sufi
@sufi

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Koru Beni
4/1019.11.2014

Baskı: Koru Beni

Kapağında Jm yazmasa bu kiitabı onun yazdığını düşünemem :/ Hiç hiç beklediğim gibi değildi. Erkek karaktere o kadar az yer vermiş ki kadının(Başrol) kocasını asla unutamayacağını düşündüm ki sonra Leıgh bir buçuk haftada kocasını unuttu yeni bir aşka yelken açtı. Tamam eski eşi her ne yapmış olursa olsun bence aşk dedikleri 1,5 haftada bitmez. Bunu en iyi de Jm bilirdi halbuki :/ Kısacası Michael'ın aşkı ne kadar inandırıcıysa, Leıgh'ın aşkı da tam tersiydi. Yazdığı aşklarla kalbimi titreten Jm bu kitabında bana hissettirdiği tek şey hayal kırıklığıydı.Keşke kitap ön sözü gibi içime işleseydi. Birde kitap hızlı ama bir o kadar yavaştı, tıpkı günlük Türk dizilerinin bir günü bir haftaya sığdırması gibi :) benim beklediğim gibi çıkmadı umarım diğer okuyan arkadaşlar beğenir :) Jm hakkında olumuz yorum yaparken elleri titriyor ama maalesef bana hissettirdikleri bunlar.

Baskı: Tutkunun Sırrı (Secrets #1)

Kitabı almış ama okuduğum yorumlardan sonra bir köşeye atmıştım okumadan ne kadar da yanlış yaptığımı dün kitabı bitirip kapağını kapattığımda fark ettim. Nedeni ise beğenmeyenin çoğunlukta olduğu bu kitaba ben bayıldım. Çünkü beni heyecanlandırdı, merak ettirdi sayfaları nasıl çevirdiğimin farkında bile değildim. Nihayetinde kitabı bitirdiğimde sadece çeviriyi beğenmedim. Ara ara historical okuduğumu unuttum yani çeviriden kaynaklıydı sanırım ama yinede benim için kitabın puanını düşürmedi. Kitabın konusu ise Kütüphaneci olan kızımız Miranda kütüphanede yalnızken gelen müşteriyi karşıladığında hayatında ki çoğu şeyin değişeceğinin farkında değildi. Bu gizemli yabancı yaptığı kitap yorumlarıyla onu hem kızdırmış hem de içinde tuhaf hisler uyandırmıştı. Tabi bu gizemli yabancı vikonttan başkası değildi ve yaptığı küçük oyunlarla Miranda'dan onun için çalışmasını rica ediyor (Benim için çalışacaksın yarın sabah 9 da burada ol! Arkasını dönüp gider.:)) Miranda ise aklında geçen itiraz sözcüğünün aksine olumlu yanıt verip ertesi sabah işe başlar. Karşılığında oldukça yüksek bir meblağ ile önemli bir kitap eserinin sahibi olacak. Bu kısmı çok sevdim çünkü Vikont kütüphaneyi o kadar karmaşık bir hale getiriyor ki 10 kişi gelse düzeltemez. :D Vikontun Miranda'dan istediği bir şey daha vardır. Bir hafta içinde Miranda kitaplığı düzeltirken Vikont da ona kur yapacaktır ardından bir haftanın sonrasında ise kazanan veya kaybeden yine kendi yollarına gideceklerdir. İşte kitabın en en beğendiğim kısımları buradan sonra başlıyor ve bir zaman sonra okuyucu olarak sizde sayfalarda Vikontu görmek için deliriyorsunuz. Birde olayları çözdüğünüzü sanıyorsunuz en azından ben çözdüğümü sandığımda ters köşe olmalarımı çok sevdim :D Yazar artık takip listemde ve hiç bekletmeden ikinci kitabı Bir Gece Yetmez'e başlıyorum. Çeviri eksiğinin yanında yazarında ufak bir eksiği var kitabı Miranda'nın bakış açısıyla yazmış olması iki bölümde yalnızca Vikontun bakış açısı vardı ama olsuun :)) bu kadar beğendiğim kitabı bulmuşum onamı takarım ben :).

