eskaymak
@eskaymak

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Kağıttan Kalpler
8/1012.03.2016

Baskı: Kağıttan Kalpler

Başlarda biraz ağır ilerleyip beni sıksa da bir süre sonra kitap beni fazlasıyla kendine çekti. Güzeldi.

Baskı: Duygu (Bir Türk Masalı, #1)

Duygu, Sedat, Ali ve Bekir. Her birinin farklı bir acısı, farklı bir hikâyesi var. Ama bu dört arkadaş acılarını da sevinçlerini de hep birlikte yaşayarak üstesinden gelmistirler. Duygu Bekir'de baba sevgisini, Ali'de kardeş sevgisini ve Sedat'da da aşkı bulmuştur. Bulmuştur bulmasına ama farkına varamamıştır. Valla ben çok beğendim. Aralarındaki arkadaşlık ve kardeşlik bağı çok güzel anlatılmıştı. Argo da tam kıvamındaydı. Cinsellik barındıran kısımlar sonlara doğru arttı artmasaymis iyiymis :D Sedat Diyarbakırlı, Ali İstanbullu, Bekir Trabzonlu, Duygu İzmirli. Hani memleket memleket ayırmaya uğraşıyorlar ya bu ince ayrıntıya bayıldım. Hepsi canından öte can, kan bağı olmadan kardeş. Ne bileyim okurken cok farkli duygular hissettim. Sevindim, üzüldüm, şaşırdım. İki yerinde beni fena vurdu. Bu arada ben daha önce Bora Duran dinlememiştim. Kitabın bir yerinde Bora Duran'ın İnsan şarkısı geçiyordu. Bitirdi beni. O şarkıyı normalde dinlesem dinler gecerim de o kısımla birleşince... Kaç gündür dinliyorum :D

Çiçek Kızlar
5/1008.01.2016

Baskı: Çiçek Kızlar

Nasıl desem merak ettiriyor, hızlıca okunuyor ama bana istediğim tadı vermedi. Bir kere aşırı küfürlü. Bence bu argo değil direk küfür. Argo severim ama dozunda. Kesinlikle bir kadına yakışmayacak kadar çok küfür ediyordu hanım kızımız. Yazarın diğer kitaplarında da vardı ama bu sanki daha fazla. Ayrıca bel altı espri de çoktu. Ve o kadar çok erkek ismi geçti ki bi an sonu nereye varacak dedim. Eşcinsellik meselesine de değinilmiş. Kendi fikrimce ben kesinlikle tasvip etmiyorum fakat eşcinselliği benimsemiş insanları da hor gormuyorum. Bu dünyada kimin neyi yaşayacağının bir garantisi yok sen olmazsan çocuğun olur. O yüzden büyük konuşmamak ve hakaret etmemek en iyisi derim ben. Fakat yazar kadar da olumlu yaklasamam. :/ Beni biraz daha rahatsız eden din meselesi vardı. Aşkın önünde hiçbir şey duramaz diyordu fakat bana gore durur. Ki bu Allahın emri. Yazarla bu sebeplerden dolayı biraz uyusamadim. Lâkin... Normalde kesinlikle içerisinde hastalık barındıran kitap okumam film izlemem. Bunda da baştan bilemedim yoksa okumazdim. Çünkü kaldiramiyorum. Ama hastalıklar meselesini çok güzel yorumlamış bence. O kısımları okurken korktum. Erkan'ı sevdim. Aslında karakterleri genel olarak sevdim sadece Nergiz çok kufrediyordu zaman zaman itici geldi. Aaahhh Memet geldi Memeeeetttt! Nehir abla Memeti bana versene :D :D Kitabın sevdiğim yanı diğer kitaplardaki karakterler bu kitapta bol bol salindilar. Hatta Rabia nene bile vardı.

Baskı: Tatlı Yalan (The Maddox Brothers, #2)

