
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Havva'nın Üç Kızı
Ayşe Esin Filippidis 26 Ağustos 2016 · Düzenlendi · Bir cok kisinin aksine ben, Elif Safak"i begenerek okurum.. Bu son kitabi ciktiginda, sirada bekleyen bir suru kitabimi kenara koydum ve onceligi bu kitaba verdim. Cunku, tam da bu gunlerde dunyada ve ozellikle ulkemizde yasanan din ve dindarlik konusunu ele aldigini, ikilemleri bir kenara birakip, Tanri yi anlamaya calistigini duymustum. 3 fakli ulkeden 3 kadinin hayatlarini, inanca bakis acilarini ve birbirleri ile olan iliskilerini de bu konu altinda isleyerek, ilginc bir kurgu olusturmus E. Safak. Her ne kadar biraz aceleye gelerek yazildigini dusunsem de, ben gene ilgi ile okudum. Din uzerine yapilan her tartisma sonucsuz kaliyor, ama Tanri yi konusmak ayri bir maharet gerektiriyor.
Baskı: Siddhartha
Ayşe Esin Filippidis 30 Ağustos 2016 · Oncelikle, Hermann Hesse yi ilk defa okudugumu itiraf etmeliyim... Gec kalmisim, hem de cok. Siddhartha"yi 1950 yilinda yazmis Hesse. "Ic yolculugu" daha o zamanlarda baslamis yazmaya, Buddha"nin ogretisinin de ustunde aramis, tum bireylerin benimseyebilecegi ortak yani. Son yillarda, cogumuzun asina oldugu, hayata ait, insana ait, icsel yolculuga ait bir cok kitap, ogreti var. "Siddhartha", guzel bir kurgu icinde, yalin bir sekilde, cabuk okunabilen, ama en onemlisi hala, yeni "bir seyleri" gosterebilen, ogretebilen bir kitap. Bir agacin altinda, uzun uzun dusunmek, bir irmagin uzun uzun sesini dinlemek, ve butunle bir olmak, belki belli insanlarin yapabilecegi bir sey... Ama sonunda Siddhartha sunu anliyor: "Kör sadakatleri, o kör gucleri ve diretkenlikleri icinde sevilmeye ve hayran kalinmaya layikti bu insanlar. ...bilge ve dusunurlerde bir tek kucuk sey vardi ki, ondan yoksundular yalnizca, bu da bilincti, tum yasamin birligi ve butunlugune iliskin bilincli dusunceydi...." diyor ve devam ediyor Hesse...
Baskı: Karasevdalılar
Ayşe Esin Filippidis 22 Ekim 2016 · Her sabah ayni kafede, ayni masada oturuyorsunuz, ve kahvenizi yudumlarken, gene her sabah, ayni masada oturan bir cifti gozlerinizle takip ediyorsunuz. Onlara imreniyor, asklarini kendi icinizde yasiyorsunuz. Fakat bir gun, adam olduruluyor....ve boylece basliyor kitap... Olum uzerine, geride kalanlar uzerine, cokca bahsedilmis bu kitapda... Olaylardan ziyade, ic konusmalarinin daha cok yer aldigi bir roman, o nedenle bazen, zor gidiyor okurken... Fakat, enteresan olan, yasadiklarimizla, soylediklerimizle, basimiza gelenlerle, icimizde dusunduklerimizin, kafamizda yazdiklarimizin ne kadar farkli oldugu....
Baskı: Yarın Savaşta Beni Düşün
Ayşe Esin Filippidis 8 Kasım 2016 · Daha iki-uc saat tanidigi bir kadin, yatakta kollarinda oluverir Victor"un... "Karasevdalilar"dan sonra okudugum bu 2. kitabinda da, olum / yasam, gidenler / arkada kalanlar uzerine kurulmus, hayatimiz kader mi yoksa tesaduflerden mi olusmusu, ic konusmalari ile sorgulayan, ama okuyani da hakikaten dusuncelere sevk eden bir roman .. Gene alti cizilesi cumlelerle, gene aci aci gulumseten gerceklerle, gene tanidik gelen orneklerle dolu kitap... Hikayenin ilerleyisi de cok suprizli.. "Aslinda bizi biz yapan, hayatimizda basardiklarimiz, gerceklestirdiklerimiz degil, bunlari tamamlayan hatalarimiz, kimseye anlatamadigimiz sirlarimiz, zayifliklarimiz ve gerceklestirmediklerimiz..."
