incapita
@incapita

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Bazı Kızlar Isırır (Chicago Vampirleri Serisi, #1)

Bazı kızlar ısırır benim üzerimde ne yazık ki sivrisinek ısırığı gibi bir etki bıraktı. Bu türe giren kitapları severek beğenerek okuyorum. Bir Bones&Cat okuduktan sonra Morganville Vampirlerinden sonra, Ethan&Merit benim için şu ana kadar okuduklarımdan daha yukarıya taşıyan bir kitap olmadı. Bu seriyi tamamen yabana da atamam. Benim için fark yaratmamış olsa bile kendi başına okunmaya değer bir seri. Serinin devamını takip eder miyim bilemiyorum ama seçimimi daha önce okuduğum serilerden yana kullanırsam birşey kaybetmişte olmam. Onlar biterse elde bu serinin varlığını bilmenin rahatlığı olur benim için.

Obsidiyen (Lux, #1)
9/1020.01.2013

Baskı: Obsidiyen (Lux, #1)

Daemon hakkında Kathy'nin" hıyar ve öküz" tanımlamalarına katılıyorum. İnsanı bu kadar sinir eden bir uzaylıya başka türlü hitap etmeyi ben de düşünemezdim. Tamam çocuk öküz ama niye öküz? Kathy'i ve kız kardeşini kötü uzaylı Arunlardan korumak için. Yani aslında "ben bir uzaylıyım- demeden bir insanı kendinden uzak tutmasının başka bir yolu yok. Bunı Daemon için iyi hal kabul etmek gerek. Bununla birlikte Dee'nin insan arkadaş edinmek için bu kadar çaba göstermesi ve diğer Luxen'lerin buna çare bulamayarak hem kendilerinin hem Kathy'nin başını belaya sokmalarının mantığını anlayamadım. Madem uzaylısın Arun'larla başın dertte ne diye daha çok belaya davetiye çıkarırsın..Daemon'i da anlayamadım. Madem sen artık Kat'i aileye soktun, birçok kereler üzerinde iz kalmasının müsebbibi oldun eee o halde derdin ne senin evladım diyesim geldi. Bu kadar kendini kasacağına ve Kat'i üzeceğine madem yol ver aşka..değil mi ama? :)

Baskı: Küller (Ashes Trilogy, #1)

bu kitap için yorum yapmak çok zor. İkinci kitabı derhal okumam gereken bir yerde bitmesi ilk sebep ayrıca kitap nasıl bitecek Alex Tom'u bulabilecek mi, Chris ne olacak, Chris'in karanlık tarafı ne...? O kadar çok soru var ki kafamda. Nasıl meraklardayım anlatamam. Gölgeler 'i hemen okumam gerek ama üçüncü kitap çıkmadan bunu yaparsam kendime eziyet etmeye devam etmiş olurum. Keşke üç kitap birden elimde olsaydı ve ben bütün sorularıma cevap bulabilseydim... Offf....

Baskı: Öpüşünde Saklı (Bridgerton, #7)

doğrusu bu kitabı diğerlerinde olduğu gibi çıkar çıkmaz değil epey bir süre bekledikten sonra alıp okudum. Dolu dolu gülüp eğlendiğim söylenemezdi. Niye böyle oldu anlayabilmiş değilim. Kitabı beğenmediğim falan zannedilmesin çok sevdim aslında. Yinede ilk kitaplarda okuduğumuz ufaklıkların "büyümüşte aşık olmuş bak sen " duygusundan sıyrılarak okumayı başaramadım. Hep o ufak halleriyle ne tatlıydılar diyerek kendime ve onlarla aramıza istemeden mesafe koydum. Sanırım bu engeli aşsaydım daha fazla keyif alabilecektim. Gareth'ı ve Hycanith'i okurken küçük kardeşimin aşk hayatını bilmeye ne kadar meraklıysam o kadar merakla okudum:) Yazar kahramanlarını nasıl benimsetmişse artık aleyhime işlemiş oldu bu durum. Fakat ailenin parçası olmak derseniz evet gerçekten olmuşum.:))) Çok tatlılar yahu. Bu seri bitince yalnızlık yoksunluk yaşayacağıma eminim:)))

