
Dokuz Gün (Jim Clemo, #1)
Dokuz Gün (Jim Clemo, #1)
8/10
29.12.2015

okumayı söktüğünden beri kitaplarla bir muhabbet..bir aşk... "kitabın içine düşmek " deyimini gerçek anlamda kullanabilirsiniz o'nun için. okudukça kaybolur kitaplarda, kayboldukça okur... oturduğu koltuktan keyifle izler kitap karakterlerini. bazen bir dedektifle birlikte katilin izini sürer, bazen bir savaş meydanında kılıç şangırtıları arasında kalakalır bitaraf...tutamadığı gözyaşlarıyla karakterleri ıslatır bazen de...kah uçsuz bucaksız çöllerde, kah kutuplarda, kah yağmur ormanlarında maceradan maceraya sürüklenir karakterlerle soluksuz...vb. vb. okuyacak kadar sağlıklı gözleri ve kitap alacak kadar yeterli parası olduğu için Yaratıcısına her daim minnettardır.( nankörlüğe lüzum yok).kitapları, yalnızlığı, tarsusi Türk kahvesi olmazsa olmazıdır vesselam...

Dokuz Gün (Jim Clemo, #1)
8/10
29.12.2015

Aşkın İkinci Yarısı (Bell Harbor, #1)
9/10
21.12.2015

Ağustos Böcekleri Ağladığında
8/10
08.12.2015

Şanzelize Düğün Salonu
8/10
06.12.2015

Unutmanın Büyüsü
8/10
02.12.2015

Zehir
9/10
26.11.2015

Bakire
9/10
19.11.2015

Kafes
9/10
09.09.2015

Yazar: ali çolak
''Kaçmak''... galiba bugünlerde ruhum en çok onunla meşgul. Kendime mi, uzaklara mı, meçhule mi? Ne önemi var!.. Böyle bir zamanda, altını defalarca çizdiğim o cümle, yine gözlerimin içine bakıyor: ''Ve kadınlarda ne hüzünlü bir güzellik vardı... ''''Rilke, âh Rilke... Şöyle diyor başka bir yerde de: ''Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum ned…

Yazar: ali çolak
''Kaçmak''... galiba bugünlerde ruhum en çok onunla meşgul. Kendime mi, uzaklara mı, meçhule mi? Ne önemi var!.. Böyle bir zamanda, altını defalarca çizdiğim o cümle, yine gözlerimin içine bakıyor: ''Ve kadınlarda ne hüzünlü bir güzellik vardı... ''''Rilke, âh Rilke... Şöyle diyor başka bir yerde de: ''Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum ned…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…