
Elveda Gülsarı
Elveda Gülsarı
8/10
18.01.2012

Bendeniz ben; kendi denizimde yüzerim...

Elveda Gülsarı
8/10
18.01.2012

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
9/10
Kirisk -hayatında ilk defa- babası, amcası ve yaşlı Orhan Ata'yla beraber denize ava çıkıyor. Roman karakterlerin denize çıkışlarını, denizde yaşadıklarını ve düşündüklerini anlatıyor. Çok edebi ve derin bir roman. Romanı okurken çokca için sızladı ve ölüm korkusu tuttu beni. Aytmatov bu eseriyle insanın doğaya karşı aczini bir kez daha gözler önüne seriyor.
18.01.2012

Beni Asla Bırakma
5/10
Romanın anlatım perfpektifi çok sevdiğim bir anlatım perspektifi. Şimdiki zamanda; hikayenin baş kahramanı geçmişini hikaye şeklinde anlatıyor. Bu anlatım perspektifinin güzelliğini ilk Cengiz Aytmatov'un romanlarında idrak edip sevmeye başlamıştım. Fakat Aytmatov şimdiki zamana ''çerçeve'' hikaye ekliyordu. ''Çerçeve'' hikaye derken anlatan karakterin şimdiki zamanda yeni ''hikayesi'' olmasını kast ediyorum. Bunun eksikliği bu kitapta - heyecanı ayakta tutan ''Galeri ne işe yarıyor?'' sorusu çözüldükten sonraki - son sayfalarını okumak için kendimi zorlarken iyice hissettim. Ishiguro şüphesiz anlatımı kuvvetli bir yazar ve istediğini anlatmasını biliyor. Fakat kuvvetli anlatımına rağmen roman benim hoşuma gitmedi. Roman boyunca bin bir türlü detayları anlatıyor. Bu detaylar - başta hoşuma gitsede - bir yerden sonra canımı sıkmaya başladı. O kadar detay yerine bazı yerde: - O kadar klondan hiçbirinin ruhu asi değil mi? Yani kaçma çalışmaları veya önlerine sürülen hayata rest çekenler falan hiç olmuyor mu? - Klonların ülkelerde istedikleri yerlere gittikleri halde niye büyük ses getiren Miss Emily ve Madame'ın çalışmalarına denk gelmiyorlar? Veya bir Allah'ın kulu tarafından klon muhabbeti duymuyorlar? gibi sorulara değinseydi daha güzel olurdu bence. Bu yukardaki sorular zaten Ishiguro'nun detaylı anlatımından dolayı aklıma geldi. Yani can sıkıntısıyla okurken kafama takılan sorular. Güzel başlangıcı ve Miss Emily'nin evindeki sahneler dışında fazla zevk almadığın bir eser.
18.01.2012

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dostoyevski vicdansız yayıncısı Stellovskiyle yaptığı sözleşme gereği Kumarbazı bir ay içerisinde bitirmek zorundadır. Aksi halde gelecekteki tüm romanlarının yayın hakkını elden çıkarmış olacaktır. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazamaz ve yanına daha sonra evleneceği Anna Grigoryevnayı alır.Kumarbaz, yirmi beş günde bitirilmiş olsa da tüm yaşama yayılmış bir deneyimin, Dostoyevskinin kend…

Yazar: aliya izzetbegoviç
Birkaç yüzyıl öncesine kadar medeniyeti belirleyen Müslümanlar, bugün neden geri kalmış durumdalar? Çağdaşlık ve İslam yan yana gelebilir iki kavram mıdır? Kur’an ve İslam hakkında ne kadar şey biliyoruz? Bildiklerimizin ne kadarı gerçekle örtüşüyor? İslam sadece bir inanç biçimi midir, yoksa insan hayatının tüm çizgilerini belirleyen bir sistem mi? Müslüman kadın kimdir, nasıl olmalıdır? İnsanla…

Yazar: cahit zarifoğlu
Yeni Türkçe deki hatıra türünün en yetkin örneklerinden biri olan Yaşamak, toplumsal olarak bir ışığa dönüştürmek istediğimiz acıya, bireysel bir dünyada aydınlık sağlamaktadır. Zarifoğlu, çevremizde gelişen olayların gözümüzü yorduğu ve bizim, hayatın bütünsel akışıyla olan bağlarımızı güçlükle koruduğumuz dönemde, o bağlara canlılık veren birkaç şairimizden biridir. Yaşamak, şiirindeki derinli…