bey_za
@bey_za

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Ruh Öküzüm
9/1018.02.2015

Baskı: Ruh Öküzüm

Sanırım, çok da büyük bir beklentiyle başlamadığım için sevdim. Ayrıca kitabın Türkçe adı iyi uyarlanmış ;D Bir de ben değişik yerler keşfettirebilen kitapları seviyorum. Bu kitapla da Londra'nın başka yönlerini görebiliyoruz :)

Baskı: Ali'm (Bir Türk Masalı, #2)

Aslında bu kitap da oldukça iyiydi ; ama Duygu'ya nazaran puanı böyle :\ "Ben ki hiç ağlamaz Ali! Ben ki kırılan kemik sesinden zevk alan Ali! Ben ki bütün derdini içine gömüp gülüşlere saklanan Ali! Ben ki sevmeyi beceremediği için ömrüm dediği kadını özgür bırakan Ali gözündeki yaşları tutmakta zorlanıyordu."

Baskı: Duygu (Bir Türk Masalı, #1)

"Geçmişini silemem ama geleceğimizi yazabilirim..."

Baskı: Kaplan Laneti (The Tiger Saga, #1)

Daha önce Hindistan'da geçen ya da böyle konusu olan - lanet , hinduizm... - bir kitap okumamıştım. O yüzden kitap bana beklenmedik şeyler sundu diyebilirim. Kitapta yazım yanlışları dikkat çekici derecedeydi. Sanırım çeviride hata var, onu görmezden geliyorum. Ama bazı şeyleri kafamda canlandıramadım bunda yazarın da hatası olabilir (tabi benim de :D ) . Ben kitabı beğendim. Özellikle bir kitapta farklı yerlerde geçmesini, o bölgelerin özelliklerini okuyucuya vermesini seviyorum. Tavsiye ederim :) "Hala hayranlık duyabilirim, değil mi? Dükkâna girmesen de vitrinden bakabilirsin, yanılıyor muyum?"

Baskı: Ejder Gecesi (Draki, #3)

Sürükleyici, büyüleyici (...) bir seriydi :) "... Fark ettim ki hem en güçlü hem de en zayıf hallerimi onun yanında sergiliyordum. Sanırım bu da aşktı. En savunmasız olduğunuz anlar bütünü."

Baskı: On Küçük Nefes (Ten Tiny Breaths #1)

Bu kitapta en sevdiğim karakter Mia oldu :)

Baskı: Annemi Bir Daha Görebilsem

İnsanı biraz geren başarılı bir gerçek yaşam öyküsü...

Baskı: Demir Kız (Demir Periler Serisi, #2)

Vay be :D Bol aksiyonlu harika bir kitaptı. Ben normalde yolda kedi gördüğünde dönüp arkasına bir daha n'apıyo diye bakacak kadar kedilerden tırsan biri olmama rağmen kitaplardaki konuşan kedilere de bayılıyorum. Bu kitapta da "Grimalkin" vardı. Yaptığı bir sürü kahramanlıktan, zekilikten sonra kendisine şaşkın bakışlarla yöneltilen bunu nasıl yaptın ifadelerine "Ben bir kediyim!" cevabını verip, arkasını dönüp kuyruğunu sallayarak asilce yürümesi... Evet Grim bu her şeyi açıklıyor :D

Baskı: Soğuk Öpücük (Cold Kiss, #1)

İlkokulda birinin öldüğünü anlatmak için "Ölü ölmüş." gibi bir cümle kurarlardı.Tabi biz de sınıfça her seferinde buna kıkırdayarak gülerdik. Bu kitapta da bunun gibi garip bir ironi var. Sevdiğimiz birisi öldüğünde onun hâlâ yaşıyor olmasını çaresizce dileriz. Ama elimizden bir şey gelmez. Wren'in de ilk aşkı (arabasının ağaca çarpmasıyla) Wren'in hiç beklemediği bir anda ölür. Tabi kızımız bunu kabullenemez. Onunsa bu durumda yapabileceği bir şeyler vardır. Wren bir cadıdır ancak onların evinde annesinin sorunları yüzünden bu görünmezden gelinen bir gerçektir. Wren de erkek arkadaşını herkesten gizli bir şekilde büyüyle tekrar hayata döndürür. Ama o artık eskisi gibi değildir(kalbi atmaz, soğuktur, Wren'den başka bir şey düşünmez...). Bu kitapta da Wren'in Danny'nin ölümünü kabullenmesi ve ölünün ölmesine izin verme sürecini okuyoruz. En azından kitaptan bir şeyler anladım ve okurken bir şeyler hissettim. "Masallar ne derse desin, sevgi her zaman mutlu sonla bitmez."

