Büşra Fatma Kılıç
@Büşra Fatma Kılıç

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Beyaz Gemi
7/1006.08.2021

Baskı: Beyaz Gemi

Masalsı, insanın iyilikle kötülüğünün çok net sınırlarla çizildiği, iyiliğin kötülükle sınanmasını bir çocuğun gözünden anlatan etkileyici bir kitaptı

Baskı: Kiraz Ağacı İle Aramızdaki Mesafe

Başta çocuk kitabı gibi gelse de sonunda ağlattı. Estella ve mafalda siz çok özelsiniz.

Yaşamak
9/1031.07.2021

Baskı: Yaşamak

Çin komunist rejiminin altında ezilen, kıtlıktan ölen tüketilen, aralıksız çalıştırılan bir halk. Komunizme feda edilmiş bir 100 yıl. Kendi ülkesinde yasaklanmasını anlattığı gerçekleri okuyunca anlayabiliyorsunuz. Gerçekten harika bir dili var bir çırpıda bitiyor ve ne kadar hiçbişey yokmuş gibi anlatsa da her ölümde yürek burkuyor:( Fugui, jiazhen,fengxia youqing ve erxi... fakir de olsa mutlulardı.

Soğuk Deri
9/1027.07.2021

Baskı: Soğuk Deri

çok çok iyiydi. açıkçası hiç beklemiyordum bu kadar iyi bir kitapla karşılaşmayı niye bilmiyorum:) ama gerek dili gerek sürükleyiciliği ve felsefik bir başka dünya hikayesi beni çok etkiledi

Nefaset Lokantası
7/1018.07.2021

Baskı: Nefaset Lokantası

Düşündüren içine çeken hepimizin bildiği tanıdık bir hikaye gibi.

Baskı: Muhtelif Evhamlar Kitabı

Çok çok iyi birbiri içine geçmiş öyküler harika bir anlatım tarzı.

Gül Yetiştiren Adam
2/1025.04.2021

Baskı: Gül Yetiştiren Adam

Gerçekten hiç ama hiç beğenmedim. Ne bi konu bütünlüğü var ne anlattığı şey belli, üstü kapalı karmaşık diyaloglar. Kitabın adının sebebi olan gül yetiştiren adam kitapta 5 sayfada filan geçiyo. Yani gerçekten rasim özdenören tarzı buysa asla benlik değil.

Yeni Dünya
9/1029.11.2020

Baskı: Yeni Dünya

Sabahattin Ali'de okurken içimi titreten bir şey var. İçime işliyor. Üzüyor. İnsan olduğumu hissettiriyor. Merhametimi sonuna kadar hissettiriyor. Bitmesin diye çok uğraştım ama kısacık ömründe yazdıkları bitiyor sanırım. Şimdi de yazmadıklarına üzüleyim biraz.. Keşke daha çok yaşasaydın Sabahattin Ali..

Suskunlar
7/1015.11.2020

Baskı: Suskunlar

Yazarın bitmeyen sonu gelmeyen cümleleri beni biraz sıksa da masalla gerçeğin birbirine girdiği, osmanlıda geçen, kelimelerin kitabın kapağı gibi renk cümbüşü olduğu bu kitap okunmaya değer bir eser. Ayrıca eşi benzeri olmaması, tamamen özgün olması yıldızlı kitaplarım arasına girmesini sağladı:)

Baskı: İpekböceği (Cormoran Strike #2)

Çok iyiydi polisiye sevenler kesinlikle okumalı. Ancak j.kden neden harry potter gibi bi performans beklendiğini kesinlikle anlamadım. Kitap kendi türünde aşırı incelikli ve zekice yazılmış. Arkadaşlar büyü dünyası çok farklı bi dünyaydı aşın artık:)

Nuh'un Kızı
10/1024.10.2020

Baskı: Nuh'un Kızı

Mükemmel. Bu kadar kuvvetli bir kalemin bu kadar az tanınması beni inanılmaz üzüyor. Her hikayesinde ağlatır mı bir insan bu nasıl bir his? Geç keşfettiğim inanılmaz bir yazar mukadder gemici.. 0 Yo

Baskı: Guguk Kuşu (Cormoran Strike, #1)