Eve Dönüş
8/1008.01.2013

Baskı: Eve Dönüş

Bir Sandra Brown bir Linda Howard kitabı okuduysanız Mariah Stewart 'ın kalemini seveceğinizi düşünüyorum. Neticede aynı şekilde fazla bir uğraş gerektirmeden çözülen bir olay, bu olay yüzünden başı dertte olan bir kadın ve doğru zamanda doğru yerde bulunan yakışıklı bir erkek var bu kitapta. Kadının ve adamın geçmişte mutsuz ilişkisi etkisinde devam eden gelecek planları, birbirlerini hayatlarına kabul etmeler ve beraber denge kurmak için hayatlarında yaptıkları değişimler ya da değişmemeler :))) Günümüz polisiye aşk kitapları okumak isterseniz güzel bir seçim. Linda ve Sandra dan ne bir eksik ne bir fazla..Sadece bu yazara şans vermeniz ve benim haklı olup olmadığımı görmeniz gerek.

Baskı: Bazıları Ateşli Sever (Kincaid Hihgland #1)

isminin çağrıştırdıkları yüzünden bir türlü okumaya cesaret edemediğim bir kitaptı. Meğerse hiçte öyle korktuğum gibi değildi..Aksine oldukça eğlenceli bir kitaptı. Hayatımın en yoğun olduğu döneminde dün akşam başlayıp bu akşam bitirdim. Bazıları Hırçın Sever kitabını okumayı çok istiyordum artık yolu açmış oldum ve gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirim..İyi ki sonunda karar verip alıp okumuşum diyorum..Yüksek sesle güldüğüm yerler bile oldu. İskoçların adı geçse o kitabı okumak gerektiğini düşünür oldum..:))

Umut Işığım
10/1001.01.2013

Baskı: Umut Işığım

daha filmi çıkmadan önce okumakla iyi ettiğimi düşündüğüm bir kitap... Pat ne kadar süredir akıl hastanesinde kendi deyimiyle "o kötü yerde" kaldığını ve neden orda olduğunu hafızasından silmiş, hatırladığı tek şey karısı Nikki'yi feci halde üzdüğü ve ona layık bir eş olamadığı . Bu yüzden onu geri kazanmak için nazik bir insan olmaya çalışmak. Babası, kardeşi, en iyi dostlarıyla hayatını geri kazanmak ama en çok Nikki'yi geri kazanmaya çalışırken hayatına kendisi gibi hafif çatlak Tiffany çıkıyor.. Tiffany'de Pat'i kazanmak için herşeyi yapmaya başlıyor.(açıkçası bu sahneleri seyretmek için film merakla bekliyorum) Klasik bir kaçan kovalanır hikayesi ama anlatım o kadar farklı ki, açıkçası basit bir kaçan kovalanır hikayesi demekta açıkça haksizlık olur... Bu kitapta umutları ve hayatları tepetaklak olmuş Tiffany ve Pat'in birbirlerine umut ışığı verirken kendi diplerine ışık vermeyen mumlar olduğunu görüyoruz. Bir süre sonra ikisi birbirinin ışıklarında yıkanmaktan zevk almaya başladıklarını farketmelerinin, birkaç düşünceli insan, birkaç mucize ve bolca sevgiyle örülü bir hikaye okumamızı sağlıyor...Çok sevdiğim bir kitap oldu...Filmini merak ediyorum ama..Umarım okursunuz ve benim gibi beğenirsiniz..Hayat devam ediyor ve geçmişimizde ne olursa olsun her gün eğer görmeyi başarabilirsek mucizelerle dolu ve tek yapmamız gereken o mucizelerin bize ne anlatmak istediğini doğru anlamak. Bunun için içimizde ki ışığı umutla beslemek gerek...Benim payıma kitaptan düşen hisse bu oldu...2013 ün ilk kitap yorumumu saygılarımla sunarım:)))

