incapita
@incapita

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Râna
9/1015.11.2012

Baskı: Râna

Uzun Gölge
10/1015.11.2012

Baskı: Uzun Gölge

Martin Eden
10/1015.11.2012

Baskı: Martin Eden

Savaşçı
8/1013.11.2012

Baskı: Savaşçı

klanı için herşeyi göze alabilen cesur kız ve savaşta aldığı görünen ve görünmeyen yaralarıyla hem fiziği hem kalbi yorgun düşmüş bir klan reisi arasında ki aşk..klasik iskoç hikayesiydi..bol bol inatlaşmalar..bana kitabı okutan kızın klanının el sanatlarında usta iken savaş eğitimi alma çabaları ve iki huysuz ihtiyarın aralarında geçen konuşmalardı..

Baskı: Baharı Beklerken (Claybornes' Brides, #5)

Garwood hani nasıl desem, lokanta menüsünü yazsın ben alır okurum diyebileceğim bir yazar oldu benim için. Kitap çıkar çıkmaz ön siparişle aldım.Serinin ilk kitabının tadını vermedi ama..Cole dakka bir gol bir aşık oldu. Azcık bir evlensem mi bağlansam mı napsam napsam diye ikilem yaşadı. Sonra bir baktım ki kızı çekmiş oturtmuş nikah memurunun önüne.. Neyse ki pazar sabahları seyretmeye alıştığım ve sevdiğim kovboy filmlerini gözümün önüne getire getire tat almayı başarabildim. Kitabı okumasaydım içim içimi yerdi, okudum ve kardeşlerin hayatlarının içine dalmaktan keyif aldım. Bütün olarak bakınca kasabanın meraklı teyzesi gibi nolmuş nolmuş diye okuduğumu söyleyebilirim. Bunun haricinde kasıp kavuran, beni benden alan, iç geçirten bir aşk hikayesi bulamadım. Dediğim gibi J. Garwood yazmasa bu hikaye bana vasat gelirdi ama Grawood un kalemi en başı sonu belli hikayelere bile merak uyandırıyor. Çeviri ise akıcılığıyla kitabı başladığın gibi bitirmene sebep oluyor..

Kalpsiz
10/1010.11.2012

Baskı: Kalpsiz

Bu kırmızı kitaplı kapaklar beni çoğu zaman kendine hayran bırakmışlardır fakat buna rağmen ben her seferinde bunun çok geç farkına varırım. Bu seferde tavsiye üzerine okudum bu kitabı ve şimdi hist.romance seven herkesin mutlaka okumasını tavsie eder haldeyim.. Kitap tüm o Cennet Konağı ahlaksızlıklar,sefahat düşkünlerinin alemlerini ortaya koyan bir kapak yapmış olsada ben okurken yer yer kederimden şakır şakır ağladım. Çalan kapı ziline cevap vermem gerekmese uzun süre ağlamaya devam edecektim. Bu kadar etkilendiğim bu kadar sevdiğim bu kadar eğlendiğim bir kitabı yorumlarken zorlanıyorum. Çünkü kitaptan dolayı hala yoğun olarak duygulu olduğumdan iki kelimeyi bir araya getirmekte zorlanıyorum.

Baskı: Cesedin Şifresi (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #2)

uzun zamandır böyle bir polisiye okumamıştım. Ortaçağ gibi çok eskilerde geçiyor olmasının etkileyiciliğini taşımasının yanında uzun zamandır neredeyse benim nazarımda Agatha'nın kitaplarının tadını bulmanın keyfine beni taşıyan bir kitaptı. Çok şükür iki kitabı Huzursuz Kemikler ve Cesedin Şifresini arka arkaya okudum ve üçüncü kitabı şimdiden hasretle beklemeye başladım. Çayımı soğuttum, insani ihtiyaçlarımı bastırdım, bana seslenenlere kulaklarımı kapadım. Kitabı okurken Üstad Hugh'un lafını bölmek gibi bir hata yapmamaya gayret sarfettim. Üstadımızın iyi br eş aramasına, hayalkırıklıklarına, yanılgılarına, muzip anlatımına kısacası Hugh'a kalbimin bir köşesini seve isteye verdim. Benim için bu kitap, hatırladıkça daima gülümsememe ve kitaplığımda olduğu için kalbimin tatlı tatlı çarpmasına sebep olacaktır. Mükemmeldi...

Baskı: Huzursuz Kemikler (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #1)

süperdi...ortaçağ kahramının günlüğünde altını çizecek kadar çok şey buldum...cerrah Hughla birlikte cinayeti aydınlatmaya çalışmak çok zevkliydi...

Kuyucaklı Yusuf
10/1001.11.2012

Baskı: Kuyucaklı Yusuf

Bu kitaba yorum yapmak için kendimde o yetkiyi görmüyorum..Sadece herkesin okuması gerek diye düşünüyorum...

Göçebe
5/1030.10.2012

Baskı: Göçebe

açıkçası uzun zaman önce başlamış ve kitapla ilgili hiçbir yorum okumamış olduğumdan konusuyla ilgili bir fikrim olmadığı için anlayamamış ve bırakmıştım..Çok sevildiği ve tavsiye edildiği için yeniden okumaya başladım ve ne yazık ki yine zorlanarak binbir güçlükle bitirdim. Bir insanın bir bedenin içinde ki sevgi dolu ruhu sevmesi, biz insanların bazen bir bedenin içinde ki sevgiyi görmekte ne kadar zorlanabileceğimiz, öğrendilerimizin anılarımızın bazen bizi köreltmesi, insan doğası -bedeni ve ruhu ile bütünleşme-ayrışma halleri ve evrensel dilin sevgi olduğu üzerine bir kitap okuduğumu düşünüyorum. Kafamda milyon tane soru işareti bırakan bir kitap..Hala bitirmekte ne kadar zorlanırsam zorlanayım uzun zaman bu sorulara cevap aramaya devam edeceğime eminim..Aslında belki bildiğim cevapları farketmeye başlamam için bir fırsat olacak bu kitap.

