gül ekmen
@gül ekmen

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: İnsan İsterse Azmin Zafer Öyküleri 5

Kitabı okurken hoşgörü, tevazu doğruluk erdem konuları öyle güzel işlenmiş ki insan manevi yönünü sorgulamasına neden oluyor..Elif Şafak’ın 15 yıllık tasavvuf merakı Şemsin 40 kuralını yazmasında etkili olmuş okurken o kuralların gerçek olduğu hissine kapılmıştım yazarın hayal gücüne bu yüzden hayran oldum denebilir. AŞK her dilde aynıdır ve insan üzerinde çeşitli halleri vardır ama benim için en güzel yanı kayıtsız şartsız inanmaktır.. Kitaptan Alıntılar… Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milâd demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi bu oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya da kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde... Hepimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz ve bizi tamamlayacak olan şey aşk.” Hepimizin hayat mücadelesi tamamlanmaya çalışmakla geçiyor. Bunun için debeleniyor, çaba harcıyor, düşüyor, kalkıyor, tekrar yola devam ediyoruz. Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

Aşk
7/1003.04.2015

Baskı: Aşk

Kitabı okurken hoşgörü, tevazu doğruluk erdem konuları öyle güzel işlenmiş ki insan manevi yönünü sorgulamasına neden oluyor..Elif Şafak’ın 15 yıllık tasavvuf merakı Şemsin 40 kuralını yazmasında etkili olmuş okurken o kuralların gerçek olduğu hissine kapılmıştım yazarın hayal gücüne bu yüzden hayran oldum denebilir. AŞK her dilde aynıdır ve insan üzerinde çeşitli halleri vardır ama benim için en güzel yanı kayıtsız şartsız inanmaktır.. Kitaptan Alıntılar… Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milâd demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi bu oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya da kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde... Hepimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz ve bizi tamamlayacak olan şey aşk.” Hepimizin hayat mücadelesi tamamlanmaya çalışmakla geçiyor. Bunun için debeleniyor, çaba harcıyor, düşüyor, kalkıyor, tekrar yola devam ediyoruz. Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

Baskı: Yüreğim Seni Çok Sevdi

Kitap bittiğinde dilimdeki tek sözcük "ruhsuz, narsist zavallı Aslı ohh olsun sana hakettin ama" oldu.. :) Neyse Türk filmi tadında klasik Canan Tan romanı..Soma felaketini yaşadığımız şu acılı günlerde edebi bir eseri tam olarak algılayabileceğimide sanmıyorken aparatif niyetinde okunası bir kitap..Ama akılda kalıcı nokta istakozların beyninin ve ses tellerinin olmadığı böylelikle soframıza gelme aşamasında çiğ çiğ kaynar suya atıldıklarında acı hissetmemeleriydi ilginç..

Aylak Adam
8/1003.04.2015

Baskı: Aylak Adam

1950'lerde yazıldığına inanamayacak kadar bugünsel kitap..Kahramanımız C. olanla yetinerek, aramadan, düşünmeden yaşanılsın diye yaratılmış bir dünyada yalnızdı. Aylaktı..Oğuz Atay'ın Tutunamayanlarının babası sanırım Aylak Adam... Altını çizdiklerim : "Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu. sevmek! kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?" “Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu...” "Kimsesiz kalsın istiyordu. "benim ona tutunabilmem için onun benden başka bir dayanağı olmamalı." "Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez."

O Günler
6/1003.04.2015

Baskı: O Günler

Melih Cevdet Anday çevirisiyle Boris Pasternak?'ın otobiyografisini anlatan Rus sanatına içsel bakışı sağlayan, Shakespeare'den çevirilerle iyice edebiyat dünyasının içine alan bir kitap..

Gök Cephesi
6/1003.04.2015

Baskı: Gök Cephesi

Çevirmeninin Cemal Süreyya olması nedeniyle arkadaş tavsiye ile aldığım bu kitap Vietnam savaşında hava kuvvetlerinin verdiği mücadeleyi askerlerin vatan millet bilinciyle en ufak bir kaygı belirtisi göstermeden ateşin ortasına atılışlarını hemde savaşın içindeki askerin günlüklerinden, notlarından roman haline getirilmiş haliyle anlatan bir kitap..