Baskı: Küçük Bir Aşk Hikayesi

büyük beklentilerle başladığım fakt beklediğime değmeyen bir kitap oldu ya da benim ters bir zamanıma geldi ama uzun lafın kısası beğenmedim ama sıkıcı değildi ara ara eğlendiğim yerler oldu fakat kitap yinede benim için vasattan ötee gidemedi :|

Baskı: Aşkın Müziği

kitabı %50 beğendim %50 beğenmedim. Karakterler tam istediğim gibi olsa da aralara serpiştirilen ergen hareketler kitaptan soğumama neden oldu üstelik tribi atan erkek karakter olunca bir soğudum ktabı bırakmaya çalıştım ama yinede kendini okutturdu çünkü ilk 180 sayfayı beğenerek okudum ve erkek karakerinin kıskanç olması beni bir günde bitirmeye sevk etti kitabı :)

Baskı: Kiralık Eş (For Hire, #1)

Çok tatlı bir kitaptı. Özellikle kadın başrol karakterine hayran kaldım gerçi bana Rachel Gibson'ın Tutkulu Aşk kitabın da ki kadın karakterini hatırlattı ama onu da çok sevmiştim Lindy'i de çok sevdim. Erkek karakterden bahsetmek dahi istemiyorum Siyah saçlı GAMZELİ gözlerinin rengini hatırlamasam da süper ötesi yakışıklı anlatımla kalbimde büyük bir edindi. Olayların gidişatını tahmin etseniz de kitabı bitirmeden elinizden bırakamıyorsunuz :) Keyifle okunacak ve sizi yormayacak bir kitap tavsiyemdir :)

Baskı: Aşk Bir Ayrılık Ötede (Texas! Tyler Family Saga, #3)

Yorumlara bakıyorum da yazarı bir sevmeyen benim sanırım. Konu olarak çok güzeller fakat yaZarın kaleminden mi yoksa çevireden oluşan hatalardan mı bilemedim daldan dala konulmuş hayır geçişlerde diyorum acaba sayfa mı eksik sayfa sayılarına bakarak anladım. Sırf seri bitsin diye okudum bir daha yazarı deneyeceğimi hiç sanmıyorum umarım yanıltırlar beni :)

Baskı: Hep Aşk Vardı (Texas! Tyler Family Saga, #2)

Kitabın adı Hep Aşk Vardı ama aslında şöyle olmalıydı hep tek taraflı aşk vardı! Bu nasıl bir kitaptı yahuuuu çoook sinir oldum. Nedeni ise Başrol erkeğin son sayfalara kadar kaybettiği eşinin ismini anması. Tamam tabi ki seversin içinde de sürer giderde son beş sayfaya kadar sürmemeliydi. Tanya dedi durdu etrafında ki Marcie'yi bir türlü göremedi. karşında seni yıllardır seven bir kadın var hadi bunu görmüyorsun en azından kadın olduğu için kibar davran be adam :@ Marcie ye de sinir oldum adam hep haksız hem de seni ezmesine izin veriyorsun seni terk etmesinden korkuyorsun bırak bırak gitsin ayhhh. Kitabı beğenmedim içerisinde ki aşk hiç inandırıcı değildi yıllar önce Sandra Brown okudum bir daha yıllar sonra okurum sanırım!

Baskı: Senden Önce Senden Sonra (Scoundrels, #3)

yakın zamanda okuduğum en iyii kitaplardandı. Çok çok beğendim Kadın karakterin inatçı, ayaklarını yere sağlam basışı, Erkek karakterin içinde barındırdığı duyguların aksine gösterdiği davranışlar.. yazar duyguları o kadar güzel vurgulamış ki hayran kalmamak elde değil :) Küçük dAin'e vuruldum yüreği güzel olan çocuk :) Kitap beni o kadar etkiledi ki karşıma çıkan heeer çirkin erkeği bağrıma basabilir Dain Diye sevebilirim. Bu arada Dain görünüş olarak çirkin olabilir fakat yazar karakteri o kadar güzel anlatmış ki çirkin olarak hayal etmek imkansızlaşıyor. Kız karakter zaten tek başına ayrı bir olay yakın değil uzun zaman sonra okuyup sevdiğim tek kadın karakter oldu diyebilirim. Diyaloglar zekice, anlatım hayran bıraktıracak cinsten kesinlikle ve kesinlikle tavsiyemdir beğenmeyen gelip beni bulabilir :)