Polisiye türünde çok iyi bir kitaptı. Ben yazarın üslubunu boş koltukta dahi beğenmiştim ki guguk kuşu çok zekice kurgulanmış ayrıntılar üzerinde düşünülmüş ciddi planlanmış bir kitaptı. Çok beğendim. Katili tahmin edilebiliyor diyenlere de sözüm zaten 10 tane karakter var yani her kitapta katili tahmin ettiğinizi iddia edebilirsiniz;)

İçimdeki Müzik
8/1013.10.2020

Baskı: İçimdeki Müzik

Biraz çocuk kitabı olsa da harikaydı okumaya değer:)

Fahrenheit 451
9/1009.10.2020

Baskı: Fahrenheit 451

'Nehirden gideriz. Eski demiryolu hattına baktı. Veya şu taraftan gideriz. Veya artık otobanlarda yürürüz; içimizde bir şeyler biriktirmeye zamanımız olacak. Ve bir gün, içimizde uzun süre kaldıktan sonra, ellerimizden ve ağızlarımızdan dışarı çıkacak. Ve çoğu yanlış, ama tam yeteri kadarı doğru olacak. Bugün yürümeye başlayacağız sadece ve dünyayı, dünyanın ortalıkta yürüyüp konuşma tarzını, gerçek görünüşünü göreceğiz. Her şeyi şimdi görmek istiyorum. Ve içimize girecek şeylerin hiçbiri bende olmayacak olsa da, bir süre sonra hepsi içeride bir araya gelecek ve o zaman ben olacak. Şu dış dünyaya bak, Tanrım, Tanrım, dışarıdaki şu dünyaya bak, benim dışımda, yüzümün ötesinde ve ona gerçekten dokunmamın tek yolu onu nihayet ben olacağı yere koymam, kanımda olması ve günde bin çarpı on bin kez pompalanarak içimi turlaması. Onu sımsıkı tutacağım, asla kaçmasın diye. Bir gün dünyaya sımsıkı tutunacağım. Şimdi bir parmağım üstünde; bu bir başlangıç.' 1984ten sonra okuduğum en iyi distopyaydı.

Baskı: Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın

Evde kedisi olanların kesinlikçe çok seveceği kısa 1 kitap:)))

Vurun Kahpeye
8/1017.09.2020

Baskı: Vurun Kahpeye

Gerçekten insanın milli duygularını cuşa getiren, içinize işleyen 1 kitap. Aliyeyi içselleştiriyosunuz. Çalıkuşu, küçükağa okurkenki hislerimi hatırlattı bana bi farkla çok daha fazla üzüldüm. Milli mücadele dönemi hep çok üzer beni ama bu sefer aliyeye çok üzüldüm. Aliye yeminini asla unutmicam. Çok güzeldi okumak için çok geç kalmışım.

Pia Mater
6/1030.08.2020

Baskı: Pia Mater

Akıcı bir kitap dili biraz basit newyork bestseller tarzı ama içindeki fizyolojik bilgilerle eğlenceli hale gelmiş. Sonu türk filmine bağladı ama olsun😂

Asla Pes Etme
9/1024.08.2020

Baskı: Asla Pes Etme

Çok çok çok iyiydi. Ağlattı. Gülümsetti. Kendim yaşamışım gibi hissettirdi. Uzun zamandır böyle başarılı bir kitap okumamıştım. Yazar keşke hep yazsa da hep okusak:)))

Tütüncü Çırağı
8/1012.08.2020

Baskı: Tütüncü Çırağı

Bu olayların üzerinden 100 sene bile geçmemiş olması çok ilginç değil mi sizce de? İnsanlık gerçekten hiç medenileşmemiş, hiç akıllanmamış her zaman bozulmuş ve kötüleşmiş. İnsanlığa neden 125bin peygamber gönderildiğini daha iyi anlıyor insan. Her zaman kardeşini ötekileştirmiş, incitmiş, öldürmüş. Kendi hırsları için savaşmış insanlık.. nasıl bir topluluk bu faşistliği kabul edebilir destekleyebilir diyorum sonra ülkemize bakıyorum biz izin versek bu hale gelebilecek bir sürü topluluk var aslında. 'Çok yaşa hitler'... üzgünüm franz.