Oyunbozan
9/1017.12.2012

Baskı: Oyunbozan

aşk ve gerilimin bir arada olduğu bir kitap demiş Chicago Tribüne ama ben kastettiği aşk ve gerilim ne olduğunu merak ettim. Bu kitapta benim gözüme çarpan tek şey komediydi.. Tina başına buyruk bir gazeteci. Yazdığı dedikodu köşesi yüzünden ölüm tehditleri alınca patronu tarafından bir koruma tutuluyor. Koruması Cal... Macera başlıyor ve sonlanıyor. Seri olduğu söylenen kitap yazarın ilk kitabı henüz yeni bir kitabı yok. Bu kitap sanırım Cal ve Tina ile tanışma kitabımız. Açıkçası Cal bahsi geçen aşkla ilgili olarak bir sonraki kitaplarda epey iyi iş çıkartacak.. Bu kitapta sadece cool takıldı ama cool dediysem her ne kadar çok geri planda kalmış olsa da varlığı yeterdi diyebilirim.. Hikayede dişimin kavuğuna gitmedi orası ayrı..Sue ve Miliie Teyze ise Tina'nın 80 yaşlarında ikiz teyzeleri..Bu kitapta bayıldığım iki karakter ve onların geçtiği her satırda gülmekten gözümden yaş geldi.Tina'nın ve Cal'ın tehdidin arkasında kim olduğunu ve süre gelen cinayetleri araştırırken Sue Ve Millie Teyzelerin maceraya katıkılarını okumak son derece eğlenceliydi.. Ancak çarpıcı bir aşk ya da gerilim aranıyorsa değil kesinlikle bir tutam polisiye bir tutam aşk bol kepçe eğlence aranıyorsa bu kitap sizin için biçilmiş kaftan olacaktır.. Raflarda rastlarsanız elinize mutlaka alıp bir kaç satır okuyup bu kitaba bir şans verin diyerek tavsiyemi yapar esenlikler dilerim :)

Korsan Günlükleri
8/1012.12.2012

Baskı: Korsan Günlükleri

Ben bu kitabı yazarın hatırına hadi hayatımda korsanlarda olsun ne çıkar diyerek aldım. Okuduğum kitapta aşk varsa seyrettiğim filmde aşk varsa bayılırım. Bu kitapta ise aşk olmadığı halde(sadece İspanyol altınlarına duyulan aşk vardı) keyifle okudum. Yazarın Jurassic Park yazarı olduğunu öğrendiğim için tavsiye etmek ne haddime zaten bilen bilir okur diyorum. Gaddarlığı, hırsı, entrikayı, yamyam yerlileri, deniz canavarlarını penceresinden sokağa dışkılanan, gündüz gözüyle adam kesilen, bir zamanda okumak işinize geliyorsa bu kitabı kaçırmayın derim. Yoksa amanın amanın diyerek daha ilk sayfada bırakırsınız. Ancak deniz tutkunları için biçilmiş kaftan bir kitap olup son sayfaya geldiğinizde ya sonra ya sonra diyebilirsiniz..

Baskı: Buzdağı (Dirk Pitt, #3)

Dirk Pitt henüz 32 yaşında bu romanda..Kitapları çıkış tarihine göre almadığım için son kitaplarında artık araba koleksiyonunu yapmış saçları ağarmış emekliliğe bir adım kalmış haliyle okuduğum Dirk Pitt 'in 32 yaşında NUMA özel projeler müdürü olduğu bu kitabı severek okudum. Bilhassa Dirk'ün yaşama saygısını keşfeden İzlandalı Doktorun, Pitt'e "eğer birgün zorunluluk hasıl olursa öldürmekten çekinme yoksa korkarım yenilgiyi tadarsın " nasihatını bu kitapta okumuş oldum. Pitt'in cafcaflı elbiseler içinde kırıtışını okumak kitabın en komik yeriydi..Kısacası güzeldi..Tüm Cussler severlere tavsiye ederim..

Baskı: Kıyamet Gemisi (Oregon Files, #5)

bu kitapta İstanbul'da metro kazıları sırasında çıkan liman batığı kazısı sırasında Zavala ve Austin İstanbula geliyorlar...Bir şekilde Kapalıçarşı Topkapı Sarayı Sultanahmette Fethiye'de bulunuyorlar..Burada Cemil gibi ve küçük heykeller yapıp satan bir Fethiye yerlisi romanın içinde yer alıyor..Türk İnsanına dair tasvirlerini okurken çok zevk aldım.. Bir şekilde bizi o kadar güzel işlemiş ki okurken yazara hayranlığım bir kat daha arttı..Üstelik bizden çok şey olduğu için bu kitabını hepsinden bir tık daha fazla sevdim. Aksiyon Dirk Pitt maceraları kadar yoğun olmasa bile Zavala ve özellikle Austin zevkle okunuyor.