Baskı: Gizemli Gelin (McBride Family #3)

Serinin ilk kitabının ardından gelen iki kitap da ilk kitap kadar güzel değildi. Kitabı beğendim fakat kız karakter o zamanların kızına göre fazla bilmiş gibi geldi bana sonra zekasına hayran kalsam da hem suçlu hem güçlü tavırları da hoş değildi bir sonunda yaptığı affedilir gibi değildi ama Alec affetti bize de kabullenmek düştü :) Akşam Yıldızı kadar olmasa da kendini okutturabilen kitaplardan :)

Baskı: Ben Sana tutsak (Highlander #1)

son zamanlarda okuduğum en berbat kitaptı diyebilirim. Kesinlikle tavsiye edilecek bir yanı yok!

O Gecenin Ardından
10/1021.07.2014

Baskı: O Gecenin Ardından

okuduğum en iyi Linda Howard kitabıydı diyebilirim. Her ne kadar cinayet kurgularını basit yazıp sonucu daha başında bilseniz de yine merakınızdan sayfaların nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Asıl konu aşka gelince çok güzeldi be :) Faith ailesine benzemediğini Gray'e göstermek için çabalarken üzülecek Gray'in Faith'i ailesinden ve kasabasından uzaklaştırmak için yaptıklarına öfkeleneceksiniz. Birde geçmiş var ki insan kime kızacağını şaşırıyor. Kesinlikle tavsiyemdir.

Baskı: Yedi Gece (Sons of Sin #1)

Ben okuduğum kitaplarda ne istediğini bilmeyen bir kızla karşılaşmamıştım ta ki bu kitaba kadar hem çekiyor hem itiyor. Birde kitabı bitirdim ama kızın sırrını okumadım mı okudum da anlamadım mı anlamadım. O sır eniştesinin son anlarında çıkan sır neydi? Yazar diğer kitaplarında olduğu gibi güzel ve çirkin hikayesi yazmıştı. Olaylar olarak iyiydi genç adamın yaşadıkları özellikle beni bayağı etkiledi. puanımı da erkek başrol ve yaşadıkları için yüksek tutuyorum yoksa anladım ki bu yazar hiç bana göre değil.

Baskı: Asla Pişman Olma (Liar's Club #3)

Yazarın Gönlünü Kimseye Kaptırma kitabından sonra çıkan serinin iki kitabı da benim için hayal kırıklığıydı. Peki bu ikinci kitaba azaran daha iyiydi ama inanması güç İlk kitabı yazan Celeste mi? ya da son iki yi! Kitabın en olumsuz yanı başrol kızın neredeyse son 100 sayfaya kadar erkek kılığında dolanması. James yaşadığı olaylardan dolayı zarar görmüş teşkilat üyeleri için intikam almak istiyor ve bir gece yarısı evinin gözetleyen genç kızı gördüğünde anında kızımızı yakalıyor fakat sorularının cevaplarını alamadan bir kaç dakika içinde kızımız Philippa James'in kollarından kurtulup karanlığın içerisinde buhar olup yok oluyor. James o olaydan sonra genç kızı düşünse de bir daha göremiyor! Aslında görüyor ama Phıllıpa, Phıllıp olunca James için tanıması da zor oluyor ve bu olay işte son 100 - 150 sayfaya kadar devam ediyor. Olaylar gün yüzüne çıktığında olaylar başlıyor James'in öfkesi, Phıllapanın sırları derken o sayfalar hızlıca okunup bitiyor ama tabi ünlemle belirtmek isterim ki hepi topu 150 sayfacıkk ! geri kalan olaylar için söylenecek pek bir şey yok zaten..

