CE
@cemaziyelevvel

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Ölü Ozanlar Derneği

"Oh captain! My captain!"

İlk Aşk
9/1007.04.2012

Baskı: İlk Aşk

İlk aşk güzeldir muhakkak, içe düşüren bir bakışsa başlatan bu aşkı ve dokunulmamış beyaz elleri varsa onun... İnce uzun parmakları sonra; tıpkı bir hanımeli çiçeği gibi. Ve paylaşmak acıdır yüreğinin onun için attığı insanı. Hele de ilk aşkınsa; paylaşmak acıtır. Ellerden gelen dertler asıyorsa sevdiceğinin yüzünü ve sen elin kolun bağlı seyreyliyorsan onun yokoluşunu... Acıtır bu aşk. Ne yazık ki sandığın kadar masum değildir güzeller güzeli. Çocuk kalbinin masumiyetine ağır gelir gerçekler ama öğrenirsin. Öğrenirsin; paylaşan yalnızca sen değilsindir, çok sevdiğin annen de paylamaktadır 'sevgili babanı'. Ve sevgili baban senin ilk aşkını çok üzmektedir. Acıtır...

Portekiz Mektupları
10/1027.03.2012

Baskı: Portekiz Mektupları

Mevla'dan Leyla'ya göçün hikayesidir bu mektuplar. Sevmeyi bilmeyen, hercai bir Fransız subayına duyduğu tarifsiz aşkı anlatır Rahibe Mariane bu beş mektupta. Subaysa başka bakir toprakların peşindedir, öyle ya bu bir alışkanlıktır. Muhakkak öyledir... Rahibe Mariane ise tüm bildiklerini, inançlarını, değerlerini her şeyi elinin tersiyle itmiştir... Soylu(!) Fransız subayını boğmak, Mariane'yi ise bağrınıza basmak isteyeceksiniz. Ben subayı bir engizisyon mahkemesinde işkenceyle ölüme maruz bırakarak huzur bulabildim ancak. Okuyun lütfen... Portekiz Mektupları'ndan bir kaç alıntı: "Aşk tek başına aşk doğurmuyor; sizi seveyim istiyordunuz, bu hedefi bir kere belirledikten sonra ona ulaşmak için yapmayacağınız şey yoktu; gerekseydi beni sevmeye bile razı olurdunuz; ama zaferi sevmeden de kazanabileceğinizi, aşka hiç de ihtiyacınız olmadığını anladınız; ne alçaklık!" "Onurumu yitirdim, ana babamın öfkesine, bu ülkedeki rahibelere uygulanan korkunç yasaların acımasızlığına, ama hepsinden daha korkuncu, sizin nankörlüğünüze hedef oldum. Yine de pişmanlığımın içten olmadığını hissediyorum, aşkınız uğruna çok daha büyük tehlikelere atılmak isterdim bütün kalbimle; yaşamımı ve onurumu tehlikeye attığım için de ölümcül bir zevk duyuyorum." "Elveda, sizi hiç görmemiş olmayı isterdim. Ah bu duygunun ne kadar sahte olduğunu çok iyi hissedebiliyorum, bunları yazdığım anda bile; severek mutsuz olmayı, sizi hiç görmemiş olmaya yeğlerim." "Neden olduğunuz mutsuzluk için kalbimin derinliklerinden teşekkür ediyorum size. Sizi tanımadan önce yaşadığım dinginlikten nefret ediyorum." "Beni sevmediğiniz kanıtlayan tüm görüntülere karşı direniyorum; ilgisizliğinizden yakınmama yol açıcak nedenlere kapılmaktansa kendimi körcesine tutkuma koyvermek daha kolay geliyor bana."

Hz. İnsan
9/1026.02.2012

Baskı: Hz. İnsan

Ey talip, görüşünden, bilişinden değil; görüşünde, bilişinde ısrar etmekten utan! Sen aklınsıra kavradığını zannediyorsun. Oysa kavranan sensin, farkında bile değilsin!

Baskı: Küçük Mucizeler Dükkanı (Blossom Street Serisi 1)

Hediye edildiği için okudum bu kitabı, vaktiniz çoksa okunabilir ama azsa okunması lazım gelen daha mühim kitaplar var...

Kürk Mantolu Madonna
9/1001.02.2012

Baskı: Kürk Mantolu Madonna

‘Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir… Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?’ böyle bir cümle geçer içinde. Sıkça kendime rastladığım bir kitaptır, bihaber olduğum taraflarıma rastladığım kitaptır...

Aşk ve Gurur
9/1001.02.2012

Baskı: Aşk ve Gurur

Önce filmini izledim, sonra kitabı okudum bir de dizisi var Aşk ve Gurur'un en son onu izledim. İlk olmanın ayrıcalığı mıdır yahut gerçekten başarılı olduğundan mıdır bilinmez, çok sevdiğim bu hikayeyi en çok filmde beğendim ben. Bir kadının kitap yazmasının duygularını ifşa etmek olduğundan ayıp sayıldığı bir zamanda bu kitapla ölümsüzlüğü yakalamıştır Jane Austen. Batının değerlerinin de modernizmin öğütücülüğüne kapılmadığı zamanlardan masum ve doyurucu bir aşk hikayesi. Okunası...

Madam Bovary
9/1001.02.2012

Baskı: Madam Bovary

Güzeller güzeli, tutkulu Emma'nın kabiliyetsiz, romantizmden bihaber bir doktorla evlenip ruhunu asla doyuramamasının hikayesidir Madam Bovary. Flaubert'in arsenik içtiği söylenir Emma'nın intiharını iyice anlatabilmek için; arsenik içtiği ve haftalarca bu yüzden hasta yattığı söylenir... Biliyor musunuz bu kitabı okurken aldatırsınız, aldatırken ki tutkunun ve yakıcılığın tadına bakarsınız sonra da dibe vurursunuz. Aldatmanın ağırlığını sırtlanır ve pişmanlıkla bocalar durursunuz. Bir avuç arsenik uzatır Flaubert size güzel Emma'nın eliyle ve ölüm bir kurtuluş gibi görünür size. Ölürsünüz. Ama acılar içinde. Ölen yalnızca Emma değildir, siz de ölürsünüz. Flaubert bunu yapar, gerçekten yapar. Kendinin de içtiği arseniktir belki bunu yapan ama kitabın sonunda hem sizi hem Emma'yı öldürür. Aldatmadan aldatmaya tövbe ettirir... Dipnot: Aşk-ı Memnu'dan yıllar sonra okudum Madam Bovary'i ve genel hatlarıyla bizim Bihter'e benzetmiştim Emma'yı. İkisi de genç ve güzel, bir şeylerden kurtulmak için evlenirler, eşleri onları çok sever ama onlar mutsuzdur, aldatırlar ve daha çok acı çekerler, sonundaysa intihar ederler...