Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kağıttan Gemi
Scott Spencer'in yazdığı Kağıttan Gemi okundu, bitti. Her sayfasını acaba şimdi ne olacak diye çevirdiğim bir romandı. Kitapta aşkın trajedisi anlatılmıştı. Yazarın dili gerçekten çok güçlü fakat kitap karakterlerin ağzından değildi. Cümleler -yor eki ile bitmiş. Yazarın ağzından okuyorsun. Bu da karakterler ile bütünleşmeni engelliyor. Hayallere dalamıyorsun. Fakat kurgusu çok ama çok güzeldi. Bir o kadar da sıradışı ! Gerçek duygularıyla yüzleşen gerçek karakterler vardı kitapta. Kitabın konusu ise; sevgilisi ile yaşayan onun kızına babalık yapan beyaz bir adam ile evli barklı siyahi bir kadının'' aşkı ''. Gerçi ben buna aşk diyemiyorum. Duygular çok gerçekçi anlatılmıştı. Fakat... Bana ters... Yani bu, bu aldatma değil mi ? Bir yandan soluksuz okuyorum ikisinin hallerini, bir yandan -ya tövbe bismillah diye sayıklıyorum :-P Aslında, sonradan fark ediyorsun ki tüm bu ''aşk'' olaylarının altında, adamın aile olma sevdası yatıyor. Aptal herif ailesini terk ettiğinin farkına elbette sonradan varıyor ama onu çekende şu; siyahilerin aile hayatları beyazlara göre daha içtenmiş.(gözlerimi deviriyorum) Kişiler birbirlerine daha bağlı yani... Kitaba hafiften siyaset de karışmış yani. Eh tüm bunların sonunda aldatılan Kate gibi bende şunu soruyorum : '' Kötü başlayan bir şey, nasıl iyi bitebilir ki ? '' Yazarın kaleminde ki cesarete hayran kaldım. Bu sıradışı romanı herkese tavsiye ederim.
Baskı: Cesedin Şifresi (Cerrah Hugh De Singleton Günlükleri, #2)
Melvin R. Starr'ın yazdığı Cerrah Hugh de Singleton'un ''ikinci'' günlüğü CESEDİN ŞİFRESİ okundu, bitti. Kitabı büyük bir keyifle okudum. Karakterler gerçekçi, kurgu nefes kesiciydi. Kitabın geçtiği dönem (1300'lü yıllar) çok iyi betimlenmişti. Ve diyebilirim ki, yazar gerçekten yüreği ile yazıyor. Esrarengiz bir olayı çok iyi kurmuş, başarıyla çözmüş. :)) Beni bir polisiye romanı olarak en çok etkileyen kısım ise olayların geçtiği dönem. Hugh bir mübaşir olarak katilleri bulmakla görevli, aynı zamanda da bir cerrah olarak cesedi incelemekle yada insanları tedavi etmekle. Büyüleyici kısmı ise şu; o dönemde olmayan aletlerle bunları yapıyor. Yazarı kimi yerlerde fazla ayrıntıya girmiş buldum, fakat o ayrıntılarda yine o dönem hakkında bizi bilgilendirmeye çalışmış. Sanırım bu seriyi de bu yüzden seviyorum. Evet yazarın dili başarılı. Çevirisi kusursuz. Kurgusu soluksuz okunuyor. Ama beni çeken kitabın geçtiği dönem... Ne yapayım yani, o dönemleri seviyorum. :)):))):)) Bir kadının yemeğini beğendiğinde geğirip geğirmemeye karar vermek, ibadete giderken kırmızı giysin yoksa o gün kilisiye gidememek... Ve zamanımız da bol bulunan her şeyin o zamanlarda kısıtlı olması. Mesela et veya bir çift ayakkabı... İşte Cesedin Şifresi'nde geçen olaylar da, olayların çözümü de yasak avcılığa ve bir ayakkabıya bağlı. Kitapta cinayetler işleniyor. Çözümler aranıyor. Altta yatan sebep ise belli; ''açgözlülük''. Kısacası Cesedin Şifresi, bize ders veren kitaplardan biri, aslında. Ve kitabı başarılı kılan da yazarın bu konuda ki ustalığı. Ben bu kitabı severek, bir çırpıda okudum bitirdim. Ve kesinlikle tavsiye ederim !!!
