını…

Yazar: oya uysal
Uçuruma Düşen Nehir, Oya Uysalın 1997 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülünü kazandığı kitabı. Uysalın daha önce Can Yayınları şiir dizisinde çıkan Mevsimini Kaybetmiş Rüzgâr da 1999 Cemal Süreya Şiir Ödülünü kazanmıştı. Oya Uysal, kenarına iliştiği hayatın kırdığı insanları yazıyor; yıkıntılar arasında kendini arayan insanları... Ve artık hayatın anlamını aramaktan vazgeçip ötekinin hayatındaki anlamını…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…
7/10
Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: mehmet eroğlu
Size komik ve anlamsız gelse de dünyaya aşıktık biz; insanın biyolojik bir varlık olmaktan öte, soyut kavramlara karşı özel sorumluluğu olan bir varlık olduğuna inanıyorduk. İnsansanız bazı şeylere aşık olmak zorundasınız çünkü. Mesela gülmeye, mesela güneşe, mesela Amcamın nedensiz özverisine, mesela direnmeye, mesela marul gibi ekili şeylere...Bu roman 1969da Ölüdeniz ile Şeria Irmağı arasındak…

Yazar: şeyh galib
Şeyh Galib (1757-1799): Sadece 23 yaşında tertib ettiği Dîvanının (1780) yanı sıra iki yıl sonra yazdığı Hüsn ü Aşk (İyilik ve Aşk) adlı mesnevisiyle de Dîvan Edebiyatının son büyük ustası olarak adlandırılan 18. yüzyıl şairidir. Galibin, yaklaşımıyla Dîvan Edebiyatının daralan ufkunu açtığı kabul edilen Hüsn ü Aşkı, Gölpınarlının çeviri, günümüz diline aktarım, açımlama ve Galibin el yazısı ile…


Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…