
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Uzun Veda
Alzheimer’ı sadece ileri derecede unutkanlık olarak bilenler varsa, bu kitap hastalığın maalesef bu kadar masum olmadığını, hem hastaya hem de hasta bakıcıya karşı ne kadar zalim olduğunu, her iki tarafı da zor zamanların beklediğini anlatıyor. http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/03/uzun-veda-andrea-gillies.html
Baskı: Çapraz Oyun
Çapraz oyun akıcı bir dilde yazılmış, güzel kurgulanmış bir kitap. Sonuna doğru olaylar açığa çıkarken, klasik bir sahne geliyor işte derken, yanlış tahminde bulunduğumu anladım. Küçük bir olumsuz eleştiri olarak da şunu söylemek isterim; Yasemin’in anlattıklarından Emine Hanım’ın adının hatırlanması ve sırf bu yüzden olayların çözülmesi bana biraz yavan geldi. Orası için daha derin bir bağlantı kurulabilirdi. (Naçizane fikrimdir) Bunun dışında kitabı beğenerek okudum... http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/03/capraz-oyun-hasan-sarac.html
Baskı: Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Millenium, #3)
Filmine gitmeyi asla düşünmüyorum çünkü hayal kırıklığına uğrayacağımı, sürekli bir karşılaştırma içerisinde olacağımı biliyorum. Buna karşın kitapları herkese öneriyorum. Bol heyecanlı, entrikalı, hoş bir seriydi. http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/02/ar-kovanna-comak-sokan-kz-stieg-larsson.html
Baskı: Beş Sevgi Dili
Beş Sevgi Dili; ikili ilişkilerde tam bir baş kaynak olacak nitelikte bir kitap. Yazara göre insanlar, sevgiyi farklı şekillerde ifade ederler ve algılarlar. Yazar bunları beş sevgi dili olarak belirlemiştir. Bunlar; Onay sözleri Nitelikli beraberlik Armağan alma Hizmet davranışları Fiziksel temas http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/03/sevgiyle-degisen-hayatlar-ve-bes-sevgi.html
Baskı: Elliot Allagash
Elliot Allagash; oldukça zengin Allagash ailesinin biricik ama yapayalnız en genç ferdidir. İstediği her şeye sahiptir ve aklından geçenlere parmağını şıklattığı anda elde edebilecek bir konumdadır. Bir çok okuldan atılmış ve sonunda babasının cömert bağışı sayesinde Grandale Lisesi'nde girmiştir fakat ilgi alanı derslerden çok farklıdır. Diğer kahramanımız Seymour; Grandale’in en silik öğrencisidir. Ders notları pek parlak olmayan Seymour’ın da pek arkadaşı olduğu söylenemez. Bir gün Seymour ve Elliot’un yolları kesişir... http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/03/elliot-allagash-simon-rich.html
Baskı: Sevgiyle Değişen Hayatlar
Tavuk Suyuna Çorba kitapları tarzında 39 kısa hikayeden meydana gelen bir kitap. Yazar daha çok evliliklerinde sorun yaşayan çiftlerin hikayelerine ağırlık vermiş. Her hikayenin sonunda Gary Chapman’ın konu üzerine söyledikleri, bizlere bununla ilgili öğütleri..vb. oluşan iki üç paragraf var. Buda bize sanki bir danışmandan akıl alıyormuşsunuz gibi bir his veriyor. http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/03/sevgiyle-degisen-hayatlar-ve-bes-sevgi.html
Baskı: Ateşböceği Yolu (Ateşböceği Yolu, #1)
Hiç arkadaşı olmayan Kate’in hayatı bir gün oturdukları sokağa Tully adında kızı olan genç bir kadının taşınmasıyla harika bir değişime uğrar. Kate artık gerçek ve hayatının sonuna kadar yanından hiç ayrılmayacak olan bir dosta sahip olmuştur. Kitap boyunca Kate ve Tully’nin lise, üniversite, iş ve aile hayatı boyunca yaşadığı olaylara gülerek, kızarak ve bazen de ağlayarak tanık olacaksınız... http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/01/atesbocegi-yolu-kristin-hannah.html
Baskı: Avcunuzdaki Kelebek