Baskı: Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)
Julianne MacLean'ın yazdığı İngiltere'deki Amerikalı Varisler serisinin ilk kitabı olan BENİ AŞKA İNANDIR büyük bir keyif ile okundu, bitti. Bu yazarın Türkiye'de çıkan ilk kitabıydı. Julianne'yle Beni Aşka İnandır kitabı ile tanıştım. Devamının gelmesini ise sabırsızlıkla bekliyorum. Öncelikle yazarın dilini çok beğendim. Sıcacık bir anlatımı vardı. Ve oldukça akıcıydı. Hangi ara kitabı yarıladım... bitirdim, bilmiyorum. Soluksuz okudum. Tabi bunda çevirisinin de katkısı büyük. Çevirisi kusursuzdu. Tüm bu artılar, Beni Aşka İnandır kitabını okunması gerekenler arasına sokmaya yetiyorda, artıyor bile ! Eh, Jo Beverley'in de dediği gibi; ''Hayat ve duyguyla ışıldayan bir romandı.'' Kitabın konusu ise Amerikalı Sophia ile Wentworth Dükünün aşkını anlatıyor. Daha doğrusu dükün aşka, Sophia'nin ise kendilerine inanmasını... :)) Nasıl konu ama... Büyüleyici değil mi ? Kitapta Sophia hayatı toz pembe gören ve aşkı arayan bir kadındır. James ise anlayışsız ve sevgiden korkan bir adamdır. Bu iki gerçekçi karakterin aşklarını okumak ise nefes kesicidir ! James'in aşka inanmaması... Fakat teselliyi ve sevgiyi karısında, Sophia'da bulması; okuduğum en romantik satırlardı. Ve en etkileyici, duygusal kısımlardan biri de onların iç sesleriydi. Düşünceleri bile pek romantikti. Çok hoşuma gitti ! Kimisi kitabın bu yönlerini sevmeyebilir fakat ben tam vıcık vıcık hastalıklı aşk taraftarı olduğumdan çok beğendim. Bir de yazar iyi şekillendirmiş, okurken sıkılmıyorsun. Eh, beğendiğim bir kitabı da tavsiye ederim :)) Bu kitabı okumalısınız !!!
Baskı: Tuzak (Dönüşüm Serisi, #4)
seri ilerledikçe daha da güzelleşiyor.. soluksuz okudum!
Baskı: Yasak Tutkular (MacEgan Brothers, #1)
bu yazar çok iyi..!!! yasak tutkular; macegan klanın doğuşu!!
Baskı: Seni Kalbime Yazdım (Legend of the Four Soldiers, #3)
hoyt.u seviyorum... bu kitabını da soluksuz okudum :)
Baskı: En Karanlık Öpücük (Karanlığın Efendileri Serisi, #2)
mükemmel bir kitaptı.
Baskı: Cehennemde Balo Geceleri
çok hoş, değişik bir kitaptı .. beğendim :)
Baskı: Sapphique (Incarceron, #2)
mükemmeldi.. yazarın hayal gücü sınırsız...!!!
Baskı: Arzuların Esiri (Immortals After Dark, #2)
[13.08.2012] Kresley Cole'un yazdığı ARZULARIN ESİRİ büyük bir keyif ve heyecan ile okundu, bitti. Bitti diye ağlayacaktım neredeyse ! Bu kadar çabuk bitemez ! Daha ilk sayfa da bağlandım bu kitaba, son sayfaya kadar da esiri oldum. Kitapta öyle bir heyecan, öyle bir tutku var ki ! Kitap mükemmeldi. Yazarın dili çok, çok başarılıydı. Çevirisi hariküladeydi. Karakterler gerçekçi, bir o kadar da çarpıcıydı. Konusu ise beni benden aldı ! 15o yıldır vampirlerin elinde esir düşmüş bir kurtadam; Lachlain. Bin yıldır beklediği eşinin bir vampir olduğunu öğrendiğinde öfkeden deliye döner. Emmaline Troy ise hayatı boyunca korunaklı bir evde yaşamıştır. Lachlain tarafından esir alındığında ailesi ile ilgili sırları araştırmaktadır. Lachlain'in bilmediği şey ise Emma'nın yarı vampir yarı tanrıça olduğudur. Ve o hiçbir yaşayandan kan içmemiştir. Lachlain'in nefreti ve öfkesi ile Emma'nın korkusu eriyip arzular baş gösterince aralarında ki çekim ikisinide tüketecektir. Peki onlar arzularını geçmişleri ile savaşırken taçlandırabilecekler midir? Mükemmel mükemmel mükemmel bir kitaptı. Herkese okumasını tavsiye ederim.
