Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: şule gürbüz
"Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim, kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır. Bana sorulsa bir gün "Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur…


Yazar: şule gürbüz
"Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim, kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır. Bana sorulsa bir gün "Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur…

Yazar: şule gürbüz
"Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim, kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır. Bana sorulsa bir gün "Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur…

Yazar: orhan veli kanık
*** Bir de sevgilim vardır, pek muteber; İsmini söyleyemem, Edebiyat tarihçisi bulsun. O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi “Nahit Hanım”dı Orhan Veli’nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı “Nahit Hanım”a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğu…

Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…

Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: robert desnos
Fransız şair Robert Desnosun şiirinde düşle gerçeği birbirinden ayırt etmek nerdeyse olanaksızdır. Kurulu düzene, sürüp giden geleneğe uzlaşmasız bir başkaldırının ozanıdır Desnos. André Breton önderliğindeki gerçeküstücü hareketin en özgün şairlerinden biri olmuş, bu dönemde doğaçtan esinlenmeler, söz cambazlıkları, erotizm, özgür çağrışımların getirdiği imgelerle yüklü bir şiir yaratmıştır. 193…

Yazar: kevin wilson
“Şimdi suratına bir tane çaksam, sanat diyebilir miyim buna?” “Yılın en iyisi... Bildiğiniz şaheser.” Nick Hornby Time, Guardian, Amazon, Esquire, People ve Kirkus’un “YILIN EN İYİ KİTABI” seçkilerinde. BAY VE BAYAN FANG yaptıkları şeye sanat diyorlardı. ÇOCUKLARINA göre ise bu bir tür şeytanlıktı. Şayet Caleb ve Camille Fang gibi hayatınızı performans sanatına adamışsanız, ve yapıt…

Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…

Yazar: tomris uyar
Tomris Uyar, 1965ten beri öykü yazıyor. Aramızdaki Şey, yazarın onuncu öykü kitabı. Bu son kitabında da, òdaha önce yazdığı öykülerde olduğu gibiò öykülerini sürükleyici konulara dayandırmıyor yazar. Günlük hayatın akışı içinden seçilip damıtılmış dupduru, sakin bir dünyanın olaycıklarıyla kuruyor öykülerini. Yine her zamanki gibi, alabildiğine yalın, süssüz bir anlatım; fazlalıklardan arındırılm…

Yazar: kevin wilson
“Şimdi suratına bir tane çaksam, sanat diyebilir miyim buna?” “Yılın en iyisi... Bildiğiniz şaheser.” Nick Hornby Time, Guardian, Amazon, Esquire, People ve Kirkus’un “YILIN EN İYİ KİTABI” seçkilerinde. BAY VE BAYAN FANG yaptıkları şeye sanat diyorlardı. ÇOCUKLARINA göre ise bu bir tür şeytanlıktı. Şayet Caleb ve Camille Fang gibi hayatınızı performans sanatına adamışsanız, ve yapıt…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: jan-philipp sendker
Başarılı ve ünlü bir avukat olan babası tam da Julia'nın fakülteden mezun olduğu günün ertesi sabahı ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Birkaç yıl sonra ise annesi şans eseri bulmacanın bir parçasını bulacaktır Mi Mi adlı gizemli bir kadına 40 yıl önce yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup. Babasının geçmişindeki gizemi çözme isteğiyle Julia kariyerini ve önünde onu bekleyen ha…

Yazar: ırène nemirovsky
1940 yılında Nazi işgalinden bir gece önce Paris'te başlayan Fransız Süiti, insanların kendi kontrolleri dışında savaş şartlarına atılmasının etkileyici öyküsünü anlatıyor. Parisliler şehri terk ederken, hayal edilebilecek her türden insani çılgınlık etrafı kaplamıştır; yemeğin olmadığı bir kentte varlıklı bir anne tatlı aramaktadır, dünyaları parçalanmak üzereyken bile bir çift, işlerini ka…
3/10Resmen kanser ola ola okudum, bir kitap ancak bu kadar sıkıcı olabilirdi.

Yazar: ırène nemirovsky
1940 yılında Nazi işgalinden bir gece önce Paris'te başlayan Fransız Süiti, insanların kendi kontrolleri dışında savaş şartlarına atılmasının etkileyici öyküsünü anlatıyor. Parisliler şehri terk ederken, hayal edilebilecek her türden insani çılgınlık etrafı kaplamıştır; yemeğin olmadığı bir kentte varlıklı bir anne tatlı aramaktadır, dünyaları parçalanmak üzereyken bile bir çift, işlerini ka…

Yazar: tezer özlü
Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak için). Çünkü, insanın kişisel özgürlüğü, kendi…