Metres
10/1024.11.2012

Baskı: Metres

doğrusunu isterseniz şantajcının kim çıkacağı konusunda bütün tahminlerimde yanılmış bulunmaktayım. Kont M. nin basit bir çiftçiyken uzak bir akrabasından kalan ünvanla zekasını buluşturup yinede içinde hala masum bir delikanlı barındırması ve bu delikanlıyı hayal kırıklıkları ve sosyetenin acımasızlığından korumak için ortaya aşılması güç kırılması imkansız kurallarla donatmasına rağmen en sonunda onu anlayacak biraz çılgın kurallara karşı agresif hayat dolu Bayan B. ile karşılaşınca kitabın başında yer alan bütün kurallarının üstüne kara ve kalın kalemle çizmesini okumak çok keyifliydi.. İnce esprilere bayılırım. Kont M. nin ve Bayan B. nin atışmaları çok keyifliydi. Bu kitabı uzun süre okumamış olmama üzülsemde sonunda okuduğum için mutluyum.

Kurt Ve Kumru
10/1022.11.2012

Baskı: Kurt Ve Kumru

şu an kasım ayındayız kitabın sonuda kasım ayının soğuğunda bitiyor ama öyle güzel bir son ki benim içimde mayıs tomurcukları yeşilleniyor..eğer tarihe meraklıysanız ve kitabın geçtiği dönemlerin şartlarının ne olduğunu zihninizden çıkarmazsanız kitabın başını okurken 21.yy ın da içinde pek çok vahşet barındırdığını düşünürseniz kitaba ve yazara değil insanın içinde ki kötülüğe isyan edersiniz. Bu kitabın sayfaları arasında kendime kah ağız dolusu gülecek hikayelerde buldum kah bir erkeğin anatomisinin 1066 yılından bu yana pek evrim değiştirmediğine hayrette ettim. Spoilerlar dilimin ucuna gelip gidiyor ama kendimi tutuyorum. şu an salonumun zeminine saman dökülmemiş ya da şömineden tüten dumanla nefessiz kalmamış ya da eşimin geyik avından dönmemiş oluşuna hayret ederek kitabı anıyorum. Herşey o kadar gerçek gibiydi..Sanki o kahramanların hepsi kalenin(evimin) içinde bir yerlerde yaşıyorlar. Şu an Kurt'un atı Hun (o ne muhteşem ne tarz bir hayvan) 'un homurtusu kulağıma geliyor. Mutlaka okunmalı..Kitapla ilgili kötü birşeyler kulağınıza çalınırsa gözümle görmeden inanmam deyip sizde mutlaka bu kitabı okuyun. Aşk romanı severseniz bu fırsatı kaçırmayın derim..

Baskı: İçinde Aşk Saklı (Westmoreland, #2)

bu kitap için senelerdir yapılan yorumlara benim yapacağım yorumun ne eksilteceğinin ne çoğaltacağının farkında olarak tek bir söz yazamıyorum.. Aşk romanı okumak isteyenlere hele birde tarihi aşk romanı okumak isteyenlere bence ilk olarak önermek gereken kitap bu kitap..Birinci neden bundan sonra okuyacağı her kitabın bir yerinde mutlaka bu kitaptan bir an bir kelime bir hikaye gözüne takılacaktır..İkinci neden bu kitabı okuduktan sonra pek çok tarihi aşk romanı okuyacak ama en güzel en başarılı en çok satan en beğenilen kitap bile olsa okuduğu mutlaka o kitapta eksik bir tat bulacaktır.. İçinde Aşk Saklı bence birden çok kez okunmaya değer bir roman...

Deniz Kurdu
10/1015.11.2012

Baskı: Deniz Kurdu

muhteşem...denizlere açılmış kadar oluyorsunuz. ya da açılmak istiyorsunuz...

Savaşçı
8/1013.11.2012

Baskı: Savaşçı

klanı için herşeyi göze alabilen cesur kız ve savaşta aldığı görünen ve görünmeyen yaralarıyla hem fiziği hem kalbi yorgun düşmüş bir klan reisi arasında ki aşk..klasik iskoç hikayesiydi..bol bol inatlaşmalar..bana kitabı okutan kızın klanının el sanatlarında usta iken savaş eğitimi alma çabaları ve iki huysuz ihtiyarın aralarında geçen konuşmalardı..