Kara Kış Beyaz Düş
10/1005.07.2014

Baskı: Kara Kış Beyaz Düş

Kara Kış Beyaz Düş ayrı dünyalardan olup aynı acıları yaşayan insanların hikayesi.. Kitabı bitirdikten sonra yüreğinize Karakız'ın "he" demesi işleniyor boğazınız ilme ilme oluyor fakat gülümsüyorsunuz, ağlamanın gülmekle kardeş olduğuna bizzat şahit oluyorsunuz ya da mutsuzluktan doğan mutluluğun heyecanına kapılıyor karakterler için savaşıyorsunuz. Yazarımız bir yandan hayatın çirkin yüzünü gösterirken diğer taraftan saf ve masum sevginin var olduğunu kanıtlıyor bize. Selim’in taşıdığı bencillik, takıntı ve zehri bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan karanlığı, Güven’in inatçılığı, temiz yüreği ve masum aşkıyla nasıl aydınlığa çevirdiğinin sihri yüreğinizin nezdinde bir nakış gibi kalbinize işlenirken olaylara asla takatsiz kalamıyorsunuz. Kitabın son sayfasını bitirip kapattığımda aklımda ki tek şey ne kadar şanslı olduğumdu. Anne ve Babamın varlığının varlığıma armağan olduğunu bir kez daha görmüş ve hissetmiş oldum. Kitabı anlatacak bir sürü kelime var fakat onları bir araya getirip cümle oluşturacak daha fazla nefes yok bende. Kesinlikle kütüphanenizin baş köşesini hak eden kitaplardan.. Derin bir nefes alıp arkanıza yaslanın ve Akgül(Karakız) ile Zeynep’in hikayesine ortak olun.

Melekler Zamanı
10/1005.07.2014

Baskı: Melekler Zamanı

Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitabı okumamıştım. Neresinden başlasam neresinden bitirsem bilemiyorum. Yusuf’un her gün azar azar tükenip Barlas oluşunu mu anlatsam Nesil’in imrenilecek ve yıkılmaz aşkını mı? Ya da küçük oğlunu, kardeşini, tek arkadaşını, sırdaşını bir gecede kaybeden Yesra’yı mı? Duygular ilme ilme kelimelere işlenip yüreğimde düğüm olması tamamen yazarın büyük başarısı ne söylesem ne anlatsam dökebilir miyim bu başarıyı kelimelere harflerim bir araya gelip cümle olur mu bu güzel kitaba tek kelimeye sığdırabilir miyim Yesra’yı, Barlas’ı Yesra’yı ve Ekin’i. O kadar yaşadım ki hikayeyi izbe bir sokakta görür müyüm acaba Yesra’yı ya mutlu bir çifttin gözlerinde görür müyüm Barlas ile Nesil’i? Mutlulukla el çırpan meleği, mucizeyi görür müyüm? Ben çok isterim ve eminim kitabı okuyan ve okuyacak olan herkes bu manzaraya şahit, tanık olmak ister. Böylesi aşk. Nesil’in Barlas bildiği Yusuf’a aşkı, Barlas’ın karanlığa kilitlediği Yusuf’un Yesra’ya özlemi. Ekin Barlasın yolunu aydınlatırken Nesil genç adamın acemi olduğu bu yolda elini tutan gözlerinin kamaşmasını engelleyen güzel melek. Peki bu melek ne kadar sarabilir Barlas’ın yaralarını. Hoş görebilir mi küçük Yusuf’u, büyütebilir mi sabır gösterebilir mi yabancı olduğu dünyanın kara gözlü çocuğuna. Maviş çiçekli gözleriyle kardeşinin hatıralarında olan Yesra hatırlıyor muydu küçük oğlu Yusuf’unu yoksa o da mı çevirmişti bakışlarını. Dönmüş müydü sırtını bu zavallı Yusufçuğa. Yusuf Kırımlı tıpkı Barlas’ın istediği gibi soğuk bir mezar taşı olabilmiş miydi? Her şeyi tek bir satır atlamadan okuyan ben her bir sorumun cevabını alırken gözyaşlarım zarif bir gerdanlık oldu hatırımda. Uzun lafın kısası herkes okumalı bir insanın, yaşamakta görmekte nefes almakta acemi olan bir insana mutluluğu öğretmesini en önemlisi mutluluğu olmasını.