Baskı: Yanılmak Güzeldir
Wendelin Van Draanen'in yazdığı YANILMAK GÜZELDİR kitabı büyük bir keyifle okundu, bitti. Öyle neşeli bir romandı ki... Kitap bitti diye neredeyse ağlayacaktım. Yanılmak Güzeldir iki anlatıcılı bir aşk romanı. Aynı olayları iki karakterin ağzından dinliyorsun. Ve karakterler öyle gerçekçi ki. Kah kahkaha atmaktan karnıma sancılar girdi, kah Bryce'e göz devirmekten gözlerim şaşı kalacağım anlar oldu. Fakat her iki durumda da kitaptan aldığım zevk tartışılmazdı. Kitaba bayıldım ! Yazarın diline bayıldım. Eğlenceli bir anlatımı var. Okunması çok kolay ve yumuşacıktı. İlk sayfadan beni kendine çekti, son sayfaya kadar da beni kendine esir etti ! Bu kitabı hediye ettiğin için teşekkürler Optimum !!! Soluksuz okudum, elimden bıraktığımda kitapta bitmişti zaten :(( ... Herkese bu kitabı okumasını tavsiye ederim, beğeneceksiniz!
Baskı: Kehanet
Sue Ann Jaffrarin'ın yazdığı ''KEHANET'' büyük bir keyifle okundu, bitti. Bu kitap pek duyulmamış olsa da okuduğuma pişman etmedi. Konusu etkileyiciydi... Yazarın dili ise büyüleyici... Karakterlerin her biri ayrı bir çarpıcıydı. Bu kitaba bayılmamak için hiç bir eksisi yoktu ! Ayrıca çevirisini de çok beğendim, oldukça başarılıydı. Kehanet, dört dörtlük bir kitaptı. Konusu ise kısaca; Bir grup vampirlere inanan kült, avuçları içersinde kan çizgisi işareti taşıyan kızları kaçırıp, vampire dönüşebilmek için kanlarını içip onları öldürmektedir. Aslında bilmiyorlardır ki kan çizgisi olan kişilerin kanını içen kişi değil, sadece kan çizgisi olan kişi dönüşüm geçirebiliyordur. Ve katillerin kaçırdıkları kişilerden biri de; Madison'dur. Madison'u kurtaran vampir bir çift olur. Onu korumaları altına alırlar fakat bu sırada Madison'un arkadaşı öldürülür. Ve Madison Vampir Kurulu'nun teklifiyle kendini katil arayışı içersinde bulur. Halbuki onun diğer kızlardan bir farkı vardır. Madison'un kan çigisi yok...! Bu olayın içine iyice battığı sırada yanında olan vampir Samuel, Colin ve insan Eric onu korumaktadır. İkisi ölü '' , biri nabızlı ... Üç yakışıklı... Kan şehveti... Ve Aksiyon. Bu kitabı soluksuz okuyacaksınız. Herkese tavsiye ederim..!
Baskı: Kalp Hırsızı (The DeBurghs, #3)
DeBurg kardeşler serinin üçüncü kitabıydı. Kalp Hırsızı'nı soluksuz bir heyecan ile okudum. Yazar çok başarılı. Mükemmel bir dil, dört dörtlük bir çeviri ile birleşince... Elinde tuttuğun kitabı okuyup bitirmeden rahat edemiyorsun. :)) Ben bu kitabı çok sevdim. Harlequin historical okumayı seviyorum.. Herkese de tavsiye ederim :):)) !!!
