thestudyingduck
@thestudyingduck

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Sofie'nin Dünyası
7/1016.01.2013

Baskı: Sofi'nin Dünyası

Sonuna geldiğimde gerçekten çok yormuştu bu kitap beni, hele sonu tekrar okumam gerekmişti tam algılayabilmek için. Sanırım bu kitabı ya seversin ya da hiç sevmezsin ortası yok gibi

Baskı: Kızıl Damla (Gece Avcısı Dünyası, #1)

Serinin devam kitapları okuyabilmek için tekrar okudum kitabı ama yine aynı tadı aldım. Güzeldi. Tavsiye ederim diyeceğim serilerden :)

Baskı: İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü

adam ilan-ı aşk için kum tepesini düğün için deniz kıyısını seçti. ve dokuz günlük balayı capri adasında geçti. ilk akşam yemeği: balık yahnisi doğrusu çarpıcı bir yemek. adam yumuladursun kadından bir dilek. dileği yerine geldi: bir bebek ama bir sorun doğdu o an: bir insan mıydı bu doğan? gerçi beşer parmak vardı ellerde ayaklarda işitip hissediyordu da öyleyse mesele neydi ki? ah bu çocuk öyle tuhaf bir şeydi ki! o aşk hikayesinin sonu buydu bu doğum o mutluluğun sonuydu çıkıştı doktora kadın: "benim olamaz bu. çok farklı huyu suyu. kokusuna bakın: okyanus, yosun ve deniz suyu!" doktor içerledi "hanımefendi, kabahat benim mi oğlunuz yarı-istiridyeyse siz yine şanslısınız dün bu ilde gagalı bir kız doğdu. üç kulaklı. her neyse. siz en iyisi şirin bir eve taşının: sahilde uygun isim arandı epey. sonunda sam oldu adı. tabii aslında "midyeye benzeyen o şey" sonra herkeste bir merak bir merak istiridye çocuk ne zaman kabuğundan çıkacak? bir gün thompson dördüzleri onu görünce "çift kabukluuuu" diye alay edip kaçtı çabucak bir bahar günü sokakta unuttular sam yağmur altında kaldı. biriken suyun mazgaldan gidişine baktı-daldı. annesi arabayı otobanda durdurmuş ön panele vurup duruyordu keder, hüsran, ızdırap. tahammül etmek zordu. bir gece "hayatım" dedi kocasına "sakın alay ettiğimi sanma bana tuhaf gelen bir şey var kızmaca yok ama. anlaşılan yataktaki sorunlarından ötürü oğlumuzu suçluyorsun her an" adam perişan. macunlar merhemler denedi umutlanıp zaman zaman iksirler losyonlar ve kaşındıkça kaşındı kan-revan. doktor dedi ki adama "kesin bir şey denemez ama, belki derdinizin devası derdinizin sebebi. istiridye **** gücünü arttırır derler. kim bilir, oğlunuzu yerseniz saatlerce sevişmek size vız gelebilir." gece adam usulca süzüldü oğlunun odasına gözünde kan, alnında ter, dilinde yalan. "mutlu musun evlat? doğrusu cennet dururken çekilmez böyle hayat düşün bi kere bezip de bu hayattan ölmek istemez mi insan?" gözlerini kırpıştırdı sam ama cevap vermedi. babası iyice kavrayıp bıçağı gevşetti kıravatı. tam tutmuş kaldırırken oğlu ceketine damladı adam kabukları ağzına dayadı ve gidiverdi sam boğazından aşağı sam'dan arta kalanları hemen götürüp gömdüler deniz kıyısına, kumsala. bir damla gözyaşı, bir dua. ve pürtelaş döndüler yuvalarına. istiridye çocuğun mezarı:haç sahile vurmuş olan bir tahta parçasından ve kuma yazılmış bir söz: "kurtarır hazret-i isa" ama silindi haritası denizin ilk kabarmasıyla.

Baskı: Tutkulu Aşk (Chinooks Hokey Takımı, #1)

Başlarda sıktıysa da 100'den sonrası güzeldi =)

Baskı: Çöllerin Şovalyesi (Throne of judar #3)

Konu itibariyle güzel romanlardı ama Çöllerin Şövalyesi'nde aklımda kalan şey HALEN DAHA lafı, sürekli olarak kullanılmış ve insanı rahatsız ediyor. Birde zaman kavramı çok anlaşılır değil. Çeviriden kaynaklanıyor olmalı, çünkü yazarın diğer kitaplarında böyle bir şeye rastlamadım.

Baskı: Paranın Peşinde - Aynadaki Kadın

İlk kısmı hiç anlamadım bile resmen oldu bittiye geldi :S

ÖncekiSayfa 6 / 11Sonraki