Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Dalkavuklar Gecesi, Z Vitamini
İroni ve tarizlerle dolu iki uzun öykü...Eğlenceli. Atsız'ın sert ve pervasız karakterini üslupta görmek mümkün.
Baskı: Defterimden Portreler - Tarihten ve Günümüzden
Çok hoş anekdotlarla dolu, keyifli bir kitap.
Baskı: Suyu Arayan Adam
Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı, Anadolu insanının gerçeği...Yazar, aslında kendi hayatını-anılarını yazmak yerine- roman kisvesine büründürerek anlatmış. Turancı fikirlerle Kafkasya'ya gitmesi, orada Rus inkılabının etkisiyle komünist fikirlerle tanışması, yurda dönünce bu fikirlerden dolayı İstiklal Mahkemesinde yargılanıp hapis yatması ancak kısa bir sürede salıverildikten sonra Türk inkılabına kalben bağlanması ve bu doğrultuda yaptığı çalışmalar...Enver Paşa ve Nazım Hikmet'le ilgili anekdotlar...Cumhuriyet'in kurulduğu yıllarda, aydınlardaki o heyecan ve memleketi yeniden kurma yolunda fedakârca çalışmalar..Ve siyasi fikirleri değişse bile yazarda tek değişmeyen "Türk Milliyetçiliği" fikri...Okunmalı.
Baskı: Turancılık, Milli Değerler ve Gençlik
Cumhuriyet'in ilk yıllarından 70'lere kadar olan dönemdeki birçok anekdotu Türkçü bir bakış açısından okumuş olmak keyifliydi benim için.
Baskı: Aşina Yüzler
Dil ve üslup açısından kitabı beğenmekle beraber, anlattığı "yüz"lerin yani geçmişteki siyasetçilerin adını vermemiş olması, hoşuma gitmedi.Bu, kitabın "kalıcılık"ını olumsuz yönde etkilemiş bana kalırsa.Üstelik, bu kitaptaki anlatımlardan yola çıkarak, bahsi edilen kişinin kim olduğunu araştırmak da kolay değil.Dönemin özelliklerini kavramak açısından bir fayda sağlıyor sadece.Hayal kırıklığına uğradım.
Baskı: Sıcak Külleri Kaldı
Üslup fena değil,kurgu sağlam,zamanın kullanılışı güzel.Yazar,kırk yıllık bir politik süreci resmetmek istemiş ancak bunu tamamen "sol" perspektiften yapmış.Olsun,yapabilir ama zaman zaman nesnel olma çabaları öylesine havada kalmış ki kitap tam da bu nedenle itici hale geldi benim gözümde.Türkiye'deki tipik "vatansız solculuk"un yine tipik bir örneği,bu roman.PKK ile arasına mesafe koyamayan günümüz solcularının 2001'deki temsilcisi olmuş bu yazar bence.Ve yine bence ilginç olan ya da tam tersine sıradan olan,romanın ödül almış olması! "Türkiyeli" lafını on dört yıl önceden kullanmış.Teröristler,yazarın gözünde "gerilla". Sol'un yaptığı her "eylem" özgürlük ve kurtuluş mücadelesi iken kendilerine karşı olanların yaptıkları "terör"...Tüm bunlar, romanda,ince ince diyemeyeceğim,kalın kalın işlenmiş.Samimiyetsiz bir roman.İşlenen aşk öyküsü de geçmiyor insana.Dil,genel anlamda sağlam olmakla beraber "istek" yerine "istem" "kıyak geçmek" yerine "kıyak çekmek" gibi bozuk ifadelere rastlamak da mümkün.Sevmedim velhasıl.
Baskı: Allah ile Aldatmak
Bir ilahiyat profesörü tarafından yazılmış olsa da aynı zamanda bir sosyoloji kitabı bence.
Baskı: Phaidros
Kötü ruh- iyi ruh kavramları üzerinde alegorik bir şekilde durmuş ve kötü ruhun dizginlenerek iyi ruhun emrine verilmesiyle gerçek mutluluk ve bilgeliğe erişileceğini söylemiş ki bu, bana tasavvuftaki nefs-ruh yaklaşımına son derece yakın göründü.Aşk üzerine söyledikleri ise hafife alınır türden değildi bana kalırsa.
Baskı: Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda
Son bir yılın hadiselerini, bir arada, derli toplu görmek güzel.Hem de Yılmaz Özdil'in şahane üslubuyla...
Baskı: Okuruma Mektuplar
Derinliksiz.Sıkıcı.Hayal kırıklığı benim için.Hele kendi türettiği sözcüklerden "görmüksü" var ki Türkçe olmamasına rağmen "tiyatral" demeyi tercih ederim.Divan şiirinden yaptığı seçkileri beğendim sadece.Ufkumu açacak, beni düşündürecek tek cümleye rastlayamadım yazık ki..
Baskı: Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları: Su
Kadim Türk geleneklerinden, Kutadgu Bilig'ten ilham alması güzel ama bilgiyi kullanırken zorlama ve kuru olmaktan kurtulamamış.Sevmedim.
Baskı: Kod Adı Bozkurt
Roman tadı taşımıyor olsa da bizi kahraman bir komutanın meslek yaşamına tanık ederek ve aynı zamanda Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı, Kıbrıs'ta verilen mücadeleyle ilgili bilgilendirerek önemli bir misyon üstleniyor bu kitap.
Baskı: PKK Terörü Neden Bitmedi, Nasıl Biter?
Problemi her yönüyle ortaya koyan ve çözüm doğrultusunda projeler öneren harika bir çalışma.Tavsiye ederim.
Baskı: İstihbarat Teorisi
Akademik bir kitap ama sıradan bir okuyucu da çok şey bulabilir kendine..
Baskı: Ruhi Mücerret
Kitap beni sinirlendirdi nedense Özgün olmasına özgün. Yeni bir dil de oluşturmuş yazar ama bu dil, edebi bir dil değil kesinlikle. Yeni yetme bir delikanlı, nasıl bütün bilgi ve maharetini yerli yersiz sergilemeye çalışırsa yazar da depoladığı -bana göre birçoğu lüzumsuz- bilgileri her fırsatta sergilemeye çalışmış.Tumturaklı laflar, yabancı sözcüklerle dolu bir üslup ve ne amaca hizmet ettiği pek de belli olmayan bir İslami terminoloji...Edebe aykırı bir yığın söz...İnsanı yoracak bir karmaşa... Sistemin eleştirisi yok mu, var ,var olmasına da bunu sırf "okunabilirlik" uğruna bu denli piyasavari işler mi insan! Ayrıca -kurguyu gerçekle karıştırmamak gerektiğini kabul ediyorum ama toplumun bilinç altını yönlendirmek diye de bir gerçek var- hangi psikoloji ile insan, yüz yaşında Kurtuluş Savaşı gazisi bir kahraman kurgulayıp onu, topluma bir soytarı gibi sunar, adını da "Ruhi Mücerret" koyar? Yer yer cıvıklığa, sululuğa kaçan bir espri anlayışıyla konuşturur bu kahramanı? Kitapta güzel cümleler vardı evet, kesinlikle vardı. Romanda bir nevi "nakarat" kullanmak da hoş (Peyami Safa "Bir Akşamdı" romanında yapmıştı bunu) bunlara rağmen kitabı sevemedim.
Baskı: Dublörün Dilemması
Yabancı sözcükler çok fazla kullanılmış. Yazarın bilgi ve kültürünü sergilemeye çalışması -bence- itici olmuş. Hiçbir kahramanı içselleştirme fırsatı sunulmamış okuyucuya.Vasat bir roman.