
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Aşk Eski Bir Yalan (Not Quite #4)
Serinin üçüncü kitabı da diğer kitaplardaki gibi akıcı ve keyifliydi. Ön planda dostluk konusu işlenen romantizm ile süslenmiş gayet okunası bir pembe romandı. Sanırım seri devam ettikçe okuyacağım bir yazarlardan.
Baskı: Yarın ve Daima (Inn BoonsBoro Trilogy #1)
Tatili değerlendirmek için güzel ve akıcı bir pembe roman. Serinin devamı da okunmalı bence. Nora Roberts güçlü ve okunası bir kalem. Yakışıklı mimar Beckett ve üç çocuklu eşi savaşta ölen dul kasabanın güzel kitapçısı Clare 'ın güzel dayanışma ve aile bağlarını yücelten aşk dolu hoş bir romandı.
Baskı: Kuma 3
Serinin üçüncü kitabında da yazarlar yine yapmış yapacağını, kitabı okutmadılar, resmen yaşattılar okurlarına. Ezo ' nun çocuk hasreti, Beritan ' ın aynı adamı ve kendi doğurduğu çocuklarını Ezo ile paylaşmak zorunda kalması töre uğruna ses çıkaramamaları acı vericiydi. Bence seri başka bir isimle ya da ayrı ayrı sırasıyla Botan 'Serhat 'ı ve Jiyan 'ı da anlatmalı. Eminim benim gibi düşünen çoktur. Duyguları okura hissettiren nadir yazarlardan .Her zaman okuyacağım kalemler
Baskı: Zülzine
İsmi cazip gelerek almıştım. Güzel bir yarı Arap yarı Türk kızı olan Zulzine'nin , kaçırılarak Sahra Emiri Amir ile zoraki evliliğini anlatıyor. Ön yargı, Stockholm Sendromu, sabır ve sadakat konuları güzel akıcı bir anlatımla birleşince okunası bir hikaye olmuş. Kitabın ciltli olması ayrıca yazı puntosu ve basımın harika olması takdir edilesiydi.
Baskı: Hayat Işığım
Muhteşem bir kitap. Kitabın kapağı, aşk romanı olduğunu düşündürebilir ancak konusu tamamen evlat sevgisi üzerine harika kurgusuyla okuru kendine hapseden roman. Filmi de çekilmiş ama önce kitabı okumak istedim. Şimdi sıra filminde tabi ki. Doğuran mı, büyüten mi sorusunu irdeleyen bu kitapta hele anne olan okurlar empati kurup ben olsaydım nasıl yapardım diye düşünmeden yapamaz bence. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Baskı: Çöl Çiçeği
Bizzat ünlü top model Waris Dirie 'nin ağzından anlatılmış otobiyografik roman. Uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı. Bir çok Afrika ve Arap ülkelerinde halen devam etmekte olan kadın sünnetini temel konu alan bir farkındalık yaratmak için yazılmış dram yüklü ama akıcı bir kitap. Her kadının okuması gerek diye düşünüyorum. Güzel ülkemde yaşamak kitabı okuyunca daha bir ayrıcalıklı ve şükür edilesi geliyor
Baskı: Gizli Kitap
Kitabın adından da anlaşılacağı gibi biraz gizemli, biraz fantastik özelliği ile beklentimi karşılayan bir okunması vardı. Yetmiş yaşlarındaki Elias, emekliliğini geçirmek için sakin bir Avusturya 'nın küçük bir kasabasından eski ama müstakil bir ev alır. Ancak bu evin gizli bir bölme ile geçilen devasa bir kütüphanesi vardır. Sonrası spoi olacağı için detay vermiyor okumanızı tavsiye ediyorum. Kesinlikle gizemli, tarihi ve hayali bile keşke dedirten bir konu akışı var.
Baskı: Allak Bullak
Ne zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Aslında sinema filmi de varmış ama ben öncelikle kitabını okumak istedim. Okuyup bitirdiğime göre şimdi sıra filminde. 45 yaşında çocukluğunda annesi tarafından hiç sevgi gösterilmemiş tabiri caizse birazcık saf kişilikte olan Germain ile gençliğinde ve hala devam eden kitapkurdu 86 yaşında yalnız bakımevinde yaşayan Margueritte 'nin tesadüfen parkta tanışıp dost olmalarını çok sempatik bir şekilde anlatan güzel bir hikaye. Anne sevgisi, kitap okuma alışkanlığının paha biçilemez güzellikleri ana konularıydı. Ben severek ve keyifle okudum. Tavsiye ederim.