Çok fazla söylenecek bir şey yok bu kitap hakkında. Elime almamla bir nefeste okumam bir oldu. Ahmet Şerif İzgören’in de umut ettiği gibi birçok kişinin başucu kitabı olmaya aday “Avcunuzdaki Kelebek” http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/02/avcunuzdaki-kelebek-ahmet-serif-izgoren.html
Baskı: Ateşle Oynayan Kız (Millenium, #2)
Ateşle Oynayan Kız ‘da artık Mikael’in hayatı düzene girmiştir, kaybettiklerini geri alır, eski başarısına kavuşur. Lisbeth’in hayatında ise köklü değişiklikler ama bir o kadar da bela vardır. İlk kitapta Mikael’e yardım eden Lisbeth’e ikinci kitapta Mikael bu yardım borcunu ödeyebilecek midir? Zira Lisbeth tam 3 cinayetin 1 numaralı zanlısı olmuştur ve başı gerçekten derttedir. http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/02/atesle-oynayan-kz-stieg-larsson.html
Baskı: Roger Ackroyd Cinayeti
Roger Ackroyd Cinayeti”. İlk olarak şunu söylemeliyim ki romanın zaten daha önceden olmuş (cinayet olduğundan şüpheli) bir ölümle başlaması ve hemen akabinde başka bir cinayet işlenmesi kitaba hemen adapte olmamı sağladı. Agahta Christie bu romanında yarattığı ünlü karakter dedektif Hercule Pairot’a rol vermiş. Romanı çok beğendim, çünkü cinayeti araştıran diğer kişiler sizi belli bir yere yönlendirirken, Hercule Pairot hiç tahmin etmediğiniz başka bir yön sunuyor ve şaşırıyorsunuz. http://beyazkitaplik.blogspot.com/
Baskı: İz
Yüreğim Seni Çok Sevdi’den sonra büyük heveslerle aldığım ve malesef hayal kırıklığına uğradığım kitaptır. İsmiyle hiç bağdaşmayan bir “Baba-Kız” hikayesi. Baba mesleğini devam ettiren ama babasıyla küs ayrılan Verda’nın, babasının ölüm sebebini araştırmasını, izini sürmesini ve çok önemli bilgilere ulaşmasını konu alan bir kitap. http://beyazkitaplik.blogspot.com/
Baskı: Yüreğim Seni Çok Sevdi
Son sayfalara geldikçe kızdığım, bitmesini hiç istemediğim nadir kitaplardan. Birbirine yeterince sıkı tutunamayan, ailelerini aşklarının önüne geçiren aşıkların trajik sonu.. Okurken devamlı kızdığım Aslı, üzüldüğüm, arada kalan zavallı Murat.. Yine ince detaylarla anlatılan Amerika şehirleri, Bursa tanıtımı, inanılmaz güzel Nazım Hikmet şiirleriyle Murat’ın aşk itirafları, kocaman kalbi ve hiç bitmeyen aşkı, Aslı’nın anlamsız inadı ve saçma davranışları.. http://beyazkitaplik.blogspot.com
Baskı: En Son Yürekler Ölür
Canan Tan’la ilk tanışmam “En Son Yürekler Ölür” romanıyla oldu. Roman’ın en can alıcı yeri kuşkusuz kiraz kırmızısı spor arabayla yapılan yaklaşık 1 saatlik Kuşadası-İzmir yolculuğu, çünkü olayların akışı tamamıyla değişiyor. Şu an günümüzde çok önemli yeri olan organ nakli konusu kitaba hakim oluyor bir anda. http://beyazkitaplik.blogspot.com/
Baskı: Parayı Bulduğum An Alayını
Yazar ilk sayfadan itibaren körü körüne inandığımız şeylerin aslında doğru olmayabileceğini vurguluyor hep. Hikaye, bir gencin bir sabah uyandığında vücudunun tamamen mavi renk olmasıyla başlıyor ve olaylar birbirini kovalıyor. 250 sayfalık kitabın 180. sayfasına kadar saçma sapan bir hikaye okudum gülerek ve hep "Nasıl bi kitap bu ya?" diyerek ama yazar son 70 sayfada Daaannn! diye gerçekleri yüzüne vuruyor insanın... http://beyazkitaplik.blogspot.com/
Baskı: Mino'nun Siyah Gülü
Mino’nun Siyah Gülü Hüsnü Arkan’ın 6. romanıymış, benimse okuduğum ilk romanı. Yazar 12 Eylül’ü konu almış kitabında, bir ailenin aşklarıyla, kavgalarıyla, iç sesleriyle dolu dramını anlatmış. Kitabın en güzel taraflarından biri iç içe 2 ayrı aşkı anlatması. Kahramanlardan biri kitaba adını vermiş olan Mino, yani Münevver. O zor yıllarda küçük bir kasabada, kendi kararlarıyla, kendi doğrularıyla sadece kendi için yaşayan bir kadın Mino. http://beyazkitaplik.blogspot.com/