Baskı: Çıplak ve Yalnız
· Bu inanilmaz guzel kitap, benim, Hamdi Koc"dan 2. okudugum kitap. Ilki "Melekler Erkek Olur "idi ve beni pek sarmamisti, iyi ki inat emis ve bu romani, vakti zamaninda almisim. Sira ancak geldi. Mesut"un agzindan dinledigimiz hikayenin anlatimi cok ilginc... Bu ilginclik, okumayi cok keyifli hale getiriyor. Ic konusmalar ile olaylarin gelisimi, araya serpilen esprilerle alip goturuyor insani kitabin icine.. "Kucuk ve yanliz" oldugunu sanan Mesut "buyuk ve kanli" bir gecmise yolculuk yapar... Gecmisini kesfeder iken, asik olup durur farkli kadinlara... Ruhlar aleminde de gezinir, cinayetler de isler...tavsiye ederim, begeneceksiniz:)
Baskı: Mavi Orman
Ayşe Esin Filippidis 27 Kasım 2016 · "... Masal kahramani Yoruk Tavsan evini, ailesini, koyunu ardinda birakarak cok merak ettigi Mavi Orman"i aramaya cikar. Binbir maceranin ardindan, nihayet, sora sora Mavi Orman"in yolunu bulur. Bir de ne gorsun! Meger Mavi Orman terk edip gittigi koyunun ta kendisi imis ! ..." Sevgili Defne Suman"i Beyoglu"nda Yunanca dersi aldigim sinifda ilk gordugumde, o huzur veren hali, gulumseyen sakin ama sevgi dolu gozleri, etrafina yaydigi isilti beni cok etkilemisti. "Mavi Orman" onun ic yolculugunu, yoganin ogretilerini ve bunlari ogrenirken gectigi yollari anlatiyor. Bitirince kitabi, onda ki huzurun nerden geldigini daha iyi anladim. Fondaki kirmizi mat maalesef benim hic kullanmadigim yoga matim.. Defne"nin azmini, heyecanini, cesur kararlarini okur iken, gipta etmedim desem, yalan olur. Ama, O, kendi youlculugunu gerceklestiriyor ve Mavi Orman"i bulmak icin yeni yeni yollar denemeye devam ediyor... Cunku onemli olan aslinda, yolculugun kendisi ! Herkesin kendi yolculugunda huzurunu yaratabilmesi dilegi ile...
Baskı: Emanet Zaman
Oncelikle, cok severek, hissederek okudugumu soylemeliyim "Emanet Zaman"i . 1905-1926 arasi Izmir...O guzel Izmir"de birlikte yasayan, Rum, Fransiz, Ermeni ve Turk ailelerin dostlugunu, komsulugunu, geleneklerini, asklarini okur iken burnuma kadar geldi firindan yeni cikmis ekmegin kokusu, Panayota"nin yasemin kokan saclari, Edith"in burnundan savurdugu afyonun kokusu.. Bize hep ne ogrettiler? "Izmir"de Yunanlilari denize doktuk!"... Iste kitabin o bolumune geldigimde, agladim... Yasanan o dramlar, herseyi kul eden o buyuk yangin, kizlarini kurtulsunlar diye mezarliga canli canli gomen ana babalarin gozyaslari, "nasilsa doneriz" diye kapi/pencerelerini siki siki kilitleyip yuvalarini geride birakislari.... Once Yunan askerlerinin acimasiz kiyimi, arkadan Turk askerlerinin intikam alircasina kiyimi... O denize dokulenler, o can pazari, o yitip giden bebekler... Defne Suman, ince elemis siki dokumus, muthis arastirmis, objektif yaklasmis, ve bence okunulasi, ogrenilesi cok guzel bir roman olmus "Emanet Zaman"...