Baskı: Buz Kapanı
Hediye olarak gelen bir kitaptı ve uzun süreli kitaplığımda okumayı bekliyordu. Nihayet okumaya başladım ama başlar başlamaz kitabı sanki koştururcasına okuyormuş hissi veren konu akışıyla elimden bırakamadan okudum. Polisiye gerilim yanısıra aksiyonu hiç eksilmeyip aksine sayfalar çevrildikçe daha da artan bir temposu vardı. Kitaptaki baş karakter hariç herkes şüpheli, ama bir o kadar da güvenilir, ters köşe olmaktan bir baktım kitap bitmiş. Adrenalin yükselten bir kitaptı. Jennifer annesi , babası ve 15 yaşındaki erkek kardeşi ile yaşadığı evde babası iş seyehatindeyken maskeli birisi annesini canice öldürür, kardeşini de öldürmek için yaralar ama konuşmayan ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir şekilde yaralar. Jennifer ise bir şekilde kaçarak kurtulur. Sonrasında babadan da bir daha haber alınamaz. Hikaye böyle klişe gibi başlıyor ama olaylar ve konu akışı çok fazla okunası ayrıca hiç de klasik polisiye gerilim tarzında da akmıyor. Meraklılarına tavsiye ederim
Baskı: Sisler
Gerçek yaşanmış bir hikaye. .. Arkadaşımın, bizzat benim için yazarından adıma imzalı olarak bana hediye etti daha dün bu kitabı. Genellikle ilk defa okuyacağım yazarlada biraz tereddütle başlarım okumaya kitapları ben. Kitabın içinde geçen konunun , 1940 'lı yıllarının başlarında Uşak 'da birebir yaşanmış gerçek bir hikayeyi anlattığını bilerek okumak daha bir ayrıcalıklı oldu okurken. Yazarın anlatım dili oldukça naif ve akıcı olmakla birlikte kitap dram içerikli olmasına rağmen son derece okunasıydı. Karakter ve anlık ortam betimlemeleriyle ( yerinde ve yeterince olunca sıkmıyor tabi ki ) adeta hikayenin içinde yaşadım ben de olayları, yanlarında hissettim kendimi. Sebahattin Ali 'nin "Kuyucaklı Yusuf 'u neredeyse okumayan yoktur günümüzde, hah işte abartısız onun tadında çok güzel bir kitaptı diyerek gönülden tavsiye ediyorum. Konu olarak benim için her zaman dediğim gibi en favori konularımdan aile ve aile bağları üzerine yazılmış olması artı değer katıyor kitaba bence
Baskı: Açelya
Yazarın daha önce Hayatımı Değiştir adlı iki kitaplık serisini okumuştum. Bu kitabı da yorumlarının yönlendirmesiyle satın alıp okuyayım dedim. Romantik Komedi şeklinde bir okuyacağımı bilerek beklentimi çok da yüksek tutmadan başladım okumaya. Ancak kitapta konu gereği adı geçen özellikle baş kahramanların tanımlanan kişilikleri ile olay akışı gereği davranış biçimleri bana göre son derece uyumsuz olarak yazılmış. Şirket yöneticisi erkek baş karakter ile hukuk mezunu, hatta hakimlik sınavını kazanmış esas kızımızın kitaptaki davranış biçimleri 16, 17 yaşlarda ergen sevgili modelinde anlatılmış. Merak edenler okuyunca kendileri karar verecektir elbet ama benim beklentim orta seviye olmasına rağmen, çok daha vasat bir romandı. Kitabın basımı, puntosu ise on numaraydı ama neyse.
Baskı: Usta
En sevdiğim yazarlardan sevgili Özge Erkin 'in an itibariyle sahip olmadığım ve okumadığım kitabı kalmadı. Her bir kitabını ayrı bir heyecanla ve keyifle okuyup bitirdim. Son olarak Usta ile duygusal bir şölen yaşattı bana yazarcım. Büşra 'nın espirilerine kahkahalar ile gülerken İrfan babanın, Tufan Bey 'in hayata dair sözleri, yaşanmışlıkları Tahir ve Dilem'in hayatına ortak olması kimi zaman hüzün yaşattı bana. 17 yaşında kader mahkumu gömleğini giymek zorunda kalan Tahir 'in hapisten ünlü bir tespih ustası olarak çıkması ile başlıyor hikâyemiz. Kopuk kopuk tasvirler ediyorum belki ama okumadan hissedilemeyecek kadar güzel bir hikaye. Spoi de vermek istemiyorum açıkçası. Kadere mahkum olmak, annesizlik, babasızlık, ilk defa aileye sahip olmak, dostlukların yeri geldiğinde candan öte can olması, sahiplenilme, dürüstlük gibi daha pek çok güzel konuyu elinizden bırakamadan okuduğum kitabı ben düşünmeden tavsiye ederim. İçinde benzer kitaplardaki gibi cinsellik içermeyen ama aşkı sevgiyi, sadakati en güzel şekilde anlatan bir roman. güzeldi ve de çok çok OKUNASI.
Baskı: Neptün Cinayetleri
Jennifer Mcmahon 'un daha önce 29. oda kitabını okumuş ve kesinlikle çok beğenmiştim. Bu kitabı da yine aynı heyecan ve sürükleyici olay akışının da vermiş olduğu adrenalin eşliğinde keyifle okudum. Kitabı okurken , kitaptaki tüm karakterleri acaba katil bu mu diye bi kere mutlaka yaftalıyor, sonra yok bu değil de acaba şu mu diye resmen beyniniz dönüyor. Sonuç tabi ki de fazlasıyla şaşırtan bir final ile bitince oh nihayet öğrendim diye derin bir nefes alıyorsunuz. En azından okurken ben bunları yaşadım. Müthiş bir psikolojik polisiye gerilim kitabı. Kesinlikle tavsiye ediyorum. 13 yaşlarında arkadaş olan üç çocuk, biri Charles, Tara ve Reggie. Yaşadıkları bölgede kaybolan kadınlar, sonrasında bırakılan kesik sağ eller ve kayboluslarının beşinci günlerinde ortaya bırakılan cesetleri. Bu kaybolan kadınların beşincisi maalesef bu üç arkadaştan Reggie 'nin annesi olunca çocuklar kendi çapında dedektifliğe soyunuyor ve kitabımız böylece aksiyonu bol bir şekilde başlamış oluyor.
Baskı: Mehir
Yüreğime Doğ kitabının devam niteliğinde ama tek de okunabilen bu kitap da gayet akıcı ve güzeldi. Hatta içinde yazarın ikinci kitabı ve benim favorim olan Beni Özle Olur mu? Kitabından da esintiler olması çok güzeldi. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Çok eşlilik kültüründen ve dolayısıyla baskıcı ailesinden kaçmak isteyen Kuveyt 'li Henna ile arkadaşları ile Kuveyt 'de gezmeye giden polis Polat ile 1 TL mehir karşılığında evlilik yapmak zorunda kalmalarının hikayesini anlatıyor. Hikaye böyle başlıyor ama, bir annenin evladı için kendi canından vazgecmesini, dostluğu, aile içi birlik ve beraberliği , paranın karşılayamayacağı sevgiyi, sadakati çok güzel anlatan bir konu akışı vardı. Kitabın sonuna doğru olması gerekenin olması beni her zaman mutlu ediyor. Sanırım bir sonraki kitabı Nebi ile ilgili olacak gibi bir izlenime kapıldım. Ve yine sanırım bu defa romantik komedi olacak gibi görünüyor, neden mi? Çünkü Kuveyt 'li Nebi ile Laz kızı Sevim 'in başka bir türde hikayesini düşünemiyorum 😊.
Baskı: İGAP - İdeal Gelin Adayı Projesi
En sevdiğim yazarlar kategorisinde en üst sıralara bu kitapla kalıcı olarak yerleşen muhteşem bir yazar. Kahkahalar ile okudukça kalemine bir kez daha hayran kaldım. Tam bir Türk kızına yakışır komik mi komik maceraları ile abartısız bir anlatımla okumaktan büyük keyif aldım. Naime Sultan 'a bayıldım. Asena'nın Gabriel 'i Türkçe öğreneceğim diye maymun etmesi fazlasıyla komik ve eğlenceliydi. Asla kişiliğinden ve örf, adetlerinden taviz vermeyen Asena , tam bir Türk kızı ama anneannesinin kendi kurallarına göre yetiştirdiği bir Türk kızı hikayemizin baş kahramanıydı . Olay akışı gereği geçen espriler hele tam kahkahalık. Argo ve vıcık vıcık aşk sahneleri olmadan yazılmış olması klişe benzerlerini geride bıraktığı gibi bence her yaş kesiminin de rahatlıkla okuyabileceği enfes bir kitaptı.
Baskı: Deli Kadın Hikayeleri
Yazarın "Beş Sevim Apartmanı " kitabını ilk okumuştum. Tarzı farklı bir kalem olmakla beraber bu kitabı da ilgiyle okuyacağımı düşünerek satın alıp okumak istedim. Ancak maalesef hiç keyif alarak okuyamadım, atlayarak bitsin artık diye okudum. Soyut betimlemeleriyle bazı kadınların ağzından anlatılmış kısa hikayelerden oluşuyor. Bana hitap etmedi kısacası, karamsar bir kitap. Tıpkı kitabın adı gibi deli kadın hikayeleri. ...
Baskı: Kusursuz
En severek okuduğum yazarlardan sevgili Özge Erkin."Kutsal " kitabı ile gönlümü fethederek "Destan "kitabı ile kalemine bağımlı yaptı diyebilirim. "Usta "hariç tüm kitaplarını büyük bir keyifle okudum. Usta hariç çünkü henüz ona sahip olup okuma fırsatı bulamadım ama ilk fırsatta yine aynı beğeni ile okuyacağıma adım kadar eminim. İçinde kendine göre kusurlu ama dışında cerrahlığı ile harika marifetiyle Aidan, asistanı olarak başlayan hem fiziksel hem de ruhsal olarak kusursuz güzel bir Anna 'mız var bu güzel kitapta. Her ne kadar klişe romantik bir kitap olarak gözüküyor olsa da özünde, tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki ana temalarında olduğu gibi iyilik ve yardımseverlik ön plandaydı. Ayrıca karakterler ve olay örgüsü her ne kadar yabancı (ki son derece ustaca kurgulanmış bence ) olsa da araya Türk karakter Selda 'yı ekleyip bizden esintiler görmek çok hoşuma gitti. Ben keyifle okuyup bitirdim. Gönül rahatlığı ile de tavsiye ederim.
Baskı: Ölümle Randevu
Mario Mazzanti 'nin tüm kitaplarını okuyan biri olarak bu kitabı maalesef çok sıkıcı geldi. Milano ve İtalya tarihi , 1300 'lü yıllardaki dini keşişlerin toplulukları, günümüzde bir tarih profesörü ile bağlantılı bir şekilde öldürülmesi anlatılmış. Ancak çok fazla sanatsal tarihi ve bizim kültürümüz ile asla bağdaşmayan konusu hiç ilgimi çekmedi yani. Yazarın diğer kitapları son derece akıcı ve merak uyandıran polisiye gerilim konularıyla ilgiyle ve keyifle okumuştum. Yine de sanatsal tarihi kitap severlerin okuyabileceği bir kitap.
Baskı: Karanlık Sırlar (Scandal & Scoundrel, #1)
İlk defa okuduğum bir yazar ve anladım ki historical roman benim tarzım değil. Kitabı satın almadan önce yorumlarının çok olumlu ve aynı zamanda Bestseller olması cazip bir indirim ile birleşince alıp okuyayım dedim. Kitap güzel ancak, lordlar, leydiler, markizler ve aristokrasi yaşantı biçimi bana hiç ilgi çekici gelmiyor nedense. Romantik Komedi şeklinde anlatılmış bir konu akışı var ama bunun yanında bence fazlasıyla kendini tekrar eden bölümleri de biraz sıkıcıydı. Meraklılarına tavsiye edilir.
Baskı: Mutluluk Sınır Tanımaz (Not Quite #3)
Serinin üçüncü kitabında hemşire Monica 'ın sınır tanımayan hemsireler grubuna üye olup çok büyük bir deprem ile sarsılan Jamaika 'ya yardım etmek için gitmesini, orada yaşadıkları sıkıntıları neredeyse birebir orjinali yani olması gerektiği gibi anlatan ( aynı zamanda yazarın kendisi de bir hemşire olduğu için tabi ki ) ve yeni dostları , yeni aşkı vermesi gereken mesleki mücadelesini akıcı bir anlatımla keyifle okudum.
Baskı: Mutluluğa Bir Kala (Not Quite #2)
Güzel ve keyifli bir kitap daha bitirmiş olmanın huzurunu yaşıyorum. Sadece Arkadaşız kitabından sonra serinin ikinci kitabı da yine ana tema annelik duygusunu başta olmak üzere, ilk aşkı, gerçek dostlukların ne kadar baki kalabildigini gibi yine en sevdiğim türlerden bir kitaptı. Katlyn abisinin düğününden kız arkadaşı ile evine dönmüş, kız kıza geceyi değerlendiriyorlardı. Kapı çalar ve kapıyı açıklarında puset içinde daha iki haftalık bir bebek ile karşılaşırlar. Yanında sadece bir mektup ve bebeğin yasal vasisi olarak Katlyn olarak belirtilmiştir. Hikaye böyle başlar ve gayet akıcı bir anlatımla da devam ediyor. Sırada serinin üçüncü kitabı var. Okuyunca nacizane yorumlarımı paylaşacağım.
Baskı: Sırların Rengi
Herkesin sırları vardır ama bazı sırlar hayatınızı sonsuza kadar değiştirebilir. İkinci Dünya Savaşı ortalarında, Eva, kaybolduğu söylenen kocasının ölmüş olabileceğine dair yıkıcı bir haber alır. Geleceği belirsizlik içinde iki yaşındaki oğlu ile hem raylarda çalışarak yaşamına annesi ve kızkardeşi ile devam eder. Ta ki siyahi Amerika 'lı asker Bill ile tanışana dek. Hikaye böyle dram ağırlık başlıyor ve yine aynı şekilde devam ediyor. Ancak sıkmayan, akıcı ve merak uyandıran konu akışı ile 1940 lı yıllardaki sınıf ayırımı, ırkçılık, yoksulluk ve yaşam koşulları hakkında fikir edinmek güzeldi
Baskı: Hep Seninle Olacağım
Tıpkı görselliği gibi kitabın içeriği de mükemmel bir hikaye anlatıyor. Her ne kadar bizim Türk aile yapısı ile yaşam kültürü bağdaşmasa da, dostluklar, sahiplenilme, komşuluk, yardımlaşma , sınıf ayrımı ve aile kurumunun kutsaldır anlayışı gibi en sevdiğim konuları işleyen çok hoş bir kitaptı. Dori, 16 yaşında gelecek planlarında şimdilik hiç de yer almayan annelikle tanıştı ve sadece yaşlı büyükbabasından başka kimsesi yoktu bu hayatta. Ama bu da yemedi hayatın ona çizdiği yolda daha göreceği ve tadacağı acılar vardı. Bir gece çıkan yangında yaşadıkları ev yanarken büyükbabası bu aksiyona dayanamayarak kalp krizi sonucu hayatını kaybetti ve altı aylık oğlu Luther ile birlikte Dori yapayalnız, evsiz ve beş parasız sokakta kaldı. Hikaye de böyle başladı. Dor'nin ayakta kalma serüveni.. Okuyun derim ben, pişmanlık duymazsınız bence
Baskı: Babamın Vasiyeti
Kanser hastası babası, son arzusu, vasiyeti addettiği kişiyle evlenip yuva kurmasını isteyince Yağmur hayır diyemedi babasına, üzülmesin diye. Biraz klişe bir konu başlangıcını ve yine klişe şekilde aynen devam eden konu akışını baz alınarak değerlendirmek gerekirse fena değil, kendini okutan, ama çok da merak ettirmeyen bir kitaptı. Ancak kitap basılması öncesinde acaba hiç mi bir editör elinden geçmedi bu kitap merak ediyorum doğrusu. Şöyle ki, kitabın anlatımı önce birinci ağızdan baş karakterlerden Yağmur 'un ağzından anlatılırken, daha bölüm bitmeden üçüncü kişi ağzından anlatmaya başlıyor, ardından yine başka bir karakterin ağzından anlatılıyor. Öyle ki aynı sayfada diyalogları bile kim ne diyor iyi takip edip yakıştırmayı becerirseniz anlayabiliyorsunuz. Olay geçişleri bazı yerlerde hızlıca geçilmiş ve sonuca bağlanmış olması konuyu biraz geçiştirmek gibi geldi. Sonlara doğru biraz aksiyon ve merak uyandıran bölümleri güzeldi. Devamı varmış kitabın ama, hemen alıp okuyayım diyemiyorum maalesef. Belki bu basımda vardı bu hatalar bilemiyorum ama yazık olmamalı bu emeğe bence.