Baskı: Her Şey Senin İçin

colette caddle-herşey senin için...küçük yaşta öksüz kalmış ve babası tarafından ihmal edilmiş ve lise biter bitmez hayatının ilk aşkı tarafından yarı yolda bırakılmış olan Dee, sahip olamadığı bütün ilgi sevgi ve şefkati çocuğuna veriyor..Bunu yaparken arkadaşlarıyla güzel dostlukları, işiyle ilgili elde ettiği başarılar kitapta uzun uzun işleniyor..Dee, bütün yoğun anneliğine, iş hayatına, güzel dostluklarına rağmen hayatının erkeği Connor için bazen son derece ketum hareket ediyor..Connor'ın anlayışı, sabrı, sevgisi saygısıyla bence ana karakter Connor olsaymış onun ağzından okusaymışız dediğim çok zaman oldu.. Tüm çevresine rağmen kafasının içinde korkularla dolu, gergin ve yalnız bir kadın olan Dee'nin hayatının Neil ile ilgili sorun çözmesinden sonra sihirli bir değnek değimiş gibi hayatı bir anda güzelleşiyor..Bu kitapta Dee'nin yaşamı boyunca çektiği yorgunlukların bitip şeytanın bacağını kırmak üzere olduğu zaman dilimini anlatmış.. Güzel bir kitaptı..Aile, kadın, aşk, dostluk üzerineydi..Sevgilerimle...

Geçmişin İzinden
9/1005.10.2012

Baskı: Geçmişin İzinden

işin içinde bir Hollywood yıldızının olması benim için biraz itici bir durum olmasına rağmen kitapta bir çok karakterin küçük bir kasabada iç içe geçmiş hayatları bir o kadar çekici geldi..Bu kitapta yer alan tüm karakterlerin bu kasabaya gelip kendilerine yeni bir hayat kurduklarını ve ilişkilerini belli bir noktaya kadar samimi ve sıcak kılmakla beraber şehirli insan tabiatıyla sırlarını kendilerine sakladıklarını gördüm.. Bu sırlar onların mutlu olmak için ellerinde birçok imkan olmasına rağmen bu imkanları gözardı edip arızalı, karışık, kötü yönlerini besleyen bir dipsiz kuyu gibi.. Bu dipsiz kuyudan çıkabilmeleri için hayatlarını ne yazık ki kitabın bir noktasında birbirleri için karmakarışık bir hale getirdiler.. Mükemmel bir karakter ararsanız hepsi diyebilirim.. Hepsi gerçek hayatta gördüğümüz yüzler sanki..Herkesin kendini mutsuz eden, dibe çeken bir taş var ayaklarında.. Kaleminde biraz Macomber biraz Binchy tadı olan bu yazarı keyifle okudum..Polisiye, macera gerilim arıyorsanız ama katiller, dedektifler ilginizi çekmiyorsa gerçek hayatta her an karşımıza çıkabilecek kadar tanıdık insanların hayatlarının nasıl gizem dolu, nasıl gerilim yüklü olduğunu okumaktan hoşlanabilirsiniz... Sırlar kalktığında gölgede kalmış ruhlar aydınlığa çıktığında herşeyin nasıl ışıl ışıl yoluna girdiğini okuduğum son satırlara ulaştığımda yeni bir Colette Caddle kitabını elime almak için sabırsızlanmaya başladım...Umarım kitabın kapağında yer alan anahtar herkesin kalbinin anahtarı olur ve doğru insanlar o anahtarı kullanarak kalbinizin kapılarını bu kitaptaki kahramanlarınkini olduğu gibi açar..Tavsiye ederim..Mutlaka bir şans verin bu yazara..:)

Kara Melek
7/1028.09.2012

Baskı: Kara Melek

Baskı: Ateş ve Buz (Buchanan, #7)

Julie Garwood un kalemi her türü insana sevdirir. Kitabın konusu ne olursa olsun, türü ne olursa olsun, karakterlere öyle bir can veriyor ve öyle iyi yazıyor ki.. Ne yazsa okumak istediğim bir yazar.

Baskı: Seni Kalbime Yazdım (Legend of the Four Soldiers, #3)

büyük bir heyecanla bekledim, mutlulukla okudum. yazarın en sevdiğim kitabı oldu diyebilirim.

Şelale
7/1028.09.2012

Baskı: Şelale

Katilin kim olabileceği çok net ortada olmasına rağmen yine de merakla yanılmışsam ya şaşırtmaca varsa diyerek okumayı sürdürdüm. Kitabın en hoşuma giden yönü ise her karakterin iç dünyaları ile ferdi oldukları toplum arasında bağlantı kurmakta zorlanmalarına rağmen başarılı olup olmama konusunda çevre kadar kendi tercihlerinin ve kim olduklarının farkında olup olmamalarının etkisinin büyük oluşunu düşündürdü bana yazar. Güzeldi.Akıcıydı. Heyecanlıydı. Merak uyandırıyordu.

ÖncekiSayfa 6 / 11Sonraki