Baskı: Dikkat! Aşk Çıkabilir

Yazarı Asude olduğu için çıkar çıkmaz elime almak için sabırsızlandığım bir kitaptı. Günler ayları aylar yılları kovalamadan Ephesus Yayınları bizi kitabımıza kavuşturdu. Kitaba anlatacak olursam ki böylesine harika bir eseri anlatmaya yetecek cümleleri kurmak benim için oldukça zor , fakat bir denemek lazım. Bir kız düşünün 23 yaşında, asosyal, annesinin brownisi, gözünde gözlüğü kucağında kitapları, dilinde Latince kelimeler. Kazaklarına çok düşkün ve kesinlikle kumral!! Bir adam düşünün 31 yaşında, tehlikeli, delici mavi gözleri elinde ki glock'dan daha hızlı ve etkili, muhteşem, yaşayan taş örneğinin canlı tespiti, öfkelendiğinde karşısındakinin cinsiyetini ayırt edemeyecek kadar kaba ve kesinlikle sarışın bayanlar tercihi!! Cümlede de denildiği gibi, Onların hikayesi nefretle alevlendi, aşkla mühürlendi! Birbirine tamamen zıt olan çiftimizden ilkim'in utangaçlığını üzerinden atıp dünyaya açılmasını okurken gülüp eğlenecek, Martin'in aşkla tanışmasında hüzünlenecek ve tekrar gülüp eğleneceksiniz. Birde kitabın sürprizi var ki Martin'in ablası Mary ile eski eşi Seth arasında ki aşkın tekrar alevlenmesini nefesinizi tutarak takip edeceksiniz. Son olarak söylemek isterim ki DİKKAT! AŞK ÇIKABİLİR kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

Gül ve Avcı
10/1005.07.2014

Baskı: Gül ve Avcı

Gül ve Avcı beni öylesine bağladı ki kitap bittiğinde ne oluyoruz demeden kendimi alamadım bu yüzden bu kitabın devamını bekliyorum Tyrell Granby’nin de bir kitabı olmalı.. Kitabın konusuna değinmek gerekirse, karısını öldürmekle suçlanan Harewood dükü Julıan Benedict Wharton’a dair hiç kimse yeterli derecede suçlu olduğunu gösteren kanıta ulaşamamışlardır. Evelyn Drummond ise Dünyanın küçük bir minyatürü olarak nitelendirdiği Cheapside kasabasında koruyucu babası olarak nitelendirdiği Desmond Simmons’ın sağ kolu, hizmetçisi, sekreteri, manevi kızıydı. Desmond Amca’nın yanında dedektiflik yaparak geçimini sağlıyordu. Peki birbirlerine mevki ve mesafe olarak uzak olan bu iki insan nasıl olurda bir araya gelir diye akıllarda bir soru işareti bıraktırıyor ve asıl olay bundan sonra başlıyor .. Yakışıklı Lord Wharton’ın yolu dövüşmek için Cheapside’e düşer. İçinde biriktirdiği öfkeyi yumruklarıyla göstermekten çekinmeyen lordumuz kendi gözlerine hapsolan bir çift kehribar rengi gözden habersiz dövüşür ve ardından adını bile hatırlamayacak kadar sarhoş olur. Evelyn Drummond ise cam bilyeleri andıran, yaz gününde açık gökyüzüyle yarışacak kadar dingin deniz mavisi gözlerde aşkın hiç bilmediği dalgalarına kapılır ve kendisini eski bir pis hanın odasında Lord Wharton’ın kollarında bulur. Bedenini ve ruhunu hiç tereddütsüz genç adama sunup gözlerini kapatırken gecenin sabahına eski çarşafların arasında yalnız uyanır.. Tıpkı bir fahişe gibi kullanılıp bir köşeye atılmıştır. Genç kız bu aşağılanmayla evinde döner fakat bu yaşanılanlar için önce kendine daha sonra düke oldukça kızgındır. Bu yüzden bürolarına gelen ihbar ile dükün karısını öldürmekten suçlu olduğu kanıtını bulmak için Desmond Amcanın yanında yer alır. Evet Eveleyn Rosa Drummond, Julıan Benedict Wharton’ın suçunu ispatlayarak intikamını alacaktır. Perdeler açılsın oyun başlasın.. “Bir başkaldırıdır aşk. Önce isyancısını yıkar.” Bu savaştan kim galip kim mağlup.. İntikam, aşk ve pişmanlığı bir araya getirip şölen olarak bize sunan Asude’nin kaleminden harika bir eser..

