Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nazan bekiroğlu
Nasıl herkese duyuruyum da sesimi diyeyim: Bu anlattığınız ben değilim. ben bu anlattığınız değilim. Yusufu ben nasıl yerim? Ben Yusufu nasıl yerim? Sözünün bu kısmına gelince kurt. nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü. ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı. Ve devam etti:Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. alnı…

Yazar: nazan bekiroğlu
Bir gün Sabâ Melikesi Belkıstan, Âdemle Havvanın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdemde gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım.Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attı…

Yazar: sadık yalsızuçanlar
Aşıklık ne müşkil haldir.Hayır hayır. olamaz! Gerçekten daha gerçekti gördüğü.Güneş gibi apaşikar. ay gibi pırıl pırıldı...Eşiğine fırlattı bedenini.Ey yazgımın gülü! Ey alnımın ak yazısı diye bağırdı. Söyle bana hangi bağın gülüsün sen?Peri dile gelerek. seslerin en güzeliyle.Ey yüreğimin sancısı! dedi. Kesiş dağının gülü. İriskin bağının sümbülüyüm ben. Sen de söyle bana. hangi rüzigar attı sen…

Yazar: sadık yalsızuçanlar
Akşam kurstan dönünce posta kutusunda bir mektup buldu. Ceylanlardan geliyordu. Yazmanın yaşamaktan daha değerli olduğunu düşündü. Belli belirsiz bir sesle Yazı bir uçmaktır dedi. Oysa yıllar önce, Edebiyat daha çok sonsuzlukta bir cereyandır, yazı onun için bir mazbata mahallidir derdi. İçeride ölgün bir ışık vardı, şaşırdı, böyle bırakmamıştı çıkarken. Kapı aralıktı. Papağan içerideydi. Öld…

Yazar: sadık yalsızuçanlar
Yeryüzüne sığmayan bir acıyız, içimize sığan yeryüzünden büyük acılarız. Biliyorum yangınsız bir kelime bırakmadım sana. Sadece kül kaldı sözlüğümüzde, geride külden çocuklar bıraktık. Ne çok çocuklar yaşadık, ne çok çocukluklar. Ne çok pervane sandık kendimizi, mumun çevresinde uçuşarak, yaşamak yanmaktır diyen. Ne çok aldattık, aldandık kendimizle. Ne çok cürümler işledik, yıkandık yalan sulard…

Yazar: ismet özel
Elinden iş gelip de üzerinde toplum baskısı denilen şeyi hissetmeyen ve bu baskıyı bir biçimde etkisiz kılma çabası göstermeyen insan yok gibidir. Bir toplum baskısı, yani bir ortalamaya rıza dayatması her alanda kendini gösterir. İrili ufaklı cinci hocaların tümü onlar beni aldatacağına; ben onları aldatayım mantığını yürütür. Bu mantıkla hareket ettikleri içinde geçerli mantığın eyyamcılık gibi…

Yazar: ismet özel
Dönüm noktası... Bu söz size hoş gelmedi mi? Bir dönüm noktasında bulunmaktan rahatsızlık mı duydunuz? Öyleyse bu kitabı elinizden derhal bırakın ve bir daha elinize almayın. Çünkü bu kitap varlık sebebini her şeye rağmen dönüşümün gerçekleşebileceği hususunu faş etme inadında buluyor.

Yazar: ismet özel
1988 yılında Waldo Sen Neden Burada Değilsin? diye sormuştum. Bu sorunun patentine benim sahip olmadığım cümle âlemin malûmudur. Soruyu ilk olarak 1846 yılında bir transcendentealist & anarchist Amerikalı, diğer bir trancendentalist; ama hiç de anarchist olmayan Amerikalıya sormuştu. Kendisine soru sorulan Ralph Waldo Emersonun, soruyu soran Henry David Thoreau hakkında söyledikleri arasında…

Yazar: cihan aktaş
Modernizmin kuşatması altındaki bir dünyada kendini yeniden tanımlamak zorunda kalan müslüman kadın, ne olması ve ne yapması gerektiğine ilişkin birçok soruya cevap verme zaruretiyle yüzyüze gelmektedir. Modernist kültürün kadın konusunda müslümanlara yönelik baskısı, hayatının hemen her alanında müslüman kadının karşısına çıkmasıdır. Modernizmle din arasında süren çatışmada müslüman kadın, gerek…

Yazar: cihan aktaş
İslâmcı Kadınların Kamusal Alan Tecrübesi Bacı, Anadolu insanı için sosyal hayatta akraba veya akrabalık dışı kadın ve erkek ilişkilerinin sıcak, masum ve güvenilir yönünü temsil ediyordu. Başörtüsü, Allahın emrine itaat etme isteğinin yanında, esasında Bacı olma niyetinin de ifadesiydi. Tesettür, kadının kamusal alanda insan kimliğini netleştirmek üzere, cinsel bir nesne olarak algılanmasına izi…

Yazar: cihan aktaş
Semavere od salmışamİstekana kand salmışamYarim gedip tek kalmışamNe azizdir yarın canıNe şirindi yarın canıBir türkünün gücü bu kadar sınırlı uçucu mudur? Artık böyle sevdaların olmadığından söz ederken, bizimki farklı olabilir der gibi bakmıştı. İçeri Şehirin küçelerinde dolaşırken, ilerilerde bir yerde serpilen suyun sesini, akan çeşmenin şırıltısını, komşudan istenen ateşle yakılan semaverin…

Yazar: ali şeriati
Şehadet, İslam düşüncesinde Allahın tek ilah oluşuna en yakın şahitliği ifade etmektedir. İslam tarihi boyunca dinin insanlar arasında yayılmasına önemli katkıları olan şehadeti Dr. Şeriatinin kalemiyle daha yakından hissedeceksiniz. Şehadet eyleminin afâki bir romantiklik olmadığını bu kitapla anlayacaksınız.

Yazar: ali şeriati
Sorumluluğun bilincinde olan Müslüman aydınlar, altı seslenilenle konuşma sanatı konusunda kendilerini yetiştirmelidir.Yeryüzü aydınları, Müslüman kardeşler, kentli toplumsal yığınlar, kadınlar, köylüler, çocuklarımız.İşte bu: Çocuklar açısından, düşünsel ilişki kurularak, bu düşünyapının aktarılması, eli kalem tutan bu düşüncedeki büyükler açısından da, bu yolun başlatılmasına yönelik bir çağrı…
