Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nurettin topçu
Türkiyenin Maarif Davası sözde modern eğitim sistemine kaynağını Kurandan alan Anadolu insanının ruh yapısından beslenen Türk mektebi tezli bir eleştiridir. Millet bünyesinde inkılâplar mektepte başlar ve her milletin, kendine özel olan mektebi vardır. Millî mektep, zihniyet ve örfler ile, metodları ve müfredat ile, terbiye prensipleri ve psikolojik temeller ile, hattâ binasının yapı tarziyle ken…

Yazar: nurettin topçu
Türkiyenin Maarif Davası sözde modern eğitim sistemine kaynağını Kurandan alan Anadolu insanının ruh yapısından beslenen Türk mektebi tezli bir eleştiridir. Millet bünyesinde inkılâplar mektepte başlar ve her milletin, kendine özel olan mektebi vardır. Millî mektep, zihniyet ve örfler ile, metodları ve müfredat ile, terbiye prensipleri ve psikolojik temeller ile, hattâ binasının yapı tarziyle ken…
Yazar: orhan atalay
En önemli insani problem olarak düşündüğüm bu konu, insan bilincine ilişkindir. Arı bir bilinç imkanı ile dünyaya gelen insan, çoğu zaman bilinç imkanının içinde yaşadığı toplumsal şartalara göre belirlemekten kendisini kurtaramaz. Bu şartların olumsuz olması halinde ise, insan bilincinin sapması, körelmesi ve kapanması kaçınılmaz olur. Bu duruma evrilmiş bir kişi artık kendisini sarmalayan şartl…
7/10Yazar: orhan atalay
En önemli insani problem olarak düşündüğüm bu konu, insan bilincine ilişkindir. Arı bir bilinç imkanı ile dünyaya gelen insan, çoğu zaman bilinç imkanının içinde yaşadığı toplumsal şartalara göre belirlemekten kendisini kurtaramaz. Bu şartların olumsuz olması halinde ise, insan bilincinin sapması, körelmesi ve kapanması kaçınılmaz olur. Bu duruma evrilmiş bir kişi artık kendisini sarmalayan şartl…
Yazar: orhan atalay
En önemli insani problem olarak düşündüğüm bu konu, insan bilincine ilişkindir. Arı bir bilinç imkanı ile dünyaya gelen insan, çoğu zaman bilinç imkanının içinde yaşadığı toplumsal şartalara göre belirlemekten kendisini kurtaramaz. Bu şartların olumsuz olması halinde ise, insan bilincinin sapması, körelmesi ve kapanması kaçınılmaz olur. Bu duruma evrilmiş bir kişi artık kendisini sarmalayan şartl…
Yazar: orhan atalay
En önemli insani problem olarak düşündüğüm bu konu, insan bilincine ilişkindir. Arı bir bilinç imkanı ile dünyaya gelen insan, çoğu zaman bilinç imkanının içinde yaşadığı toplumsal şartalara göre belirlemekten kendisini kurtaramaz. Bu şartların olumsuz olması halinde ise, insan bilincinin sapması, körelmesi ve kapanması kaçınılmaz olur. Bu duruma evrilmiş bir kişi artık kendisini sarmalayan şartl…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…
8/10
Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: necmettin şahinler
Tek başına soyut manalar bilinen görülen şekillerle örneklendirmedikçe insan düşüncesinde boş ve köksüz kalır. İnsan zekasına ne kadar saf manayı anlayabilecek güç verilmiş olursa olsun yinede kavrayabilmek için bu saf soyut mananın semboller, işaretler ve çizgiler halinde gösterilmesi gerekir. Bunun için Kuran, insanlara örnekler veriyor ve çok büyük manaları sahneler ve tablolar haline getirere…

Yazar: necmettin şahinler
Tek başına soyut manalar bilinen görülen şekillerle örneklendirmedikçe insan düşüncesinde boş ve köksüz kalır. İnsan zekasına ne kadar saf manayı anlayabilecek güç verilmiş olursa olsun yinede kavrayabilmek için bu saf soyut mananın semboller, işaretler ve çizgiler halinde gösterilmesi gerekir. Bunun için Kuran, insanlara örnekler veriyor ve çok büyük manaları sahneler ve tablolar haline getirere…