Baskı: Seviyor Sevmiyor
Heidi Betts'in yazdığı 'Seviyor Sevmiyor' okundu, bitti. Kitap harikaydı ! Harika ! Çok çok çok eğlenceliydi. Yazarın dili mizah yüklü, anlatımı çok başarılıydı. Çevirisi ise güzeldi. Eee bunlar tek bir kitapta birleşsin, tadından doyum olmuyor valla, kitaba :)):)) Kitaptaki diyaloglar ise yıktı geçti beni ! Beni benden alan bir diğer şey ise Jenna'nın bebek sahibi olabilmesi için; Jenna, Ronnie ve Grace'in yaptıkları o akıl almaz [bir o kadarda mükemmel ve zekice] plandı. Kadınlar, deyip geçmeyeceksin arkadaş! :)) Jenna, aşık olduğu adam çocuk istemediği için boşanmış bir kadındır. İki yıldır çocuk sahibi olabilmek yeni biri arayışında olması kendini günübirlik ilişkiler yaşayan bir kadın gibi hissettirmektedir. Tabi buluştuğu erkeklerden hiç biri pantalonunu indirmeye yanaşmamaktadır. S.* bankasına gitmeden önce son bir çare, plan yapar. Neden hayali eski eşi Gage'den çocuk sahibi olmaksa bundan Gage istemiyor diye vazgeçesin ki ? Eski eşini bir bahane ile evine çağır. İçkisine ilaç kat. Yatağa bağla. Tecavüz et. Olay çok basit ! İşte ben bu sayfaları derinlemesine okurken, o diyaloglara gülmekten kırılırken, ileride çocuğa ne diyebileceklerini düşünüyordum; evladım baban seni istemedi, bende çareyi ona tecavüz etmekte buldum. Ama sen çok seviliyorsun. Suç senin değil. Ah hayır benim de değil. Babanın ! Ahahahaahaaaaaa!!!! Şu yorumu yazarken bile gülmekten kırılıyorum. Bir de ikisinin arasında ki ateş hala sönmemişse, yaşananları siz düşünün ! Eh Gage'de netice de düzgün bir adam. Jenna'nın hamile kalıp kalmadığı öğrenene kadar yanında kalmak istiyor. Sinsiii !!! :)):)) Birlikte geçirdikleri zaman arttıkça, Gage'in de çocuk istememek için nedenleri birbir kayboluyor. Çünkü o zaten Jenna'yı istiyor ! Seviyor Sevmiyor okumanız gereken bir kitap ! Eğlenceli olduğu kadar da duygusal bir kitap. Ben sayfaları soluksuz çevirdim, hep bir merak... Yüzümde bir gülümseme. Kitap bittiğinde resmen iç çektim ya ! Olabilir mi böyle birşey! Öyle derinden hissettiriyor işte... Herkese ama herkese bir Heidi Betts kitabı okumasını tavsiye ederim.
Baskı: Yaban Avı
C. E. Murphy'in yazdığı Yaban Avı okundu, bitti. Okuduğum en farklı fantastiklerden biriydi, Yaban Avı. Mistik ve ezoterik bir konusu vardı. Sanki büyülüydü. Yarı Kızılderili yarı Kelt Joanne, ruhani dünyalarda gezinip bir kurttan akıl alıyor. Kelt Tanrısı diye bilinen Boynuzlu Tanrı Kernunnas ve oğlu Avcı Herne ile karşı karşıya geliyor. Ve kendisinin de aslında bir şaman olduğunu, bir kadını Kernunnas'tan kurtarmaya çalışırken öğreniyor. Ciğerlerine kılıcı yiyince ruhani dünyaya gidiyor ve orada kendi şaman güçlerinin farkına varıyor. Ruhunda ki yarayı iyileştirirken, bedeni de tekrardan diriliyor ! Ne demiştim ben size? Çok farklı değil mi? Kitap o kadar ilginçti ki... Okuyup görmeniz lazım. Ve bence yazar konuyu şu cümlenin üzerine kurmuş; ''İnanırsan, gerçek olur.'' Eh kitapta ki de şöyle bir durumdu; eski medeniyetleri incelersen, kişi onların inançlarından etkilenir hale gelir. Yazarın hayalgücüne hayran kaldım. Dili ise iyiydi. Kimi yerlerde fazla ayrıntıya girmiş fakat Morrison ile diyaloglarına ba-yıl-dım ! Hemde en az Kernunnas ile öpüşmelerine bayıldığım kadar. Kıs kıs kıs... Şimdi o Kelt Tanrısı ile ne iş diyeceksiniz. Ama adam kızın vücuduna bir iki kılıç sapladı diye kötü olmuyor ki ! Sadece ilkeldi... Kötü olan Herne! Okuyunda görün neler yaptı... Ben bu gizemi soluksuz okudum. Kimi zaman anlamaya çalıştım. Fakat okurken çok eğlendim. Joanne'yi sevdim. Kitabı sevdim. Devamını merakla bekliyorum... Herkese de tavsiye ederim...