Baskı: Bir Sır Saklı İçimde

Müthiş bir kitaptı. Kitapta geçen zamandan önce birtakım olaylar olmuş. Judith ve arkadaşı kaybolmuşlar. Judith geri döndüğünde dilinin bir kısmı kesilmiş ve konuşamaz. Bildiklerimiz bunlar. Yazar neler olduğunu pat diye söylemiyor da kitabın sonuna kadar okuru meraklandıra meraklandıra ipuçlarıyla olayların bir kısmını veriyor. Bu bakımdan kitap biraz da polisiye ve gizeme giriyor. Kitap şimdiki zaman ekiyle yazılmış,ama ilk defa bir kitabın başından itibaren bunu yadırgamadım. Kitabın hangi bakış açısıyla yazıldığını söyleyemeyeceğim. Lisedeki edebiyat dersinde biz böyle bir şey görmedik :D Judith'in ağzından ama Lucas'a hitaben yazılmış. Lucas da Judith'in sevdiği çocuk. Hatta ben bu yüzden biraz vıcık vıcık aşk hikayesi olabilir demiştim ama kitap bu konuda daha gerçekçi. Kitap 260 sayfa ama yazar o kadarcık sayfayı dolu dolu geçirmiş. Unutamayacağım kitaplar arasına girdi :)

Baskı: Öğretmenim Lütfen Bu Kitabı Okur Musun?

Kitap başlıca iki bölümden oluşuyor. Bence ilk bölüm her insanın şöyle bir durup düşünmeyle aklına gelebilecek şeylerden oluşuyor.İkinci bölüm öğretmenlerden ziyade her insan için de farkındalık hissi uyandıracak güzel bilgiler içeriyor. Çeşitli öykü, söz ve çizimlerle zenginleştirilmiş güzel bir kitap :)

Baskı: Mekanik Prenses (Cehennem Makineleri, #3)

Şükürler olsun, bitti! Aman ne güzel! Ne Jem'ciler üzülsün ne de Will'ciler.Tessa ikisine de aşık, ikisiyle de birer ömür yaşıyor. Kitabın ilk bölümlerini kaldır çöpe at, kaç ay süründü elimde! Son bölümleri de garip bir şekilde bayılarak okudum.Bir durağan, bir atağa geçiyor.Hay bin manik depresif! Kısacası bu kitap beni gerçekten deli etmiş. Bir de yazar ne ayak sadist mi bu kadın? Önce bir Henry öldü, sonra yok yok kalbi hafif de olsa valla atıyordu ; ama bacakları tutmayacak. Jem öldü, yok yok o da daha ölmedi. Pöh! Bir tek bu kitabın sevdiğim yönü Will. Ah bir de evlenme teklifi :) Şimdi hala kitabın etkisinde olduğum için başka ne diyebileceğimi bilmiyorum. Kitabın gerçek değerini sanırım daha sonra aklımda kalanlara göre anlayabileceğim :/

Baskı: İblis Hançeri (Hex Hall, #2)

Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisi gibi insanı eğlendiren bir seri. Konu bakımından ilk kitapta ismi 'Acemi Cadı' diye bildiğimiz acemi cadıya bağlayacağını zannetmiştim; ama her ikisinin de cadı diye anılmasından başka çok da bir benzerlik yok. Macera, gizem, aşk, arkadaşlık, yeni bir dünya... daha birçok şeyi barındırıyor bu seri. Kısacası sevdim :) *Söylemeden geçemeyeceğim küfür kelimelerini yazmadan küfür edebilen bir yazar daha önce hiç görmemiştim. Bu da yazarın öğretmen olmasından dolayı olabiliyor sanırım :D

Yandaş (Uyumsuz, #3)
8/1020.12.2014

Baskı: Yandaş (Uyumsuz, #3)

Pöh! Mutsuz sonlardan nefret ediyorum! Tris atom karınca gibi bir şeydi. Ama zaten çekirge de bir sıçrar iki sıçrar, üçüncü kitapta puf!

Baskı: Sadece Bir Gün (Just One Day, #1)