Baskı: Paris ve Londra'da Beş Parasız

1 gün hiç paranızın olmama ihtimalini düşündünüz mü? Yiyecek ekmeğinizin olmadığını, 3 gün aç kalıp kolunuzu kaldıracak halinizin olmadığını? Paris ve londra'da beş parasızın ilk kısmında pariste 5 kuruş parası olmayan yazarın sırf aç kalmamak için kölelikten beter bir çalışma sisteminin içindeki, ikinci kısmında da londrada sayıları 10binleri bulan berduşların arasındaki yaşam mücadelesi anlatılıyor. Eminim hiçbirimizin tahayyülünde bu kitapta anlatılanlar kadar kötü şeyler yoktur. Herhalde türkiyedeki kimse yiyecek ekmek bulamayağını düşünmez. Ya da elini yüzünü yıkayamayacağı bir çeşme bulamayacağını. İslamdaki sadaka kültürü buna müsaade etmez. Ve insanımızın kadirşinaslığı. Elbette vardır çok zor durumda olanlar ama sayıları 10binleri bulan berduşların olduğunu, ölmemek için 25 km yol yürüyüp margarinli ekmek ve çay için hapishane gibi yerlerde kaldıklarını, temizliğinse bu insanlar için sadece bir lüks olduğunu, hiç sanmıyorum. Benim için tam anlamıyla bir şükür kitabı oldu:) yazarın kitabın sonunda berduşlar için sunduğu çözüm önerileriyse o kadar basit ve yapılabilir ki ingiliz devletinin bu insanlara karşı hiçbir vicdani sorumluluk hissetmediği aşikar. Neyse vatanımızın milletimizin kıymetini bilelim gençler, tarihi çöplük olan avrupaya da imrenmeyi keselim.

Bu Böyledir
9/1031.07.2020

Baskı: Bu Böyledir

Her zaman naifliğiyle beni içine çeken kutlu kitabın sonunu bir karabasanla bitirmiş. İçinden çıkamadığım rüyalar beni nasıl geriyorsa kitabın sonundaki karabasan da öyle gerdi. Öyle gerçekçi. Kutlu amca seviyoruz seni.

Masumiyet Müzesi
5/1026.07.2020

Baskı: Masumiyet Müzesi

Çok ağır ilerleyen,içinde çok fazla tekrar barındıran ve beni bitmediği için süründüren bir kitap. Başta kemal çok şerefsiz geldiği için bi türlü sevememiştim, sonra da füsun çok salak geldi öyle bi türlü sevemedim. Zaten orhan pamuğun cinselliği bütün ayrıntılarıyla defaaten yazması da beni aşırı rahatsız etti. Yazarın fikirlerini az çok bilsek de kitapta alt metin olarak sürekli bunları görmek de sıkıcıydı benim için. Ama sonsözü okuyunca nedense herkes benim gibi hissetmiş hissi geldi ve bi rahatladım😅 dönemin istanbulunu atatürkçü bir burjuvanın gözünden anlattığını söylüyor orhan pamuk ve bunu gerçekten çok iyi başarmış. Aşkın saplantılı hali mi desem acı yüzü mü desem bilemiyorum ama bir mantık insanı olarak bu denli abartılı duygular hiç yaşamadım o yüzden bana biraz hastalıklı geldi hikaye. Bence kemalin tedavi görmesi gerekliydi😂 müze olayına gelirsek ben açıkçası uydurulmuş bi müze gezmek istemek o da saçma geldi😂 edebi yönünü çok kuvvetli bulsam da hayal kırıklığına uğradığım bir kitaptı.

Baskı: Tarih Tıbbı Konuşturdu

Bana hekim olduğum için basit geldi bilgiler genel geçer heryerde öğrenebileceğimiz şeylerdi. Zaten çerez 1 kitap 1 günde bitti. Soruların cevapları mantık yürütme semptomlardan hastalık tahmin etme şeklinde. Ben de bu çıkarımları yapabildiğim için sanırım beni pek tatmin etmedi:)

Baskı: Bin Yıllık Hemşehri

Çok iyiydi insan elinden bırakamıyor. Osmanlıda geçmesi, yazarın fantastik bir kurgu kurması ve olayların sürükleyiciğiyle mükemmel bir kitap olmuş, çok yaşa halil babilli:)

ÖncekiSayfa 2 / 5Sonraki