Tatlı bela ve Tatlı Sır okumayanlar dikkat! Bu serinin son kitabıdır. Önce Tatlı Bela ile Travis'i sevdim. Sonra Tatlı Sır okurken yok canım Trenton, Travis kadar iyi olamaz derken bir baktım ki onu da ayrı sevmişim. Sıra geldi gizemli ağabey Thomas'a. Tatlı Sır okuyanlar için söylüyorum Thomas'a da çok gıcık olmuştum. Hatta Tatlı Yalan okumadan önce çıkacağını öğrendiğimde acaba bu kitap diğerleri kadar iyi olur mu diye de tereddüde düşmüştüm. Ama Jamieciim beni hayal kırıklığına uğratmadı ve Thomas ı da sevdim. Ah ah Maddox kardeşler kimseye benzemez.. Maddoxların aşık olması, sevmesi, sahiplenmesi bile bir başka güzel. Sadece aşık olması değil kardeşlerin birbirine olan bağlılığı da öyle. Bir Maddox erkeği severse, bu sonsuza kadardır. Ama ya ilk aşkı siz değilseniz? Liis, işinden başka bir şey düşünmeyen, dik başlı bir FBI ajanıdır. Yeni atandığı ilk iş günündeki toplantısında karşısında gördüğü amir, bir önceki gece barda tanıştığı ve bir daha görmeyeceğini ümit ettiği adamdan başkası değildir. Özel Ajan Thomas Maddox! Thomas, herkesin karşısında tir tir titrediği, işinin ehli bir FBI ajanıdır. Meslek hayatı boyunca itina ve özenle işini yürütürken şimdi karşısına kayıtsız kalamayacağı bir olay çıkmıştır. Erkek kardeşi Travis'in karıştığı bir olaydan kardeşini en az hasarla kurtarmak için elinden gelenin en iyisini yapmalıdır. Bunun için de kardeşini FBI a hizmet etmeye ikna etmek zorundadır. Tek çare Travis ve Abby'nin nikah tazelemek için yaptıkları düğün törenine katılıp onu ikna etmektir. Fakat bu görevin çok gizli olması gerektiği için Liss ile bir çift olarak gözükmelidirler. Aslında yazı daha uzun spoiler kısmı falan da var ama buraya sığmadı. O zaman sizi biraz da bloguma davet edeyim :) http://eskaymak.blogspot.com.tr/2015/11/tatl-yalan-jamie-mcguire-kitap-yorumu.html

Gölgedeki Yıl
8/1031.12.2015

Baskı: Gölgedeki Yıl

İki farklı zamanda ama aynı mekanda geçen dostluğu, sevgiyi, aileyi ve tutkuyu anlatan, son ana kadar insanı meraka sürükleyen güzel bir kitaptı Gölgedeki Yıl. 1980 yılında, üniversiteden yeni mezun olmuş, hayata atılmaktan korkan beş arkadaş ile başlıyor kitap. Bu beş arkadaş birlikte geçirecekleri son bir kaç günü geçirmek için ne yapacaklarını düşünürken içlerinden birisinin fikri ile orman içine gizlenmiscesine saklı duran cennetvari bir göl kenarına giderler. Gittikleri yerde terkedilmiş bir ev bulurlar. İşte bu beş arkadaşın hikâyesi orada değişir. Şimdiki zamanda bebeklerini yeni kaybetmiş acılı bir çift. Lila ve Tom. Lila çocuğunu kaybettikten sonra herşeyden elini çekmiş, depresyonda olan genç bir kadındır. Bu olay yüzünden kocası ile de araları eskisi gibi değildir. İsimsiz biri tarafından Lila'ya bir anahtar ve harita yollanır. Lila, haritada gösterilen yere gittiğinde vadi ortasında saklı bir göl ve terkedilmiş bir ev bulur. Yaşadığı depresyon ve kayıp ile herşeyden uzaklaşmak isteyen Lila kendini bu eve adar. Zaman geçtikçe eskinin anıları ile yüzleşir ve sırlar günyüzüne çıkar. Başta kitaba odaklanamadim çünkü hastaydım. Ama sonra beni öyle bir sardı ki her fırsatta elime aldım birakamadim. Artık çok kitap okumaktanmidir bilmiyorum ama okurken sürekli tahmin yürütürüm ve genelde de tahminlerim çıkar. Bu kitapta da tahmin ettiklerimin bir kısmı çıktı ama bazı yerler beni ciddi anlamda şaşırttı. Hele sonu... Eğer ki sonunu okurken tek başıma olsaydım kesinlikle ağlardım. Tutkudan nefret ediyorum. Tutku derken birisine delicesine aşık olmak değil. Aşık olmanın yanında gözünün de kör olmasından. Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ben sevdim kitabı bence okuyun :D

Yeşil Deniz Kabuğu
8/1031.12.2015

Baskı: Yeşil Deniz Kabuğu

Kitap 3 zamanda geçiyor. Biraz alışılmışın dışında olarak bu sefer ki geçmiş zaman 1990 li ve 2000 li yıllar. Kailey çok iyi bir işi olan aynı zamanda da iyi bir nişanlısı olan hayatından memnun bir kadındır. Düğününe az bir vakit kala yıllar öncesinde kalan eski sevgilisi ile karşılaşır. Fakat eski sevgilisi bambaşka bir insan olarak karşısındadır. Ayrıntı vermemek için üstünkörü bahsettim. Böyle de çok klişe bir konu gibi geldi. Tamam belki çok farklı bir konusu olmayabilir ama ayrıntılarda gizli herşey :D Kitabı çok sevdim ben. Sonunda da beni şok etti. Ne bileyim böyle beklemiyordum :") Bence Sarah Jio sevenler mutlaka okumali.