Yazar: necmettin şahinler
Tek başına soyut manalar bilinen görülen şekillerle örneklendirmedikçe insan düşüncesinde boş ve köksüz kalır. İnsan zekasına ne kadar saf manayı anlayabilecek güç verilmiş olursa olsun yinede kavrayabilmek için bu saf soyut mananın semboller, işaretler ve çizgiler halinde gösterilmesi gerekir. Bunun için Kuran, insanlara örnekler veriyor ve çok büyük manaları sahneler ve tablolar haline getirere…

Yazar: necmettin şahinler
Tek başına soyut manalar bilinen görülen şekillerle örneklendirmedikçe insan düşüncesinde boş ve köksüz kalır. İnsan zekasına ne kadar saf manayı anlayabilecek güç verilmiş olursa olsun yinede kavrayabilmek için bu saf soyut mananın semboller, işaretler ve çizgiler halinde gösterilmesi gerekir. Bunun için Kuran, insanlara örnekler veriyor ve çok büyük manaları sahneler ve tablolar haline getirere…

Yazar: ali şeriati
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır. Dolayısıyla kültür, benim toplumumun, tarihin varlığı olan yapının tecellisidir, yansımasıdır; fakat özel şartları olan kendine özgü tarihsel dönemd…

Yazar: ali şeriati
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır. Dolayısıyla kültür, benim toplumumun, tarihin varlığı olan yapının tecellisidir, yansımasıdır; fakat özel şartları olan kendine özgü tarihsel dönemd…

Yazar: ali şeriati
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır. Dolayısıyla kültür, benim toplumumun, tarihin varlığı olan yapının tecellisidir, yansımasıdır; fakat özel şartları olan kendine özgü tarihsel dönemd…

Yazar: mustafa kutlu
Türk edebiyatı ve sinemasında göç olgusu işlenirken, taşradan büyük şehre gelip orada savrulan, talihsizce batağa ve çukura sürüklenen bilhassa genç kızlarımızın hikayesi çoka anlatılmıştır. Kapıları Açmak bu çerçevede tam bir ters hikaye dir. Eserin kahramanı Zehra olmaz denilen şeyi oldurmak üzere, büyük şehir batağından kaçıp evine, baba ocağına döner. Orada yeni ve temiz bir hayat kurmak için…
9/10
Yazar: mustafa kutlu
Türk edebiyatı ve sinemasında göç olgusu işlenirken, taşradan büyük şehre gelip orada savrulan, talihsizce batağa ve çukura sürüklenen bilhassa genç kızlarımızın hikayesi çoka anlatılmıştır. Kapıları Açmak bu çerçevede tam bir ters hikaye dir. Eserin kahramanı Zehra olmaz denilen şeyi oldurmak üzere, büyük şehir batağından kaçıp evine, baba ocağına döner. Orada yeni ve temiz bir hayat kurmak için…

Yazar: mustafa kutlu
Türk edebiyatı ve sinemasında göç olgusu işlenirken, taşradan büyük şehre gelip orada savrulan, talihsizce batağa ve çukura sürüklenen bilhassa genç kızlarımızın hikayesi çoka anlatılmıştır. Kapıları Açmak bu çerçevede tam bir ters hikaye dir. Eserin kahramanı Zehra olmaz denilen şeyi oldurmak üzere, büyük şehir batağından kaçıp evine, baba ocağına döner. Orada yeni ve temiz bir hayat kurmak için…

Yazar: senai demirci
Aşka Dair Öykülerin yazarından şimdi de Aşka Adanmış Öyküler. Telif, derleme ve uyarlama öykülerden oluşan bu kitapta yine birbirinden güzel aşk öyküleri bulacaksınız. Her öyküde sevdiğinizi yeniden sevecek, aşkın hayatınızdaki anlamını bir kez daha keşfedeceksiniz. Bu kısacık öykülerle aile hayatınızdaki olumsuzları yeniden gözden geçirecek, dersler alacak, hatalarınızı bir daha yapmamak üzere…
6/10
Yazar: senai demirci
Aşka Dair Öykülerin yazarından şimdi de Aşka Adanmış Öyküler. Telif, derleme ve uyarlama öykülerden oluşan bu kitapta yine birbirinden güzel aşk öyküleri bulacaksınız. Her öyküde sevdiğinizi yeniden sevecek, aşkın hayatınızdaki anlamını bir kez daha keşfedeceksiniz. Bu kısacık öykülerle aile hayatınızdaki olumsuzları yeniden gözden geçirecek, dersler alacak, hatalarınızı bir daha yapmamak üzere…