Tam puan veriyorum ama diğer kitapların çoğunda yaptığım gibi, şu katı eleştirmenlere benzememek amacıyla ve de verilen emeğe yazık olmasın diye verilen bir beş değil! Kesinlikle bayıla bayıla okuduğum bir kitap olduğu için… Esas kızımız Allyson… Aslında belki de kitabı bu kadar çok sevmemin başlı başına sebebi. Kızın hayata bakış açısı, hayattan çıkarımları, ilginç tespitleri, eğlenceli iç konuşmaları ve hareketleri biraz bana kendimi ve çevremi anımsattığı için hep bir devam eden merakla okudum. Her içinde okul geçen kitapta olduğu gibi bu kitapta da bir eş cinsel erkek vardı: Dee. Ama bence Dee’nin diğer kitaptakilere göre-ne kadar onlara çok benzese de- daha sağlam bir karakteri vardı. Bir de farklı olarak kızların hastası olduğu İtalyan, Fransız erkek yerine Hollandalı çıktı: Willem. Gizemli bir yanı var. Güvenilebilecek birisi olup olmadığına olan inancınız sürekli değişebilir. Fazlaca yabancı dil içeriyor. Yayınevi bir de cümlelerin birkaçı yerine hepsini çevirseydi de ‘ne dedi bu şimdi?’ diye meraklandırmasaydı keşke. Yazarın Eğer Yaşarsam ve Sen Gittiğinde kitaplarını okumuştum. Ama o kitaplar hep bir ağlama ya da ağlamamaya çalışma şeklinde geçtiği için yazarın asıl dili ve tarzı şimdi biraz daha belirgin ve ben bu gidişattan memnunum. Bir de bu yazarla ilgili şunu fark ettim: Şehirlerle ilgili aklınızda kalıcı bilgi edinebiliyorsunuz. Daha önce hiç bu kadar uzun yorum yazmamıştım. Sabredip de okuduysanız çok teşekkürler =) Ve evet bu kitap beni de lekeledi. Serinin diğer kitaplarının da bir an önce çevrilmesi dileğiyle… “İşte o an lekelenmiş olduğumu anladım. Ona hala aşık olsam da olmasam da, o bana hiç aşık olmasa da ya da şu an bir başkasını sevse de Willem benim hayatımı değiştirmişti. O bana yolunu kaybetmenin nasıl bir şey olduğunu göstermiş ve yönümü tekrar nasıl bulacağımı öğrenmemi sağlamıştı.” “Ama ya Shakespeare -ve Hamlet- sorunu yanlış algılamışsa? Ya asıl mesele, olman ya da olmaman değil de nasıl olduğunsa?”

Baskı: Ejder Gizemi (Draki, #2)

Bu serinin kitap kapakları sizce de çok hoş değil mi? Bir de bu kitapta benim gönlüm biraz Cassian'a kaydı : /

Baskı: O`na Secde Yakışıyor

"Ben şunları öğrendim anne: O'na kul olmak için, insana inanç, kalbe adanış, dile dua ve yakarış yakışıyor... İbadetler arasından ise O'nun azameti karşısında kula saygıyla eğiliş ve daha da önemlisi, O'na secde etmek yakışıyor anne!... Bunun için de kitapların en sonuncusu olan Kur'an'a ve son peygamber olan Hz. Muhammed Mustafa'ya (sav) kalbi bir adanış gerekiyor. İslam sonrası, geriye dönüşlerin isyan olduğunu onaylayan yüreğime ne olur müdahale etme anne! Sen de gel, vallahi bütün ibadetlerin arasında O'nun azametine en yakışanın secde olduğunu öğrendim..."

Gerçek Aşk Hikayesi
7/1015.10.2014

Baskı: Gerçek Aşk Hikayesi

Başında beni bayağı meraklandırmıştı. Geçmişe gidince kız gıcığıma gitmeye başladı. Ian zaten başka bir olay. Kitabı okurken bazı şeyler yapmacık geldi. Sonuçta kitap deyip devam ettim. Tarryn Fisher'ın Love Me With Lies serisini hatırlatıyor.Ama ben onu daha çok sevmiştim. Bu kitabı okuyup sevdiyseniz dediğim seriyi kesinlikle okuyun,bayılacaksınız... Ya da en azından ben öyle ümit ediyorum :)

Obsidiyen (Lux, #1)
10/1019.09.2014

Baskı: Obsidiyen (Lux, #1)

Daemon Black <3

Baskı: Beni Seç (The Selection, #1)

Kitabın kurgusunda eksiklik olabilir, kitap edebi olarak zayıf olabilir; gerçekten benim de ''Ben bunu neden okuyorum ki?'' dediğim zaman olmadı değil. Tüm okuduğum distopyalarda olduğu gibi bir kez daha halime şükrettim. Genç kızlık hevesi olarak; seçilmiş diğer kızlar tarafından Prens Maxon'a -ve tacına- duyulan ilgiye rağmen Maxon'ın esas kızımız olan America'ya -seçime bir 'kaza' sonucu gelmiş olsa bile- meyletmesi beni kitaba çeken en büyük ikinci etken oldu sanırım. (Birincisi kesinlikle kitap kapağıydı! :D ) Her şeye rağmen bu kitap favorilerim arasında ve okuduğuma pişman değilim. Ki zaten her kitaptan öğrenebileceğimiz bir şeyler olduğuna inanıyorum...

Çalıkuşu
10/1012.09.2014

Baskı: Çalıkuşu

9. sınıfta Edebiyat öğretmenimiz okutturmuştu. Kurban bayramında evden çıkmayıp kitabı 2 gün gibi kısa bir sürede bitirmiştim. Kitap okumayı her zaman sevmiştim; ama bu kitaptan sonra kitap okumanın bende tamamıyla farklı bir yeri oluştu. Gerçekçi, sürükleyici bir kurgu...

ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki