
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Çarşambaya Kadar Eşim Ol (The Weekday Brides #1)
Konusunu çok sevmiştim.Özellikle düklü kontlu kitaplara bayılırım ama birazcık hayal kırıklığına uğradım.Blake Amerika'da yaşadığından hiç dükmüş gibi hissedemedim.Klasik bir olay örgüsü vardı.Ortalama bir kitap oldugunu düşünüyorum.
Baskı: Meğer Ne Çok Sevmişim (The Hathaways, #5)
MUHTEŞEMDİ 💃
Baskı: Sağdıç (Gamble Brothers, #1)
Klişe bir konusu olmasına rağmen baştan sona akıcı bir kitaptı.Zaten 167 sayfalık bir kitapta insan ne kadar sıkılabilir o da ayri.Çerezlik kitapları sevenler beğenir diye düşünüyorum.Kitabı 18 yaş üstü arkadaşlara tavsiye ederim 😉
Baskı: Maskesiz (MacLeods of Skye Üçlemesi, #2)
Asi kitabi çok daha güzeldi.Maskesizde hem karakterlere ısınamadım hem de kitapta hatalar vardı.Örneğin; 1605 yılında fermuar kullanıldığı nerede görülmüş 😒 Tabi çeviriden kaynaklı bir durum olabilir.Kitabın tek sevdiğim yanı yazarın sondaki not kısmıydi.Karakterlerin gerçek olması ve üstelik evli olmalarıni sevdim.Okuyacaksanız beklentinizi yüksek tutmayın derim.
Baskı: Yağmur Yağarken (Rains #1)
Ben kitabı iki bölüme ayırdım.İlk bölüm bildiğimiz ergen aşk hikayelerinden.Kate hem en yakın arkadaşı Beau'yu hem de kasabaya yeni gelmiş olan Asher'ı seviyor ve onları istiyor.İlk 150 sayfada ciddi anlamda kitaptan nefret ettim.Kate'ın yaşadığı ne olursa olsun sürekli ergen halleri canımı sıktı.Kitabın ikinci yarısıda böyle devam edecek sanıyordum ancak yanıldım.Asher'ın sırrı, olay örgüsünü tamamen değiştiriyor.Daha fazla yazarsam spoiler vermiş olacağım.Beau'yu çok sevdim ve onun için başta çok üzüldüm.Ve Asher başta inanılmaz derecede itici geldi ama sonradan onuda çok sevdim.Sanırım kitapta bir tek Kate'i sevmedim.Ne istediğini bilmeyen karakterleri sevmiyorum.Kitabın sonlarına doğru okurken hüngür hüngür ağladım.Beni şaşırtan bir kitap oldu.Umarım novellası yayınlanır, bende okuma imkanı bulurum.
Baskı: Sende Tutuklu Kaldım (Crossfire, #4)
Kitabın ilk 100 sayfasında odaklanmakta zorluk çektim.Çünkü araya 2 yıl gibi bir zaman girdiği bariz bir şekilde belliydi.İlk 3 kitap kadar güzel olmamakla birlikte son zamanlarda çıkan erotik romanlara nazaran daha iyiydi bence.Tavsiye eder miyim bu konuda yorum yok.Çünkü sende tutuklu kaldım çok durgun ve olaysız bir kitaptı.Burdan yazara bir kez daha sitemlerimi iletiyorum.Bu puanıda Gideon için verdiğimi ve kesinlikle tarafsız olmadığımı belirtmeliyim. :))
Baskı: Şeytan Tüyü (FBI/US Attorney, #1)
Kitabın başlarında biraz sıkıldım ancak sonrası çok eğlenceliydi.Hem polisiye hem de aşk ve romantizmin harmanlandığı kitapları seviyorsanız tavsiye ederim.Not: Serinin ikinci kitabını dört gözle bekliyorum :D
Baskı: Bir Kadın Nasıl Büyür
Holly kocasının ölümüyle birlikte hızla kilo almış esprili ve zeki bir kadın.Logan ise dış görünüşe önem veren bir spor eğitmeni.Uçakta tesadüfen yan yana gelen bu çiftin başından geçen hikayeyi okuyoruz.Aslında konusu ve kitaptaki olaylar çok güzeldi.Hoş diyaloglar vardı.Ancak yazardan kaynaklanan problemler, kitaba düşük puan vermeme sebep oldu.Bir kere kitap hiç akıcı değil.Ayrıca karakterlerin düşünceleri birbirine girmiş bir halde.Kim neden bahsediyor takip etmek zordu.Bu iki sorun olmasa cidden güzel bir kitaptı.Gerçi kitabı ucuz bir fiyata aldığımdan pek de pişman değilim.Eğer okuyacaksanız beklentinizi yüksek tutmayın derim.
Baskı: Tehlikeli Temas (Rosemary Sahili, #1)
Kitabı bu kadar çok seveceğim,hiç aklıma gelmezdi.Konusu değişik ancak olaylar biraz klasik.Blair kızımız masum ancak bezelye beyinli bir karakter değil.Rush'ı pek sevemedim.Grant ve Wood karakterlerini bile ondan daha çok sevdim.Spoiler vermek istemiyorum.Bu yüzden sondaki sır kitaba bakış açımı değiştirdi.Aile bağları karışık der, kitabı tavsiye ederim :D
Baskı: Siyah Damar
Yazarın fırsatçı serisini severek okumuştum ancak siyah damarı okurken yer yer sıkıldım.Sonu tahmin ettiğim gibi değildi.Gerçi Stephen King'ın eserinden uyarlanan bir film var.Bazı yerlerini ona benzettim.Belki de kitaba ısınamamış olmamın sebebi budur.
Baskı: Çirkin Aşk
24 saatten daha az bir sürede okundu ve bitti.Özellikle orijinal dilinden okuyan arkadaşlar tarafından çok methedilmiş ve aylarca büyük bir merakla beklemiştim.Gerçi merakım kitabım ilk sayfalarında söndü gitti.Nasıl desem kitap bir iki bölüm akıcıysa 3 bölüm durgundu.Özellikle Miles, günümüzün anlatıldığı yerlerde durgun ve soğuktu.Ancak Geçmişi Miles'ın ağzından okuyoruz ve o kısımlar kitabın en güzel yerleriydi.Spoiler vermek istemiyorum.Bu puanı vermemde en büyük etken son 100 sayfadır.Sanırım kitabın en etkileyici kısımlarıydı.Bence büyük beklentiyle başlamayın çünkü klişe bir konusu var.Not: o son kısımları için kitabı aldığıma pişman değilim.:)))
Baskı: Kesişen Hayatlar Kafesi
Kitap ilk çıktığı zaman fuardan almıştım.Neyse ki netteki yorumları okumadım zira beklentim daha da artacaktı.Klasik bir konusu var ancak son derece gerçekçi yazılmış.Kitabın iki büyük kusuru var.Birincisi haddinden fazla uzun olması. Bu tarz bir konu için 511 sayfa çok gereksiz.İkinci kusuru ise yazarın saçmasapan derecede uzun diyalogları.Bu puanı kadın ve erkek karakterleri sevdiğim için verdim.En azından tutarlı davrandılar.Tavsiye edemem lakin okuyacaksanız beklentinizi yüksek tutmayın bence.
Baskı: Serseri Kalbim (Rogues of Regent Street, #3)
SPOİLER !!!!!! Kitap çok güzel başladı ancak bu şekilde devam etmedi.Başları akıcı olmasına rağmen yazarın verdiği detaylar kitabı boğmuş.Güzel bir konu nasıl mahvedilir??? Yazar bunu layıkıyla becermiş.Arthur Christian sözde Kerry'nın kim olduğunu bilmiyor ama yanlışla kocasının adını ve soyadını biliyor.Sonra aaa bu Kerry'nın kocası diyor.Böyle saçmalık görmedim.Tam karakterleri seviyordum ama yine olan oldu.Kerry, baştaki namuslu kızımız sonradan bir açıldı pir açıldı.Bunlarda yetmezmiş gibi saf,zihinsel olarak engel durumu olan adamı(her ne kadar zarar verecek olsa da) ki bu adam ne yaptığının pek farkında değil,direk kalbine nişan alıp öldürdü.Yaralayıp kaçabilirdi.Lakin olmadı olmadı.Yazar beni delirtti.Uzun zamandır bu kadar sinir olmamıştım.İlle okuyacaksınız pek bir şey beklemeyin.Not: bu yazar benden uzak dursun :))
Baskı: Elli Yazardan Grinin Elli Tonu
Bu kitapla birlikte,farklı meslek grubuna ait insanların elli ton serisine bakış açısını okumuş oldum.Gazeteci,yazar,kitapçı,doktor,profesör ve daha pek çoğu.Kitabın içeriğine bakıldığında aslında elli tondan önce birçok erotik roman olduğunu ancak bu tarz kitapların aşağılandığını görüyoruz.Elli tonla birlikte bu bakış açısı tamamen değişiyor.Aynı zamanda BDSM,romantizm,erotizm,psikolojik açıdan da seriyi ele almış bir kitap.Yukarıdaki puanı sadece "Romantizmin Elli Tonu" bölümü için verdim.Diğer kısımları ise pek sevmedim.Ne yazık ki kitap çok ağır ilerliyor.Öyle bir günde bitirebileceğiniz bir kitap değil. :((
Baskı: Harika Çapkın (The Beautiful Bastard, #3)
Klişe bir konusu olmasına rağmen fena değildi.Kitabın başları çok akıcı olsa da sonlara doğru inanılmaz sıkıldım.Yazar konuyu neden bu kadar uzatmış anlamak mümkün değil.Ayrıca harika yabancıdan daha güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.Türünü sevenlere tavsiye ederim.
Baskı: Harika Piç (The Beautiful Bastard, #1)
Konusu her ne kadar klasik olsa da eğlenceli bir kitaptı.Yer yer kahkaha bile attım.Seks kısımları çoktu ancak kitabın türü zaten erotik.Ne bekliyorsunuz ki :D Özellikle başları çok komikti.Sonlara doğru sıkılmasaydım daha yüksek puan verecektim.Çerezlik kitap arıyorsanız tavsiye ederim :)
Baskı: Çiçeklerimi Rüzgara Verdim (Blossom Street Serisi 8)
Debbie Macomber'ın tarzı düz bir çizgide ilerliyor.Bu okuduğum 4. kitabı ve diğerlerinden hiçbir farkı yoktu.Kitabın bazı yerlerini sevdim ama bu tamamı için geçerli değil.Özellikle iki insan birbirine aşıksa öpüşmeli veya belli münasebetleri olmalı.İlle detay vermesi gerekli değil ancak yazar bu konuda oldukça soğuk ve karakterler arasındaki aşkı hissedemiyorum.Elimde bir iki tane daha kitabı var onlarıda okuduktan sonra yazarın başka kitaplarını almayı düşünmüyorum.
Baskı: Vampir Günlükleri - Uyanış ve Savaş
Alacakaranlık serisinin bir değişik versiyonu daha.Dizisini izlemediğim için kitabını sevdim.En azından akıcıydı ve hiç sıkılmadım.Sadece final kitabında kız kimi seçiyor onu çok merak ediyorum.(Dizide kimi seçtiğini öğrendim.)Gerçi çok fazla kitabı olduğu için seriye devam etmeyeceğim.Ama genel olarak kitabı beğendim.Özellikle 18-19 yaşındaki genç arkadaşlara bu seriyi tavsiye ederim. :)
Baskı: Londra Caddesi (On Dublin Street, #2)
Kitabın ilk yarısı cidden çok kötüydü.Dublin caddesine bayılmış biri olarak yaşadığım hayal kırıklığını tarif etmem imkansız.Ortalarını geçince kitap güzelleşti.Dublin caddesi gibi miydi kesinlikle hayır.Bence onun beklentisiyle okumayın zira benim gibi üzülürsünüz.Cameron iyiydi hoştu ama bi Braden değildi.Kitap aşk kitabından daha çok dram ağırlıklıydı(gerçi yazar sonradan aşka bağladı :).Artık bu tarzda iyi kitaplar bulmak zor, ona göre değerlendirmemi yaptım.İlle okuyun diyemem sadece okuyacaksanız Dublin caddesi kadar iyi bir kitap beklemeyin.
Baskı: Sırılsıklam Aşık (Lucky Harbor, #3)
Bence ilk iki kitaptan daha güzel ve akıcıydı.Sawyer ve Chloe'nın atışmaları çok tatlıydı.Normalde yazarın konu seçimi güzel ancak yan karakterlere fazla ağırlık verdiğinden diğer kitaplarını okurken sıkılmıştım.Bunda ise tam tersi,her sayfası eğlenceli sıcacık bir aşk hikayesiydi.Romantik türde sevenlerin kitabı beğeneceğini düşünüyorum.Tavsiye ederim :)
Baskı: Sonsuza Kadar (Eversea #2)
Açıkçası bütün kitabı ' Ya Sabır' çekerek okudum.İlk kitaba ayılıp bayılmamıştım gerçi ama bu ondan bir tık daha düşüktü.Bir kitapta hiç mi olay olmaz.Baştan sona çok durgundu.Sadece yazarın Darcy,Christian Grey ve Gideon Cross'a gönderme yapması güzeldi.Birde unutmadan yazayım bu puanı verme sebebim çok daha kötü kitaplar okumuş olmam.En azından seri iki kitap oluşuyor.Tek tesellim bu olsun :)) Okuyacaksanız benden size tavsiye pek bir şey beklemeyin. :((
Baskı: Hırçın Aşk (Malory-Anderson Family #2)
Açıkçası hayal kırıklığına uğradım.Sanırım beklentim çok yüksekti.Kitabı okurken sıkıldığım yerler oldu ama genel olarak çok kötü değildi.Ne kadın karaktere ne de erkek karaktere ısınabildim.Eğer sevdiğim birkaç bölüm olmasaydı 6 puan verecektim.Bu seriyi okuyacaksanız ilk kitabı mutlaka okuyun.Çünkü oradaki karakterler bu kitapta yer alıyor.Sonra benim gibi kafanız karışmasın.Son olarak benim gibi beklentinizi yüksek tutmayın,belki kitabı daha çok seversiniz :))
Baskı: Seninim (The Brand Clan Serisi, #1)
İlk defa baş karakterlerin siyahi olduğu bir kitap okudum.O nedenle odaklanmakta biraz zorluk çektim.Ancak genel olarak konusu ve kitaptaki olayların akışı güzeldi.Yer yer sıkılsamda okunabilir bir kitaptı.Mutlaka okuyun diyemem lakin elinizin altında varsa güzel zaman geçirmek için ideal bir kitap.