Baskı: Frederica
Georgette Heyer'in yazdığı FREDERİCA kitabı okundu, bitti. Değişik, güzel bir kitaptı. Frederica'yı diğer tarihi aşk romanlarından ayıran ise yazarın dili. Hikayeyi anlatış şekli. Yazar pek diyalog yazmayı tercih etmiyor. Fakat o geriye kalan iki gıdım diyalog ve betimlemesini okumak öyle eğlenceli ki. Yazar gülmekten öldürüyor sizi ! Lafın özü yazarın diline alışmak lazım. :) Ve bu yazar da diğer bir farklılık ise tarihin aşk kurallarına uyması. O dönemde bir kadının elinden öpmekten ileri gidemezdin ! Tabi elini öptüğün kadın evli olmalı. Vernon, Frederica'nın elini öpünce Frederica'nın şok olmasına şaşırmamak lazım tabi bu durumda :)):)) Eee ne demişler zaten; ''Georgette Heyer'in eserlerini okumak, dünyayı okumak gibidir.'' Ne kadar da doğru ! Ben bu kitabı çok sevdim. Etkileyici karakterlerle dolu büyüleyici bir kitaptı. Zevkle okudum. Herkese de okumasını tavsiye ederim. :)):))
Baskı: Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)
Lara Adrian'ın yazdığı Gece Yarısı serisinin 4. kitabı Gece Yarısı Çığlığı okundu,bitti. Bu yazarı seviyorum ve dilini beğeniyorum. Fakat serinin bu kitabı ilk üçüne kıyasla bana boş geldi... Pek olay yoktu. Karakterlerin duygularını ise kitabın sonuna doğru hissettim. Ve yine ilk üç kitaba kıyasla pek ''ateşli'' değildi... Tüm bunlara rağmen kitabı sevdim... Çünkü Rio'yu sevdim.. Bu seriyi herkese tavsiye ederim:)
Baskı: Safkan (Melez Sözleşmeleri, #2)
Jennifer L. Armentrout'un yazdığı Melez Sözleşmeleri serisinin ikinci kitabı SAFKAN okundu, bitti. Aylarca ikinci kitabın çıkmasını bekle, sonra kitap bir günde okunsun, bitsin. Of, çok hüzünlüyüm ! :)) Bu seri, SAfkan kitabı çok ama çoook güzeldi. Heyecanla okudum. Her sayfayı merakla çevirdim. Seth kıkırdattı, Aiden gıcık etti. Alex'in seçimi rahat bir nefes aldırttı. Ben Seth'çiyimdir de :)):)) Kitap olağanüstüydü. Akıcıydı. Yazarın dili çok iyi ! Kitabın çevirisi ise çok düzgündü. Benim bu seride beğendiğim bir diğer şey ise kitapların kapakları. Etkileyici... Melez ile Safkan kitapları kitaplığımda yanyana çok güzel durdu hani :)):)) Hiihiii Melez Sözleşmeleri serisinin konusuna gelirsek; kitap aslında Alex'in hikayesi. Ve onun seçimlerinden oluşuyor. Alex, ona seçilen yoldan mı gidecek, kaderini kendi mi çizecek ? Safkan'da Alex ''diğer yarısından'' Seth'den hiç ayrılmıyor. Çünkü Seth sürekli peşinde ! Başta bu onu biraz (hayır-baya bi-) sinir etse de birbirleriyle yakınlaşmamaları mümkün değildi. Ve kitapta ki diyalogları öyle eğlenceliydi ki ! Alex'in ikinci Apollon olması için daha aylar var. Fakat 18 yaşına girmemiş olsa da yavaş yavaş içinde birşeyler uyanıyor sanki. Alex güçleniyor. Tanrıların üzerlerine saldıkları furileri yenecek kadar güçlü o. Fakat bir safkandan uzak duracak kadar da aklı başında değil. Aiden... Ona aşık. [Seth varken, saftirik kız] Alex kaderinde yazanımı seçecek, yasak olanı mı? İşte bu sorunun cevabı için okuyun... Kitapta ki o heyecan için okuyun ! :) Ben severek okudum, sizde okuyun ! :)):)):))
Baskı: Şimdi Mezar Zamanı (Gece Avcısı, #6)