Baskı: Aşk Affetmez (The Rules of Scoundrels, #3)

Bu sıra historical kitaplardan yana yüzüm gülüyor hatta kitaplardan yana :) Aşk affetmez kitabı benim için unutulmaz kitapların arasına yerleşti her ne kadar kadın karakter Mara'nın dik başlılığı beni sinir etse de Temple arayı kapadı hem de ne kapama. Temple kendisine takılan Katil Dül lakabını sonuna kadar hak ettiğini düşünüyordu ta ki bir gece yarısı öldürdüğünü düşündüğü üvey anne adayı Mara karşısına çıkana kadar. Her ne kadar Mara'yı öldürmediğini anlasa da o geceye dair zihninde hiçbir anı belirmemesi Temple'ı oldukça meşgul ediyordu. bu yüzden genç kızımızın ağzından o gece olanlar hakkında bilgi almaya çalışırken Mara'nın tavırları beni verem etti hem suçlu hem güçlü tabiri vardır ya hee işte o tabir tam da Mara'ya göreydi. Temple bebeğim o cüssen süslük mü çak ağzına iki tane anlatsın diye kurgular kursam da Temple'ın izlediği yol bambaşkaydı ve genç kızı ikna etme çabalarını okurken çok iyi güldüm ve sloganlar tuttum :) Yürü be koçum kim tutar senii!! Mara ise 12 yıl saklanmanın ardından ortaya çıktğında çoğu şeyi göze almıştı ve aşık olmak göze aldığı olayların içerisinde en son da bile yer almadığına mührümü basarım. Kitabın ilk 200 sayfası Mara'yı sevmedim fakat daha sonra Temple için yaptığı olaylar işte bu dedirtti. Neden kitabın başında yapmadın ki kızçem ben de o kadar kin tuttum sana ama neyse ki genç kızımız hatalarının bedelini telafi etti ve bize mutlu bir son ve güzel bir kitap okutturdu. Şimdi sırada Chase'ın kitabı var ve Düşmüş Meleğin en gizemli karakteri. Kitap henüz yurt dışında bile çıkmamışken biz ne zaman okuruz Nemesis bilir doğal olarak :) Çok konuştum demem odur ki bu seriyi alın okuyun ve pişman olursanız gelin beni bulun :)

Baskı: Aşkın Peşinde (Lone Stars Sisters #4)

Beklediğime değen ve serinin en beğendiğim kitabıydı. Garth'ın yaşadıklarıyla başa çıkmasını okurken hüzünlendim Dana Garth'ın taş duvardan ördüğü kaleleri yıkarken hem heyecanlandım hem duygulandım :|

Baskı: Son Çarem (Hellions of Halstead Hall, #5)

serinin en iyi kitabıydı der susarım :)

Baskı: Papatya Falı ( Lovett,Texas # 1 )

Okuduğum en kötü Rachel kitabıydı. içerisinde ki her şey saçmalıktı. Kadının adamı terk etmesinin nedeni ve geri döndüğünde kendini haklı çıkartma çabaları adamın kadını bir yerden sonra haklı görmesi ben böyle bir şey okumadım ve ben olsaam o kadını saçından tutar kasaba dışına kadar sürüklerdim :D

Baskı: Asla Bir İskoçyalı Sevme (The Mccabe Trilogy #3)

okuduğum ilk Maya Banks kitabı ve aldığım bilgilere göre en iyi kitabı . Ben de çok beğendim uzun zamandır okuduğum en en iyi iskoç kitabı diyebilirim ohh be özlemişim dedim kitabın son sayfasını kapatırken. Öncelikle çiftin arasında ki aşk çok güzeldi ve içerisinde yok yok diyebileceğim bir kitap :)

Baskı: Ah Şu Kalbim (Chicago Stars, #5)

Sep sep diyorum başka bir şey demiyorum yazarım döktürmüş bize bir günde okuyup beğenmek düşer :)

Sessiz İntikam
10/1022.06.2014

Baskı: Sessiz İntikam

İçinde aşk, intikam, hırs özellikle okuyanları bekleyen büyük bir sürpriz var ki şok oldum ben okurken. Kadın karakterin güçlü duruşu erkek karakterin aksiliği beni benden aldı uzun zaman sora işte historical böyle olur dediğim bir kitap :)

ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki