ARKHE
@ARKHE

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Davetsiz Misafirler
9/1026.03.2019

Baskı: Davetsiz Misafirler

Öncelikle, kitabı dilimize çevirdiği için Altın Kitaplar yayınevine teşekkür ederim. Gençliğimin ve yetişkinlik dönemimin can yoldaşı oldunuz. İyi ki varsınız. Michael Marshall hikaye yazmayı iyi biliyor. Dilimize çevrilen az sayıda kitabı var. Gizem – gerilim ve doğaüstü hikaye kurguları bir hayli iyi. Hikayeyi yükseltmeyi, gerilimi tırmandırmayı ve gizemi sonuna kadar korumayı başarabiliyor. Kitabın ilk bölümlerinde zaman zaman düşüşler olsa da, bütün olarak iyi bir kurguya sahipti. Başlangıçta ki bölümlerin her birinde farklı hikayeleri sunması hikayeye odaklanmamı olumsuz etkiledi. Yine de her bölümde çok kısa sürede tempoyu yükseltmeyi başarmış. Konu güzeldi, kurgu da güzeldi. Kitabın sonuyla ilgili boşluklar kalsa da okumaktan keyif aldığım bir kitap oldu. Dilerim başka kitapları da dilimize çevrilir. Polisiye, gizem, gerilim ve paranormal olayları severlerin beğenebileceği bir kitap.

3:01 (Tina Boyd, #2)
8/1017.03.2019

Baskı: 3:01 (Tina Boyd, #2)

Orijinal ismi " Relentless ( Acımasız ) " yayın evi 3:01 diye basmış. Olayların başlangıcı için kötü bir kitap ismi olmamış. Ama özellikle ölçü birimlerinin çevirisinde bir sürü saçmalık buldum. Okursanız fark edersiniz. Yazarın daha önce de bir kitabını okumuştum ve beğenmiştim. Bu kitap da akıcı ve tempolu bir polisiye olmuş. Keyifle okudum. Polisiye severler sıkılmadan okuyabilirler.

Garez
3/1013.03.2019

Baskı: Garez

Bir kere yazarın sürekli isimleri bir uzun bir kısa olarak yazması can sıkıcıydı. Samantha bir sonraki cümlede Sam olarak geçmeye başlıyor. 2 Sam 1 Samantha gibi ortaya karışık yazmış. Diğer isimler de benzer durumda. Bir paragrafta ismiyle ilerlerken bir sonrakinde aynı kişi soyadıyla anılmaya başlıyor. Can sıkıcıydı benim için. Hikaye, anlatım ve kurgu ise basit ve acemi işiydi. Şu isimleri karıştırma işi olmasa 10/4 alırdı belki. Beğenmedim.

Düzenbaz
9/1010.03.2019

Baskı: Düzenbaz

Bol aksiyonlu polisiye macera kitabı. Keyifle okudum. Tempoyu ve kurguyu da sevdim. Aksiyon, macera ve polisiye sevenler keyifle okuyabilirler.

Baskı: Sessiz Kurban (Maeve Kerrigan, #3)

Okuduğum 5. kurban ve Acımasız kitaplarına nazaran çok sönük kalmış. Maeve Kerrigan serisinin üçüncü kitabı. Seride süreklilik yaratmak adına Maeve'nin özel yaşamındaki duygularına da tanık oluyoruz. Özellikle kitabın ilk yarısında Rob'la ilişki durumlarına biraz fazlaca yer vermiş. Polisiye kısım ise durağan ve sıkıcı ilerledi. Tempo katmak adına hikayeye ikinci bir olay daha eklendi ve sonunda birbirine bağlanmaya çalışıldı ama dediğim gibi sıkıcılığı aşamamış bir kitap oldu benim için. Değerlendirmemde 1 puan da yazım yanlışlarından kırıyorum. 500 sayfalık bir kitapta 5-10 yazım yanlışı göze batmaz ama bu sayı 50-60'lara çıkıyorsa okuma keyfini düşürür. Bir de diyaloglarda zaman zaman kimin neyi söylediğini anlamak zor oldu. Olimpos??? Ve şu kitapları lütfen orjinal çeviri isimleriyle basın. Çevirdiğiniz isim ile hikaye ne alaka? Ve... polisiye kitap kapağında bıçak resmi olmasa olmuyor değil mi? Olimpos???

Kobra
7/1004.03.2019

Baskı: Kobra

Polisiyeden daha ziyade macera tadında bir hikaye. Bond filmeri tarzında ilerliyor. Casusluk, örgütsel işler, siyasi durumlar falan. Konu ilgi alanımda olmasa da sıkmıyor okurken. Ülkeler ve örgütler arası komplo oyunlarını seven okurlar daha fazla sevebilirler.

Anna Karenina
9/1004.01.2019

Baskı: Anna Karenina

2019'da ki ilk kitabımı bitirdim. Geçen yıl başlamıştım. 1 yılda bitirmişim ha! ha! ha! Ne akla hizmet 1062 sayfalık bir romanı tek cilt olarak basmışlar anlayamadım. Hadi ben daha önce bu denli kalın tek cilt okumadığım için aldım. İş bankası kültür yayınları bari yapmasaydı böyle bir şeyi iyi olurmuş. Okurken çok zorlandım. Fiziksel özelliğinden bahsediyorum. Elde taşınmaz, çantaya sığmaz, elde okurken kol kaslarınız ağrır, bir yere koyup okumaya kalksanız sayfalar sürekli kapanır. Çoğunlukla yüzükoyun yatıp okumaya çalıştım. Bazen de uykuya yenik düştüm. Planladığım okuma zamanının bir ay sarkması bu yüzden. Mümkünse iki cilt olanını alın. Klasik dönem kitabı. Felsefe, politika, tarım, günlük hayat, aşk, ölüm içerdiği konulardan. Benim kanaatim de aynı; Anna'dan daha çok Levin karakteri romana hakim. Levin-Kiti aşkı Vronsky-Anna aşkından daha fazla işlenmiş. Romanda çok fazla karakter olmasına rağmen sevmediğim ya da sevdiğim bir karakter çıkmadı. Başlarda biraz Levin tarafındaydım sonra dar görüşlülüğü soğuttu beni. Bir kaç film çevirisi yapılmış farklı dönemlerde. Göz ucuyla baktığım kadar kadın aktrislerden hiç birini Anna karakterine yakıştıramadım. Romanda tarif edilen Anna öyle manken gibi vücuda sahip değil, hatta hafif tombul. Yaşamda benzer bir kadın tanıyor muyum diye de düşündüm; bulamadım. Var mı benzeten?

Güzel Dost
10/1017.11.2018

Baskı: Güzel Dost

Muazzam. Tam bir klasik dönem kitabı. Çok heyecanlı, aşırı merak ettirici, inanılmaz keyifli. Bitmesin diye çok çabaladım. Maupassant hem öyküleriyle, hem romanlarıyla favori yazarlarım arasına girdi. Yazık ki ömrü kısa olmuş. Okumadığım kitapları daha da değerli artık. Öykülerinden başlayın.

Dokuz Kuyruklu Kedi
10/1003.11.2018

Baskı: Dokuz Kuyruklu Kedi

Harikulade hikayeler var. Daha ilk cümlelerden hikayenin içine dalabileceğiniz tamı tamına 12 hikaye. Evet yazar öyle hikayeye ısındırayım, şurayı biraz tasvirleyim, kahramanla ilgili bilgiler vereyim demeden sizi cup diye hikayenin içine çekiyor. Unutmadan; hikayeler çizimlerle de bezenmiş. Ben çok beğendim karakter çizimlerini. Ve özellikle; Musluktan Su İçmeyin, Süleyman'ın Bilgeliği hikayeleri favori hikayelerim oldu bu kitapta. Yazarın çevrilen diğer hikaye kitaplarını da temin etmem gerekiyor. Okumayı sevenlere rahatlıkla tavsiye ediyorum. Altın Kitaplar, altınsınız siz.