Baskı: Baharı Beklerken (Claybornes' Brides, #5)

Garwood hani nasıl desem, lokanta menüsünü yazsın ben alır okurum diyebileceğim bir yazar oldu benim için. Kitap çıkar çıkmaz ön siparişle aldım.Serinin ilk kitabının tadını vermedi ama..Cole dakka bir gol bir aşık oldu. Azcık bir evlensem mi bağlansam mı napsam napsam diye ikilem yaşadı. Sonra bir baktım ki kızı çekmiş oturtmuş nikah memurunun önüne.. Neyse ki pazar sabahları seyretmeye alıştığım ve sevdiğim kovboy filmlerini gözümün önüne getire getire tat almayı başarabildim. Kitabı okumasaydım içim içimi yerdi, okudum ve kardeşlerin hayatlarının içine dalmaktan keyif aldım. Bütün olarak bakınca kasabanın meraklı teyzesi gibi nolmuş nolmuş diye okuduğumu söyleyebilirim. Bunun haricinde kasıp kavuran, beni benden alan, iç geçirten bir aşk hikayesi bulamadım. Dediğim gibi J. Garwood yazmasa bu hikaye bana vasat gelirdi ama Grawood un kalemi en başı sonu belli hikayelere bile merak uyandırıyor. Çeviri ise akıcılığıyla kitabı başladığın gibi bitirmene sebep oluyor..

Kalpsiz
10/1010.11.2012

Baskı: Kalpsiz

Bu kırmızı kitaplı kapaklar beni çoğu zaman kendine hayran bırakmışlardır fakat buna rağmen ben her seferinde bunun çok geç farkına varırım. Bu seferde tavsiye üzerine okudum bu kitabı ve şimdi hist.romance seven herkesin mutlaka okumasını tavsie eder haldeyim.. Kitap tüm o Cennet Konağı ahlaksızlıklar,sefahat düşkünlerinin alemlerini ortaya koyan bir kapak yapmış olsada ben okurken yer yer kederimden şakır şakır ağladım. Çalan kapı ziline cevap vermem gerekmese uzun süre ağlamaya devam edecektim. Bu kadar etkilendiğim bu kadar sevdiğim bu kadar eğlendiğim bir kitabı yorumlarken zorlanıyorum. Çünkü kitaptan dolayı hala yoğun olarak duygulu olduğumdan iki kelimeyi bir araya getirmekte zorlanıyorum.

Baskı: Cesedin Şifresi (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #2)

uzun zamandır böyle bir polisiye okumamıştım. Ortaçağ gibi çok eskilerde geçiyor olmasının etkileyiciliğini taşımasının yanında uzun zamandır neredeyse benim nazarımda Agatha'nın kitaplarının tadını bulmanın keyfine beni taşıyan bir kitaptı. Çok şükür iki kitabı Huzursuz Kemikler ve Cesedin Şifresini arka arkaya okudum ve üçüncü kitabı şimdiden hasretle beklemeye başladım. Çayımı soğuttum, insani ihtiyaçlarımı bastırdım, bana seslenenlere kulaklarımı kapadım. Kitabı okurken Üstad Hugh'un lafını bölmek gibi bir hata yapmamaya gayret sarfettim. Üstadımızın iyi br eş aramasına, hayalkırıklıklarına, yanılgılarına, muzip anlatımına kısacası Hugh'a kalbimin bir köşesini seve isteye verdim. Benim için bu kitap, hatırladıkça daima gülümsememe ve kitaplığımda olduğu için kalbimin tatlı tatlı çarpmasına sebep olacaktır. Mükemmeldi...

Baskı: Huzursuz Kemikler (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #1)

süperdi...ortaçağ kahramının günlüğünde altını çizecek kadar çok şey buldum...cerrah Hughla birlikte cinayeti aydınlatmaya çalışmak çok zevkliydi...

Kuyucaklı Yusuf
10/1001.11.2012

Baskı: Kuyucaklı Yusuf

Bu kitaba yorum yapmak için kendimde o yetkiyi görmüyorum..Sadece herkesin okuması gerek diye düşünüyorum...

Göçebe
5/1030.10.2012

Baskı: Göçebe

açıkçası uzun zaman önce başlamış ve kitapla ilgili hiçbir yorum okumamış olduğumdan konusuyla ilgili bir fikrim olmadığı için anlayamamış ve bırakmıştım..Çok sevildiği ve tavsiye edildiği için yeniden okumaya başladım ve ne yazık ki yine zorlanarak binbir güçlükle bitirdim. Bir insanın bir bedenin içinde ki sevgi dolu ruhu sevmesi, biz insanların bazen bir bedenin içinde ki sevgiyi görmekte ne kadar zorlanabileceğimiz, öğrendilerimizin anılarımızın bazen bizi köreltmesi, insan doğası -bedeni ve ruhu ile bütünleşme-ayrışma halleri ve evrensel dilin sevgi olduğu üzerine bir kitap okuduğumu düşünüyorum. Kafamda milyon tane soru işareti bırakan bir kitap..Hala bitirmekte ne kadar zorlanırsam zorlanayım uzun zaman bu sorulara cevap aramaya devam edeceğime eminim..Aslında belki bildiğim cevapları farketmeye başlamam için bir fırsat olacak bu kitap.

Baskı: Her Şey Senin İçin

colette caddle-herşey senin için...küçük yaşta öksüz kalmış ve babası tarafından ihmal edilmiş ve lise biter bitmez hayatının ilk aşkı tarafından yarı yolda bırakılmış olan Dee, sahip olamadığı bütün ilgi sevgi ve şefkati çocuğuna veriyor..Bunu yaparken arkadaşlarıyla güzel dostlukları, işiyle ilgili elde ettiği başarılar kitapta uzun uzun işleniyor..Dee, bütün yoğun anneliğine, iş hayatına, güzel dostluklarına rağmen hayatının erkeği Connor için bazen son derece ketum hareket ediyor..Connor'ın anlayışı, sabrı, sevgisi saygısıyla bence ana karakter Connor olsaymış onun ağzından okusaymışız dediğim çok zaman oldu.. Tüm çevresine rağmen kafasının içinde korkularla dolu, gergin ve yalnız bir kadın olan Dee'nin hayatının Neil ile ilgili sorun çözmesinden sonra sihirli bir değnek değimiş gibi hayatı bir anda güzelleşiyor..Bu kitapta Dee'nin yaşamı boyunca çektiği yorgunlukların bitip şeytanın bacağını kırmak üzere olduğu zaman dilimini anlatmış.. Güzel bir kitaptı..Aile, kadın, aşk, dostluk üzerineydi..Sevgilerimle...

Geçmişin İzinden
9/1005.10.2012

Baskı: Geçmişin İzinden

işin içinde bir Hollywood yıldızının olması benim için biraz itici bir durum olmasına rağmen kitapta bir çok karakterin küçük bir kasabada iç içe geçmiş hayatları bir o kadar çekici geldi..Bu kitapta yer alan tüm karakterlerin bu kasabaya gelip kendilerine yeni bir hayat kurduklarını ve ilişkilerini belli bir noktaya kadar samimi ve sıcak kılmakla beraber şehirli insan tabiatıyla sırlarını kendilerine sakladıklarını gördüm.. Bu sırlar onların mutlu olmak için ellerinde birçok imkan olmasına rağmen bu imkanları gözardı edip arızalı, karışık, kötü yönlerini besleyen bir dipsiz kuyu gibi.. Bu dipsiz kuyudan çıkabilmeleri için hayatlarını ne yazık ki kitabın bir noktasında birbirleri için karmakarışık bir hale getirdiler.. Mükemmel bir karakter ararsanız hepsi diyebilirim.. Hepsi gerçek hayatta gördüğümüz yüzler sanki..Herkesin kendini mutsuz eden, dibe çeken bir taş var ayaklarında.. Kaleminde biraz Macomber biraz Binchy tadı olan bu yazarı keyifle okudum..Polisiye, macera gerilim arıyorsanız ama katiller, dedektifler ilginizi çekmiyorsa gerçek hayatta her an karşımıza çıkabilecek kadar tanıdık insanların hayatlarının nasıl gizem dolu, nasıl gerilim yüklü olduğunu okumaktan hoşlanabilirsiniz... Sırlar kalktığında gölgede kalmış ruhlar aydınlığa çıktığında herşeyin nasıl ışıl ışıl yoluna girdiğini okuduğum son satırlara ulaştığımda yeni bir Colette Caddle kitabını elime almak için sabırsızlanmaya başladım...Umarım kitabın kapağında yer alan anahtar herkesin kalbinin anahtarı olur ve doğru insanlar o anahtarı kullanarak kalbinizin kapılarını bu kitaptaki kahramanlarınkini olduğu gibi açar..Tavsiye ederim..Mutlaka bir şans verin bu yazara..:)

ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki