
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Her Temas İz Bırakır - Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi
Önce dizisini ve filmlerini izlediğim için karakterler kafamda vardı zaten. Ama okudukça farklı geldiler biraz daha. Mesela Akbaba'nın yaşlı olması beni şaşırttı. Ve dikkat ettim Behzat Ç. dizidekinden daha ılımlı. Kahkahalar atmasa da çok fazla, tebessümlerini okuduğumda şaşırdım. Polisiye romanlarından hoşlanmamama rağmen çok hoşuma giden bir kitap oldu. Belki de kitabın Ankara temalı olmasını sevmişimdir bu kadar.
Baskı: Gabriel Arafta (Gabriel's Inferno #2)
Ayrılık sayfaları okumak hoşuma gitmedi. İlk kitapta bitse de olurmuş gibi geldi. Sonu güzeldi.
Baskı: Büyük Atatürk`ten Küçük Öyküler
Çocuk kitabı olmasına rağmen okurken zevk aldım. Foks'un hikayesine bayıldım.
Baskı: Gabriel'in Cehennemi (Gabriel's Inferno #1)
Bu kitabın bir erotik kitaptan ziyade aşk kitabı olduğunu düşünüyorum. Ve elli ton ile karşılaştırılması tamamen yanlış. Gabriel ve Julia aşkı her kızın hayallerini süsleyen bir aşk.
Baskı: Günaha Davet (Historical #1)
Gemiyle seyahat bir süre sonra sıkıcı olmaya başladı. Asıl kitabın Londra'ya döndüklerinden sonra başladığını düşünüyorum. Son kısımları daha güzeldi.
Baskı: Yatağımdaki Yabancı (Historical #2)
Crossfire serisinden farklıydı. Onun kadar iyi olduğunu söylemem ama sonu gerçekten güzeldi.
Baskı: İstanbullular (Çizgi Roman)
İstanbullular romanını da çok sevmiştim. Çizgi romanı da çok güzel olmuş.
Baskı: S*ktir Et
Bomboş bir kitaptı. Sürekli "Neden aldım ben bu kitabı?" diyip durdum. Reklamı çok iyi yapılmış olsa gerek. Kitabın yazılmasına hiç gerek yokmuş. Yazarımız kitabın kapağını broşür olarak yayınlasa ve dağıtsa yine aynı tepkiyi alırdı bence. 200 sayfa boyunca sadece aynı şeyi yazmış "Siktir et." Başka da bir şey yok.
Baskı: Heba
Okuduğum ilk Hasan Ali Toptaş kitabıydı. Askerlik anıları çok sıkıcıydı. Bitirmek için okuduğum bir kitap oldu. Gelişi güzel olayların derlenip yazıldığını düşünüyorum. Kopuk kopuk ve karışık bir romandı.
Baskı: Kediler Güzel Uyanır
Çoğu deneme türü yazılardı. Beğendiklerim; "Hayır!", "Geometri" ve "Matruşka1,2,3,4"
Baskı: Edebiyat ve Patates Turtası Derneği
Kitaplığımda arkalarda kalmış, sürekli ertelediğim bir kitaptı. Çünkü mektup kitaplarından pek hoşlanmıyordum. Okumaya başladığımda da bu kadar güzelleşecek bir kitap olduğunu tahmin etmemiştim. Başta karakterlerin ismini karıştırdım, sonra zamanla alıştım. Sonu çok güzeldi ve gerçekten kıytırık bir bestseller romanı değildi. Sonunda çok mutlu oldum! Tavsiye ederim.
Baskı: Hakkari'den İstanbul'a Bir Şöhret Yolculuğu Yılmaz
Sevdiğim bir sanatçının hayat hikayesini okumak güzel ama yazarın tavrını ve baskıdaki "her sayfaya 5 adet yanlış yazım" düşen halini beğenmedim. Ve kitap 2000 yılında bitiyor. Bence önemli olan vizontele ve sonrası.
Baskı: Fareler ve İnsanlar
İtiraf etmeliyim ki insan başlarda o kadar da iyi bir kitap olmadığını düşünüyor. Aman sakın böyle düşünüp de bırakayım demeyin. Çünkü okudukça alışıyorsunuz Lennie’ye. Sevip bağrınıza basıveriyorsunuz. Ben çok duygusal bir insanım. Sonunda ağladım evet. Bir kitap ancak bu kadar ters köşe yapabilir. Zaten 126 sayfa ve bir çırpıda okunuyor. Okuyunca sizde göreceksiniz ve “evet kız haklıymış. ” diyeceksiniz. Ahh be Lennie! Okuyunuz.
Baskı: Son Ada
Çok beğendiğim bir kitap oldu. Zülfü Livaneli'nin Serenad kitabından sonra ikinci favori kitabım oldu. Bakkalın oğlu beni derinden yaraladı. Ve martıların bu kadar akıllı olabileceği hiç aklıma gelmezdi. Okuyunuz, okutunuz.
Baskı: Hayvan Öyküleri
Gerçekten çok sıkıcıydı. Okuyorsunuz okuyorsunuz ve hala aynı yerdesiniz sanki. Sadece son kısımdaki Kafka'nın hayvanlarla ilgili parçacıkları bölümü iyi gibiydi. Zaten onlar da tam değildi. Yine de Kafka'nın hatrına insanın daha düşük bir puanlama yapası gelmiyor.
Baskı: 1Q84
Bir Haruki Murakami kitabı olarak favorilerime eklendi bu kitap. Burada okuduğum bir yorumda "sonu güzel değildi." diye bi cümle vardı. Kitabın yarısında bu cümleye rastlayınca tedirgin okudum biraz. Ama sonu korktuğum gibi çıkmadı. Güzeldi ben çok beğendim. Şimdiye kadar Haruki Murakami'nin 5 kitabını okudum ve en beğendiğim bu oldu. Okumak biraz cesaret istiyor ama başladıktan sonra çok güzel gidiyor. Bütün kitap boyunca "Aomame" olmak istedim desem yalan olmaz. 8 günde okudum. Çok akıcıydı. Okunmalı bence.
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Bilinçleninceye dek baş kaldırmayacaklar, baş kaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler. Çok etkileyiciydi.
Baskı: Allah Belanı Versin Brokoli
Bu bir Dizüstü Edebiyatı(Buna edebiyat denilmesinden hoşlanmıyorum.). Fazla bir şey beklememek gerek. Adam altı ayda diyet yapıyor ve zayıflıyor. Olay bu. Yalnız beni şaşırtan yazarın hem 40 yaşında hem de bu kadar boş beleş olması. Kendini yazar olarak görmesi de cabası.