Jeaniene Forst'un yazdığı Gece Avcısı Serisi 6 kitabı da okundu, bitti. Soluksuz, nefes nefese kalmış bir şekilde hemde. :)) Bu seriyi daha önce neden okumamak gibi bir akılsızlık yapmışım bilemiyorum. Ah tanrım, müthiş bir seriyidi ! Sizde okuyun :) Fakat size şunu söyleyebilirim ki 5. kitaba başlamadan önce serinin yan kitaplarını okuyun. Ben direk bu seriyi tamamladım 5. kitapta biraz kopukluk yaşadım.. Sanırım yan kitaplarda ana seriyi etkileyecek olaylar olmuş. :) Ama fazla da etkilemiyor tabi. Ah aah Kedicik.. Bu Kedicik hem çok ateşli hemde ateşle oynuyor ! Ve Bones.. Yazarın Bones vampir olmadan önceki ona çizdiği hayata hayret ettim... Kİm 1800lü yıllarda erkek bir fahişe olabilirdi ki, Bones'ten başka :D Gülmekten kırılmıştım. Yazarın cesaretine bal hele :D Ama Cat ve Bones; ikisi de öyle bir bütün ki ! Komik, sinir bozucu ve ateşli. Hem iç çektittiriyor hemde göz devirmeme sebep oluyorlar. Aaah aah ! Yazarın diline hele bayıldım ! Merak uyandırıcı bir dili var. Gece Avcısı serisi kendine bağlayan, baştan çıkarıcı ve erotik bir seriydi. Seriyi severek okudum. Peşpeşe okudum. Soluksuz okudum ! Bu mükemmel seriyi okumanızı size de tavsiye ederim :)
Baskı: Tek Ayağı Mezarda (Gece Avcısı, #2)
Jeaniene Forst'un yazdığı Gece Avcısı Serisi 6 kitabı da okundu, bitti. Soluksuz, nefes nefese kalmış bir şekilde hemde. :)) Bu seriyi daha önce neden okumamak gibi bir akılsızlık yapmışım bilemiyorum. Ah tanrım, müthiş bir seriyidi ! Sizde okuyun :) Fakat size şunu söyleyebilirim ki 5. kitaba başlamadan önce serinin yan kitaplarını okuyun. Ben direk bu seriyi tamamladım 5. kitapta biraz kopukluk yaşadım.. Sanırım yan kitaplarda ana seriyi etkileyecek olaylar olmuş. :) Ama fazla da etkilemiyor tabi. Ah aah Kedicik.. Bu Kedicik hem çok ateşli hemde ateşle oynuyor ! Ve Bones.. Yazarın Bones vampir olmadan önceki ona çizdiği hayata hayret ettim... Kİm 1800lü yıllarda erkek bir fahişe olabilirdi ki, Bones'ten başka :D Gülmekten kırılmıştım. Yazarın cesaretine bal hele :D Ama Cat ve Bones; ikisi de öyle bir bütün ki ! Komik, sinir bozucu ve ateşli. Hem iç çektittiriyor hemde göz devirmeme sebep oluyorlar. Aaah aah ! Yazarın diline hele bayıldım ! Merak uyandırıcı bir dili var. Gece Avcısı serisi kendine bağlayan, baştan çıkarıcı ve erotik bir seriydi. Seriyi severek okudum. Peşpeşe okudum. Soluksuz okudum ! Bu mükemmel seriyi okumanızı size de tavsiye ederim :)
Baskı: Mezarın Yüzü (Gece Avcısı, #5)
Jeaniene Forst'un yazdığı Gece Avcısı Serisi 6 kitabı da okundu, bitti. Soluksuz, nefes nefese kalmış bir şekilde hemde. :)) Bu seriyi daha önce neden okumamak gibi bir akılsızlık yapmışım bilemiyorum. Ah tanrım, müthiş bir seriyidi ! Sizde okuyun :) Fakat size şunu söyleyebilirim ki 5. kitaba başlamadan önce serinin yan kitaplarını okuyun. Ben direk bu seriyi tamamladım 5. kitapta biraz kopukluk yaşadım.. Sanırım yan kitaplarda ana seriyi etkileyecek olaylar olmuş. :) Ama fazla da etkilemiyor tabi. Ah aah Kedicik.. Bu Kedicik hem çok ateşli hemde ateşle oynuyor ! Ve