Kürk Mantolu Madonna
8/1003.04.2015

Baskı: Kürk Mantolu Madonna

Öyle tutkulu öyle güzel bir aşk ki anlatılan kitabın sayfalarını çevirirken bitmesin derken merak ve eziyeti aynı anda yaşadım içim paramparça İnsanın ruhuyla yaşamaya başlaması aşk için aşk yüzünden bir ömrü heba etmesi ve aşksızlıktan ölmesi.. Ondan ayrılmanın bana güç geleceğini biliyordum. Fakat bunun bu kadar korkunç, bu kadar acı olacağını tasavvur edememiştim

Baskı: Ve Dağlar Yankılandı

Khaled Hosseını kitaplarını okumak benim için keyiftir ancak bu son kitabı için “Uçurtma avcısı” ve “ Bin muhteşem güneş” teki duygu yoğunluğunu alamadım..Aslında ana karakterler insanda inanılmaz merak uyandırıyor fakat araya giren yan karakterlere gereğinden fazla değinildiği için sürekli kopmalar yaratıyor. Okunmaz mı okunur zira Hosseını’nin anlatımı akıcı 3 kitabınıda okumuş biri olarak diyebilirim ki sanki orada o zamanda yaşıyorsunuz öyle ki üç kitabınıda ara vermeden arka arkaya okumuş olduğumdan olsa gerek içim dışım Afganistan savaş ve acı ile doldu..

Bin Muhteşem Güneş
7/1003.04.2015

Baskı: Bin Muhteşem Güneş

Hosseını'nin anlatımı insanın yüreğine öylesine dokunuyor ki kendinizi olayların içinde buluyorsunuz.. Ve acı.. Dünyada nerede doğduğunuz nerede yaşadığınız kaderinizi belirliyor. Halime binlerce kere şükrederek okudum Afganistanda kadın olmak o acıları yaşamak, insan yerine konmamak, çocuklarını savaşta kaybetmek, açlık, erkek egemenliğinde sevilmek ne demek hiç öğrenemeden bir hayatı acılar içinde hatta meydanda taşlanarak öldürülmek süretiyle bitirmek :( Bunlar gerçek dünyada böyle halen böyle hayatlar var. Ve herşeye rağmen sanki iyi bir dünyada yaşıyormuş gibisine gülümseyebilmek, insanlık adına birşeyler yapmak için kendini feda edebilmek.. Kitabın benim açımdan ders veren en etkileyici cümlesi: "Yüreksizlerin asıl cezası; gerçeği, iş işten geçtikten sonra, artık yapılabilecek hiçbirşey kalmadığında görmek, anlamak."

Uçurtma Avcısı
9/1003.04.2015

Baskı: Uçurtma Avcısı

Yaşamayı bırak tahmin bile edemeyeceğimiz kadar çok acı var bu dünyada..Kitabı okurken her sayfasında içim burkuldu her karakter farklı bir hayat dersi verdi.En önemliside VİCDAN..Emir gibi vicdanımla karşı karşıya kalacak birşey yapmış olm...aktan korktum acaba demedende edemedim.Küçücük çocuklar büyük acılar yinede herşeye rağmen sanki dünya çok güzel biryermiş gibi gülen savaşın ayırdığı insanlar Nefes aldığım ve bugün yaşadığım hayat için binlerce şükrettim ayrıca Hasan kadar güzel iki dostum olduğunu bilmek gücüme güç kattı. .