Baskı: Aylardan Aşk (Sancaktarlar Serisi #1)

Sancaktarlar serisi, kitap zevkine güvendiğim bir kaç kişi tarafından çokça övülünce okumak istedim. Ama ben son kitabı daha çok merak ediyordum. Belki de kitap kapağı da etkili olmuş olabilir :/ Ama seri olduğu için tabii ilk kitap olan Aylardan Aşk'tan başladım. Sancaktar ailesinin küçük kızı Tanem, geçirdiği bir trafik kazasından sonra 2 yıl boyunca komada kalır. Ne yaparlarsa yapsınlar bir türlü tedavi edilemez. Fakat doktor Yağız onu uyandırmayı başarır. Uyandığında hafızasını kaybetmiştir. Üstüne üstlük bir de Tanemi zehirlemek ve zarar vermek isteyen bir sapık vardır. Bu sırada da Tanem doktoruna da aşık olur. Hımm güzeldi kitap. Ama biraz uzundu sanki. Demek sosyete böyle yaşıyormuş :D Yanı ne bileyim garipsedim biraz. Hep alışmışız ya otoriter abilere; başta biraz sevgili olacak kişi zorlanır, gözü korkutulur, sonra zaten ne diyecek, olmuş gitmiş ama bunda öyle değildi. Çiftler bir anda fazla samimi olunca o höt höt abiler neredeler dedim :D E çünkü öyle bahsedildi. Valla ne diyim Yağız çok soğuk nevale geldi bana zaten saçları da uzundu. :D Okurken gozumun önüne hep Can Yaman geldi zira daha uzun saclisini tahayyül edemedim :D Ahmet çok övüldü ki onun karakterini daha çok sevdim acaba direk onun olduğu kitabı mi okusam ki :D Söylemeden de geçemeyecegim. Bu kitap 3. Baskı. Nasıl olur da hâlâ bu kadar yazım yanlışı olur? Benim çok gözüme batıyor kitaplardaki hatalar. Spoiler kitabı okumayanlar okumasin bu kısmı. Oofff Yağız deli mi yahu? En baştan kıza tedavisi hakkında doğru soyleseydi kız zaten anlardi. Ne yanı hiç bi çare yokken ölümü beklemektense tabii ki böyle bir tedavi tercih edilir. Ayy gizlediği kısımlarda beni sinir bastı. Tanemin tepkisi de gayet haklıydı.

Sodom ve Gomore
7/1021.12.2015

Baskı: Sodom ve Gomore

Allahım nihayet bu kitabı bitirebildim çok mesudum :") Konusu çok ilginç öyle ki bi yerden sonra tahammül edemedim ama sonunda ne olacağını merak ettiğim için zorla da olsa bitirdim. Yeni kitaplar daha hoş daha akıcı geliyor ama şöyle de bir şey var ki kelime haznemizi pek gelistirmiyorlar. Bu sebepten ötürü ben de ara ara eskilerden okumaya bakıyorum. İstanbulun işgal dönemi. Her yerde İngiliz ve Fransız subayları kol geziyor. Sosyete neredeyse Türk olduğunu unutmuş Türklüğünden utanır hale gelmiş. Öyle ki toplantı ve balolarinda Türkçe yerine çoğunlukla İngilizce ve Fransızca konuşuyor, Türkçe konuşanlara da alayla bakıyorlar. İşte böyle bir zamanda bu insanların yaşam tarzını nasıl bir hayat sürdüklerini anlatmış yazar. O sosyete denilen topluluk İngiliz işgaline resmen seviniyorlar. Hatta evlerine el konulanlara 'Aman canım harp zamanındayız elbette evlerimize el koyacaklar. Bunda büyütülecek ne var' deme piskinligine bile sahipler. O dönem gerçekten de yaşanmış mı? Muhtemelen yaşanmıştır ki yazılmıştır. Fakat ilişkiler o kadar menfaat dolu o kadar iğrenç ki tahayyül edemiyorum. Allah bu memlekete bir daha işgal göstermesin. Rabbim bizi ve bayrağımızı korusun. Amin.

Marslı
9/1018.10.2015

Baskı: Marslı

Kitaptaki bilimsel terimler oldukça yoğundu ara sıra sıkılır gibi olsam da Mark Watney karakteri o kadar esprili ve eğlenceli bir karakterdi ve kitap o kadar akıcı ve sürükleyiciydi ki elimden bırakamadım. Acaba kitapta Mark'ın hayatta kalmak için yaptıkları bilimsel olarak gerçekleşmesi mümkün mü yoksa kurgudan ibaret mi merak ettim. Andy Weir nasıl da zeki bir adam. Bu türü sevenlere kitabı mutlaka tavsiye ederim.

Baskı: Kör Talih (Talih, #1)

Hem beğendim hem begenmedim sonuç olarak 2. Sini merak etmekteyim :/

Baskı: Son Çarem (Hellions of Halstead Hall, #5)

Serinin en iyi kitabıydı -bence-. Genel manada tüm tarihi aşk romanları gibiydi. Ama 5 kitaplık seride ilk kitaptan itibaren kardeşlerin, anne babalarının ölümlerini çözmeye çalışması ve tüm kitaplarda kardeşlerin hepsinin bulunması dizi izler gibi hissettirdi. İlk iki kitap idare eder cinstendi. Son üçü daha sürükleyiciydi. Sharpe kardeşleri çok sevdim. Dizisini yapsınlar da izleyelim :D