
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: iclal aydın
....Beklemediğim anda karşıma çıkan ayrılıkları, Aniden bastıran kışı, Aynaya her baktığımda değişen kadını, Mevsimler içinde mutlaka bir sevinç getiren yazı, Gülünce yüzleri bayram yeri olanları, Geçecek diyerek yaraya üfleyenleri, Okuduğunu anlayanları, Anlayıp da susanları, Cesur olanları, Yeniden başlayanları Ve Hayatın mutlak coşkusunu, Sizi, Seni, Her şeye rağmen üstelik Gördüğüme sevindim!…

Yazar: ikbal gürpınar
BİRİNCİ BASKI (100.000 ADET)İKİNCİ BASKI (100.000 ADET)Güzellik bakan gözdeymiş. Niyetmiş her şeyi güzelleştiren, olmazları olduran. Sevgi, açılmayacak sanılan, üzerine kilit vurulan tüm kapıların anahtarıymış. Tam da ümitsizliğe düşmeye ramak kala doğuruverirmiş güneşi üzerimize Yaradan; parlak ve sıcak... Tatlı dille, güler yüzle söylenen sözlere doyulmazmış... Bu kitap, güler yüzle, düşünerek…

Yazar: hüseyin salih ecer
Püfür püfür yaşamayı bekledim. Olmayacak.Sıkıntılı ve âşık. Anlaşılıyor. Ben rüzgâr istiyorum. Cemal önemli değil. Canım. Çok seviyorum. Cemali, Metin gibi geçti.Bu salak nereden çıktı. Hariflerin sakin, sevişen ve rüzgârlıları nerede. Beni sevmesi hoş. Sıkıcı.Nişantaşında oturup, adam gibi sevişip işine gücüne bakamaz mı bunlar. Salak olmaları şart mı. Vapurlar, Pendikler, keşküller...Günlerdir…

Yazar: perihan mağden
Everest Yayınları yazarlarından Perihan Mağden’in Radikal Gazetesi’ndeki köşe yazılarından derlediği ‘Korkma Bu Akşam Gelip Çalmam Kapını’ adlı kitabının özelliği bugüne kadar satılan en ucuz kitap olması. 1,5 milyon TL (1,5 YTL)’dan satılacak olan kitabın ilk baskısı 100 bin adet yapılıyor. Kitap için seçilen 35 yazıya bir de Mağden’in özellikle bu kitap için yazdığı bir yazı eklendi. ‘Korkma Bu…

Yazar: perihan mağden
Başını Behiyenin omzuna dayayıp uyuklamaya başlıyor Handan. Behiyenin içine yırtıcı kuşlar pike yapıyor. Ciğeri, yüreği, bağırsakları, kalbi- neresinden yakalarlarsa bir parça koparıp uçuşuyorlar. İçi didiliyor Behiyenin. İçi parçalanıyor meraktan, telaştan. Tufana enselenmek istemiyor. Tufan onu ve Handanı ele geçirsin istemiyor. Aşağılanmak istemiyor. Hayat onu yeterince aşağılamadı mı? Un ufak…

Yazar: inci aral
Mor, küçük bir Ege kasabasında yaşayan dört çocuklu bir çiftçi ailesinin yıllara yayılmış trajik hikâyesini sürükleyici bir aşk ve entrika çerçevesinde günümüze taşıyarak yirmi dört saatlik bir zaman diliminde anlatan bir roman. 68 kuşağından, sistemin bir parçası haline gelmiş işadamı ve turizmci İlhan Sacit, kızı yaşındaki Renginura tutulup ondan bir de çocuk sahibi olunca karısını yıkmış, hır…

Yazar: buket uzuner
Buket Uzuner'in içten, duyarlı ve mizah dolu üslubuyla yazdığı çağdaş bir roman.'İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri' çevre politikasına, aşka, enerji sorununa, kadın-erkek ilişkisine alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin öyküsü, bir 'modern zamanlar' romanı.'İki Yeşil Susamuru', iyi romandan kafa cimnastiği beklent…

Yazar: hamdi özyurt
İnsanın, trajik yazgısına karşı çıkışı var bu kitapta; umutsuzluğun reddi var. İnsanın, kadın ve anne olarak kendisiyle karşı karşıya gelişi var bu kitapta; yaşama ve yaşatma hırsının inanılmaz gücü var. Ustaca kurulmuş lirik bir roman bu kitap, bir yerinde mutlaka siz varsınız.Özyurtun öyküleri, günlük yaşamın içinde, çoğunlukla gözümüzden kaçan olayları ve çoğunlukla zorda kalmış bireyleri anla…

