GO
@gonenmelek

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Nöbet
7/1009.02.2014

Baskı: Nöbet

Gizli Ev
8/1009.02.2014

Baskı: Gizli Ev

Gecenin Sesi
9/1009.02.2014

Baskı: Gecenin Sesi

Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen hala Koontz listemin ilk sıralarındadır.

Değişim
5/1009.02.2014

Baskı: Dönüşüm

Baskı: Apollyon (Melez Sözleşmeleri, #4)

Sonunda başınızdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi oluyorsunuz.

Opal (Lux #3)
6/1009.02.2014

Baskı: Opal (Lux #3)

Obsidiyen serisini okuduğu fantastik kitaplar arasında en iyi yerlerden birine koyan biri olarak şunu söyleyebilirim ki; kitap güzeldi ama yazar öyle bir yerde bitiriyor ki son cümleyi okuduğunuz anda hareket edemeden dakikalarca kalıyorsunuz. Önceki iki kitapta bunu yapmayan yazar, Melez Sözleşmeleri serisinin ilk iki kitabında da bunu yapmamıştı. Bir noktadan sonra yazdığı tüm kitapları berbat bir şekilde bitirmeye başladı. Ama buna rağmen kitapları sürükleyici ve dili güzel. Rahatlıkla tavsiye ettiğim kitapların arasında.

Obsidiyen (Lux, #1)
9/1009.02.2014

Baskı: Obsidian (Lux, #1)

Okuyup da Deamon gibi bir karaktere bağlanmayan bir insan tanımıyorum

Baskı: Fısıltı (Fısıltı, #1)

Eğer fantastik kitap okumuyorsanız bu kitabı kesinlikle öneriyorum; zira fantastik kitaplara olan bakışınızı bir hayli değiştirecektir.

Baskı: Açlık Oyunları (Açlık Oyunları, #1)

Okuyalı çok zaman geçmiş olmasına rağmen hala bıraktığı etkiyi dün gibi hatırladığım kitap. Sonunu bilmeniz sizin bir kez daha okumayı istemenize engel olmuyor. Kendi serisinin içindeki en güzel kitap.

Kinyas ve Kayra
9/1009.02.2014

Baskı: Kinyas ve Kayra

hani bazı kitaplar/filmler vardır, günlük hayatınızda bir bölümü/sahnesi şak diye önünüze gelir. kendinizi birden o bölümün/sahnenin kahramanı gibi hissedersiniz. şayet öyleyse o kitap/film sizi etkilemiş demektir, ve bingo! kesinlikle doğru seçimdir. kinyas ve kayra da benim "doğru seçimler" hanemdedir. bu kitapta öyle bir paragraf var ki, hiç aklımdan çıkmaz: "topraktan nefret ediyorum. attığım her adımda bugüne kadar içine gömülmüş ve karışmış milyarlarca yaratığı düşünüyorum. ölümün üstünde yürümeyi sevmiyorum. ve dünya aklıma sadece bunu getiriyor, içine gömdüğü milyarlarca ölüyle. birinin burnu, diğerinin ayakları. bunların üzerine basarak gidiyor milyarlarca insan işine, okuluna. hepimizin bastığı yerde bir ceset var. hepimizin altında bir ölü var. insanlık gömdüğü yakınlarının üzerinde yürüyor. insanlık ölümün üstünde duruyor. koşuyor, spor yapıyor." dışarıdayken kendimi bazen "acaba kimin üzerinde yürüyorum?" diye düşünürken buluyorum.