Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jane austen
Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan gurur ile Elizabethin ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği önyargı, Darcyy…

Yazar: jane austen
İngiliz Edebiyatının Unutulmaz Klasiklerinden: İknaÇok Boyutlu karakterleri, sağlam kurugusu ve sıradan hayatları hikaye ettiği nüktedan anlatımıyla Jane Austen, Batı Edebiyatının en çok okunan yazarlarındadır.Jane Austen, yaşadığı yüzyılın gerçeklerine yazdığı kadın kahramanlarıyla adeta isyan eder. Bu sebeple Anne Elliot güçlüdür ancak yine de sosyal konumunun mecburiyetlerine ikna edilmekten…

Yazar: münire daniş
Yaşamak bir uyku ve düşlerden ibaretmiş anladım. Kendi düşlerimi, Simurga doğru yola çıkmak için bir araya gelen kuşlar gibi topladım. Ve şimdi uçuruyorum hepsini; kanat gürültülerinden bir yakaza düşü gibi...Münire Daniş, çağdaş bir hikayenin genç ve başarılı isimlerinden. O. kalemini dış dünyadan çok insan mahiyetinde derinleştirmeyi tercih ediyor. Dervişn Mülklerinden sonra Uykusuz Düşlerde Da…

Yazar: münire daniş
Ateşe yazgılı pervanelerAşığın elindeki kâr sadece aşk. Ve aşk yordamına sahip gönül. aşkın sürekli göçebesi. Hep yürümek zorunda o; kendinden aşka. aşktan sevgiliye. Ki aşkın yegane koşulu sevgiliyi aramaktır. Bulmakta aramaktır. Aşığın aşktan bütün nasibi. aramak...Aşk. gönül konutunu aydınlatsın. bu yeter aşığa. Can konutu kime adanmış bunu bilsin yeter. Artık gizli kanatları vardır aşığın; yâ…

Yazar: münire daniş
Gökyüzünde ne kadar yıldız varsa, yeryüzünde de o kadar hikâye yaşardı. O hikâyelerde herkesin bir yolu, her yolun bir yolcusu olurdu. Kimisi için bir hücreydi akıp geçen zaman, kimisi için her şey yeniden başlardı her an. Kimisi için bir uyku, kimisi için bir rüyaydı.Bazı hikâyeler bir zindanda unutulan kimsesizler gibi silinip giderdi. Bazıları da anlatılan rüyalar gibi zamana yayılır ve yoruml…

Yazar: münire daniş
Bir dertli kul idim derman arayan... diye söze başladı Beyazid-i Bestami:Kalbime bir süvari gibi indim. Bütün ellerimle Hakkın kapısını çaldım, belâ eliyle çalmadıkça kapı açılmadı.Bütün dillerle izin istedim, hüzün diliyle istemedikçe izin verilmedi.Bütün ayaklarla Ona giden yolda yürüdüm. Yokluk ayağıyla yürümedikçe dergâhına varamadım...Denildi ki, Ey Bayezid! Nefsinden boş ol. Hiç ol da gel.…

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu
Hürriyet sükûtta gizlidir, sükût yalnızlıkta! Özgür olmayı seçenler kelimelerin yükünden vazgeçenlerdir. Her türlü ses bağdır. Ve her bağ kelimelerden bir ağ kurar insanın dört bir yanına. Bütün bağlardan kurtulacak kadar özgürlüğe meftun olanlar susmalı mıdır? Evet. Onun içindir tasavvuf ehlinin halvete çekilmesi ve onun içindir sükûtu sözden yüce tutması. Özgürleşmek, insanın kendi özünün derin…

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu
Aynı zamanda sosyoloji doktoru olan yazar, ihtimal ki bu disiplinden gelen bir bakış açısının da sahibi olarak, temelde modernleşme sürecinin hırpaladığı değerleri tevarüs etmeye aday bir insana yöneliyor. Yöneliyor ve elinde acı kalıyor. Yazma, dahası okuma eyleminin irdelenmesi, tasavvufî terminolojinin gündelik hayat sahnelerinde kullanım denemeleri, doğrudan tasavvufî mahiyette çıkılan zor ve…

Yazar: murat menteş
Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varımın yazarı Murat Menteşin uzun zamandır merakla beklenen şiirleri okurla buluşuyor. Güzel. Çok güzel şiirler. (Ah Muhsin Ünlü)

Yazar: mustafa kutlu
Tahir Sami Bey, bir karakter olarak Mustafa Kutlunun bugüne kadar verdiği toplumsal yanı ağır basan eserlere nazaran, bireyi öne çıkaran, neredeyse tek kahramanlı bir hikâye. Yazar, kırk yıllık basın-yayın hayatında muhtemelen pek çoğuyla tanışmış, konuşmuş, oturup kalkmış Tahir Sami Beylerin tümünden yeni bir karakter inşa ediyor. Tahir Sami Beyin Özel Hayatı, kendini kitaba, dergiye, bilgiye…

Yazar: mustafa kutlu
İnandığımız uğruna pek çok şeyi göze aldığımız davalar. Bizimle aynı duyguları, fikirleri paylaşan arkadaşlar. Ancak onlarla var olabileceğimizi hayatımızın bir mana kazanabileceğini düşünürüz. Ya Tahümmül Ya Sefer, yakın geçmişimizde böyle düşünen insanların, nesillerin nasıl bir araya geldiklerini, sonra nasıl dağıldıklarını, şahsiyetlerinden ve bulunmaları gereken yerlerden nasıl uzaklara sürü…