Yazar: ahmet selim
Sevginin, bütünlüğün, hasretin romanı. İnsanın on yıllarımızın ve nereden gelip nereye gittiğimizin derinliklerine ışık tutmaya çalışan bir anlatım diliyle sunulmuş yeni bir yaklaşım çağrısı. Bu çağrı hayatın özünde var. Hayatın özünde var olan; ancak hayatın akışı içinde duyulabilir ve duyurulabilir. Hüzün Yağmuru bunun için yazıldı. Rüzgârların getiremediği kokuları, ışıkların aydınlatamadığı r…

Yazar: hıfzı topuz
Biz Çamlıcanın üç gülüyüz, Aşk bahçesinin bülbülüyüz, Dillerde gezer söyleniriz, Gamsız yaşarız eğleniriz... Yesârî Âsım Arsoyun bu ünlü şarkısına konu olan Çamlıcalı üç kız kardeş, Milli Mücadele yıllarında İstanbuldaki gizli direniş örgütleriyle işbirliği yapmışlar; İngilizlerden ve Fransızlardan önemli bilgiler sızdırarak, düşman kontrolünde bulunan silah depolarının boşaltılıp Anadoluya silah…

Yazar: ahmet altan
Yakın tarihimize damgasını vuran 31 Mart Vakasının çevresinde gelişen İsyan Günlerinde Aşk, insanın en derinlerinde saklı olan duyguları bile şaşırtıcı bir aydınlıkla gösteren bir roman. İnsanları ustalıkla anlatırken tarihin de onlar gibi sırları, yalanları, ihanetleri, asla açığa çıkarmaya yanaşmadığı karanlık yanları olduğunu hatırlatıyor. İsyan Günlerinde Aşk, bütün bir yüzyılı sarsan bir aya…

Yazar: ahmet altan
Hayatında herkesten ve her şeyden fazla sevdiği erkekten kaçarak Güneydoğunun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna katılan bir kadın.Bir daha hiç kimseyi o kadını sevdiği gibisevemeyeceğini bilmesine rağmen ruhundaki zaafları saklamak için yaptığı vahşice hatalarla karşısındakini yaralayan bir adam.Gerçek aşkın korkunç ağırlığını taşıyamayarak bir köprü gibi çöküp iki kıyısında iki insan…

Yazar: ahmet altan
Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz.Bir aşk, bir öfke, çıldırtıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir.Bazen, bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz.Bazen öfkeyle kamaşır içiniz.Kendi bilinmezliğinizle yaptığınız bu karmaşık dansta adımlarınızı ayarlamak için size yardım e…

Yazar: ahmet altan
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii... Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bi…

Yazar: ahmet altan
Kısa sürede çok ses getiren Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altanın romancılığında farklı bir aşama; tarihe değişik bir bakış açısıyla bakan, onun insan yüzünü gören bir çalışma. Klasik romanın yeniden doğuşu diyebileceğimiz Kılıç Yarası Gibi, insanı, insan ilişkilerini, duygularını ve aşkı derinlemesine işleyen, yoğun içerikli bir roman. On dokuzuncu yüzyıl sonlarında, Ermenilerin Osmanlı bankasını bas…

Yazar: ahmet altan
Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hat…

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: ahmet altan
Ahmet Altanın ikinci romanı olan Sudaki İz, ilk kez 1985 yılının ortalarında Can Yayınları arasında çıkmıştı. Büyük bir ilgiyle karşılanan roman, yedi ay gibi kısa bir süre içinde üçüncü basımına ulaşmıştı. Bu son basımın üzerinden iki ay geçtikten sonra kitap toplatıldı. Yargılama iki yıl sürdü. Sonunda İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi kitaptaki iki buçuk sayfalık bir bölümü müstehcen bularak,…

Yazar: ahmet altan
Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığı için yalnızım ben. Deneyimlerimle, içine aşk karışmamış her ilişkinin iyi gittiğini, aşkın ise bütün ilişkiyi karmaşık hale getirdiğini anlamıştım; buna rağmen kendimi tutamayıp gene aşkın o çetrefil, hırpalayıcı, karışık, acılarla dolu, vahşi, bencil ve düşmanca yollarında gezinmeye dalıyordum; iyinin v…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de… Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistandan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar. Elif Şafak'ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin d…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Pinhan! dedi Dürri Baba. Sesi yaprak kımıldatmayan sabâ rüzgârı gibi doldu odanın içine. Pinhan! dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken, farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçüncü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül k…

Yazar: elif şafak
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur…