
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: dennis lehane
Zindan Adası, Uğultulu Tepeler atmosferinde geçen psikolojik bir gerilim, şiddet ve şeytanın romanı!Denis Lehanein Zindan Adası romanını okumak bir çılgınlık, şiddet ve yanılgı kâbusuna girmek demek. Romanı bitirmekse -finaliyle ilgili bir ipucu vermek bile suç olur- yolunu şaşırmak, belki öfkelenmek ve sonunda usta bir öykü anlatıcısının, zihnimizi darmaduman etme yeteneği üzerine kafa yormak de…

Yazar: markus zusak
''Neden ben?'' diye sordum Tanrı'ya. Bir şey söylemedi. Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi... Hiç Kimse Sıradan Değildir Markus Zusak ''19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve…

Yazar: markus zusak
Liesel Meminger, Münih'in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann ailesinin yanına evlatlık olarak verilir. 1933 yılında Almanların yüzde 90'ı Adolf Hitler'i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel'in üvey babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar. Erkek kardeşi gözlerinin önünde ölen küçük kız Liesel k…

Yazar: elizabeth massie
İngiltere kralı VIII. Henrynin kraliyetinde muhalefet yükseliyordu. Kralın, nikahının bozulması hakkında papalıkla süregiden tartışması, Reformasyonu ateşlemek üzere ve Henrynin bir sonraki adımı, uzun zamandır beklediği Anne Boleynle evliliğini gerçekleştirmek için yeni bir başpiskopos göreve getirmekti. Sarayda bir zamanlar H&K arması taşıyan ne var ne yoksa, kaldırılıp yerine H&A armal…

Yazar: william r. forstchen
Bu dehşet verici apokaliptik romanla medeniyet yepyeni bir karanlık çağ uçurumundan aşağı yuvarlanıyor. Forstchen, Ladinin suya düşen planlarını kağıda taşımış ve bunu yaparken medeniyet kavramını da tamamen rafa kaldırmış. Stephen Coonts, New York Times çoksatarı Suikastçinin yazarı Harika, yetenekli, manidar.

Yazar: iskender pala
Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına... Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem... Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi... Siruş başlıklı murassa hançerin kabza…

Yazar: iskender pala
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak ü daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler,…

Yazar: iskender pala
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşkın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya…

Yazar: iskender pala
''Peygamber'in mihmandârı! Bir arzun varsa yapayım. Bir vasiyetin varsa yerine getireyim!'' - ''Ey Emîr! Sakın Allah'ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece il…

Yazar: iskender pala
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâyım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok o…

Yazar: iskender pala
Tutku… Güzellik… Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş. Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş. Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride. Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık! Sünn…

Yazar: iskender pala
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Palanın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor. İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı…

Yazar: iskender pala
İskender Pala Od romanında Yunus Emre’yi anlatıyor...Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında,…

Yazar: iskender pala
Aşkın başlangıcı ”görme”, sonucu ”bakma”dır. İlk görüş anında başlayan ilginin sırasıyla sevgiye, bağlılığa, kalbin erimesine, tutkuya, özleme ve nihayet aşka dönüşmesinin bir tek gayesi vardır; sevilenin yüzüne bakabilmek, o ilk görüş anının lezzetini ve hazzını derece derece artırarak kemale erdirebilmek. Görmekten bakma derecesine yükselebilmek için aşkın binbir türlü tecellisi, sayısız çile d…

Yazar: iskender pala
Her romanıyla yüzbinlerce okurun kalbini fetheden İskender Pala, yeni romanı Efsane — Bir ”Barbaros” Romanı ile bir kez daha okurlarını selamlıyor!.. Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar. Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsını…

Yazar: khaled hosseini
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o, içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi... Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı.Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostluklar…

Yazar: khaled hosseini
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşaml…

Yazar: yasunari kawabata
Japonya'nın en iyi romancısı sayılan Yasunari Kawabata 1968 Nobel Ödülünü aldıktan sonra dünyaca tanındı ve bütün uygar dillere çevrildi eserleri. Japon panoları gibi ince bir sanatla işlenmiş olan romanlarında insan ruhunun derinliklerine inen bir gözlemci ustalığı sezilir. Bu kitap size onun en değişik romanlarından birini sunuyor. Burada bütün olay bir evin aynı odasında geçer. Bir randev…

Yazar: stig claesson
Bir Baharın Yankısı, iki insanın bir hafta gibi kısa bir zaman dilimi içinde yaşadığı aşkı anlatıyor. Adam ile Eva (Adem ile Havvaya gönderme yapılmaktadır) karşılaşırlar ve birbirlerine âşık olarlar. Aşkı hiç sorgulamadan, İsveçin soğuğuyla karanlığına ateş böcekleri ve kelebekler yansıtarak yaşarlar. Yalın bir anlatım, nereye varacağı bilinmeyeni yaratma gücü, ağır bir hüzün ve kelebek hafifliğ…

Yazar: claude farrère
Açıklama :Büyük bir devrim... Büyük toplumsal degisimler... Yeni deger yargilari, yeni yasam ve düsünce tarzlari. Ancak kisiler bir bocalama içindedir... Bir taraftan; asirlarca devam eden deger yargilari, düsünce tarzlari ve dolayisiyla yasam, diger taraftan ise yeni kaliplar... Iste büyük ikilem, dogrular hangileri, yanlislar neler?... Iste yeni Ankara ile yeni Istanbul... Ankarali Dört Hanimda…

Yazar: omar rivabella
Bir Latin Amerika ülkesinde, küçük bir kasabada göreve yeni başlayan rahip Antonio, bir gün, Luisa adlı bir kadın tarafından kendisine bırakılan bir kutu ile karşılaşır. İçinden çıkan kâğıt parçacıklarına yazılan günlük şaşırtıcı olduğu kadar ürkütücü bir yaşanmışlığın tanıklığını içerir. Susanna adlı genç bir kadının güncesidir bu. Ülkesindeki askeri darbe sonrasında gözaltına alınan genç kadın…

Yazar: e. emine, vivet kanetti
Yeniköydeki ikiz bir yalıda oturan gazeteci Refika, defalarca reenkarne olduğuna inanır. Yabancı bir dergide Reenkarnasyondan Geçmiş Ruhlar Kliniğine rastlar ve gider. Dönüşünde kliniğin adresini, ruhu düdüklü tencere gibi öten meslektaşına verir. Refikanın bir diğer özelliği hayatta ve efsanelerde rastladığı ikizleri not etmektir. Kliniğin doktoru ise, hastalarının hikayelerini iki ayrı mürekkep…

Yazar: deborah moggach
On yedinci yüzyılda Amsterdam. Şehir tam bir lale çılgınlığına kapılmış; gücü ve aklı yeten herkes, en iyileri Amiral isimleriyle anılan lale soğanlarının ve kısa yoldan kazanılacak servetlerin peşinde.Denizaşırı ticaret yapan zengin ve yaşlı bir tüccar olan Cornelis, genç karısını ve statüsünü ölümsüzleştirmek üzere tuvale aktarmak isteğiyle, yetenekli bir genç ressamla anlaşır. Güzel şeylerin k…