Baskı: Adam
Oyle bir zamanda okudum ki bu kitabi... Ulkemin icinde bulundugu durumun nedenlerinin cogu bu kitapda yer aliyor.. 10 larca yillara yayilmis, yanlis yonetimler ve kararlar ile gelmisiz bugunlere...Ve hala ayakta durabiliyorsa bu ulke, bu kitapda anlatilan (ve buraya sigdirilamamis) "Adam" lar sayesinde. "Herifler" cogunlukta maalesef, ama iyi ki var "Adam"lar...Yilmaz Ozdil de onlardan biri tabii ki... Her birini okurken, duydugum hayranligin yaninda, cok ta uzuldum...Nasil degerleri bilinmemis, nasil hayatlari, sirf sussunlar, konusmasinlar diye, mahvedilmeye calisilmis...Ama susmamislar...Bu kitapda yer almaya deger olacak mucadelelerini surdurmusler. Daha cok boyle "Adam" lara ihtiyac var, "Herifleri" alt edebilmek icin...Yakin tarihimize ve siyasetimize gercek gozlerle bakmak icin, mutlaka okunmali bence... Tabii "Kadin" da...Onu da okuyacagim.
Baskı: Londra Yanıyor
Charles Dickens"in Londra"si, kitaplarinin cogunda, karanlik, tehlikeli ve soguktur. Onun "Kucuk Dorrit" adli kitabini, Londra"da filme cekmek isteyen yonetmen Spender"in, O eski Londra"yi tekrar canlandirmaya calismasini okuyoruz kitapda... Nedense Londra"nin eski ruhunu modern Londra da yasatmak cok zor olacaktir. Buna, bir araya gelen, birbirinden cok farkli karakterler de sebep olacaktir. Peter Ackroyd"un ilk romani imis "Londra Yaniyor", ben de bu kitabi ile tanisiyorum onunla. Acikcasi, ne Dickens"i anabildim okurken, ne de yonetmenin gercekte ne yapmaya calistigini... O nedenle, Ackroyd"a 2. sansi, gelecek kitabinda verecegim..
Baskı: Sahilde Kafka
Muthis bir Murakami kitabi daha...Tadina varamadigim, bitirmemek icin yavas yavas okudugum, harika bir roman... 1Q84 sonrasi, gene beni benden aldi demeliyim. 15 yasinda ki Kafka Tamura"nin evden kacisi ile baslayan kitap, oyle fantastik ilerliyor ki... Gecmis, simdi ve gelecegin icice yasandigi, varolan dunyanin icinde varolan baska bir dunyanin kesfi, ormandaki labirentde kaybolan Kafka"nin, icindeki labirenti kesfetmesi ve sonunda cikisi bulmasi...Bu arada konusan kediler, oldurulen Jonny Walker"lar, gokten yagan sulukler, dost kargalar, vs. ....bilmem sirf bunlari saymam bile, nasil degisik bir roman oldugunu anlatmaya yetebilir mi??? Mutlaka okunmali.
Baskı: Oscar Wilde'in Son Vasiyeti
Oscar Wilde"in adini hep duyup, hatta kendinden bile daha cok taninan efsane kitabi "Dorian Gray"in Portresi"nin varligini bilmek disinda, onu hic tanimamis, hayatini hic bilmemis olmak, benim kendimi gene tenkit etmeme neden oldu. 1900 larin basinda, Londra"da, hayatinin son gunlerinde, Ackroyd"un kurgusu ile , Wilde"in agzindan yazilmis bu gunlukte, buyuk bir yazarin ulkesi tarafindan bas taci edilip, sonrasinda nasil yuzune tukurulup, bir hic haline getirildigini okuyorsunuz. Homoseksuelligini gizlemeden yasayan, haz almanin guzelligini ozgurce anlatan Wilde, ozel hayatinda ki bu seciminden dolayi hapse atilir. O, cagina uymayan, kabul gormeyen bir kisi haline gelmistir. Ve olumune yakin, hayatinin muhasebesini cikarttigi bu gunlukte, gene de memnundur tum fakirligine ve unutulmusluguna ragmen, diledigince yasayabildigine ! Caglar gecse de acimasiz insanoglu, hic degismiyor aslinda, hala toplumlar tarafindan farkliliklari nedeni ile ayaklar altina alinan ne kadar degerli insanlar var.... Tabii ki "Dorian Gray"in Portresi" de bu arada kutuphaneme, okunmak uzere siraya konmustur:)
Baskı: Aeden Bir Dünya Hikayesi
"Insan dogulmaz, insan olunur " !! Ve bunun icin de, "insansi" olmaktan "insan" olmaya evrimlesmek, AEDEN de ki yasama ulasmak gerek. Bu da evrimlesmek, tekamul etmek ile oluyor...Yani, her bireyin once kendi icinde ki yasam enerjisine sahip cikmasi, sonra tum evrenin enerjisini korumasi gerekiyor. Fi, Ci, ve Pi yi (ozellikle Pi yi) cok begenmistim. Heyecanli bir kurgunun icinde, "asil olunmasi gereken" i anlatiyor ve catlamaya hazir tohumlarin ic yolculuk ve mucdelelerini anlatiyordu, bu uclu. Aeden"de de bir kurgu var tabii, Sonje ve Numi"nin Aeden"den dunyaya gelerek, bizlerin yani insansilarin "sifir" seviyede olduklarini kesfetmeleri ile baslayan seruvenlerini okuyoruz. Pi kadar beni etkilemese de, bir tekrar gibi gelse de, Azra Kohen okumak, ufkunu acar insanin ve dusundurur...
Baskı: Işıkla Yazılsın Sonsuza Adım
Buyuk bir dahi, gelmis gecmis en usta mimar, bir Rum ailenin cocugu olarak dunyaya gelip, Yeniceri olmak uzere ailesinden alinan Mimar Sinan ! Mehmet Coral"in bu harika kitabinda, Mimar Sinan"in hem ustaliga giden yoldaki hikayesini okuyorsunuz, hem de Kanuni Sultan Suleyman ile olan dostlugunun onda biraktigi izleri... Saray"da yasanan entrikalari Sinan"in agzindan dinlerken, ayni zamanda her bir yarattigi esere kendi ruhundan, Tanri sevgisinden ve yasadigi gizli asktan neler kattigini da ogreniyoruz. 99 yasinda, hayata gozlerini yuman Sinan, 50 li yaslarindan itibaren 477 eser yaratmis... Ozellikle Mihrimah Camii, Suleymaniye, Selimiye gibi eserlerinin hikayeleri beni cok etkiledi. Maalesef Coral"in bu kitabi sahaflarda bulunuyor artik...Bulabilenler kacirmasin derim...
Baskı: Saklambaç
Simdi diyeceksiniz ki, bu kitap bu klozetin ustunde ne ariyor?:) Biliyorsunuz ben okudugum kitaplari, iceriginde agir basan, dikkat ceken veya hikayenin gectigi mekana ait bir unsur ile fotograflayip paylasiyorum.. Defne Suman"in bu romaninda, kahramanimiz Eda"nin, kilitli kaldigi bir tuvaletde, kurtulmayi beklerken tuvalet kagitlarina yazmaya basladigi hayatindan kesitler okuyoruz. Eda ve kuzeni Leyla"nin hayatlarini, iliskilerini, Leyla"nin ortadan kaybolusunun nedenlerini okurken, o kadar kendi cocuklugumda ve ergenligimde yasadiklarima, etrafimda tanik olduklarima benzer detaylar okudum ki, cogunda kendimi gulumserken buldum.. Hele bazi detaylar, cocukluguma ait guzel anilari tekrar yasattilar bana.. Leyla"nin kendini arayisinda inancin etkisini, ve ailesine olan baskaldirisini okur iken, Eda"nin kendi icinde yasadigi cekingenligi, suskunlugu da okuyorsunuz... Bazen Eda gibi, bazen de Leyla gibi oldugumu dusundum... Eda, kapali kaldigi tuvaletde kendi ile de cok yuzlesir, ve sonunda kurtuldugunda, aslinda, icinde hapsoldugu duvarlari da yikabilmistir.
Baskı: Bir Kadının Yirmi Dört Saati
Muthis bir yazar Zweig...Kitaplari incecik, ama yazdiklari cok derin... "Satranc"dan sonra okudugum 2. kitabi... Orta yasi gecmis bir kadinin, kimselere anlatamadigi "bir gunu"nu okuyoruz... Genc ve kumara duskun bir gencin hayatini kurtarmakla baslayan 24 saat icinde yasadigi duygusal gelgitleri, beklemedigi bir anda yasadigi kalp carpintilarini okurken, bir kere daha Zweig"in ic dunyasina, dusuncelerinin griftligine hayran kaldim. Okurken, "kitabin basinda nerde iken, sonunda nereye baglandi" demekten alamadim kendimi... Bir kadinin hayatinda, bazen tek bir gun bile ne cok anlam tasir :)
Baskı: Kuyucaklı Yusuf
"... Bir kere daha donup geriye baktiktan ve omrunun en korkunc senelerinin gectigi bu kasabaya yumrugunu uzatip tehdit eder gibi salladiktan sonra, atini ileriye, daglara dogru surdu ... " Ah Yusuf, ah oksuz, bicare, saf, durust, sevgiye hasret, dibine kadar seven Yusuf... Acik soylemem gerekir ise, "Kurk Mantolu Kadin" dan cok daha fazla sevdim ben Ali"nin bu romanini .. Iliklerimde hissettim Yusuf"u, Muazzez"in beyaz teninde ask ile parlayan gozlerini ve sessiz, kaderine boyun egen babasi Salahattin Bey"i. Sabahattin Ali"yi, yasadiklarini ve ona yasatilanlari hic unutmamaliz, O da yitip giden degerlerimizden...Mutlaka gelecek nesillere okutulmali..
Baskı: Olağanüstü Bir Gece
Hizimi alamayarak Zweig ile devam ediyorum okumalarima...Iste bir tane daha ince ama bir o kadar da derin bir hikaye... Hayatda hic bir doyumu, duygusu kalmamis olan bir adamin agzindan, nasil bir gecede degisiverdigini okuyoruz... Bir "hirsizlikla" baslayan gece, vicdan duygusunu uyandiriyor once, sonra sirasi ile ve de icice tum duygular ayaklaniyorlar icinde. En sonunda ki donusumu ise beklemedigim, ama son derece sevdigim, benim de hayatta oyle olmaya calistigim bir donusum:) Zweig"in akici, inceliklerle dolu ve surukleyici kitaplarinin tiryakisi olma yolundayim:)
Baskı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Zweig ile devam ediyor "Okuma Gunlugum" :) Bir saatte bitirdim bu kitabi da... Bir kadin boyle sevebilir mi dedirtiyor kitap. Bu "deli" sevgiyi bir erkegin agzindan dinlemek ise buyuluyor insani.. Bir tek mektupdan olusan Zweig"in bu kitabi da duygularin derinligini, huznu, sehveti ve kalp acisini muthis anlatiyor. Bu mektubu alan "erkegin" yerinde olmak istemezdim:)
Baskı: Sineklerin Tanrısı
Issiz bir adaya dusen cocuklarin romani bu, ama bu ada cocuklugumuzda okur iken hayran oldugumuz ve o macerayi kendimizde yasamak istegimiz klasik "Mercan Adasi" degil... 6 - 12 yas arasi cocuklarin uygarliktan uzaklasinca yasadiklari korkunc donusumu anlatan Golding, okuyani dehsete, aciya ve en onemlisi de muthis bir ic sorgulamaya surukluyor. Iki lider, Ralph ve Jack... Biri, esitlige, sevgiye, anlamaya ve iyilige onem veren, digeri ise kendinden baskasini hor goren, zorbaca bir baskiya inanan, kotuluge yonelen... Domuzcuk, dis gorunusu ve astimi ile toplum disina itilen ama iclerinde en akillilari, Simon saf iyiligi temsil eden, gercekleri net gordugu icin, korkmayan ve Roger, oldurmekten zevk aldigini kesif eden... Kitabi okur iken, birer melek oldugunu dusundugumuz cocuklarin, nasil birer vahsiye donusebildigini dehset ile fark ediyorsunuz, sonra da aslinda kendi cocuklugunuza baktiginizda, cocuklarin da tipki yetiskinler gibi birer insan oldugunu anliyorsunuz: iclerinde hem iyi hem de kotu ic guduleri olan. Anne/babalar ve toplumun asil gorevi ,iste bu iyi ic guduleri ortaya cikartmak, kotuyu de engellemek olmalidir. Gozluk, insanligin kurtaricisi olan atesi!, buyuk deniz kabugu ise, demokrasiyi simgeliyor kitapda... Insanligin avlanmaya baslamasi ile de vahsilesmenin artik onune gecilemez bir durum haline geldigini okuyoruz ... Her cocuk ve her yetiskin okumali bu kitabi... Bir hayatda kalma mucadelesi, ve bu mucadeleyi verir iken, insanligini kaybetmemenin onemi!
Baskı: Monogram Cinayetleri
Kitabin kapaginda kocaman "Agatha Christie" yi okuyunca, cok heyecanlanip almistim bu kitabi. Fakat sonradan fark ettim ki, kitabi yazan Sohie Hannah imis... Kendisi Christie"nin torunu ve A.Christie Vakfinin da Baskani. Hercule Poirot, bu cinayet romaninda hayat bulmus yeniden, onun o Poirot biyiklarini ve gri hucrelerini bilen bilir. Fakat sunu soylemeliyim ki Agatha Christie"nin o gizemli cinayet romanlari gibi olamamis "Monogram Cinayetleri". Yer yer cok sikildim okurken ... Cinayetlerin nedeni ve kurgusu iyi islenmis olsa da akici olmayinca bir roman, icime sinmiyor dogrusu.
Baskı: Bir Düğün Gecesi
Nihayet bir "Adalet Agaoglu" romani okudum ! Ilk cumle ile carpti beni kitap: "Intihar etmeyeceksek icelim bari !" :) Acikcasi baslarda zorladi beni kitap... Bir dugun gecesinde bir araya gelmis aile fertlerinin o aksam akillarindan gecenleri, ic konusmalarini ve kavgalarini okuyoruz . 1970 ler Turkiye"sini, sol/sag kavgalarini, o donemin aydin kisiliklerini de kitabina harmanlayan Agaoglu"nun yazma sekline ve diline okuyarak alisiyor insan... Okunmasi gereken yazarlarimizdan oldugu kesin...
Baskı: Amok Koşucusu & Sahaf Mendel
Ah Stefan Zweig ve gene tadina doyulmaz, iki harika hikayesi daha: - Amok Kosucusu: Bir doktor, ve yardim almak icin ona giden bir kadin. Kadinin isteginin doktorda yasattigi her turlu inisli cikisli duygularin sonunda doktorun bir amok kosucusu haline gelisini bir solukta okudum, muthisti... - Sahaf Mendel: Yahudi bir kitap antikacisi olan Mendel 100 binlerce kitabi hafizasinda tutmaktadir. Tum hayati okumaktir.. Oyle ki, 1. Dunya Savasi"nin ciktigini bile fark etmez.. Toplama kampina goturulur ve orada 2 yil kalir.. Iste o muazzam hafizanin sona erisini okudugumda icim burkuldu. Bu da muthisti...
Baskı: Cinayet Oyunu
" Aaaaa " demistim bu kitabi gorunce...."Isabel Allende polisiye bir roman mi yazmis ?!" ... Tum kitaplarini cok severek okudugum bir yazar olunca, vakt-i zamaninda aldigim bu kitabini yeni okuyabildim. Kitap, oyle gerilim bir polisiye degil acikcasi... Kitabin ortalarina kadar da tempo dusuk acikcasi... Bir dizi cinayeti aydinlatmak icin, sanal ortamda bir araya gelmis bir grup genc, "Ripper" adinda bir cinayet oyunu gelistirip, bu cinayetleri cozmeye calisiyorlar. Zaman icinde, cinayetler cok yakinlarinda meydana gelmeye basliyor, ve kitapda da heyecan boylece ikinci yarida artiyor. Ama Allende"nin karakterleri, onlarin dunyalari, cok titizlikle secilmis ve tasvir edilmis... Bir sure sonra, polisiye roman okudugunuzu unutup, kendinizi bu farkli dunyalar icinde kaybedebiliyorsunuz.
Baskı: Yaz Sıcağı
Ah gene ne keyifle okudugum bir Defne Suman romani daha ... (Mavi Orman, Saklambac ve Emanet Zaman"dan sonra) Cocukluk anilarinin pesinden giden Melike"nin hikayesini okuyoruz bu sefer... Kokular, sesler, hatta o an hissedilen sicak bile insani nerelere alir goturur... Melike ve Petro"nun birbirlerine olan cekim ! (in) gucu sadece asktan degil, karsi iki yakanin, icice gecmis tarihi, bu tarih icinde birbirlerine yasatmis olduklari buyuk acilar ama bir o kadar da dostluklardan geliyor ... 74 Kibris olaylarinin cok farkli bir yurekle yazildigi bu kitabi okurken, burnuma lavantalarin, ada caylarinin, kekiklerin kokusu, damagima zeytinlerin, yalanci dolmalarin tadi geldi. Iki gencin askini serinleten o ruzgarin esintisini hissettim... Bu da sevgili Defne Suman in ne kadar guzel ve hissedercesine ama ayni zamanda da muthis bir gozlem ve arastirma gucu ile yazmasindan dolayidir. Tesekkurler Defne cim... εθχαριστουμε πολι απο τον Ανδονη