Bones.. Yazarın Bones vampir olmadan önceki ona çizdiği hayata hayret ettim... Kİm 1800lü yıllarda erkek bir fahişe olabilirdi ki, Bones'ten başka :D Gülmekten kırılmıştım. Yazarın cesaretine bal hele :D Ama Cat ve Bones; ikisi de öyle bir bütün ki ! Komik, sinir bozucu ve ateşli. Hem iç çektittiriyor hemde göz devirmeme sebep oluyorlar. Aaah aah ! Yazarın diline hele bayıldım ! Merak uyandırıcı bir dili var. Gece Avcısı serisi kendine bağlayan, baştan çıkarıcı ve erotik bir seriydi. Seriyi severek okudum. Peşpeşe okudum. Soluksuz okudum ! Bu mükemmel seriyi okumanızı size de tavsiye ederim :)
Baskı: Mezarın Dibinde (Gece Avcısı, #3)
Jeaniene Forst'un yazdığı Gece Avcısı Serisi 6 kitabı da okundu, bitti. Soluksuz, nefes nefese kalmış bir şekilde hemde. :)) Bu seriyi daha önce neden okumamak gibi bir akılsızlık yapmışım bilemiyorum. Ah tanrım, müthiş bir seriyidi ! Sizde okuyun :) Fakat size şunu söyleyebilirim ki 5. kitaba başlamadan önce serinin yan kitaplarını okuyun. Ben direk bu seriyi tamamladım 5. kitapta biraz kopukluk yaşadım.. Sanırım yan kitaplarda ana seriyi etkileyecek olaylar olmuş. :) Ama fazla da etkilemiyor tabi. Ah aah Kedicik.. Bu Kedicik hem çok ateşli hemde ateşle oynuyor ! Ve Bones.. Yazarın Bones vampir olmadan önceki ona çizdiği hayata hayret ettim... Kİm 1800lü yıllarda erkek bir fahişe olabilirdi ki, Bones'ten başka :D Gülmekten kırılmıştım. Yazarın cesaretine bal hele :D Ama Cat ve Bones; ikisi de öyle bir bütün ki ! Komik, sinir bozucu ve ateşli. Hem iç çektittiriyor hemde göz devirmeme sebep oluyorlar. Aaah aah ! Yazarın diline hele bayıldım ! Merak uyandırıcı bir dili var. Gece Avcısı serisi kendine bağlayan, baştan çıkarıcı ve erotik bir seriydi. Seriyi severek okudum. Peşpeşe okudum. Soluksuz okudum ! Bu mükemmel seriyi okumanızı size de tavsiye ederim :)
Baskı: Mezara Mahkum (Gece Avcısı, #4)
Jeaniene Forst'un yazdığı Gece Avcısı Serisi 6 kitabı da okundu, bitti. Soluksuz, nefes nefese kalmış bir şekilde hemde. :)) Bu seriyi daha önce neden okumamak gibi bir akılsızlık yapmışım bilemiyorum. Ah tanrım, müthiş bir seriyidi ! Sizde okuyun :) Fakat size şunu söyleyebilirim ki 5. kitaba başlamadan önce serinin yan kitaplarını okuyun. Ben direk bu seriyi tamamladım 5. kitapta biraz kopukluk yaşadım.. Sanırım yan kitaplarda ana seriyi etkileyecek olaylar olmuş. :) Ama fazla da etkilemiyor tabi. Ah aah Kedicik.. Bu Kedicik hem çok ateşli hemde ateşle oynuyor ! Ve Bones.. Yazarın Bones vampir olmadan önceki ona çizdiği hayata hayret ettim... Kİm 1800lü yıllarda erkek bir fahişe olabilirdi ki, Bones'ten başka :D Gülmekten kırılmıştım. Yazarın cesaretine bal hele :D Ama Cat ve Bones; ikisi de öyle bir bütün ki ! Komik, sinir bozucu ve ateşli. Hem iç çektittiriyor hemde göz devirmeme sebep oluyorlar. Aaah aah ! Yazarın diline hele bayıldım ! Merak uyandırıcı bir dili var. Gece Avcısı serisi kendine bağlayan, baştan çıkarıcı ve erotik bir seriydi. Seriyi severek okudum. Peşpeşe okudum. Soluksuz okudum ! Bu mükemmel seriyi okumanızı size de tavsiye ederim :)