Bukre
6/1003.04.2015

Baskı: Bukre

Türk filmi tadında bir aşk hikayesi..Aşkla aranız iyiyse üstüne birde yaralarınız varsa bir yerinden yakalıyor insanı. Ben altını çize çize okudum işte çizdiklerim : Karşındakine benzemek değildir uyum kendini kaybetmeden karşındaki olmaktı...r Aldatılan terkedilen birinin önce acısı mı yoksa yalnızlığı mı fark edilir? Gözyaşı bilmez neden aktığını ama göz bilir neye ağladığını. Beni sevmeyi unutma. Ellerini tuttuğunda duyduğu huzuru, ona yeryüzünde verecek başka hiçbir insan yoktu. İnsan kalbinden kaç kişinin gelip geçtiği değil, kimin hangi derinlikte iz bıraktığı önemlidir. Gidende değişir kalanda. O yüzden kaldığı yerden başlamaz hiçbir ilişki değiştiği yerden başlar ve değişen hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Ne kötüydü bir bütün olarak yaşarken parça parça ölmek. Birbirinin içine yerleşip , birbirinden haberi olmadan yaşayan, ancak ayrıldıktan sonra birbirine ne kadar bağlandıklarını fark eden insanların yalnızlığıydı aslında onlarınki. İnsan kendinden çok fazla vererek sevince, kendinde sevilecek bir şey bırakmıyor muydu yoksa? Sevdikleri gidince en çok neye alışır insan. Yok olmalarına mı; yokluklarına rağmen ayakta kalabilmelerine mi? Hissedeceğim kadar yakın dokunamayacağım kadar uzaksın. Öldür beni yaralı kalırsam özlerim. Geçmiş iyi bir şey olsaydı geçmezdi. Yaşamıyorsun sen bir başkasının hayatında ölmüşsün. Ama bil ki her yerde değilsin, benim için her yer sensin. Geçmişindekini unutamayan, en çok şimdisindekini aldatır. Anı yaşamak la anda yaşamak aynı değildir. Hayatın verdiği herşey için bizden bir şey aldığını öğrendim Yaşıyor gibi değilde hayatta kakmaya çalışıyor gibiydim. Senin hiç kalbine saplanan ama acısını ruhunun çektiği bir ağrın oldu mu?

Baskı: Çöl Çiçeği Masalı

Kitabın ilk başları yavaş ilerlediğinden nereden başladım bu kitaba derken kendimi bir anda masalın içinde masalın bir parçası olarak buldum yine önyargı yani..Sonra olaylar karşısında sinirlendim meraklandım ama en sonunda üzüldüm Neden? ...Çünkü olan yine kadına olmuştu aşka ve bir erkeğe güvenmek yine bir hata olarak çıktı karşıma..Kitabın özü " masalın içinde kaldığımız sürece bizde masalın kahramanı olabiliriz" “Hepimiz bildiğimizi sandığımız, ama asla bilemeyeceğimiz bir âlemde yaşıyoruz. Burası öyle bir yer olmalı ki, gördüğümüzü, dokunduğumuzu tat aldığımızı, hatta yaşadığımızı sandığımız tüm bu şeylerin her biri önceden yazılmış olmalı. Bir başkası tarafından, harflerle, kelimelerle, belki de bir masala dönüştürülmüştür. Bilemiyorum. Bizler ‘önceyi ve şimdiyi’ geleceğe taşımak için sözcüklerin ardındaki ikinci, üçüncü, dördüncü... gizleri çözmeliyiz.”

Siyah Kan
10/1003.04.2015

Baskı: Siyah Kan

Tek kelimeyle soluksuz okudum kitabın ortalarından itibaren itiraf etmeliyim ki katilin peşimde yada kimi zaman ensemde olduğu fikrine kapıldım..Müthiş bir kurgu, inanılmaz bir zeka psikopat ve karizmatik bir katil. Kurbanının vücudunda ora...ntılı ve toplardamarlarından geçecek şekilde bıçaklar yaralar açmak onları nadir bulunan saniyeler içinde kapatabilme özelliğine sahip bir balla kapatıp oksijensiz bir havada nefessiz kalmasını sağlayarak yavaş yavaş öldürmek ve kurbanı ölürken o yaraları ateşle balı eritmek yoluyla açmak ve kurbanından akan kanı oksijen tüpü takıp geçip karşısına seyretmek..Bilin bakalım kanın rengi ne? Kırmızı mı hayır tabiki SİYAH KAN

Baskı: Zalim Cazibe (Rogues of Regent Street, #2)

Çok romantik.. İkiside birbirini ölesiye seviyor ama ikiside birbirinin sevgisinden süpheli tuhaf ama iki tarafta platonik aşık gibi..Kitapta çoğu zaman "hadi ya söyle işte bak öyle değil sen yalnış anladın seni çok seviyor" dediğim noktalar çok oldu ve kitaptan en çok ilişkilerde açık ve net davranılırsa kazanılır özünü benimsedim. O dönemin şartlarına göre kadın sığınma evinin zor şer ayakta kalması için verilen mücadele, kadınların söz sahibi olması için yapılan mücadeleler ve zorlu şartlar günümüzde özelliklede bazı kesimlerde hala aynı sorunların olduğunu hatırlattı:(

Tutsak
5/1003.04.2015

Baskı: Tutsak

Sürükleyici bir gerilim..Sanki orda o uçurumda o mağaradaymışsınız gibi tüylerinizi ürperten sizi konunun içine çeken bir kitap..