Yazar: mustafa kutlu
Onlar çekişedursun, parkın uyanık güvercinleri hiç çekinmeden önlerine kadar gelmiş, dökülen susamlara dalmışlardı. Çocuklar fazlalık olan parçayı güvercinlere doğradı. Önlerinde bir güvercin bahçesi oluştu. Biri çekinerek ayaklarına dolanan kuşlardan birini okşadı. Hayret, kaçmıyor. Bir daha okşadı, bir daha, çok hoşuna gitti bu. Hayatında ilk kez bir güvercin okşuyordu. Onu gören öteki de gü…

Yazar: canan tan
Biliyorum, imkansız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime... demişti Murat. Çünkü, yüreğim seni çok sevdi!.. Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını. Yüreğim seni çok sevdi O yürek talan O yürek yangın yeri O yürek sen istiyor Bir tek seni... Aslı ile Muratın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü... Herkesin kendinden bir şey bulabileceği kadar gerçek...

Yazar: canan tan
Canan Tan, bir ilk romanla okurlarının karşısına çıkıyor: Piraye.Genç ve güzel Piraye adını Nazım Hikmetin eşinden almıştır. Genç kızın babasıdır Piraye ismine tutkun olan; diğer kızı da babanın Nazım Hikmet hayranlığından payını alır: Hatice. Babanın açıklaması ilginçtir ki bu açıklama romanın temalarından birini de oluşturacaktır: Piraye, Nazım Hikmetin karısı. Tam adı Hatica Pirayedir. Nazım H…

Yazar: senai demirci
Senai Demirci, tüm zamanların en revaçta konularından bir olan evlilik ve aşk üzerine yazdı. Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu aşkı evlerimize ve evliliğimize çağırmayı hedefliyor. Evliliklerin aşksız kaldığı, aşkların evliliğe erişemediği çağımızda Senai Demirci bizlere yeni bir kapı aralıyor, Gelin ideal yuvayı eşimizle birlikte kuralım diyor. Ve asla unutmamamız gereken bir gerçeği hatırlatıyo…

Yazar: senai demirci, yusuf özkan özburun
İstanbul'un Çamlıca Tepesi'nde bazen asude, bazen dar vakitlerde yazıldı bu kitap. İki yazar, yaklaşık on beş yıldır devam eden, birbirlerini tüketen değil çoğaltıp meyvelendiren dostluklarının mahsulünden bir demet sunmayı deniyoruz size. Kitapta tam kırk başlık seçtik ki bu kırk başlık, tek tek bir araya gelinerek, teknolojik uzaklıklar araya girmeden, yüzleşilerek yazıldı. Biz bu kır…

Yazar: senai demirci
Allah ve melekleri, peygamberi çok salat ederler, Ey müminler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. (El-Ahzab-56)Cebraile mülaki oldum da bana şöyle dedi: Sana müjde ederim Allah diyor ki: Kim Sana selam verirse Ben ona selam veririm. Kim Sana salat getirirse Ben ona salat ederim. (Hakim, Beyhaki)Senai Demirci, aşina üslubuyla Efendimiz bizim kimimiz? Ona nasıl yakın…

Yazar: senai demirci
Kıl Beni Ey Namazla namazın bizi doğru, duru, diri ve insan kılmasının ruhunu hissedeceksiniz. Abdestle insanın zihnini ve gönlünü nasıl kötülüklerden arındırdığına şahitlik edeceksiniz. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz. Fatiha Suresinde nûnun gemisinde biz olma bilinciyle bütün kainatı kucak…
Yazar: senai demirci
Can, paslı bir bıçak yarasıdır varlığın göğsünde. Tenin beyaz yüzünde bir kardelen hülyasıdır, en canlı yıldızı, yerin en kanlı çiçeğidir. Yarada kabuk bağlayan her neyse, buzda kristal kristal biçimlenen ne ise, gökten yukarıda, yerden aşağıda ne varsa kaynayan, hepsi can yüzünden, hep can gözünden, hep can özünden. Yüreğimizin yayında gerili oktur can, ki buralı değildir, şimdiye razı değild…

Yazar: senai demirci
Senai Demirci, sadeliğin içine derinliği koyarak, kendine özgü terkibiyle Esma-i Hüsna geleneğini bugünün diliyle yorumluyor, isimlerin gölgesinde yakarış dillendiriyor. Şimdi, Esma-i Hüsnanın eşiğine giden yolun, meleklerin bize öğrettiği yoldan geçtiğini hatırlamanın tam zamanıdır: Biz bilmeyiz; Sen bildirirsin; Sen bildirdiğin için biliriz.Biz Esma Medeniyetinin çocukları; baktığı, dokunduğu,…

Yazar: nazan bekiroğlu
Masal gemisi, nihayet İstanbul Boğazı’ndan, son padişahla son şehzadesini alarak uzaklaştı. Hiçbir şey kalmadı geriye. Bir büyük boşluk kaldı geriye. Bir de bütün bunları, bulutların ufuk üzerinde koştuğu güz akşamları, kıyıya iyice yanaşan masal gemilerinin gölgelerine bakarak ve dahi o gölgeleri kendisi gibi görebilecek başkalarının varlığını da vehmederek dalgalara söyleyen öykücü.