Baskı: Maupassant Seçme Hikayeler

İçerisindeki öykülerin her biri diğerinden güzel. Ne varsa klasiklerde var sanki. Otel, Oyuk, Jules Amcam, Dönüş, Korsika'dan Bir Öç Öyküsü, Moiron, Sicim, Deli, Baba Belhomme'daki Hayvan, Tüyler Ürpertici, Küçük Asker, Sauvage Nine, Bir Ana Baba Katili, Küçük Bir Dram, Bayan İnci kitaptaki öyküler. Okunmasını mutlulukla tavsiye ediyorum.

Cinayetin Simyası
6/1006.09.2018

Baskı: Cinayetin Simyası

1850'lerin Fransa'sında geçen hikayede Maupassant, Pasteur gibi ünlü isimlerle de karşılaşmak mümkün. Daha çok İngiltere tarihiyle ilgili kitaplar elime geçtiği için Fransa tarihinden kurgulanmış bu kitap farklı ve ilginç oldu. Sıkılmadan okudum ama öyle abartılacak bir tarafını bulamadım. Hikaye polisiye, macera, gizem ve az biraz gerilim içermekte. Okunabilirliği var.

Duma Adası
10/1014.08.2018

Baskı: Duma Adası

Ohhh çok iyi geldi. Kitap yokluğunda her bir kitabını ikişer üçer kez okuduğum için biriksin diye son kitaplarına el sürmüyordum. Özlemişim. Üstadın kalemine sağlık. Gerilim, gizem ve fantastik varlıklarla geçen leziz bir deneyimdi. Her kitabında olduğu gibi buruk bir son yarattı üstat. Eşi benzeri yok King'in.

Yaban Avı
1/1010.08.2018

Baskı: Yaban Avı

Bu kitap yazarın yazdığı ilk roman. Kitabın orijinal ismi Urban Shaman. Sevgili yayınevimiz ilgi çeksin, çok satsın diye Yaban avı ismini uygun bulmuş. On yılda yirmiyi aşkın kitap yazmış sonrasında. Makine misali yazmaya devam ediyor. Dilimize çevrilen tek kitabı bu olsa da yılda 2-3 kitap birden çıkartıyor. Daha çok 12-15 yaş aralığına hitap edebilecek kitap. Konu ve kurgu kötü. Anlatım vasatı bulmaz. Kitabı en itici kılan iki şey; benzetmeleri ve tasvirleri. Hiç bir şey çağrıştırmayan benzetmeler yapmış. İtici buldum. Tasvir konusunu biraz açmak istiyorum; tasvir herhangi bir varlık, olay veya mekanın özelliklerini anlatma biçimidir. Tasviri karşımızdaki kişiye söyleyeceklerimizi aklında canlandırabilsin diye yaparız. Çünkü bir şey olmuş, oluyor veya olacaktır o tasvirle ilgili. Yazar bu tasvir işini yanlış anlamış. Yerli yersiz her şeyi tasvirlemiş. Ama herşeyi. Araya bir diyalog eklemiş sonrasında yine tasvir yapmış. Sürekli bu şekilde. O tasvirlerin hikayeye hiç bir katkısı yok. Özellikle klasik eserlerde 1,5-2 sayfa süren tasvirler okuruz. Keyiflidir. O tasvirler zirveyse bu kitaptakiler de diptir. Umarım okuyup görme talihsizliğine erişmezsiniz. Önce Kralın Gözleri, ardından Yaban Avı ile okuma keyfimin içine etmiş bulunmaktayım. Dipteyim, sondayım, depresyondayım. Burdan beni kim çıkartır? Büyük usta ile kendime gelirim. Eskilerden bir Stephen King attırayım da kendime geleyim.

Kasımpatları
10/1031.07.2018

Baskı: Kasımpatları

İçerisinde Kasımpatları, sabah kahvaltısı, Öldürme, yılan, kaçış ve dünyayı düzene koyanlar'ın bulunduğu 6 harikulade hikayeye sahip kitap. Steinbeck çok fazla kısa hikaye yazmamış ama yazdıkları da edebiyatın en güzellerinden. Her birinden ayrı keyif aldım. Araya böyle ışıltılı kitaplar koymak okuma keyfimin en tatlı anları.

Baskı: Paravan (David Raker, #1)

Paravan yazarın yazdığı ilk kitap. Dilimize çevrilmiş 5 kitabı var. Hikaye içinde anlatımda, kurgu ve akışta eksiklikler olmasına rağmen başarılı bir polisiye diyebilirim. Sıkılmadan okudum.

Kralın Gözleri
1/1023.07.2018

Baskı: Kralın Gözleri

Son yıllarda okuduğum kitaplar içinde en kötü kitaplar listeme ilk sıralardan girer. 13-14 yaşında bir kızın yazdığı ilk kitapmış. Haliyle kurgu içler acısı. Karmakarışık. Anlamsız. Aslında kurgu yok bile diyebilirim. Paralel bir dünya var, git gel'ler var ama olay örgüsü yok. Anlatım son derece çiğ. Kitabı satın alırken de, okumak için çantama koyarken de kapak üstündeki " Gençlik Roman " ibaresini görmedim. Ne zaman ki okumak için elime aldım anca fark ettim. Altın Kitaplar çevirdiği için kötü olmayacağını umdum. Maalesef. Ülkemde bu kitaptan kat kat güzel yüzlerce roman yazılıyor. Bunu niye çevirdiniz ki? Parama yazık, vaktime yazık, prestijinize yazık. Genç okur için dahi kötü kitap derim. Hatta içerdiği saçma sapan mesajlardan dolayı çok kötü kitap derim. Hiç bir okura tavsiye etmiyorum.

Sekiz
8/1021.07.2018

Baskı: Sekiz

Kitap kapağında yazdığı gibi; şaheser, büyüleyici, benzerlerinin çok ötesinde falan değil. Özetle iyi bir macera romanı. Ayrıca bu sitede belirtilen sayfa sayısı yanlış. Kitap 720 sayfa. 551 değil. Bu tür bol sayfalı romanlara başlarken beklentim yüksek olur. Yazarın kucağında ne varsa sere serpe dökeceğini umarım. Çoklukla beklentim karşılanmaz. 150-200 sayfalık kitaplarda daha fazla can alıcı cümle ve hikaye bulmuşumdur. Sekiz, Cezayir, Rusya ve Fransa tarihine ilgi duyan ve bilgi sahibi olanlar için biraz daha ilginç olabilir. Benim gibi diğer kategorisine giren okurlar için kimi bilgiler çok cazip gelmeyecektir. Tarihsel anlatımlar dışında hikayenin kurgusu, anlatımı, oluşturulan atmosfer iyi. Yine de iyi bir macera kitabının ötesine geçemedi benim için. Beklentim daha yüksekti. Kitap kapağı güzel. Albenisi var. Çeviri de güzel. Ülkeden ülkeye tarihsel yolculuk yapmak isteyenler için fena fikir olmaz.

Hayalet Yazar
9/1030.06.2018

Baskı: Hayalet Yazar

İçerisinde gerilim çok yoksa da gizem yeterince vardı. Baştan sona merak ederek ve sıkılmadan okudum. İyi kitap sizi okumaya çağıran kitaptır. Dünya kupası maçını izlerken, maç bitse de hikayeyi okumaya devam etsem diye düşündüm. Altın Kitaplar bir kez daha yanıltmadı beni iyi bir kitap sunarak.

Sonsuz Gece
8/1024.06.2018

Baskı: Sonsuz Gece

Hem üçüncü kitabı hem seriyi genel olarak değerlendirirsem; içerik ve konu haricinde iyi bir serüvendi. 1300 sayfayı aşan serinin çok azında konudan koptum veya sıkıldım. Aksine özellikle ikinci ve üçüncü kitapta sayfalarca süren aksiyon dizi izlerken ki odaklanmayı ve heyecanı artırdı. Hikaye fantastik olsa da vampirler üstünden ilerlemesi, yaradılış açıklaması ve inanç farklılıkları beğenmediğim, sevemediğim kısımlar. Dünyanın iyi zamanlarından kötü sürece akışını ve yaşamı başlangıçtan sona kendilerince kurgulamışlar. Çok kitapta olduğu gibi olayların merkezi ve hikayenin neredeyse tamamı tek bir ülkede geçiyor. Bir felaket sonrası dünyayı anlatan distopya yazıyorsanız tek bir ülkeyle hikayeyi kurgulamak seri kitaplar için olumsuz oluyor. Serinin bağlandığı son tatmin edici. Açıkta bırakılmamış ve illa okur mutlu olsun diye kolaya kaçılmamış. Çeviri ve basım iyiydi. İthaki yayınevine teşekkürler. Vampir hikayelerine alerjiniz yoksa ve distopya severseniz tavsiye edebileceğim bir seri. Okuduğum vampir distopyaları arasında Doğan Kitabın ilk ikisini çevirip sonra bıraktığı Hiçlikten gelen Kız serisi açık ara öndedir.

Düşüş
8/1009.06.2018

Baskı: Düşüş

Serinin ikinci kitabı. Hikayeye biraz daha derinlik eklenmiş. Kadimler, safirler, strigoiler... Yıkılıyor. İlk kitap için de belirttiğim gibi konu vampir üstünden dönmese sağlam hikaye yazmışlar derim. Yine de okuduğum vampir hikayeleri içinde elek üstü kitap ve serilerden. "Sonsuz Gece" ile serinin üçüncü ve son kitabına daldık.

Ölümcül Tür
8/1030.05.2018

Baskı: Ölümcül Tür

Konusu vampirler olmasa ve karakterler arasında bu kadar sık geçiş yapmasa tadına doyum olmazmış. Yazarlar kutsal su, haç gibi saçmalıkları kullanmamışlar ama yine de gümüş kurşun, güneş ışığı gibi kurgusal oluşumlara yer vermişler. Burda ki vampirler biraz daha hantal. Zombi-vampir kırması gibiler. Serinin ilk kitabı bu ve hikaye haliyle bir sona bağlanmadı. Anlatımları ve olay kurguları keyif aldırıyor. İkinci kitapla devam edelim.

Oyun Bitti
5/1021.05.2018

Baskı: Oyun Bitti

Kolay okunan, daha çok genç yetişkin kesime hitap edebilecek bir kurgu. Yazarın ilk kitabıymış. Haliyle özellikle kurguda ve biraz da anlatımda o hamlık hissediliyor. Yine de başlangıç kitabı olarak fena iş çıkmamış. Sanal bir oyunla başlayan hikaye oyun boyunca kahramanımızın dilinden anlatılmakta. Bu tarz kurgunun okuduklarım içinde en iyisi Ursula Poznanski'nin " Erebos "u.

Baskı: Zehirli Kan (Lucrezia Borgia'nın Hatıratı)

Altın Kitaplar yayın evinin kitap tercihlerine her zaman güvenmişimdir. Bu kitapta da beni yanıltmadılar. Yazarı tanımasam da, kitapla ilgili yorumları okumamış olsam da Altın Kitaplar çevirdiyse kötü değildir diye düşünürüm. Hikayemiz 15. yüzyıl Vatikan'ında geçiyor. Dönemin siyasi, politik ve dini entrikalarını içeren aynı zamanda gerilim ve tarihi unsurları barındıran öyle aman aman merak ettirici olmasa da sıkmadan ve akıcı şekilde ilerleyen bir kitap. Yazarın anlatımı ve çeviri akıcı. Tür ayırt etmeden içeriğindeki güzel hikaye için okunur. Ben severek okudum.

Bir Filiz Vardı
5/1016.05.2018

Baskı: Bir Filiz Vardı

En az keyif aldığım kitabı oldu okuduklarım içinde. Olaylara bakış açısını da, yorumlamasını da sevemedim. Eski Türk filmleri kıvamında gibi ilerledi hikaye. Hikayenin sonunu acıklı bir dram diye tahmin ederken öyle olmadığını okumak sevindirdi. Hikayede ki roman yazarının dahil olmasıyla çok hafif bir " Kürk mantolu madonna " okuyormuş lezzeti sundu kitap. Roman yazarının duygularını bir farklı hissettim.

ÖncekiSayfa 3 / 12Sonraki