Kış Bahçesi
7/1003.04.2015

Baskı: Kış Bahçesi

Bir roman hem boylesine huzurlu biterken hem de nasil bu kadar hüzünlü, bu kadar can yakici olabilir.Bir anne ile kizlarinin iliskilerini sorgulayan siradan bir roman oldugunu dusunerek basladim ancak işin cok cok farkli bir boyutu varmis.. Gerçek şu ki "İnsanların davranışlarını değil, davranışlarının nedenlerini sorgulamalıyız önce" mesajını veren okuduğum en iyi kitap..

Zar Adam
2/1003.04.2015

Baskı: Zar Adam

Kitabın arkasında hayatınızı değiştirecek çok güleceksiniz gibi övgülere bakarak dönemin en çok satanlar listesinde olmasınıda gözönüne alarak okumaya başladığım bu kitap tam bir hayalkırıklığı hatta 464 sayfalık bir eziyet.. Çoklu kişilik ...yada kişilik bölünmesi yaşayan kişiler için zar bir seçenek olabilir ancak yazar zara secenekleri kendi verdikten sonra zarın şansı yada zar istedi diyor yani tam bir ironi..Kitabın tek gerçekçi tarafı mutluluğa giden en doğru yol her düşünceye önem vermek içindeki her dusunceyi açığa çıkartmaktan geçer.

Böğürtlen Kışı
7/1003.04.2015

Baskı: Böğürtlen Kışı

Kitabı gözyaşları içinde bitirdim Soru şu "Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı tek kelime ile nasıl dile getirirsiniz?" bir annenin evlat acısı ancak böyle duygulu işlenebilirdi

Düşes
3/1003.04.2015

Baskı: Düşes

Politik taktikleriyle hükümet değiştiren kadın..Bir solukta okudum diyemeyeceğim çünkü herzaman olduğu gibi politika iktidar devrim olayları hala hiç ilgimi çekmiyor ama inatla okudum çünkü başlamış bulundum Yinede kadının azmi takdire şayan..

Baskı: Safiye Sultan (Sözüm Ki Tek Sana Geçmez Celladımsın Ey Zaman, #3)

Bu 3 seti okurken iyiki osmanlıda yaşamamışım dedim her sayfasında Safiyeden nefret ettim kendi oğlundan başkası tahta geçmesin diye en yakın arkadaşının 3 oğlu hatta kendi torunu dahil tüm erkek bebekleri öldürdü tarihe bakılacak olursa bir kadının damarına bastığında korkulması gereken bir canlı olduğuna tekrar emin oldum

Baskı: Safiye Sultan (Ya İpek Urgan Ya Gümüş Hançer, #2)

Bu 3 seti okurken iyiki osmanlıda yaşamamışım dedim her sayfasında Safiyeden nefret ettim kendi oğlundan başkası tahta geçmesin diye en yakın arkadaşının 3 oğlu hatta kendi torunu dahil tüm erkek bebekleri öldürdü tarihe bakılacak olursa bir kadının damarına bastığında korkulması gereken bir canlı olduğuna tekrar emin oldum

Baskı: Safiye Sultan (Hadım Edilmiş Bir Aşk, #1)

Bu 3 seti okurken iyiki osmanlıda yaşamamışım dedim her sayfasında Safiyeden nefret ettim kendi oğlundan başkası tahta geçmesin diye en yakın arkadaşının 3 oğlu hatta kendi torunu dahil tüm erkek bebekleri öldürdü tarihe bakılacak olursa bir kadının damarına bastığında korkulması gereken bir canlı olduğuna tekrar emin oldum

Kır Çiçeği Tepesi
7/1003.04.2015

Baskı: Kır Çiçeği Tepesi

Çok etkileyici bir kitaptı..Kahramanımız o kadar yoksul ve o kadar acı içinde yaşadı ki zaman zaman çok üzüldüm ama kitabın anafikri sanırım "elimizdeki gücün farkına vardığımızda çok şey yapabileceğimiz"di..

Suç ve Ceza
8/1003.04.2015

Baskı: Suç ve Ceza

Uzun zaman önce okunmus olsamda ilerleyen yaslarda donem donem okunmasi gereken bir kitap oldugunu dusunuyorum. Yazar insan psiklojisinden çok iyi anldaıgını göstermiş bize.. Her suç suç değildir

ÖncekiSayfa 5 / 6Sonraki